siz ne yapardiniz??????

Tarihci

Marmara Tarih
tarihci kardeş size bu konuda asla katılmıyorum.nasıl ki istemeden hoşumuza gtmeden yaptığımız katlanmak zorunda olduğumuz bişey yapmakla zorunlu olduğumuzda dahi hoşumuza gtmiyor sadece zorundalıktan yapıyorsak ,ayen öyle de hoşumuza gidebilecek birşeyi yapmamamız gerekiyor ve zorunlulukla yapma durumundaysak(içki,haram et v.b) bundanda yasaklığı nedeniye zevk almamayı öğrenmeliyiz.yani mecbur olduğunuz ve sürekli yaptığınız bişeye nasıl zevk almıyorsanız ondan da almamalısınız.zaten istemeden bişeyden zevk almal gibi bişi de olamaz.


"istemeden bişeyden zevk almal gibi bişi de olamaz" demişsin. ben de olur diyorum. haa zevk almayı isteyerek mi alırsın istemeden mi alırsın o ayrı mesele ben ondan bahsetmiyorum. nasılki lağım kokusunu istemesekte hissediyor ve bundan rahatsız oluyoruz, aynen öyle de lezzet veren bir işi istemeden de yapsak lezzetini duyarız. ama isteyerek ama istemeyerek.. o ayrı mesele.. çünkü bu fiziksel bi durumdur. elini sobaya yapıştırsan ama yanmasını istemesen de yanacaktır çünkü bu fiziksel bi durumdur, ağzına şeker koysan ve emmeye başlasan istesende istemesen de onun o tatlı lezzetini duyacaksın.. isteyerek emsen de duyacaksın istemeden emsen de duyacaksın.. yok ben duymam diyorsan ben sana saygı duyarım :)
 

Yeltegiyan

Elfidam
bence bu fiziksel diil psikolojik bir durum yani sobaya elini dokundurduğunda bilinç altıyla yanmama emrini verirsen ki konsantre diye bişi var yanmazsın hadi olumsuz bi durumda bunu çok fazla örnek göstermeyelim çünkü bu kolay değildir ama olumlu birşeyde yani zevk alma konusunda tamamen psikoloji vardr.yani bi insana şekeri verseniz ve zorla verseniz istemeden emse sırf bu yüzden ondan tat almaz.deneyin isterseniz.mesela canınızın sıkkın olduğu bi zamnda etfaınızdakilerin güldükleri size komik gelmez,annenzin her zamn beğenerek yediğiniz yemekleri de size güzel gelmez tat almazsınız ondan vs vs.... yani zevk konusu tamamen bilinç meselesidir.ve bir haramı zorla yapmak da asla haramı bilen bi insana zevk vermez.
islam hukukun da azimet ve ruhsat vardır yani kesin ve genel hükümlere azimet denir ve bunlara herkes uymak zorundadır,ruhsat ise asıl hüküm değildir,asıl hükmü yerine getrmek imkansız olduğunda ikinci derece de gecerli olan hükümdr ki azimet haram kılınan bişeyse bu konuda ruhsat olsa dahi onun haramlığını ortadan kaldırmaz.yani zaruret ya da güçlük durumunda ruhsata uyulabilir,yapılanın haramlığı devam ederken yapılan şey diyebiliriz.
Darda kalanın murdar hayvan ve benzeri şeylerden yiyebileceği miktar kendisini ölümden kurtaracak ve hayatını sürdürecek kadar olan miktardır. Bu konuda görüş birliği vardır. Ancak doyma konusunda Hanefiler doyuncaya kadar yiyemez, çünkü zarûret sebebiyle helâl kılınan, zarûreti gideren miktardır, daha fazlası değildir, demişlerdir.
 

