• Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1,801 ile 1,815 arası (toplam 2,179)
  • Yazar
    Yazılar
  • #812045
    Anonim

      Kulun Allahü teâlâyı sevmesinde samimi olup olmadığı, başına bela ve musibet geldiği zaman ortaya çıkar. Bela ve musibet geldiğinde sabır ve sükun halini muhafaza edebiliyorsa, o gerçekten Allahü teâlâyı seviyor demektir. Musibet ve fakirlik zamanında sebat gösterebilmek bu sevgiye delil ve alamet yapıldı. Birisi Hazreti Muhammed’e(sallAllahu aleyhi ve sellem); “Ben seni seviyorum” deyince; “Fakirlik için bir elbise hazırla” buyurdu. Bir başkası gelip Hazreti Muhammed’e(sallAllahu aleyhi ve sellem); “Ben Allahü teâlâyı seviyorum” deyince; “Bela için elbise hazırla” buyurdu.

      Abdülkâdir Geylânî [Kuddise sırrıhû]

      #812048
      Anonim


        Kişi nefsinin kötülüklerinden kurtulabilir.

        İftiracının zannından kurtulamaz.

        Şeyh Sadi

        #812049
        Anonim

          .

          Seni ziyaret edeni de etmeyeni de sen ziyaret et. Sana iyilik de yapsalar, kötülük de yapsalar sen bütün insanlara iyi davran. Bağışlayıcı ol. İyiliği emret. Seni ilgilendirmeyen şeylere karışma. Sana zararı dokunacak insanlardan uzak dur. Herkesin hakkını gözet.

          İmam-ı Ebu Hanife

          #812050
          Anonim

            .

            Dürüstlükten taviz verme. Büyüklük taslama. Sana ihanet etseler de sen sakın insanlara ihanet etme. Sen, emanetine ihanet edilmiş de olsan emaneti sahibine teslim et. Doğruluğu elden bırakma. Takvaya sarıl. Diğer dinlere bağlı olan insanlarla kendi teamüllerine göre ilişkini sürdür.

            İmam-ı Ebu Hanife

            #812075
            Anonim

              Dünyayı isteyen kimse ilim okusun, ahireti isteyen ilim okusun, her ikisini de isteyen yine ilim okusun.” Gavs-i Sani (ksa)

              #812078
              Anonim
                .

                Abdullah ibni Mesud radiyallahu anh şöyle demiştir:


                “Ya âlim ol!

                Ya talebe ol!

                Ya dinleyen ol!

                Ya bunları seven ol!

                Beşinci olma! Helak olursun!”

                Acluni 1/138

                #812081
                Anonim

                  “Çok şey bilmek insanı kurtarmaz, şeytanda alimdi ilmi vardı ama ihlâs yoktu . .”

                  Gavs-ı Sânî Hz. (k.s)

                  #812086
                  Anonim

                    .

                    Bir sâlih amel işleyince onu gözünde küçültesin ve gizli tutasın. Çünkü küçük görürsen seni ucuba (kendini beğenmeye) götürmez. Gizlersen, eksiği tamam olur yâni fazîleti artar. Acele edersen, o sâlih amele bir an önce kavuşmuş olursun. Zîrâ nefs zaafa kapılıp onu geciktirebilir veya seni ondan vazgeçirebilir.

                    Mümin kardeşine âit sevmediğin bir şey duyarsan, ısrarla onun bir mâzeretinin olabileceğini düşün. Bulamazsan, belki benim anlayamadığım bir özrü vardır, de ve ayıbını setret!

                    Câfer-i Sâdık -kuddise sirruh-

                    #812094
                    Anonim

                      .

                      Allâh ile sohbet, yâni O’nunla berâber olmak, güzel bir edeb, heybet ve murâkabe hâlinin devâmıyla;

                      Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile sohbet, O’nun sünnetine ve siyerine ittibâ ile;

                      Evliyâullâh ile sohbet, ihtirâm ve hizmet ile;

                      Ehl ü iyâl ile sohbet, güzel ahlâk ile;

                      İhvân ile sohbet, devamlı güleryüzlü olmak ve onları sevindirmekle;

                      Avâm ile sohbet ise, duâ ve merhamet ile olur.

                      Cüneyd-i Bağdâdî -kuddise sirruh-

                      #812101
                      Anonim

                        .

