- Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
5 Eylül 2012: 16:27 #807268
Anonim
.
Abdülhakim Hüseynî hazretlerine sordular:
Mürşid-i kâmil, müridine nasıl himmet eder?
Hazret şöyle cevap verdi:
– Ben Hazne’de iken kalbime vesvese
gelmiş ve “Artık Şah-ı Hazne’nin dergâhına
layık değilim..” diye düşünmeye başlamıştım.
Mürşidimden uzaklaşmak, dergâhtan ayrılıp gitmek istiyordum. Şah-ı Hazne camiye giderken yanına yaklaştım ve derdimi söyledim. Şah-ı Hazne bana şöyle dedi:– Mürşidin himmeti, müridin çalışmasına bağlıdır.
– Peki, mürit nasıl çalışır, diye sordum. Bana şöyle dedi:
– Mürit, Rabbinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından kaçınırsa çalışmış olur.Altın Silsile
5 Eylül 2012: 16:29 #807269Anonim
.
Hayatını Neye Adadın?
Gavs-ı BilvanisîAbdülhakim Hüseynî k.s. şöyle der: “
İhlâs,Alemlerin Rabbi olan Allah’ın emir ve
hükümlerini sadece onun rızası için yapmak
, bütün gücünü bunun için sarfetmektir.
İhlâs, ilahî emirlere sebat göstermenin
özüdür. İnsan kıymet verdiği ve düşündüğü şeye göre kıymet kazanır. Hayatını şöhret ve şehvete adayan kişinin sonu hiç kuşkusuz hüsrandır.”5 Eylül 2012: 16:30 #807270Anonim
.
Gavs-ı ********* (ks.) hatmedeki sır ve şeref
ile iligli bir sohbetinde şöyle buyuruyor;
“İnsanlar, bir araya gelip hatme/zikir
yapmanın faziletini bilselerdi, hasta
ya da sakat olsalardı bile yinede sürünerek
hatmeye gelirlerdi. Çünkü hatmenin
manevi reisi Resul-i Ekrem Efendimizdir(s.a.v).O bir meclise manen şeref buyurur ve oradakilerin dileklerini Allah Teala’ya ulaştırır.Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) ilahi huzura arz ettiği geri çevirilir mi?”5 Eylül 2012: 16:32 #807271Anonim
.
Kalbin edebi sükûttur. Susan kurtulur.
Güzellik dilin altında gizlidir. Sükût, incelik,
edep ve zerafet insanı her gittiği yerde
sultan yapar. Diyorsun ki! Aşık oldum,”Yalan”
Aşk ile yanmadan gelme kapıma Diyorsun ki:
Yanıyorum, tamam ama”kül” olmadan gelme
kapıma…(Hz. Mevlana)
9 Eylül 2012: 13:42 #807322Anonim
Hz. Lokman:
“Ey oğul!
Dünya derin bir denizdir, pek çok insan onda boğuldu.
-Gemin takva
-Yükün iman,
-Halin tevekkül olsun.
Umulur ki kurtulursun. ..!9 Eylül 2012: 13:49 #807323Anonim
9 Eylül 2012: 14:37 #807324Anonim
İranlı şairin biri şöyle demiş;Aşka uçarsan kanatların yanar.
Bunu okuyan Mevlana ise;şöyle karşılık vermiş;
Aşka uçmazsan kanat dediğin neye yarar?..10 Eylül 2012: 09:37 #807347Anonim
Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- buyurur:
“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz. Kusurları bağışlamayan kimsenin, kendisi de bağışlanmaz. Affetmeyen kişi affolunmaz…” (Buhârî, el-Edebü’l-Müfred, s. 415, no: 371)
11 Eylül 2012: 06:35 #807367Anonim
–
Cüneyd Bağdâdî kuddise sirruh buyurdular:
-Tevbenin üç mânâsı ve merhalesi vardır:
İlk olarak peşimânlık duymak, ikinci olarak yapılan kötü işi tekrar etmemeye azmetmek. Üçüncü olarak da yapılan haksızlıkları (kul haklarını) helâl etdirib husûmetden arınmaktır.11 Eylül 2012: 06:36 #807368Anonim
–
Yahya İbni Muaz kuddise sirruh buyurmuşdur ki:
-Samimi bir tevbenin alâmeti üçdür:
Oruç tutmak için az yemek.
Namaz kılmak için az uyumak.
Hak Teâlâ’yı zikretmek için az konuşmak.11 Eylül 2012: 06:44 #807369Anonim
.