Tarihci

Marmara Tarih
bence bu fiziksel diil psikolojik bir durum yani sobaya elini dokundurduğunda bilinç altıyla yanmama emrini verirsen ki konsantre diye bişi var yanmazsın hadi olumsuz bi durumda bunu çok fazla örnek göstermeyelim çünkü bu kolay değildir ama olumlu birşeyde yani zevk alma konusunda tamamen psikoloji vardr.yani bi insana şekeri verseniz ve zorla verseniz istemeden emse sırf bu yüzden ondan tat almaz.deneyin isterseniz.mesela canınızın sıkkın olduğu bi zamnda etfaınızdakilerin güldükleri size komik gelmez,annenzin her zamn beğenerek yediğiniz yemekleri de size güzel gelmez tat almazsınız ondan vs vs.... yani zevk konusu tamamen bilinç meselesidir.ve bir haramı zorla yapmak da asla haramı bilen bi insana zevk vermez.
islam hukukun da azimet ve ruhsat vardır yani kesin ve genel hükümlere azimet denir ve bunlara herkes uymak zorundadır,ruhsat ise asıl hüküm değildir,asıl hükmü yerine getrmek imkansız olduğunda ikinci derece de gecerli olan hükümdr ki azimet haram kılınan bişeyse bu konuda ruhsat olsa dahi onun haramlığını ortadan kaldırmaz.yani zaruret ya da güçlük durumunda ruhsata uyulabilir,yapılanın haramlığı devam ederken yapılan şey diyebiliriz.
Darda kalanın murdar hayvan ve benzeri şeylerden yiyebileceği miktar kendisini ölümden kurtaracak ve hayatını sürdürecek kadar olan miktardır. Bu konuda görüş birliği vardır. Ancak doyma konusunda Hanefiler doyuncaya kadar yiyemez, çünkü zarûret sebebiyle helâl kılınan, zarûreti gideren miktardır, daha fazlası değildir, demişlerdir.



evet metafizik fizikten üstündür ve psiklojimiz fiziğimize hükmedebilir, bu doğru, ancak dünyada bunu yapabilen benim bildiğim 3-4 kişi var.. :) daha realist olursak bu forumu okuyan hiç kimse yokturki, soba yanarken elini sobaya yapıştırsında eli yanmasın.. yani istemeyle, fiziksel bi olayı engelleyebilsin...

"bi insana şeker verseniz ve zorla verseniz istemeden emse sırf bu yüzden tat almaz.deneyin isterseniz." bu dediğine gercekten inanıyorsan elini sobaya değdir, bi sen dene bakalım, sonucu da bize bildir.

neyse konumuza gelirsek, ben yine diyorumki pis bir kokuyu istemesek te duyuyoruz. aynen öyle de istemesekte lezzet alınacak bi işten lezzet duyarız, ancak isteyerek yapıyormuşuz gibi yüksek olmayabilir o ayrı mesele ve lezzet aldığımız gerçeğini değiştirmez.

"bir haramı zorla yapmak da asla haramı bilen bir insana zevk vermez" demişsin.. "vermez" değil "vermemeli" olmalıydı ki böyle olduğunda hem fikiriz..

"islam hukukun da azimet ve ruhsat vardır yani kesin ve genel hükümlere azimet denir ve bunlara herkes uymak zorundadır,ruhsat ise asıl hüküm değildir,asıl hükmü yerine getrmek imkansız olduğunda ikinci derece de gecerli olan hükümdr ki azimet haram kılınan bişeyse bu konuda ruhsat olsa dahi onun haramlığını ortadan kaldırmaz.yani zaruret ya da güçlük durumunda ruhsata uyulabilir,yapılanın haramlığı devam ederken yapılan şey diyebiliriz.
Darda kalanın murdar hayvan ve benzeri şeylerden yiyebileceği miktar kendisini ölümden kurtaracak ve hayatını sürdürecek kadar olan miktardır. Bu konuda görüş birliği vardır. Ancak doyma konusunda Hanefiler doyuncaya kadar yiyemez, çünkü zarûret sebebiyle helâl kılınan, zarûreti gideren miktardır, daha fazlası değildir, demişlerdir."


burasıyla ilgili zaten hem fikiriz..
 

