- Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
5 Mart 2011: 13:39 #786851
Anonim
Allah’ım, Bize haksızlık edenlerden öcümüzü al, düşmanlık edene karşı bize zafer ver, bizi dünyanın peşinden koşturma. Dünyayı, en çok düşündüğümüz, tasasını çektiğimiz bir varlık haline getirme.Günahlarımızdan ötürü bizi belalara düşürme ve senden korkmayan kimseleri üstümüze salma.. Allah’ım. Senden doğru iman, güzel huy, âfiyet ve sağlık ihsan buyurmanı diliyorum..
Allah’ım, senden yardım ve kurtuluş dileyen ve huzurunda korkudan titreyerek günahlarını itiraf eden zavallı bir yoksulum. Bir zavallı kulun olarak sana yalvarıyor, boynu bükü bir aciz olarak sana sığınıyor, huzurunda zilletle eğilmiş bir biçare olarak sana yalvarıyorum.
Ey Rabbimiz ! bize dünyada iyilik, âhirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru.
ALLAH’IM, Beni ve çocuklarımı namazı devamlı kılanlardan eyle, Ey Rabbimiz, dualarımızı da kabul eyle, hesap günü beni, annemi babamı ve bütün Müslümanları bağışla. Müslümanları dinlerinde daim eyle, hayat şartlarını kolaylaştır. Onlara güven ver, borçlarını ödemede kolaylık ver. Hastalarına şifa ver. Uzakta olanlarına selamet ver. Gönüllerine ferahlık ver. Kalplarindeki kin ve nefreti gider. Onları birbirine ısındır.Peygamberlerinin yolunda sabit kıl. Düşmanlarına karşı onların yardımcısı ol Allah’ım!.
Ahmed Er-Rufai5 Mart 2011: 17:51 #786863Anonim
Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar. (Hz. Ali (r.a)
8 Mart 2011: 11:32 #786897Anonim
“Tövbenin hakikati, geçmiş günahlara pişman olmak, gelecekte olacağa istigfâr etmek, affını istemektir. İşlenen günâha tamamen pişman ve bîzâr olmak, bir daha o günahı işlememeye cânu gönülden azmetmek ve bu çeşit bir tövbe ile kalbi temizlemekten ibârettir.(Hz. Seyyid Ebü’l-Fityan Şihabüddin Ahmedü’L-Bedevi et-Tantavi)
8 Mart 2011: 11:52 #786898Anonim
Evliyanın büyüklerinden olan İbrahim Ethemden birisi nasihat istedi.Buyurdu ki:Altı şeyi kabul edip yaparsan ,hiç bir işin sana zarar vermez.O altı şey şunlardır.1-Günah yapacagın zaman Allahü Tealanın sana verdiği rızkı yeme!Onun verdiği rızkı yiyip sonrada Ona isyan etmek doğru olurmu?2-O’na asi olmak istersen O nun mülkünden çık! Mülkünde olupta ona isyan etmek uygunmudur?3-Ona isyan etmek istersen ,gördüğü yerde günah işleme! Onun mülkünde olup ,verdiği rızkı yiyip gördüğü yerde günah yapmak olurmu?4-Can alıcı melek ruhunu almaya geldiği vakit ,tevbe edinceye kadar izin iste ! O meleği kovamazsın Şimdi kudretin var gücün kuvvetin yerinde iken tevbe et! Tevbe edilecek zaman bu zamandır.Zira ölüm çok ani gelir.5-Mezarda ,Münker ,Nekir ismindeki iki melek sual için geldiklerinde onları kov,seni imtihan etmesinler!
Soran kimse dediki ; buna imkan yoktur.
İbrahim Ethem dediki: ”Öyle ise şimdiden onlara cevap hazırla”6-”Günahı olanlar Cehenneme gitsinler diye emir gelince ben gitmem de”
Soran kimse dediki;”Bu sözümü dinlemezler”Nasihatleri dinleyen kimse o anda tevbe etti ve ölünceye kadar da tevbesinden vazgeçmedi..8 Mart 2011: 12:01 #786902Anonim
“Tasavvuf, Hakk’ın seni senden gidermesi ve kendisiyle ihya
etmesidir”.
