Vecize Tamamlama...

SA. Kardesler, yeni Oyunumuz ; VECIZE TAMAMLAMA...

Hayirda yarismak babindan; katilimin yuksek olmasi ricasi, ayrica Tefekkur ve Hayirlara vesile olmasi temennisiyle...

Oyunumuzu Baslatiyorum;




Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde.........
 
mülk Allah'ındır; sende emaneten duruyor. o emaneti ibka edip senin için muhafaza edecek. sende kalırsa, meccanen zail olur, gider.





nasihat istersen ölüm yeter. evet, ölümü düşünen;........

23.mektuptan









----------------------------

Tavsiye bir web sitesi; http://www.risaleara.com/ ;)

bu arada konuya cevap veren kardesimiz, oyunu devam ettirmek icin kendiside yeni vecize Sorsun...
katilim icin tesekkurler...



.
 

Garib

Talebe
Nasihat istersen ölüm yeter. Evet ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır.


şu mahiyet-i insaniyedeki o şiddetli aşk-ı bekadan çıkan gayet kuvvetli arzu-yu beka ve beka için fıtrî umumî duadır ki,
...........
 
Hattâ denilebilir ki, âlem-i bekanın ve ebedî Cennetin bir sebeb-i vücudu, şu mahiyet-i insaniyedeki o şiddetli aşk-ı bekadan çıkan gayet kuvvetli arzu-yu beka ve beka için fıtrî, umumî duadır ki, Bâkî-i Zülcelâl, o şedit, sarsılmaz, fıtrî arzuyu, o tesirli, kuvvetli, umumî duayı kabul etmiştir ki, fâni insanlar için bâki bir âlemi halk etmiş.

3.Lema'dan




İ'lem eyyühe'l-aziz! Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdut, ömrünün günleri madud ve herşeyin fanidir. Eyleyse..............
 

medine gülü

Well-known member
İ'lem eyyühe'l-aziz! Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdut, ömrünün günleri madud ve herşeyin fanidir.öyle ise, şu kısa,fani ömrünü fani şeylere sarfetme ki,fani olmasın. baki şeylere sarfet ki, baki kalsın...(menev-i nuriye-zerre bahsi:)




tevekkül ve bela yüzünde gül taa................


cevaplıyacak kardeşe ufak bir tüyo şöyle gençlik rehberine bi bak derim:)sayfa 100 müydü neydi:):):)aslında bilindik bir vecize...


 
cihan dolu bela başında varken, ne bağırırsın küçük bir beladan; gel, tevekkül kıl.
tevekkül ile bela yüzünde gül, ta o da gülsün. o güldükçe küçülür, eder tebeddül.


Vecizenin Gectigi Yerler;
17.Soz
6.Mektup
2.Lem'a
Tarihce-i Hayat; Barla Hayati




güzel gören, güzel düşünür. güzel düşünen,................




buda cok iyi bilinen bir Vecize...
yer; Mektubat; Hakikat Cekirdekleri
 

Yeltegiyan

Elfidam
güzel gören, güzel düşünür. güzel düşünen hayatından lezzet alır.

favorimdir;)


hastaların kalbini hoşnud etmek, teselli vermek,....................
 
güzel gören, güzel düşünür. güzel düşünen hayatından lezzet alır.

favorimdir;)


hastaların kalbini hoşnud etmek, teselli vermek,....................



Bahusus hasta, akrabadan olsa, hususan peder ve valide olsa, onlara hizmet mühim bir ibadettir, mühim bir sevaptır.
Hastaların kalbini hoşnud etmek, teselli vermek, mühim bir sadaka hükmüne geçer.Bahtiyardır o evlât ki, peder ve validesinin hastalık zamanında, onların seriü't-teessür olan kalblerini memnun edip hayır dualarını alır.

25.Lema-17.deva



kendini beğenen belayı bulur, .........

23.mektuptan
 

TaLHa

Nur-u Aynım
Yönetici

bir saat tefekkür .......

Şualar : Hadi-iŞerif : Bir saat tefekkür bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır..

Yirmi Dokuzuncu Lem'a
b424.gif

On üç seneden beri kalbim, aklım ile imtizaç edip Kur'ân-ı, Mu'cizü'l-Beyânın
b812.gif
-1- gibi âyetler ile emrettiği tefekkür mesleğine teşvik ettiği ve
b813.gif
-2- hadîs-i şerifi bazan bir saat tefekkür bir sene ibâdet hükmünde olduğunu beyân edip, tefekküre azîm teşvikât yaptığı cihetle, ben de bu on üç seneden beri meslek-i tefekkürde akıl ve kalbime tezâhür eden büyük nurları ve uzun hakikatleri kendime muhafaza etmek için, işârât nevinden bazı kelimâtı, o envâra delâlet etmek için değil, belki vücudlarına işaret ve tefekkürü teshil ve intizamı muhafaza için vaz' ettim. Gayet muhtelif Arabî ibârelerle kendi kendime o tefekkürde gittim zaman o kelimâtı lisânen zikrediyordum. Bu uzun zamanda ve binler defa tekrarında ne bana usanç geliyordu ve ne de verdiği zevk noksanlaşıyordu ve ne de onlara ihtiyac-ı ruhî zâil oluyordu. Çünkü bütün o tefekkürât, âyât-ı Kur'âniyenin lemeâtı olduğundan, âyâtın bir hâssası olan usandırmamak ve halâvetini muhafaza etmek hâssasının bir cilvesi, o tefekkür âyinesinde temessül etmiştir.

