- Bu konu 104 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
27 Aralık 2009: 17:28 #763063
Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/BASIR.GIF[/IMG]el-BASÎR
İyi gören…
Allah Teâlâ herkesin gizli açık yaptığını ve yapacağını görüp durmaktadır. Karanlıklar O’nun görmesine mâni olamaz. Karanlık gibi, yakınlık – uzaklık, büyüklük – küçüklük gibi insanların görmelerine engel olan şeyler de O’nun görmesine mâni olmaz.27 Aralık 2009: 17:29 #763064Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HAKAM.GIF[/IMG]el-HAKEM Hükmeden, hakkı yerine getiren…
Allah Teâlâ Hâkim’dir, her şey’in hükmünü O verir ve hükmünü eksiksiz icra eder. Hâkimlerin hâkimliğine, hükümdarların hükümdarlığına hüküm veren de ancak O’dur. O’nun hükmü olmadan hiçbir şey, hiçbir hâdise meydana gelemediği gibi, O’nun hükmünü bozacak, geri bıraktıracak, infazına mâni olacak hiçbir kuvvet, hiçbir hükûmet, hiçbir makam da yoktur.
27 Aralık 2009: 17:30 #763065Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/ADL.GIF[/IMG]el-ADL
Tam adâletli…
Adalet, zulmün zıddıdır. Zulüm kelimesinde; incitme, can yakma mânası vardır. Zulmetmiyerek herkese hakkını vermek ve her şey’i akıl ve mantığa, hikmet ve maslahata uygun olarak yapmak da adalet demektir.
Allah Teâlâ Âdil’dir. Zâlimleri sevmez. Zâlimlerle düşüp kalkanları ve hattâ sadece uzaktan onlara imrenenleri ve sevenleri de sevmez.27 Aralık 2009: 17:30 #763066Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/LATIF.GIF[/IMG]el-LÂTÎF
En ince işlerin bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nüfuz edilemeyen en ince şeyleri yapan;
İnce ve sezilmez yollardan kullarına çeşitli faydalar ulaştıran…
Allah Teâlâ Lâtîf’dir. En ince şeyleri bilir. Çünkü onları yaratan O’dur. Nasıl yapıldığı bilinmiyen, gizli olan en ince şeyleri yapar.27 Aralık 2009: 17:31 #763067Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/KHABIR.GIF[/IMG]el-HABÎR
Her şey’in iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar olan…
En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün eşya ve hâdiselerden Allah haberdardır. Onun haberi olmadan hiçbir hâdise cereyan etmez.27 Aralık 2009: 17:31 #763068Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HALIM.GIF[/IMG]el-HALÎM
Hilm, suçluların cezasını vermeye gücü yetip dururken bunu yapmamak, onlar hakkında yumuşak davranmak ve cezalarını geriye bırakmaktır. Suçluyu cezalandırmağa iktidarı olmayana halîm denmez. Halîm, kudreti yettiği halde, bir hikmete binaen cezalandırmayana denir.
Allah Teâlâ Halîm’dir. Her günah işleyeni hemen cezalandırmaz. Hışım ve gazabda acele etmez, mühlet verir. Bu mühlet içinde yaptıklarına pişman olup tevbe edenleri afveder. Israr edenler hakkında, hüküm artık kendisine kalmıştır.27 Aralık 2009: 17:32 #763069Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/AZIM.GIF[/IMG]el-AZÎM
Bütün büyüklüklerin sâhibi…
Azamet, büyüklük mânasınadır. Hakikî büyüklük Allah’a mahsustur. Yerde, gökte, bütün varlık içinde mutlak ve ekmel büyüklük, ancak O’nundur ve herşey O’nun büyüklüğüne şâhiddir. Bu sıfatta da Allah’a herhangi bir denk bulunması muhaldir.27 Aralık 2009: 17:33 #763070Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/GHAFUR.GIF[/IMG]el-ĞAFÛR
Mağfireti çok…
Allah Teâlâ’nın mağfireti çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter, meydana çıkarıp da sâhibini rezîl etmez.
Kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. İnsanların görmediği bâzı şeyleri melekût âlemi sâkinleri görürler. Gafûr ism-i şerîfi, kusurların onların gözünden de gizlenmesini ifade eder.27 Aralık 2009: 17:34 #763071Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/SHAKUR.GIF[/IMG]eş-ŞEKÛR Kendi rızâsı için yapılan iyi işleri, daha ziyadesiyle karşılayan…
Şükür, iyiliği, iyilikle karşılamak demektir. Şükür, Allah Teâlâ’ya karşı kulun yapması gereken bir vazifesidir.