“Tasavvuf, mâsivâ ile alakayı keserek, Cenab-ı Hak ile beraber
olmaktır”.
Masiva ile alakayı kesmek demek, Hak’tan gayrı olan herşeyi
…terketmek demektir.
(CÜNEYD-İ BAĞDADÎ)
13 Mart 2011: 22:13 #786941Anonim
.
Dünyâ ve dünyâ nîmeti hayaldir.
Gök kubbesi altında hiçbir şey aynı hal üzere kalmaz, hep değişir.
Onun için dünyâ malına, makâmına ve dünyâ hayâtına güvenme.
Biz bu dünyâda misâfiriz, yolcuyuz. Sonunda ayrılıp gideceğiz. Sıkıntın varsa üzülme.
Bir an sonra ne olacağımız belli değil.
(Hz. Âzîz Mahmud Hüdâi Kuddise-i Sirruh)13 Mart 2011: 22:14 #786942Anonim
.
Ahmet Mekkî Efendi bir sevdiklerine;
– Hak teâlâ, hepimizin yaptığı, iyi kötü her işi görüyor, değil mi? diye sordu.
– Elbette efendim, dediler.
– Pekii, bir insan bir günah işleyeceği zaman, bir başkasının göreceğini anlasa, o işi yapabilir mi?
– Yapamaz tabii efendim, utanır ondan.
Büyük Veli;
– Bu nasıl müslümanlıktır ki, bir “kul”dan utanır da, “Allah”tan utanmaz, buyurdu.14 Mart 2011: 22:13 #786989Anonim
.
Ey insanlar! Önce nefsine öğüt ver, onu yola getir, sonra da başkalarını…Senin henüz ıslaha muhtaç hallerin varken, birde bunu bildiğin halde başkalarının ıslâhı ile uğraşma yolunda başarılı olacağını düşünebiliyorsun?Bu halınız şuna benzer gözlerin bir adım öteyi görmeyen bir adam, körleri yola getirme sevdasına kapılmıştırABDÜLKADİR GEYLANİ (k.s.)15 Mart 2011: 23:21 #787186Anonim
Öyle zaman olur ki
ü teâlâ bir kulunu ibâdetleri ile meşgûl eyler. O ibâdetler o kulun azıtmasına sebeb olur. Yâni kibir ve ucba kapılmasına yol açar.
Yine öyle zaman olur ki
o kulunu bir işe bir günâha düşürür. O günâhı sebebiyle kul o kadar üzülür ki bu üzülmesi o kimsenin hidâyetine sebeb olur.Hâline bakıp gafletten uyanır. Tövbe ve istigfâr eder. Bu her iki durumda da atılgan olmamalıdır.
ü teâlâ cesâret ve atılganlıkla günâh işleyip de; “O bizi affeder.” diyen kullarını sevmez. Günâhları küçük görmekten daha zararlı bir şey yoktur.
Günâhların küçüklüğünü değil de kimin koyduğu yasakları çiğnemekte olduğunu düşünüp hayâ etmelidir.”Abdullah-ı Ensârî (Rahmetullahi aleyh)16 Mart 2011: 16:05 #787218Anonim
Evliya Çelebi´den Nasihatler
Ey oğul!
Besmelesiz yemek yeme.
Sırrın var ise sakın kimseye söyleme.
Cünüp iken yemek yeme.
Elbisenin söküğünü üstünde dikme.
İyi adını kötüye çıkaracak davranışlarda bulunma.
Kötüyle arkadaş olma, pişman olursun.
Dâima ileri hedefin olsun, geriye takılıp kalma.
Harama tevessül etme.
Kimsenin payına/hakkına göz dikme.
Bir şey koymadığın yere el uzatma.
İki kişi konuşurken dinleme.