Yeltegiyan

Elfidam
"bi insana şeker verseniz ve zorla verseniz istemeden emse sırf bu yüzden tat almaz.deneyin isterseniz." bu dediğine gercekten inanıyorsan elini sobaya değdir, bi sen dene bakalım, sonucu da bize bildir.


soba örneğinin basit olmadığını belirtmiştim zaten.ayrıca verdiğim şeker örneğini nede sobada uygulatıyorsunuz onu kavrayamadım.şeker örneğinde kararlıyım çikolataya bayılırım normalde ama canım istemiyor da baskaları tarafından zorlandığım için yiyorsam bırakın lezzeti midem bulanır ondan.


neyse size göre cümlelerle oynayınca madem hem fikiriz o zamn no proplem:p

fikrinize saygı duymalıyım ki duyuyorum:)
 

Tarihci

Marmara Tarih
soba örneğinin basit olmadığını belirtmiştim zaten.ayrıca verdiğim şeker örneğini nede sobada uygulatıyorsunuz onu kavrayamadım.şeker örneğinde kararlıyım çikolataya bayılırım normalde ama canım istemiyor da baskaları tarafından zorlandığım için yiyorsam bırakın lezzeti midem bulanır ondan.


neyse size göre cümlelerle oynayınca madem hem fikiriz o zamn no proplem:p

fikrinize saygı duymalıyım ki duyuyorum:)


şeker örneğini sobayla bağdaştırmamı -kendi ifadenle- kavramamışsın;

Beyin, vucudun gönderdiği sinyalleri yorumlar ve bu şekilde bizde his meydana gelir. örneğin ağzmıza şekerli bir şey aldığımızda dilimizin şeker alıcıları uyarılır ve sinirler bu uyarıları elektirik sinyallerine çevirirler ve bu sinyaller beyine ulaşır, orda tat alma kısmında bu sinyaller algılanıp yorumlanır ve biz tatlılık hissi duyarız.

aynı sistemle elimizin üzerindeki sinirler sıcaklığı algılayıp beyine iletirler, beyinde bu sinyalleri alıp yorumlar ve elin ilgili bölümünün ısındığı veya daha şiddetliyse yandığı hissi bizde meydana gelir..

yani işlem aynı işlem,, konsantre olup, dilindeki sinirlerin beynine ilettiği tatlılığı duymayabiliyorsan, ki bu mümkün, aynı şekilde yanma hissini de duymayabilirsin, arada işlemsel ve sistematik olarak hiçbir fark yok. ama dediğim gibi bunu şu an dunyada sayılı insan yapabiliyor..


cümlelerle oynamak demekle kastettiğin zannediyorumki, "zevk vermez" tabirini "zevk vermemeli" şekline dönüştürüp bu şekilde olduğunda hem fikiriz dememle ilgili..
evet bu cümlenin yargısını değiştiren bir kelime olduğundan önemli, bir kelime çok şeyi değiştirir.. burada da tüm cümle aynı olmasına karşın sondaki kelime senin dediğin gibi olursa başkadır benim dediğim kelime sonda olursa bambaşkadır, kastettiğim manayı vermek için bütün cümleyi yeniden kurmama gerek yok, sondaki kelimeyi değiştirerek bunu yapabiliyoruz, işin kısası varken uzununa ne hacet..
 

Tarihci

Marmara Tarih
evsiz sahipsiz insanların ölülerini kim kaldrıyor biliyormusnuz? onların cesedleri universite hastanelerinde insanlığın geleceği için kullanılıyor.. öğrencilere kadavra nerden buluyorlar sanıyorsunuz? insan etinin güzelliğini de bu yeni ölenlerden birini kullanmak suretiyle...................... :)
 

Tarihci

Marmara Tarih
insan eti yeme meselesini bilmiyorum ama kimsesizlerin cesetlerinin univ hastanelerinde derslerde kullanıldığını biliyorum tıp çı bi arkadaş anlatmıştı :)
 

FaKiR

Meþveret Bþk.
onu bende biliyorum yahu...:mad:
bende dehşete düşmüştüm nerde yaşıyoruz nooluyo diye..:D
Sosyoliji dersinde bi donem boyunca bunu islemistik ebrar, :D
guney amerikada, savas ciktiginda kimseyi oldurmuyorlar , savasin amaci sadece esir almak,genelde cocuklari esir aliyorlar ve sonra ozel bi besleme programi hazirliyorlar 1 sene icinde esire 30 kilo aldirip sonra afiyetle yiyoyorlar:D
 
Üst