teblið
Vefasýz
, İslam Allah'ın son hak dinidir. Allah'ın insanlığa son ilahi mesajıdır. Kur'an-ı Kerim, Rabbimizin kelamıdır. Benzeri ortaya konulması mümkün olmayan bir mucizedir. Fesahat ve belagat dediğimiz söz sanatının zirve örneğidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), Allah'ın son rasülüdür.
Kur'an-ı Kerim, ancak onu anlamak isteyenlere, hakikate ulaşmak için çaba sarf edenlere fayda verir. Allah kelamı karşısında bencil davranıp mağrur olanlar, kibirlenip büyüklenenlerin Kur'an-ı Kerim'den nasipleri yoktur. O, ancak nefsini kötülüklerden arındırmak isteyenler ve O'na inananlar için şifa ve rahmettir: "Biz Kur'an'dan öyle şeyler indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır." (İsra, 82)
Kur'an'ı ana çizgileriyle inceleyenler bile, onun NE KADAR MÜKKEMEL BİR KİTAP olduğunu anlayacaklardır.hiç düşündünüzmü hiç?. . Bütün surelerin başlığında "Bismillahirahmanirrahim" sözü vardır. "Rahman ve Rahim olan, esirgeyen, bağışlayan, şefkat ve merhamet eden Allah'ın adıyla başlarım" demektir. Bu başlangıç; yasak ve ceza ayetleri bile olsa, bütün surelerin Allah'ın rahmet ve merhametinin sonsuzluğu dikkate alınarak açıklanması gerektiğinin mesajını vermektedir. Yasak ve ceza ayetlerinde bile, Allah'ın fert ve topluma karşı şefkat ve merhameti, kötülüklere karşı insanlığa himayesi söz konusudur.
Sözleriyle Kur'an-ı Kerim'e karşı haksızlık edenler, her surenin başlığı durumundaki "besmeleleri" görmemiş olabilirler mi?
ur'an-ı Kerim'in bir harfinin bile değiştirilemeyeceği ve kıyamet gününe kadar Allah'ın muhafazası altında bulunması da başlı başına bir mucizedir: "Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız." (Hicr, 9)
Söz sanatının zirvesi olması bakımından da Kur'an-ı Kerim bütün kafir ve zalimlere meydan okumakta, eğer gücünüz yetiyorsa "Onun benzeri bir sure meydana getirin" diyerek, onun kesinlikle, kudret ve kuvvet sahibi Cenab-ı Hakk'ın sözü olduğunu ortaya koymaktadır. 14 asırdır, kimse onun benzeri bir sure meydana getiremediği gibi, bundan sonra da meydana getirebilmesi mümkün olmayacaktır. Sadece şu ayetler bile, Kur'an-ı Kerim'in Allah kelamı olduğunu büyük bir kesinlikle ispat etmektedir: "Eğer kulumuza indirdiğimizden bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sure meydana getirin, eğer iddianızda doğru iseniz; Allah'tan başka güvendiklerinizi de yardıma çağırın.
Bunu yapamazsınız, bundan sonra da yapamayacaksınız. Yakıtı, insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş, kafirler için hazırlanmıştır." (Bakara, 23 - 24)
Kur'an-ı Kerim, ancak onu anlamak isteyenlere, hakikate ulaşmak için çaba sarf edenlere fayda verir. Allah kelamı karşısında bencil davranıp mağrur olanlar, kibirlenip büyüklenenlerin Kur'an-ı Kerim'den nasipleri yoktur. O, ancak nefsini kötülüklerden arındırmak isteyenler ve O'na inananlar için şifa ve rahmettir: "Biz Kur'an'dan öyle şeyler indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır." (İsra, 82)
Kur'an'ı ana çizgileriyle inceleyenler bile, onun NE KADAR MÜKKEMEL BİR KİTAP olduğunu anlayacaklardır.hiç düşündünüzmü hiç?. . Bütün surelerin başlığında "Bismillahirahmanirrahim" sözü vardır. "Rahman ve Rahim olan, esirgeyen, bağışlayan, şefkat ve merhamet eden Allah'ın adıyla başlarım" demektir. Bu başlangıç; yasak ve ceza ayetleri bile olsa, bütün surelerin Allah'ın rahmet ve merhametinin sonsuzluğu dikkate alınarak açıklanması gerektiğinin mesajını vermektedir. Yasak ve ceza ayetlerinde bile, Allah'ın fert ve topluma karşı şefkat ve merhameti, kötülüklere karşı insanlığa himayesi söz konusudur.
Sözleriyle Kur'an-ı Kerim'e karşı haksızlık edenler, her surenin başlığı durumundaki "besmeleleri" görmemiş olabilirler mi?
ur'an-ı Kerim'in bir harfinin bile değiştirilemeyeceği ve kıyamet gününe kadar Allah'ın muhafazası altında bulunması da başlı başına bir mucizedir: "Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız." (Hicr, 9)
Söz sanatının zirvesi olması bakımından da Kur'an-ı Kerim bütün kafir ve zalimlere meydan okumakta, eğer gücünüz yetiyorsa "Onun benzeri bir sure meydana getirin" diyerek, onun kesinlikle, kudret ve kuvvet sahibi Cenab-ı Hakk'ın sözü olduğunu ortaya koymaktadır. 14 asırdır, kimse onun benzeri bir sure meydana getiremediği gibi, bundan sonra da meydana getirebilmesi mümkün olmayacaktır. Sadece şu ayetler bile, Kur'an-ı Kerim'in Allah kelamı olduğunu büyük bir kesinlikle ispat etmektedir: "Eğer kulumuza indirdiğimizden bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sure meydana getirin, eğer iddianızda doğru iseniz; Allah'tan başka güvendiklerinizi de yardıma çağırın.
Bunu yapamazsınız, bundan sonra da yapamayacaksınız. Yakıtı, insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş, kafirler için hazırlanmıştır." (Bakara, 23 - 24)