- Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
14 Nisan 2014: 13:18 #817076
Anonim
.
Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür. –Sadi.
14 Nisan 2014: 13:23 #817077Anonim
.
Nimet içinde iken dostluktan söz açıp, kardeşim! Diyeni dost sayma. Dost, dostunun elini onun perişanlığında, çaresizliğinde tutan kimsedir..
– Sadi.14 Nisan 2014: 17:07 #817078Anonim
Sıkıntıdan kurtuluşa giden gizli yol,
o sıkıntının içindedir… Hz. Mevlâna21 Nisan 2014: 13:38 #817086Anonim
Ellerini duayla yıkamadan, Aşk
sofrasına oturma… Mevlana27 Nisan 2014: 10:06 #817108Anonim
Edep, rûhu ferahlatan bir gül kokusu gibidir. O koku,
gönül dokumuza güzelce nüfûz etmeli ve hayatımızın
her safhasında hissedilmelidir.
Osman Nuri Topbaş4 Mayıs 2014: 13:04 #817113Anonim
.
Zamanını önce Ahireti elde etmek için sarfet.
Geri kalan vaktinide geçimine ayır .Abdulkadir-i Geylani (ks)
6 Mayıs 2014: 14:08 #817116Anonim
“Zaman eğittikçe görürüm aklımın eksikliğini.
İlmim arttıkça bilirim, bir şey bilmediğimi.”
İmam Şafii8 Haziran 2014: 15:30 #817199Anonim
Ahmed er-Rifâî (d. 1118, v. 1182) -kuddise sirruh-’tan:
Efendiler! Evliyâullâh’a yakınlık peydâ etmeye çalışın. Çünkü Allâh’ın velîsini seven, Allâh’ı sevmiş; O’na düşmanlık eden, Allâh’a düşmanlık etmiş olur.
8 Haziran 2014: 15:31 #817200Anonim
Ahmed er-Rifâî (d. 1118, v. 1182) -kuddise sirruh-’tan:
Zikre devam ediniz. Çünkü zikir, vuslat-ı ilâhî için bir mıknatıs, kurb-i ilâhî için sağlam bir iptir. Zikrullâha devam edenler, Allâh ile hoştur. Allâh ile hoş olan, O’na kavuşmuştur. Zikrin kalbe yerleşmesi sohbetin bereketiyle mümkün olur. Çünkü kişi dostunun yolundadır.
8 Haziran 2014: 15:32 #817201Anonim
Ahmed er-Rifâî (d. 1118, v. 1182) -kuddise sirruh-’tan:
Tefekkür, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ilk amelidir. Nitekim bütün farzlardan önce O’nun ibâdeti Allâh’ın mahlûkatını ve nimetlerini düşünmekten ibâretti. Öyleyse siz de tefekküre iyi sarılın ve ibret vesîlesi yapın.
8 Haziran 2014: 15:33 #817202Anonim
.
Ahmed er-Rifâî (d. 1118, v. 1182) -kuddise sirruh-’tan:
Dikkat edin! Elek gibi, unun incesini döküp, kepeğini kendinize koymayın. Sakın ağzınızdan hikmet dökülürken kalblerinizde hîle ve fesâd olmasın. Yoksa, “İnsanlara iyiliği emredip kendinizi unutur musunuz?†(el-Bakara, 44) âyetince hesâba çekilirsiniz.
8 Haziran 2014: 15:34 #817203Anonim
.
Ahmed er-Rifâî (d. 1118, v. 1182) -kuddise sirruh-’tan:
Kalplerinizi tertemiz yapınız, çünkü kalp temizliği üst-baş temizliğinden daha önemlidir. Zaten Allâh-u Teâlâ elbiseye değil, kalplere nazâr eder. İstikâmet hudûdunu gözetip Allâh’tan başkasını taleb ve ihtiyâr etmeyin.
8 Haziran 2014: 15:46 #817204Anonim
Muhyiddîn ibnü’l-Arabî
Kalbini Allâh’ın zikrine alıştırırsan, mutlaka kalbin zikrin vereceği nûrla nûrlanır. O nûr, kalb gözünün açılmasını sağlar.
Allâh’ın kullarına, şefkat ve merhametle muâmele et. Merhametini bütün canlılara bolca saç. Şöyle deme: “Bu ottur, cansızdır, faydası yoktur.†Evet onların faydası ve bir çok da hayrı vardır. Yaratılmışı kendi hâline bırak ve ona, yaratıcının merhametiyle merhamet et.
8 Haziran 2014: 15:47 #817205Anonim
.
Muhyiddîn ibnü’l-Arabî
İsteyeni boş çevirme, güzel bir sözle dahî olsa onun gönlünü al, güler yüz göster. İleride Allâh’a mülâki olacağını düşün.
Dünyâlık için Allâh’tan başkası seni kul edinmesin. Çünkü sen, ancak seni kul olarak kabul eden Allâh’ın kulusun.
8 Haziran 2014: 15:49 #817206Anonim
Muhyiddîn ibnü’l-Arabî
Allâh’ın mümin kullarına selâm vermek, yemek yedirmek, işlerini görmek sûretiyle muhabbet göstermelisin. Şunu iyi bil ki, müminlerin tümü, tek bir insan, tek bir vücûd gibidir.
Kendini cemâate alıştır. Allâh korkusundan ağlamaya çalış. Allâh’ın ipine sarıl. Allâh’ın sevip hoşnut olacağı şeylere rağbet göster.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.