Şekûr ise, az tâat karşılığında çok büyük dereceler veren, sayılı günlerde yapılan amel karşılığında âhiret âleminde sonsuz nimetler lûtfeden demektir. Bu mânaya Allah’dan başka hakikî sâhip yoktur.27 Aralık 2009: 17:34 #763072Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/ALI.GIF[/IMG]el-ALİYY
Her hususta, herşeyden yüce olan…
Allah Teâlâ yücedir, yüksektir.
Yüksekliğin hakikî mânası şudur:
1. Allah’tan daha üstün bir varlık düşünülmesi imkânsızdır.
2. Bir benzeri veya ortağı veya yardımcısı yoktur.
3. Şânına yaraşmayan her şeyden uzaktır.
4. Kudrette, bilgide, hükümde, iradede ve diğer bütün kemâl sıfatlarında üstündür. Şu halde Aliyy, her şey kendisinin dûnunda, emrinde ve hükmü altında olan Zât demektir.27 Aralık 2009: 17:35 #763073Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/KABIR.GIF[/IMG]el-KEBÎR Büyüklükte kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen…
Allah Teâlâ kibriyâ sâhibidir. Kibriyâ, zâtın kemâli demektir. Her bakımdan büyük, varlığının kemâline hudut yoktur. Bütün büyüklükler O’na mahsustur.
27 Aralık 2009: 17:36 #763074Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HAFIZ1.GIF[/IMG]el-HAFÎZ
Yapılan işleri bütün tafsilâtıyla tutan, her şey’i belli vaktine kadar âfât ve belâlardan saklıyan…
Hıfz, korumak, demektir. Bu koruma iki şekilde olur.
Birincisi, varlıkların devamını sağlamak, muhafaza etmektir.
İkincisi, birbirlerine zıd olan şeylerin, yekdiğerlerine saldırmasını önlemek, birbirlerinin şerrinden onları korumaktır.
Allah her mahlûkuna, kendine zararlı olan şeyleri bilecek bir his ilham buyurmuştur. Bu Hafîz ism-i şerîfinin tecelliyatındandır. Bir hayvan kimyevî tahlil raporuna muhtaç olmadan kendine zararlı otları bilir ve onları yemez. Kulların amellerinin yazılması, zâyi olmaktan korunması da Hafîz isminin iktizasıdır. Bu bakımdan âhirette yeniden dirilme ve yaptıklarından hesaba çekilme ile Hafîz isminin yakından alâkası vardır.27 Aralık 2009: 17:36 #763075Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/MUQIT1.GIF[/IMG]el-MUKÎT Her yaratılmışın azığını ve gıdasını tayin eden, azıkları beden ve kalblere gönderen…
Bu mânaya göre Mukît, Rezzak mânasınadır. Yalnız Mukît, Rezzâk’tan daha hususîdir. Rezzak, azık olanı da olmayanı da içine alır.
27 Aralık 2009: 17:37 #763076Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HASIB.GIF[/IMG]el-HASÎB
Herkesin hayatı boyunca yapıp ettiklerinin, bütün tafsilât ve teferruatiyle hesabını iyi bilen;
Her şey’e ve herkese her ihtiyacı için kâfi gelen…
Allah Teâlâ, neticesi hesapla bilinecek ne kadar miktar ve kemmiyet varsa hepsinin neticelerini hiçbir ameliyeye (işleme) muhtaç olmadan doğrudan doğruya ve apaçık bilir.
Allah Teâlâ, herkese her ihtiyacı için kâfidir. Bu kifâyet, O’nun varlığının devam ve kemâlini gösterir.27 Aralık 2009: 17:38 #763077Anonim
[IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/JALIL.GIF[/IMG]el-CELÎL Celâdet, ululuk ve heybet sâhibi, celâl sıfatları ile muttasıf…
Celâdet ve ululuk, Allah’a mahsustur. Onun zâtı da büyük, sıfatları da büyüktür. Fakat bu büyüklük, cisimlerdeki gibi hacim veya yaşlılık itibarı ile değildir. Zamanla ölçülmez, mekânlara sığmaz. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.