- Bu konu 104 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
27 Aralık 2009: 17:18 #763048
Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/BARI.GIF[/IMG]el-BÂRİ’
Eşyayı ve her şey’in âzâ ve cihazlarını birbirine uygun bir halde yaratan…
Her şey’in vücudu mütenasib, yani, âzası, hayat cihazları ve aslî unsurları keyfiyet ve kemmiyet bakımından birbirine münasib olarak yaratıldığı gibi, hizmeti ve faydası da umumî âhenge uygun yaratılmıştır.27 Aralık 2009: 17:19 #763049Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/MUSAWWIR.GIF[/IMG]el-MUSAVVİR
Tasvîr eden, herşey’e bir şekil ve hususiyet veren…
Allah Teâlâ herşey’e bir sûret, bir özellik vermiştir. Herşey’in kendisine göre şekli, dıştan görünüşü vardır ki, başkalarına benzemez.
Meselâ: İnsanlar arasında tamamiyle birbirinin aynı iki insan yoktur.
Bundan daha garibi, parmak uçlarındaki çizgilerdir. Bu çizgiler, insanların sayısı kadar değişik gidiyor ve hiçbiri ötekine uymuyor. Şu halde insanın hiç taklit olunamayacak imzası, bastığı parmak izidir.
İşte bunlar, Allah Teâlâ’nın MUSAVVİR isminin tecellîleridir.27 Aralık 2009: 17:19 #763050Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/GHAFFAR.GIF[/IMG]el-ĞAFFÂR
Mağfireti pek bol olan…
Gafr, örtmek ve sıyânet etmek (korumak) mânâsınadır. Allah mü’minlerin günahlarını örter. Dilediği kullarını da günahlardan sıyânet eder, korur. Bu, onlar için en büyük nimetlerden biridir.27 Aralık 2009: 17:20 #763051Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/QAHHAR.GIF[/IMG]el-KAHHÂR
Herşey’e, her istediğini yapacak surette galib ve hâkim…
Kahr, bir şey’e, onu hor ve hakîr kılacak veya mahv ve helâk edebilecek sûrette galib olmaktır. Allah Teâlâ Kahhâr’dır, her vechile üstün ve daima galibdir. Kuvvet ve kudretiyle her şey’i içinden ve dışından kuşatmıştır. Hiçbir şey O’nun bu ihâtasından dışarı çıkamaz. Ona karşı herşey’in boynu büküktür. Kahrına yerler, gökler dayanamaz. Kahr ile nice azıp sapmış ümmetleri ve milletleri mahv ve perişan etmiştir.27 Aralık 2009: 17:21 #763052Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/WAHHAB.GIF[/IMG]el-VEHHÂB Çeşit çeşit nimetleri devamlı bağışlayıp duran…
Bu isim, Vehhâb kelimesi hibe kökünden gelmektedir. Hibe, “herhangi bir karşılık ve menfaat gözetmeden birine bir malı bağışlamak” mânasınadır. Vehhâb ise, “Her zaman, her yerde ve her şey’i çok çok ve bol bol veren ve karşılık beklemeyen” demektir.
27 Aralık 2009: 17:21 #763053Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/RAZZAQ.GIF[/IMG]er-REZZÂK
Yaratılmışlara, faydalanacakları şeyleri ihsân eden…
Rızık, Allah Teâlâ’nın bilhassa yaşayan mahlûkatına faydalanmalarını nasib ettiği her şeydir. Rızık yalnız yenilip içilecek şeylerden ibaret değildir. Kendisinden faydalanılan herşey’e rızık denir.
Maddî rızık, her türlü yiyecek ve içecek, giyilecek ve kullanılacak eşya, para, mücevher, çoluk-çocuk, vücudun çalışma kudreti, bilgi, mal-mülk, servet v.s. gibi şeylerdir.
Mânevî rızık ise, ruhun ve kalbin gıdası olan şeylerdir. Başta îman olmak üzere insanın mânevî hayatına ait bütün duygular ve o duyguların ihtiyacı olan şeyler, hep mânevî rızıktır.27 Aralık 2009: 17:22 #763054Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/FATTAH.GIF[/IMG]el-FETTÂH Her türlü müşkilleri açan ve kolaylaştıran…
Fettâh kelimesi, feth’den gelmektedir. Feth ise, “kapalı olan şey’i açmak” mânasınadır.
