Vecize Tamamlama...

huve

Well-known member

bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun, senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. insanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulüm ediyorlar.


O çok yaralı eski Said'in kalbine geldi ki "Üstad-ı hakikî Kur'ân'dır. Tevhid-i kıble bu üstadla olur" diye, ........

Mesnevi-i Nuriye | Mesnevi-i Nuriye´nin Mukaddemesi | 10

sağolasın :)
kitaptan aramak da zevkli oluyor bu arada
 

medine gülü

Well-known member
bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun, senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. insanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulüm ediyorlar.


O çok yaralı eski Said'in kalbine geldi ki "Üstad-ı hakikî Kur'ân'dır. Tevhid-i kıble bu üstadla olur" diye, ........

Mesnevi-i Nuriye | Mesnevi-i Nuriye´nin Mukaddemesi | 10

sağolasın :)
kitaptan aramak da zevkli oluyor bu arada


Üstad-ı hakikî Kur'an'dır. Tevhid-i kıble bu üstadla olur.” diye, yalnız o üstad-ı kudsînin irşadıyla hem kalbi, hem ruhu gayet garib bir tarzda sülûke başladılar. Nefs-i emmaresi de şükûk ve şübehatıyla onu manevî ve ilmî mücahedeye mecbur etti. Gözü kapalı olarak değil; belki İmam-ı Gazalî (R.A.), Mevlâna Celaleddin (R.A.) ve İmam-ı Rabbanî (R.A.) gibi kalb, ruh, akıl gözleri açık olarak, ehl-i istiğrakın akıl gözünü kapadığı yerlerde, o makamlarda gözü açık olarak gezmiş. Cenab-ı Hakk'a hadsiz şükür olsun ki, Kur'an'ın dersiyle, irşadıyla hakikata bir yol bulmuş, girmiş. Hattâ وَ فِى كُلِّ شَيْءٍ لَهُ آيَةٌ تَدُلُّ عَلَى اَنَّهُ وَاحِدٌ hakikatına mazhar olduğunu, Yeni Said'in Risale-i Nur'uyla göstermiş.


Ey bîçareler! Mezaristana göçtüğünüz zaman, "Eyvah! Malımız harab olup, sa'yimiz heba oldu; şu güzel ve geniş dünyadan gidip, dar bir toprağa girdik." demeyiniz, feryad edip me'yus olmayınız... Çünki......??



 
Ey bîçareler! Mezaristana göçtüğünüz zaman, "Eyvah! Malımız harab olup, sa'yimiz heba oldu; şu güzel ve geniş dünyadan gidip, dar bir toprağa girdik." demeyiniz, feryad edip me'yus olmayınız... Çünki......??

Çünkü sizin her şeyiniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır. Her hizmetiniz kaydedilmiştir. Hizmetinizin mükâfâtını verecek ve her hayır elinde ve her hayrı yapabilecek bir Zât-ı Zülcelâlsizi celb edip yeraltında muvakkaten durdurur, sonra huzuruna aldırır. Ne mutlu sizlere ki, hizmetinizi ve vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti; rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Hizmet, meşakkat bitti; ücret almaya gidiyorsunuz.
Mektubat | Yirminci Mektup | 221





Hem Risale-i Nur, müşterileri aramaz;........

Emirdağ Lâhikası | Küçük Bir Haşiye | 195
 
Hem Risale-i Nur, müşterileri aramaz;müşteriler onu aramalı, yalvarmalı. Amerika, buranın en küçük bir havadisini merakla takip ettiği halde, buranın en büyük bir hadisesi olan Risale-i Nur u elbette arayacaktır. Bundan sonra her meselemizde emir, Risale-i Nur'un şahs-ı manevisini temsil eden has şakirtlerin ve sizlerindir.

Emirdağ Lâhikası | Küçük Bir Haşiye | 195





Nefsini itham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder. İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek,..............

Lemalar | On Üçüncü Lem´a












.
 

Garib

Talebe
Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiaze eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, afva müstehak olur.

Benimle hakikat meşrebinde sohbet etmek ve görüşmek isteyen adam, hangi risaleyi....
Kastamonu Lahikası -
 

FaKiR

Meþveret Bþk.
Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiaze eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, afva müstehak olur.Benimle hakikat meşrebinde sohbet etmek ve görüşmek isteyen adam, hangi risaleyi....
Kastamonu Lahikası -

*********
Benimle hakikat meşrebinde sohbet etmek ve görüşmek isteyen adam, hangi risaleyi....Risâleyi açsa benimle değil, hâdim-i Kur'ân olan üstadiyle görüşür ve hakâik-i imâniyeden zevkle bir ders alabilir.
*************

Zaman ihtiyarlandıkça,........(kopye vermicem:):))

BU arada ,husrev bugunlerde formdan baya dusmussun, eskiden daha enteresan bebek resimleri koyardin, :rolleyes:yaslandnmi ne:):)
 

medine gülü

Well-known member
*********
Benimle hakikat meşrebinde sohbet etmek ve görüşmek isteyen adam, hangi risaleyi....Risâleyi açsa benimle değil, hâdim-i Kur'ân olan üstadiyle görüşür ve hakâik-i imâniyeden zevkle bir ders alabilir.
*************

Zaman ihtiyarlandıkça,........(kopye vermicem:):))

BU arada ,husrev bugunlerde formdan baya dusmussun, eskiden daha enteresan bebek resimleri koyardin, :rolleyes:yaslandnmi ne:):)

zaman ihtiyarlandıkça kuran gençleşiyor,rümuzu tavazzuh ediyor.nur, nar göründüğü gibi, bazen şiddet-i belağat dahi mübalağa görünür...