Kadı Iyaz -rahimehullah- buyurdu:
-Zikir iki kısımdır, bir zikr-i kalbî, diğeri de zikr-i lisanîdir. Zikr-i kalbî de iki kısımdır.
Birisi zikirlerin en yükseği ve alâsıdır ki, Allah zü’l-celâl hazretlerinin azamet ve celâlini, ceberut ve melekût âyâtını tefekkürdür.
Kıyamet günü olub da, Cenâb-ı Hak mahlûkatını hesaba çektiği vakitde hafaza melekleri, kulun hasenât ve seyyiat defterlerini getirirler. Cenâb-ı Hak buyurur ki;
-Kulumun amâlinden bir amel kaldı mı? Melekler de:
-Ya Rabb! Biz bir şey bırakmadık. Bildiğimiz şeyleri saydık ve yazdık.
O vakit Cenâb-ı Hak ve tekaddes hazretleri buyurur ki:
-Benim yanımda kulumun bir hasenesi vardır. Ben o hasene ile o kuluma mükâfat veririm. O da o kulumun hafî olarak zikridir ki meleklerimin işitmediği bir zikirdir.
musa topbaş
11 Eylül 2012: 06:47 #807370Anonim
.
Abdülkadir Geylâni kuddise sirruh buyurur:
– Hizmet eden sonunda kendisi de hizmet edilen durumuna gelir. Itâat eden sonunda kendisi de itâat olunan kisi seviyesine yükselir. Ikram eden sonunda ikram olunan kisi durumuna gelir. Allah’a yaklasan yakinlasdirilir. Tevâzu gösteren yüceltilir. Kerem ve ihsan sahibi olmaga gayret eden sereflendirilir. Güzel edeb sahibi olan, Allah’a yakinlasir. Güzel edeb, seni Allah’a yakinlasdirir. Güzel edeb, Allah’a tâatdir. Çirkin davranislar ise ona karsi günahkârlikdir.
11 Eylül 2012: 06:50 #807371Anonim
.
Şeyh Salih Ebu Zür’a b. el-Hafız Ebi’l-Fadl Muhammed b. Tâhir el-Makdisi Âişe radıyallahu anhâ’dan şu hadis-i şerifi nakleder:
-Mekârim-i ahlâk ondur; Babada bulunur, oğlunda bulunmaz. Oğlunda olur, babasında olmaz. Kölede olur, efendisinde olmaz. Allah Teâlâ saâdet murad ettiği kimselere onu taksim etmiştir. Onlar da:
Doğru sözlülük, Ümidsizlik halinde bile doğruluk,
Komşusu ve arkadaşı aç iken karnını doyurmamak, onları da düşünmek,
İsteyene vermek,
İyiliğe iyilikle mukabele,
Emâneti korumak,
Sıla-ı rahm yapmak,
Arkadaşının kusurlarını örtmek,
Misafiri ağırlamak,
Ve hepsinin başı hayâ. (Muvatta, Kelâm 17; İbn Hanbel, II/177)
11 Eylül 2012: 06:51 #807372Anonim
Cüneyd kuddise sirruh buyurur:
-Kişinin ilmi ve ameli az olsa da dört şey onu üstün mevkilere yükseltebilir. Bunlar da: Hilm, Tevazu, Cömertlik ve Güzel Ahlâkdır.
11 Eylül 2012: 07:01 #807373Anonim
.
Abdülkadir Geylanî kuddise sirruh buyurur:
“Ey oğul! Musibetler, üzerine yağdığı günlerde bile daima Allahü Teâlâ ve tekaddes Hazretlerinin huzurunda ol. Sen, O’nun sevgisinin basamağında duruyorsun.
Bu Allah’ın huzurunda bulunuş ve sevgi basamağında oluş halini hiç bozma. Rüzgarlar ve fırtınalar seni yıkmasın.
Süngüler seni delmesin. Sana dehşet vermesin. Bu takdirde gerek dış halinde, gerek iç aleminde sabit olursun.
Öyle bir makamda bulunursun ki, orada yaratılanlar yoktur.
Dünya yoktur. Allah Teâlâ’dan başka hiçbir şey yoktur.
Fanileri (yaratılmışları) görmek ve aile efradının geçimi sana dert olmaz.
Nail olduğun nimetlerin azlığı veya çokluğu, övülmek veya zemmedilmek, ikbale kavuşmak veya ikbalden olmak sebebleriyle bu halini değiştirme.
O zaman insanların, cinlerin, meleklerin ve diğer varlıkların, idrakinin ötesinde Allahü Teâlâ ile beraber olursun.
Sana daha önceleri îzah ettiğim gibi, sabır, ihlas, doğruluk, samimiyet esasdır.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