Kapalı bir şey’i açmak:
a. Maddî olur; bir kapıyı, bir kilidi açmak gibi.
b. Mânevî olur; kalbden tasaları, kederleri atıp gönlü açmak gibi.
Bitkilerin çiçek açması, tohum ve çekirdeklerin sünbül vermesi, rızık ve rahmet kapılarının açılması hep Fettâh ism-i şerifinin tecellîsindendir.
27 Aralık 2009: 17:23 #763055Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/ALIM.GIF[/IMG]el-ALÎM
Her şey’i çok iyi bilen…
Allah, her şey’i tam mânasıyla bilir. Her şey’in, içini, dışını, inceliğini, açıklığını, önünü, sonunu, başlangıcını, bitimini çok iyi bilendir O. Olmuşları bildiği gibi, olacakları da aynı şekilde bilir. Onun için, olmuş – olacak, gizli – açık söz konusu değildir. Bunlar, insanlar hakkında geçerli olan mefhumlardır. İnsanların bilmesi nisbî ve ârızîdir. Allah’ın bilmesi ise, – bütün isim ve sıfatlarında olduğu gibi – zâtî’dir. Onun için O’nun bilmesinde dereceler bulunmaz.27 Aralık 2009: 17:23 #763056Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/QABID.GIF[/IMG]el-KÂBID
Sıkan, daraltan27 Aralık 2009: 17:24 #763057Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/BASIT.GIF[/IMG]el-BÂSIT Açan, genişleten…
Bütün varlıklar Allah Teâlâ’nın kudret kabzasındadır. İstediği kulundan, ihsân ettiği servet ve sâmânı, evlâd ve iyâli, yahut hayat zevkini, gönül ferahlığını alıverir. O adam zenginken fakir olur, yahut evlâd acısına boğulur, yahut iç sıkıntısına, ıstırap ve huzursuzluk içine düşer.
İşte bu haller, Kâbıd isminin tecellileridir.
Allah, istediği kuluna da yepyeni bir hayat verir, neş’e verir, rızık bolluğu verir, bu da Bâsıt isminin tecelliyatıdır.27 Aralık 2009: 17:25 #763058Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HAFIZ1.GIF[/IMG]el-HÂFID Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan…
Allah Teâlâ, istediği kulunu yukarıdan aşağı atıverir. Şan ve şeref sâhibi iken, rezîl ve rüsvây eder ve bu muamelesi çok defa, kendisini tanımıyan, emirlerini dinlemeyen âsiler, başkalarını beğenmiyen mütekebbirler ve hak, hukuk tanımayan zâlim zorbalar hakkında tecellî eder.27 Aralık 2009: 17:25 #763059Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/RAFI.GIF[/IMG]er-RÂFİ’
Yukarı kaldıran, yükselten…
Allah Teâlâ, istediği kulunu indirdiği gibi, istediği kulunu da yükseltir. Şan ve şeref verir. Bâzı gönülleri îman ve irfan ışığı ile parlatır, yüksek hakikatlardan haberdâr eder.
Allah’ın yükselttiği insanlar, çok defa melek huylu, tatlı dilli, insanların ayıplarını, kusurlarını örtüp eksiklerini tamamlayan; onlara malıyla, bedeniyle, bilgisiyle, nasihatiyle yardım eden nâzik, kibar insanlardır. Onlar bu istikametten ayrılmadıkça Allah da bu nimeti kendilerinden almaz.27 Aralık 2009: 17:26 #763060Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/MUIZZ.GIF[/IMG]el-MU’IZZ
İzzet veren, ağırlayan27 Aralık 2009: 17:27 #763061Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/MUDHILL.GIF[/IMG]el-MÜZİLL
Zillete düşüren, hor ve hakîr eden…
İzzet ve zillet, birbirine zıd mânalardır. İzzet kelimesinde “şeref ve haysiyet”, Zillet kelimesinde ise “alçaklık” mânası vardır.
Bunlar hep Allah Teâlâ’nın, mahlûkatı üzerindeki tasarrufları cümlesindendir.27 Aralık 2009: 17:28 #763062Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/SAMI.GIF[/IMG]es-SEMİ’
İyi işiten…
Allah Teâlâ işitir. Kalblerimizdeki sözleri ve işitilmek şânından olan her şey’i işitir. Mesafeler, onun işitmesine perde olamaz. Birini işitmesi, ötekilerini işitmesine mâni olmaz. Her hâdiseyi aynı derece açık olarak işitir. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.