Hakta ittifak, ehakta ihtilâf olduğundan, bazan hak, ehaktan ehaktır;hasen.......?
 

zeyhak_

Well-known member
Hakta ittifak, ehakta ihtilâf olduğundan, bazan hak, ehaktan ehaktır; hasen, ahsenden ahsendir. Herkes kendi mesleğine "Hüve hakkun" demeli, "Hüve'l-Hakku" dememeli. Veyahut "Hüve hasen" demeli, "Hüve'l-Hasen" dememeli.


Rahmet,senden külli ve halis bir.....................?
bu biraz zor bi vecize:)ama çok hoş,,,
 

Garib

Talebe
Elbette böyle bir rahmet, senden küllî ve hâlis bir şükür ve ciddî ve safî bir hürmet ister. İşte o hâlis şükrün ve o safî hürmetin tercümanı ve ünvanı olan "Bismillahirrahmanirrahîm"i de. :p hicte zor deil daha zor bul abi bende lugat gibi dede var talha abinin koydugu risale programı var :D

hem nihayetsiz hâdisat içinde çalkanmakta olan ruh-u beşer, yatsı namazını kılmak için.......... iste zor vecize kolay gelsin gari :p:D
 
hem nihayetsiz hâdisat içinde çalkanmakta olan ruh-u beşer, yatsı namazını kılmak için..........


İşte, nihayetsiz âciz, zayıf, hem nihayetsiz fakir, muhtaç, hem nihayetsiz bir istikbâl zulümâtına dalmakta, hem nihayetsiz hâdisât içinde çalkanmakta olan ruh-u beşer, yatsı namazını kılmak için şu mânâdaki işâda, İbrâhimvârî
b510.gif
deyip, Ma'bud-u Lemyezel, Mahbub-u Lâyezâlin dergâhına namaz ile ilticâ edip ve şu fânî âlemde ve fânî ömürde ve karanlık dünyada ve karanlık istikbâlde, bir Bâkî-i Sermedî ile münâcât edip, bir parçacık bir sohbet-i bâkîye, birkaç dakikacık bir ömr-ü bâkî içinde dünyasına nur serpecek, istikbâlini ışıklandıracak, mevcudâtın ve ahbabının firâk ve zevâlinden neş'et eden yaralarına merhem sürecek olan Rahmân-ı Rahîmin iltifat-ı rahmetini ve nur-u hidâyetini görüp istemek;

Hem, muvakkaten onu unutan ve gizlenen dünyayı o dahi unutup, dertlerini kalbin ağlamasıyla dergâh-ı rahmette döküp; .......

9.sozden




Herşeyin, her zîhayatın neticesi ve hikmeti kendine ait bir ise; Sâniine ait neticeleri, ..........




.
 

medine gülü

Well-known member
İşte, nihayetsiz âciz, zayıf, hem nihayetsiz fakir, muhtaç, hem nihayetsiz bir istikbâl zulümâtına dalmakta, hem nihayetsiz hâdisât içinde çalkanmakta olan ruh-u beşer, yatsı namazını kılmak için şu mânâdaki işâda, İbrâhimvârî
b510.gif
deyip, Ma'bud-u Lemyezel, Mahbub-u Lâyezâlin dergâhına namaz ile ilticâ edip ve şu fânî âlemde ve fânî ömürde ve karanlık dünyada ve karanlık istikbâlde, bir Bâkî-i Sermedî ile münâcât edip, bir parçacık bir sohbet-i bâkîye, birkaç dakikacık bir ömr-ü bâkî içinde dünyasına nur serpecek, istikbâlini ışıklandıracak, mevcudâtın ve ahbabının firâk ve zevâlinden neş'et eden yaralarına merhem sürecek olan Rahmân-ı Rahîmin iltifat-ı rahmetini ve nur-u hidâyetini görüp istemek;

Hem, muvakkaten onu unutan ve gizlenen dünyayı o dahi unutup, dertlerini kalbin ağlamasıyla dergâh-ı rahmette döküp; .......

9.sozden




Herşeyin, her zîhayatın neticesi ve hikmeti kendine ait bir ise; Sâniine ait neticeleri, ..........