                        Bir müminin gönül âlemi ve kemâli, davranışlarında sergilenir. Bu güzelliklerin en başta gelenlerinden birkaçı şöyledir:
                        Daimî olarak alçak gönüllü olması, zamanlarının ve nefeslerinin kıymetini bilip israf etmemesi, Allâh’ın kullarını sevip onlarla çekişmemesi, muhatablarına dinî seviyesine göre muâmele etmesi, kabahat örtücü olması, haram ve helâle dikkat etmesi ve herkesin küçük gördüğü masiyetleri dahi büyük görmesidir. Zîrâ günahını küçük gören -hâşâ- Cenâb-ı Hakkı küçük görmüş olur.

                        Mûsâ Efendi -kuddise sirruh-

                        #812134
                        Anonim

                          .


                          İyi biliniz ki, bid’at sahibi ile konuşmak, kâfırle arkadaşlık etmekten, katkat daha fenadır. Yetmişiki turlu bid’at sahibi vardır. Bunların içinden en kötüsü, peygamberimizin eshâbina düşmanlık edenlerdir.

                          imami rabbani


                          #812143
                          Anonim

                            Belâya da şükretmek lâzımdır. Çünkü küfür ve günahlardan başka belâ yoktur ki, içinde senin bilmediğin bir iyilik olmasın! Allâh, senin iyiliğini, senden daha iyi bilir. Şer zannettiğin çok şey vardır ki senin için hayırdır. Hayır zannettiğin çok şey vardır ki senin için şerdir. En selâmet yol, ilâhî takdîre râzı olman, her hâle şükür diyebilmendir.

                            İmam Gazalî -kuddise sirruh-

                            #812146
                            Anonim

                              “ Sırtımızda bunca günâh kamburu varken,
                              hala ayakta kalmamızdan daha büyük
                              kerâmet mi olur? ”
                              | Şâh-ı Nakşîbend Hazretleri (k.s)

                              #812157
                              Anonim

                                .

                                Ey Âdemoğlu! Gerçek mümin, ihsân sâhibi bile olsa yine de korku üzere sabahlar. Zaten ona da bu yaraşır. Mümin, akşama yine aynı korku ile kavuşur. Evet, o her zaman şu iki korku arasındadır.


                                1. Geçmiş günahlar. Bu günahları sebebiyle Cenâb-ı Hakk’ın kendisine nasıl muâmelede bulunacağını bilemez.

                                2. Gelecek hayatı. Nasıl bir hayat sürecek, son nefesi nasıl verecek? Bu soruların cevaplarını devamlı tefekkür eder.


                                Ey insanlar!

                                Şu hakîkati idrâk ederek sâlih amel işleyin. Allâh ve Rasûlü yaptığınız işleri görmektedir. Siz, birgün gizliyi ve âşikârı bilen Allâh’a döndürüleceksiniz. İşte o gün yaptıklarınızı tek tek size haber verecektir.


                                Sizler kalblerinize çok dikkat edin. Onları devamlı Allâh’ın zikri ile yenileyin. Zirâ kalb çabuk paslanır. Nefislerinizi de dizginleyin. Çünkü o çok azgındır. Eğer siz nefislerinizin kötü isteklerine mâni olmazsanız, o birgün sizi korkunç bir uçuruma yuvarlar.


                                Kendi ayıplarınız dururken başkalarını ayıplamaktan vazgeçmedikçe kâmîl îmân sâhibi olamazsınız. O hâlde, başkalarının ayıplarına bakmadan evvel kendi ayıplarınıza bir göz atın; onları düzelterek işe başlayın!


                                Ey insanlar!

                                Kur’ân-ı Kerîm müminler için şifâ, müttakîler için rehberdir. Kim O’na uyarsa, hidâyete erer ve doğru yolu bulur. Ondan yüz çeviren bedbaht olur ve felâketlere sürüklenir.

                                Hasan-ı Basrî

                                #812162
                                Anonim

                                  Esas tahsil, nefsin temizlenmesi, iç âlemin terbiye edilmesi… İnsana akıl, iz’an, vicdan ve idrak verildi. İnsan bunları kullanarak nefis engelinden, yani Allah’tan uzaklaştıran süflî arzulardan, tenin şiddetle istediği azgınlıklardan uzaklaşarak şerleri bertaraf etmeli, hayra doğru mesafe almaya başlamalı.

                                  (Osman Nuri TopbaŞ Hocaefendi)

                                15 yazı görüntüleniyor - 1,801 ile 1,815 arası (toplam 2,179)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.