Ekmek ve tuz hakkını gözet.
Namahreme bakıp ihanet etme.
Davetsiz bir yere gitme. Gidersen emin olduğun yere, namuslu kimseye git.
Sır sakla.
Her mecliste duyduğun şeyleri aklında tut.
Evden eve söz taşıma.
Kötülemekten, fenalıktan uzak ol.
Ahlaklı ol.
Herkesle iyi geçin.
İnat ve kötü sözlü olma.
Senden büyüklerin önünden gitme.
İhtiyarlara hürmet et.
Daima temiz ol.
Haram ve yasak edilen şeylere yaklaşma.
Beş vakit namaza devam edip iyi hâl ile tanınarak, ilim ve faziletle meşgul ol.
Her zaman geniş kalbli ve hoş meşrep ol.
Beraber olduğun, tanıştığın kişilerden asla birşey isteme. Buna riayet etmezsen seni küçük görürler, itibarını kaybedersin.
Rıza lokmasıyla yetin.
Elindeki imkânları israf etme.
Kanaatkâr ol. Çünkü kanaat tükenmez bir hazinedir.
_________________16 Mart 2011: 16:07 #787220Anonim
Allah razı olsun abim..inş…amin……
17 Mart 2011: 11:50 #787281Anonim
Su kadindan uzak dur
Ey ogul!
Huysuz ve karaktersiz kadindan sakin. Çünkü böylesinin dili kocasi üzerinde çirkin ve agirdir. Dünyaya çocuk getirmesi, yüzündeki haya perdesini açmistir. Artik ne ev halkindan utanir, ne de konu komsusundan.
Böyle kadinlar ne dünyaya yararlar, ne de âhirete. Bunlar ülfet ve sohbet edilmeye lâyik degildirler.
Böylelerinin gizli hali olmaz. Aile sirrini sokaga dökerler. Iyilik ve hayri çoktan yere gömmüslerdir.
Asik suratli olarak sabahlar, aksam nerede oldugu bilinmez.
Onun sundugu bir yudum su serdir, zehirdir. Yemegi öfke, konusmasi maskedir. Evi perisan, elbisesi kir ve pastir. Yilan gibi sokar, akrep gibi isirir.
Kocasi evet dese, o hayir der. Böylesi kadinlardan uzak dur.
Kadinlarin bir kismi da geri zekâli ve hantaldir. Agir canli ve kit anlayislidir. Kocasini sever, kazancina razi olur; fakat günes dogup yükseldigi halde hâlâ sesi duyulmaz. Yemekleri bayat, kaplari kirli ve paslidir.
Su kadinla da hayatini kur
Ey ogul
Kadinlarin bir kismi da sevimli ve merhametlidir. Bereketli ve feyizlidir. Soylu çocuk dogurur.
Kendisine her zaman güvenilir. Komsulari arasinda itibarlidir.
Aile sirlarim korur, kimsenin yaninda açmaz.
Cömerttir, eli açiktir. Bagirip çagirmaz, alçak sesle konusur.
Evi ter temizdir. Çocuklari çiçek gibi, gönül alicidir. Hayri süreklidir. Kocasi da o nisbette yumusak huyludur.
Namus onun siari, terbiye degismez vasfidir.
İmam-ı Gazâlî
17 Mart 2011: 12:54 #787296Anonim
Hanımının kötü huylarına katlanan erkek ; Belalara sabreden Hz. Eyyüb gibi mükafatlara kavuşur..Kocasının kötü huyuna sabreden Kocasının kötü huyuna sabreden kadın da ; Hz. Asiye gibi sevaba kavuşur…
( Hz. İmam Gazali r.a. )
17 Mart 2011: 12:55 #787297Anonim
“Felaketlerin en büyüğü vakti boşa geçirmektir.”
İmâm-ı Âzam (hz)
21 Mart 2011: 14:19 #787638Anonim
.
En ahmak insan, kendini herkesten akıllı sanandır.Hz.Ali (r.a.)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.