• Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 991 ile 1,005 arası (toplam 2,179)
  • Yazar
    Yazılar
  • #807268
    Anonim

      .

      Abdülhakim Hüseynî hazretlerine sordular:
      Mürşid-i kâmil, müridine nasıl himmet eder?
      Hazret şöyle cevap verdi:
      – Ben Hazne’de iken kalbime vesvese
      gelmiş ve “Artık Şah-ı Hazne’nin dergâhına
      layık değilim..” diye düşünmeye başlamıştım.
      Mürşidimden uzaklaşmak, dergâhtan ayrılıp gitmek istiyordum. Şah-ı Hazne camiye giderken yanına yaklaştım ve derdimi söyledim. Şah-ı Hazne bana şöyle dedi:

      – Mürşidin himmeti, müridin çalışmasına bağlıdır.
      – Peki, mürit nasıl çalışır, diye sordum. Bana şöyle dedi:
      – Mürit, Rabbinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından kaçınırsa çalışmış olur.

      Altın Silsile

      #807269
      Anonim

        .

        Hayatını Neye Adadın?

        Gavs-ı BilvanisîAbdülhakim Hüseynî k.s. şöyle der: “

        İhlâs,Alemlerin Rabbi olan Allah’ın emir ve
        hükümlerini sadece onun rızası için yapmak
        , bütün gücünü bunun için sarfetmektir.
        İhlâs, ilahî emirlere sebat göstermenin
        özüdür. İnsan kıymet verdiği ve düşündüğü şeye göre kıymet kazanır. Hayatını şöhret ve şehvete adayan kişinin sonu hiç kuşkusuz hüsrandır.”

        #807270
        Anonim

          .

          Gavs-ı ********* (ks.) hatmedeki sır ve şeref
          ile iligli bir sohbetinde şöyle buyuruyor;
          “İnsanlar, bir araya gelip hatme/zikir
          yapmanın faziletini bilselerdi, hasta
          ya da sakat olsalardı bile yinede sürünerek
          hatmeye gelirlerdi. Çünkü hatmenin
          manevi reisi Resul-i Ekrem Efendimizdir(s.a.v).O bir meclise manen şeref buyurur ve oradakilerin dileklerini Allah Teala’ya ulaştırır.Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) ilahi huzura arz ettiği geri çevirilir mi?”

          #807271
          Anonim

            .

            Kalbin edebi sükûttur. Susan kurtulur.
            Güzellik dilin altında gizlidir. Sükût, incelik,
            edep ve zerafet insanı her gittiği yerde
            sultan yapar. Diyorsun ki! Aşık oldum,”Yalan”
            Aşk ile yanmadan gelme kapıma Diyorsun ki:
            Yanıyorum, tamam ama”kül” olmadan gelme
            kapıma…

            (Hz. Mevlana)

            #807322
            Anonim
              Hz. Lokman:
              “Ey oğul!


              Dünya derin bir denizdir, pek çok insan onda boğuldu.
              -Gemin takva
              -Yükün iman,
              -Halin tevekkül olsun.


              Umulur ki kurtulursun. ..!
              #807323
              Anonim
                g_vercn_1241014997.jpg

                Hakkın karşına çıkardığı değişimlere
                direnmek yerine,
                teslim ol.

                Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.
                ”düzenim bozulur,hayatım allt üst olur”
                diye endişe etme.

                Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını??

                (TEBİRİZLİ ŞEMS )

                #807324
                Anonim

                  İranlı şairin biri şöyle demiş;Aşka uçarsan kanatların yanar.
                  Bunu okuyan Mevlana ise;şöyle karşılık vermiş;
                  Aşka uçmazsan kanat dediğin neye yarar?..

                  #807347
                  Anonim

                    Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- buyurur:

                    “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz. Kusurları bağışlamayan kimsenin, kendisi de bağışlanmaz. Affetmeyen kişi affolunmaz…” (Buhârî, el-Edebü’l-Müfred, s. 415, no: 371)

                    #807367
                    Anonim

                      Cüneyd Bağdâdî kuddise sirruh buyurdular:
                      -Tevbenin üç mânâsı ve merhalesi vardır:
                      İlk olarak peşimânlık duymak, ikinci olarak yapılan kötü işi tekrar etmemeye azmetmek. Üçüncü olarak da yapılan haksızlıkları (kul haklarını) helâl etdirib husûmetden arınmaktır.

                      #807368
                      Anonim

                        Yahya İbni Muaz kuddise sirruh buyurmuşdur ki:
                        -Samimi bir tevbenin alâmeti üçdür:
                        Oruç tutmak için az yemek.
                        Namaz kılmak için az uyumak.
                        Hak Teâlâ’yı zikretmek için az konuşmak.

                        #807369
                        Anonim

                          .

