• Bu konu 34 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 36)
  • Yazar
    Yazılar
  • #666110
    Anonim

      Evet, mevt,(ölüm)

      tebdil-i mekândır,( Mekân değişikliği, yer değiştirme.)

      ıtlak-ı ruhtur, (Ruhun serbest bırakılması.)

      vazifeden terhistir;(İzin ve ruhsat verme, serbest bırakma, salma, kurtarma.)

      idam(Yok etme, yok olma.)

      ve adem( Yokluk, hiçlik.)

      ve fenâ( Yokluk, yok olma.)

      değildir.

      Bunu TEFEKKÜR EDELİM..sonra risale-i nurdan konuyla ilgili yerlerde hakikata ulaşalım..

      ne dersiniz..

      fikri olan var mı?

      #781772
      Anonim

        Tebdili mekan derken ne anlamalıyız?yani yer değişmeden..

        ölüm yer değiştirmedir..bundan ne çıkarabiliriz?

        #781773
        Anonim

          Evin bir odasından yer değiştirerek diğer odaya geçmektir..manası vardır.

          Dikkat edelim..ilk odadaki aynen ikinciyi odaya geçiyor.

          ilk odanın şartlarında madde vardı.ikinci odanın şartlarında madde olmadığına göre.

          yer değiştiren kim?

          Elbette insan derken akla gelen Ruhdur.

          #781774
          Anonim

            Bunu destekleyen ifade ıtlakı ruhdur.yani ruhun serbest bırakılmasıdır.

            Buna göre bir yokluk,hiçlik ve yok olma yaşanmıyor.

            değil mi?

            #781775
            Anonim

              Bedenindede ölümün hakikatı yaşanıyor.Çoçukluktan gençliğe ordan ihtiyarlığa kadar yaklaşık 60 beden değiştirdiği halde hiç yokluk yaşamadı..niye çünkü onu ayakta tutan ruh ebed olarak yaratılmışda ondan..

              #781776
              Anonim

                sonra diyor ki vazifeden serbest bırakmak..

                hangi vazife..imtihan için gönderilen insan vazifesini yaptıktan sonra.bu vazifeden salınıyor.işte buna ölümün hakikatı deniyor..yoksa idam ve adem ve fena değildir..

                #781777
                Anonim

                  ev ..kainata işaret..

                  oda ise kainat içindeki ayrı ayrı alemlere işaret..

                  dünya bir alem buranın şartlarında yeme,içme ve yatma vardır.Bu şartlar için ruha cesed giydirilmiş.

                  Ama kabir başka bir alem.o alemde yeme ,içme ve yatma yoktur.
                  Derecesine göre berzahda seyahat ve kabirde azab vardır.

                  Kabir azabında kurtulan kabir hayatı dediğimiz berzahda yaşar.
                  Kurtulmayan ise azabıyla meşgul.

                  azabda yaptıklarına göredir.

                  burdanda haşre,mahşere,sırata ta son durağı olan cennet ve cehennem alemlerine kadar mevte mazhar oluyor insan..

                  #781778
                  Anonim

                    mevt, ehl-i dalalet için: (Doğru ve hak yoldan sapanlar, îmân ve İslâmdan çıkmış olanlar.)İÇİN..

                    bütün mahbubâtından(SEVDİKLERİNDEN) elîm(ACI VEREN) bir firâk-ı ebedîdir. (EBEDİ AYRILIKTIR)

                    Hem, kendi cennet-i kâzibe-i dünyeviyesinden(HEM KENDİ YALANCI DÜNYA CENNETİNDEN) ihraç (ÇIKARMAK)

                    ve vahşet ve yalnızlık içinde, zindan-ı mezara idhal ve hapis olduğu halde..

                    http://www.risaleara.com/oku.asp?id=33&a=mevt

                    #781779
                    Anonim

                      Mevt; ehl-i hidâyet ve ehl-i Kur’ân için,

                      öteki âleme gitmiş eski dost ve ahbablarına kavuşmaya vesîledir.

                      Hem, hakiki vatanlarına ve ebedî makam-ı saadetlerine girmeye vâsıtadır.

                      Hem, zindan-ı dünyadan bostan-ı cinâna(CENNET BAHÇELERİNE) bir dâvettir.

                      Hem, Rahmân-ı Rahîmin fazlından, kendi hizmetine mukabil,(KARŞILIK) ahz-ı ücret(ÜCRET ALMAYA)- etmeye bir nöbettir.

                      Hem, vazife-i hayat külfetinden(AĞIRLIĞINDAN) bir terhistir.

                      Hem, ubûdiyet ve imtihanın tâlim ve tâlimâtından bir paydostur.

                      #781780
                      Anonim

                        Her kim hayat-ı fâniyeyi (DÜNYA HAYATINI) esas maksad yapsa,

                        zâhiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir.