.
Herşeyin, her zîhayatın neticesi ve hikmeti kendine ait bir ise; Saniine ait neticeleri, Fatırına bakan hikmetleri binlerdir. Herbir şeyin, hattâ bir meyvenin; bir ağacın meyveleri kadar hikmetleri, neticeleri bulunduğu mahz-ı hakikat olan düstur-u hikmet nerede.. Felsefenin: Herbir zîhayatın neticesi kendine bakar veyahut insanın menafiine aittir diye, koca bir dağ gibi ağaca, hardal gibi bir meyve, bir netice takmak gibi gayet manasız bir abesiyet içinde gördüğü hikmetsiz hikmet-i müzahrafe düsturları nerede...


Hayat, Zât-ı Zülcelâlin en parlak bir bürhân-ı vahdeti ve en büyük bir mâden-i ni'meti ve..........
 

Garib

Talebe
... ve en latif bir tecelli-i merhameti ve en hafî ve bilinmez bir nakş-ı nezih-i san'atıdır. Evet, hafî ve dakiktir. Çünki enva'-ı hayatın en ednası olan hayat-ı nebat ve o hayat-ı nebatın en birinci derecesi olan çekirdekteki ukde-i hayatiyenin tenebbühü, yani uyanıp açılarak neşv ü nema bulması, o derece zahir ve kesrette ve mebzuliyette, ülfet içinde, zaman-ı Âdem'den beri hikmet-i beşeriyenin nazarında gizli kalmıştır. Hakikatı, hakikî olarak beşerin aklı ile keşfedilmemiş. Hem hayat, o kadar nezih ve temizdir ki; iki vechi, yani mülk ve melekûtiyet vecihleri temizdir, pâktır, şeffaftır. Dest-i kudret, esbabın perdesini vaz'etmeyerek, doğrudan doğruya mübaşeret ediyor. Fakat, sair şeylerdeki umûr-u hasiseye ve kudretin izzetine uygun gelmeyen nâpâk keyfiyat-ı zahiriyeye menşe' olmak için esbab-ı zahiriyeyi perde etmiştir.

Bazı ülema-üs sû'un tenkidine uğradığına müteessir olma. Zira...
(kastamonu )
 

Hersiniyen

Well-known member
Bazı ülema-üs sû'un tenkidine uğradığına müteessir olma. Zira...

Bazı ülema-üs sû'un tenkidine uğradığına müteessir olma. Zira yemişli ağaç taşlanır, kaziyesi meşhurdur. Mücahedatınıza devam buyurun. Cenab-ı Hak ve Feyyaz-ı Mutlak âcilen murad ve matlubunuza muvaffak-un bilhayr eylesin!



Tabiat, misalî bir matbaadır, ...
 

medine gülü

Well-known member
Namaz kılanın diğer mübah dünyevi amelleri,



namaz kılanın diğer mübah dünyevi amelleri, güzel bir niyyet ile ibadet hükmünü alır. Bu Surette bütün sermaye-i ömrünü, ahirete mal edebilir. Fani ömrünü, bir cihette ibka eder.


İ’lem Eyyühel-Aziz! Hilkat şeceresinin semeresi insandır. Malûmdur ki,...........
 

Hersiniyen

Well-known member
Hersiniyen' Alıntı:
Tabiat, misalî bir matbaadır

evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve ahiretine ciddi çalışır.

cevabı bu değildiki ama;

Tabiat, misalî bir matbaadır, tâbi' değil; nakıştır, nakkaş değil; kabildir, fâil değil; mistardır, masdar değil; nizamdır, nâzım değil; kanundur, kudret değil; şeriat-ı iradiyedir, hakikat-ı hariciye değil.



 

Hersiniyen

Well-known member
İ’lem Eyyühel-Aziz! Hilkat şeceresinin semeresi insandır. Malûmdur ki,...........
İ'lem Eyyühel-Aziz! Hilkat şeceresinin semeresi insandır. Malûmdur ki, semere bütün eczanın en ekmeli ve kökten en uzağı olduğu için bütün eczanın hâsiyetlerini, meziyetlerini hâvidir. Ve keza hilkat-i âlemin ille-i gaiye hükmünde olan çekirdeği yine insandır.


İ'lem Eyyühel-Aziz! Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur...
 

medine gülü

Well-known member
İ'lem Eyyühel-Aziz! Hilkat şeceresinin semeresi insandır. Malûmdur ki, semere bütün eczanın en ekmeli ve kökten en uzağı olduğu için bütün eczanın hâsiyetlerini, meziyetlerini hâvidir. Ve keza hilkat-i âlemin ille-i gaiye hükmünde olan çekirdeği yine insandır.


İ'lem Eyyühel-Aziz! Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur...

İ’lem Eyyühel-Aziz! aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun. Bak, ihtiyarlık şafağı, kulakların üstünde tulû' etmiştir. Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücudunda tavattun etmeye niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahaza, ebedî ömrün önündedir. O ömr-ü bâkide göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fâni ömürde sa'y ve çalışmalarına bağlıdır. Senin o ömr-ü bâkiden hiç haberin yok. Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan!


Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur. Hem şu kâinatın râbıtasıdır. Hem şu ........
 
Üst