                          Kadı Iyaz -rahimehullah- buyurdu:

                          -Zikir iki kısımdır, bir zikr-i kalbî, diğeri de zikr-i lisanîdir. Zikr-i kalbî de iki kısımdır.

                          Birisi zikirlerin en yükseği ve alâsıdır ki, Allah zü’l-celâl hazretlerinin azamet ve celâlini, ceberut ve melekût âyâtını tefekkürdür.

                          Kıyamet günü olub da, Cenâb-ı Hak mahlûkatını hesaba çektiği vakitde hafaza melekleri, kulun hasenât ve seyyiat defterlerini getirirler. Cenâb-ı Hak buyurur ki;

                          -Kulumun amâlinden bir amel kaldı mı? Melekler de:

                          -Ya Rabb! Biz bir şey bırakmadık. Bildiğimiz şeyleri saydık ve yazdık.

                          O vakit Cenâb-ı Hak ve tekaddes hazretleri buyurur ki:

                          -Benim yanımda kulumun bir hasenesi vardır. Ben o hasene ile o kuluma mükâfat veririm. O da o kulumun hafî olarak zikridir ki meleklerimin işitmediği bir zikirdir.

                          musa topbaş

                          #807370
                          Anonim

                            .

                            Abdülkadir Geylâni kuddise sirruh buyurur:

                            – Hizmet eden sonunda kendisi de hizmet edilen durumuna gelir. Itâat eden sonunda kendisi de itâat olunan kisi seviyesine yükselir. Ikram eden sonunda ikram olunan kisi durumuna gelir. Allah’a yaklasan yakinlasdirilir. Tevâzu gösteren yüceltilir. Kerem ve ihsan sahibi olmaga gayret eden sereflendirilir. Güzel edeb sahibi olan, Allah’a yakinlasir. Güzel edeb, seni Allah’a yakinlasdirir. Güzel edeb, Allah’a tâatdir. Çirkin davranislar ise ona karsi günahkârlikdir.

                            #807371
                            Anonim

                              .

                              Şeyh Salih Ebu Zür’a b. el-Hafız Ebi’l-Fadl Muhammed b. Tâhir el-Makdisi Âişe radıyallahu anhâ’dan şu hadis-i şerifi nakleder:

                              -Mekârim-i ahlâk ondur; Babada bulunur, oğlunda bulunmaz. Oğlunda olur, babasında olmaz. Kölede olur, efendisinde olmaz. Allah Teâlâ saâdet murad ettiği kimselere onu taksim etmiştir. Onlar da:

                              Doğru sözlülük, Ümidsizlik halinde bile doğruluk,

                              Komşusu ve arkadaşı aç iken karnını doyurmamak, onları da düşünmek,

                              İsteyene vermek,

                              İyiliğe iyilikle mukabele,

                              Emâneti korumak,

                              Sıla-ı rahm yapmak,

                              Arkadaşının kusurlarını örtmek,

                              Misafiri ağırlamak,

                              Ve hepsinin başı hayâ. (Muvatta, Kelâm 17; İbn Hanbel, II/177)

                              #807372
                              Anonim

                                Cüneyd kuddise sirruh buyurur:

                                -Kişinin ilmi ve ameli az olsa da dört şey onu üstün mevkilere yükseltebilir. Bunlar da: Hilm, Tevazu, Cömertlik ve Güzel Ahlâkdır.

                                #807373
                                Anonim

                                  .

                                  Abdülkadir Geylanî kuddise sirruh buyurur:

                                  “Ey oğul! Musibetler, üzerine yağdığı günlerde bile daima Allahü Teâlâ ve tekaddes Hazretlerinin huzurunda ol. Sen, O’nun sevgisinin basamağında duruyorsun.

                                  Bu Allah’ın huzurunda bulunuş ve sevgi basamağında oluş halini hiç bozma. Rüzgarlar ve fırtınalar seni yıkmasın.

                                  Süngüler seni delmesin. Sana dehşet vermesin. Bu takdirde gerek dış halinde, gerek iç aleminde sabit olursun.

                                  Öyle bir makamda bulunursun ki, orada yaratılanlar yoktur.

                                  Dünya yoktur. Allah Teâlâ’dan başka hiçbir şey yoktur.

                                  Fanileri (yaratılmışları) görmek ve aile efradının geçimi sana dert olmaz.

                                  Nail olduğun nimetlerin azlığı veya çokluğu, övülmek veya zemmedilmek, ikbale kavuşmak veya ikbalden olmak sebebleriyle bu halini değiştirme.

                                  O zaman insanların, cinlerin, meleklerin ve diğer varlıkların, idrakinin ötesinde Allahü Teâlâ ile beraber olursun.

                                  Sana daha önceleri îzah ettiğim gibi, sabır, ihlas, doğruluk, samimiyet esasdır.

                                15 yazı görüntüleniyor - 991 ile 1,005 arası (toplam 2,179)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.