                        Ve her kim, hayat-ı bâkiyeye (EBEDİ HAYATA YANİ AHİRET HAYATINA)ciddî müteveccih (YÖNELMİŞ VE ÇALIŞMASINI YAPIYORSA) ise,

                        saadet-i dâreyne(DÜNYA VE AHİRET SAADETİNE ) mazhardır.

                        Dünyası ne kadar fenâ ve sıkıntılı olsa da, dünyasını Cennetin intizar(BEKLEME) salonu hükmünde gördüğü için, hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder.

                        http://www.risaleara.com/oku.asp?id=33&a=mevt

                        #781781
                        Anonim

                          devamı var..kendim yapmış olduğum çalışmadır.

                          #781883
                          Anonim

                            Allahım, bizi saadet, selâmet, Kur’ân ve İmân ehlinden eyle. âmin.
                            Allahım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve ashâbına, indiği günden itibâren tâ kıyâmete kadar, onu okuyan her okuyucunun her kelimesini okuması esnâsında Allah’ın izniyle hava dalgalarının aynasına yansıyan bütün Kur’ân kelimelerinin bütün harfleri adedince salât ve selâm eyle. Bize, anne ve babamıza, erkek ve kadın bütün müminlere bu salavâtlar adedince merhamet et. Bunu rahmetinle yap, ey merhametlilerin en merhametlisi! Duâmızı kabul buyur. Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

                            #781884
                            Anonim

                              İnsan-ı mü’mine nur-u İmân ile gösterir ki,

                              mevt idâm değil, tebdil-i mekândır;

                              kabir ise, zulümâtlı bir kuyu ağzı değil, nurâniyetli âlemlerin kapısıdır.

                              Dünya ise, bütün şâşaasıyla, âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir.

                              Elbette, zindân-ı dünyadan bostân-ı cinâna çıkmak

                              ve müz’ic(SIKINTILI) dağdağa-i hayat-ı cismâniyeden(CİSMANİ HAYAT OLAN DÜNYANIN KORKULARINDAN) âlem-i rahata ve meydan-ı tayerân-ı ervâha(RUHLARIN GEZDİĞİ MEYDANA) geçmek

                              ve mahlûkatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp huzûr-u Rahmân’a gitmek, bin can ile arzu edilir bir seyahattir, belki bir saadettir.

                              http://www.risaleara.com/oku.asp?id=177&a=mevt

                              #781885
                              Anonim

                                Mevte, ecele dost bakarım, sen gibi korkmam.
                                Kabre gülerekten girerim, sen gibi ürkmem.

                                Ejder ağzı, vahşet yatağı, hiçlik boğazı-sen gibi görmem.
                                Ahbaba kavuşturur beni, kabirden darılmam, sen gibi kızmam.

                                Rahmet kapısı, nur kapısı, hak kapısı; ondan sıkılmam, geri çekilmem.
                                “Bismillâh” diyerek çalıyorum; Haşiye 1 arkama bakmam, dehşet de almam.

                                “Elhamdülillâh” diyerek rahat bulup yatacağım; zahmeti çekmem, vahşette kalmam.
                                “Allahü ekber” diyerek ezan-ı haşri işitip kalkacağım; Haşiye 2 mahşer-i ekberden çekinmem, mescid-i âzamdan çekilmem.

                                Lûtf-u Yezdân, nur-u Kur’ân, feyz-i İmân sâyesinde hiç üzülmem.
                                Durmayıp koşacağım, Arş-ı Rahmân zılline uçacağım, sen gibi şaşmam inşaallah.

                                Haşiye 1: Eyvah diyerek kaçmıyorum.
                                Haşiye 2: İsrâfil’in ezanını fecr-i haşirde işitip “Allahü ekber” diyerek kalkacağım. Salât-ı Kübrâdan çekilmem. Mecmâ-ı Ekberden çekinmem.

                                http://www.risaleara.com/oku.asp?id=179&a=mevt

                                #781886
                                Anonim

                                  Meselâ,

                                  b576.gif
                                  -1 İmân eden ve güzel işler yapanlar için ise, altından ırmaklar akan Cennetler vardır. Bu ise pek büyük bir kurtuluştur.” (Bürûc Sûresi: 85:11.)-

                                  âyetinin gösterdiği müjde-i saadet-i ebediye hakikati, bîçare beşere her dakika kendini gösteren

                                  hakikat-i mevtin,

                                  “Hem insanı, hem dünyasını, hem bütün ahbabını idam-ı ebedîsinden(EBEDİ HİÇLİKTEN) kurtarıp ebedî bir saltanatı kazandırır” dediğinden milyarlar defa tekrar edilse ve kâinat kadar ehemmiyet verilse, yine israf olmaz, kıymetten düşmez.

                                  http://www.risaleara.com/oku.asp?id=412&a=mevt

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 36)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.