1- Belki düşünürsünüz. (Bakara Sûresi: 219, 266.)
Umulur ki düşünürler. (A'raf Sûresi: 176; Nahl Sûresi: 44; Haşir Sûresi: 21.)
Onlar kendi üzerlerindeki İlâhi san'at mu'cizelerini hiç düşünmezler mi? Gökleri, yeri ve her ikisi arasındakileri Allah yaratmıştır. (Rum Sûresi: 8.)
Düşünen bir topluluk için âyetler, deliller vardır. (Yunus Sûresi: 24; Ra'd Sûresi: 3; Nahl Sûresi: 11, 69; Rum Sûresi: 21; Zümer Sûresi: 42; Câsiye Sûresi: 13.)
2- Bir müddet tefekkür, bir senelik nâfile ibâdetten daha hayırlıdır. (Keşfü'l-Hafâ,1:1004.)


VECİZE :

Elde Kuran gibi...
 

Garib

Talebe
Elde Kur'an Gibi Bir Mu'cize-İ Bâki Varken, Başka Bürhan Aramak Aklıma Zaid Görünür.

(Sözler - 365)

Rekabetsiz, tahakkümsüz, gıbtasız, ataletsiz, hakikî bir tesanüd ile, faaliyetlerini umumî maksada tevcih .......

 

TaLHa

Nur-u Aynım
Yönetici

Rekabetsiz, tahakkümsüz, gıbtasız, ataletsiz, hakikî bir tesanüd ile, faaliyetlerini umumî maksada tevcih .......


Rekabetsiz, tahakkümsüz, gıbtasız, ataletsiz, hakikî bir tesanüd ile, faaliyetlerini umumî maksada tevcih ederek çalışan bir fabrikanın çarkları gibi olmalısınız. (Lemalar - Husrev Ağabey)

Davay-ı Nübüvvet tevhiddir...
 

Garib

Talebe
Nübüvvet-i Ahmediyeyi (A.S.M.) isbat eden delillerden biri de tevhiddir. Evet meratibiyle tevhid bayrağını kâinatın en üst tepesi üstünde dikmiş olan ve enzar-ı âleme karşı makamlarıyla beraber tevhide dellâllık eden ve enbiyanın mücmel bıraktıkları hakaikı tafsilâtıyla beyan eden ve açıklayan ancak ve ancak Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır. Binaenaleyh tevhidin hakikat ve kuvveti nisbetinde nübüvvet-i Ahmediye (A.S.M.) hak ve hakikattır.


(Mesnevi-i Nuriye - 188)


Ey gözleri sağlam ve kalbleri kör olmayan insanlar! Bakınız, insan âleminde iki daire ve iki levha vardır:
 

medresei_nur

Active member
Ey gözleri sağlam ve kalbleri kör olmayan insanlar! Bakınız, insan âleminde iki daire ve iki levha vardır:

Ey gözleri sağlam ve kalbleri kör olmayan insanlar! Bakınız, insan âleminde iki daire ve iki levha vardır:
Birinci daire: rububiyet dairesidir.
İkinci daire: ubudiyet dairesidir.
Birinci levha: hüsn-ü san'attır.
İkinci levha ise: tefekkür ve istihsandır.
Bu iki daireyle iki levha arasındaki münasebete bakınız ki, ubudiyet dairesi bütün kuvvetiyle rububiyet dairesi hesabına çalışıyor. Tefekkür, teşekkür, istihsan levhası da bütün işaretleriyle hüsn-ü san'at ve nimet levhasına bakıyor.
Bu hakikati gözünle gördükten sonra, rububiyet ve ubudiyet dairelerinin reisleri arasında en büyük bir münasebetin bulunmamasına aklınca imkân var mıdır? Ve Sâniin makasıdına kemâl-i ihlâsla hizmet eden ubudiyet reisinin Sâni ile azîm bir münasebeti ve kavî bir intisabı ve o intisapla her iki daire reisleri arasında bir muârefe ve mükâleme ve alışverişin olmamasına ihtimal var mıdır? Öyleyse, bilbedâhe tahakkuk etti ki, ubudiyet reisi, rububiyetin has mahbup ve makbulüdür.

-------------------------------------

Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim;
 
Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim;



Tâhir'ler, Yûsuf'lar, Ahmed'ler, ve saireler! Sizlere hitap ediyorum. Başlarınızı kaldırınız, "Sadakte" deyiniz. Ve böyle demek sizlere borç olsun. Şu muâsırlarım, varsın beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizinle konuşuyorum. Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır. Biz, hizmetimizin ücreti olarak sizden şunu bekliyoruz ki: Mazi kıt'asına geçmek için geldiğiniz vakit, mezarımıza uğrayınız; o bahar hediyelerinden birkaç tanesini medreseminHaşiye12 mezartaşı denilen ve kemiklerimizi misafir eden ve Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz; bizi çağırınız. Mezarımızdan
b469.gif
-1- sadâsını işiteceksiniz.

b470.gif
-2-

--------------------
Haşiye12
Medresetü'z-Zehrâ'nın Van'daki nümunesi olan ve vefat eden Horhor Medresesinin mezartaşı hükmünde bulunan Van Kalesi demektir.

1 Ne mutlu size!
2 Hatta, misafirlerimizin gölgeleri bile mezartaşımızdan bu sadâyı işitecektir.
Munazaraat

-------------------------------------------------------------------------



Evet, Halık-ı Zülcelâlinden havf etmek, Onun rahmetinin şefkatine yol bulup ilticâ etmek demektir. Havf, bir kamçıdır; .......

24.soz/5.dal





.
 

hasbi

Yeni Üye
güzel gören, güzel düşünür. güzel düşünen,hayatından lezzet alır


Sizdeki Gençlik Katiyyen Gidecek.Eğer Siz ...
 
Üst