• Bu konu 104 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 31 ile 45 arası (toplam 106)
  • Yazar
    Yazılar
  • #763063
    Anonim

      [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/BASIR.GIF[/IMG]el-BASÎR
      İyi gören…
      Allah Teâlâ herkesin gizli açık yaptığını ve yapacağını görüp durmaktadır. Karanlıklar O’nun görmesine mâni olamaz. Karanlık gibi, yakınlık – uzaklık, büyüklük – küçüklük gibi insanların görmelerine engel olan şeyler de O’nun görmesine mâni olmaz.

      #763064
      Anonim

        [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HAKAM.GIF[/IMG]el-HAKEM Hükmeden, hakkı yerine getiren…
        Allah Teâlâ Hâkim’dir, her şey’in hükmünü O verir ve hükmünü eksiksiz icra eder. Hâkimlerin hâkimliğine, hükümdarların hükümdarlığına hüküm veren de ancak O’dur. O’nun hükmü olmadan hiçbir şey, hiçbir hâdise meydana gelemediği gibi, O’nun hükmünü bozacak, geri bıraktıracak, infazına mâni olacak hiçbir kuvvet, hiçbir hükûmet, hiçbir makam da yoktur.

        #763065
        Anonim

          [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/ADL.GIF[/IMG]el-ADL
          Tam adâletli…
          Adalet, zulmün zıddıdır. Zulüm kelimesinde; incitme, can yakma mânası vardır. Zulmetmiyerek herkese hakkını vermek ve her şey’i akıl ve mantığa, hikmet ve maslahata uygun olarak yapmak da adalet demektir.
          Allah Teâlâ Âdil’dir. Zâlimleri sevmez. Zâlimlerle düşüp kalkanları ve hattâ sadece uzaktan onlara imrenenleri ve sevenleri de sevmez.

          #763066
          Anonim

            [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/LATIF.GIF[/IMG]el-LÂTÎF
            En ince işlerin bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nüfuz edilemeyen en ince şeyleri yapan;
            İnce ve sezilmez yollardan kullarına çeşitli faydalar ulaştıran…
            Allah Teâlâ Lâtîf’dir. En ince şeyleri bilir. Çünkü onları yaratan O’dur. Nasıl yapıldığı bilinmiyen, gizli olan en ince şeyleri yapar.

            #763067
            Anonim

              [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/KHABIR.GIF[/IMG]el-HABÎR
              Her şey’in iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar olan…
              En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün eşya ve hâdiselerden Allah haberdardır. Onun haberi olmadan hiçbir hâdise cereyan etmez.

              #763068
              Anonim

                [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HALIM.GIF[/IMG]el-HALÎM
                Hilm, suçluların cezasını vermeye gücü yetip dururken bunu yapmamak, onlar hakkında yumuşak davranmak ve cezalarını geriye bırakmaktır. Suçluyu cezalandırmağa iktidarı olmayana halîm denmez. Halîm, kudreti yettiği halde, bir hikmete binaen cezalandırmayana denir.
                Allah Teâlâ Halîm’dir. Her günah işleyeni hemen cezalandırmaz. Hışım ve gazabda acele etmez, mühlet verir. Bu mühlet içinde yaptıklarına pişman olup tevbe edenleri afveder. Israr edenler hakkında, hüküm artık kendisine kalmıştır.

                #763069
                Anonim

                  [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/AZIM.GIF[/IMG]el-AZÎM
                  Bütün büyüklüklerin sâhibi…
                  Azamet, büyüklük mânasınadır. Hakikî büyüklük Allah’a mahsustur. Yerde, gökte, bütün varlık içinde mutlak ve ekmel büyüklük, ancak O’nundur ve herşey O’nun büyüklüğüne şâhiddir. Bu sıfatta da Allah’a herhangi bir denk bulunması muhaldir.

                  #763070
                  Anonim

                    [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/GHAFUR.GIF[/IMG]el-ĞAFÛR
                    Mağfireti çok…
                    Allah Teâlâ’nın mağfireti çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter, meydana çıkarıp da sâhibini rezîl etmez.
                    Kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. İnsanların görmediği bâzı şeyleri melekût âlemi sâkinleri görürler. Gafûr ism-i şerîfi, kusurların onların gözünden de gizlenmesini ifade eder.

                    #763071
                    Anonim

                      [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/SHAKUR.GIF[/IMG]eş-ŞEKÛR Kendi rızâsı için yapılan iyi işleri, daha ziyadesiyle karşılayan…
                      Şükür, iyiliği, iyilikle karşılamak demektir. Şükür, Allah Teâlâ’ya karşı kulun yapması gereken bir vazifesidir.
                      Şekûr ise, az tâat karşılığında çok büyük dereceler veren, sayılı günlerde yapılan amel karşılığında âhiret âleminde sonsuz nimetler lûtfeden demektir. Bu mânaya Allah’dan başka hakikî sâhip yoktur.

                      #763072
                      Anonim

                        [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/ALI.GIF[/IMG]el-ALİYY
                        Her hususta, herşeyden yüce olan…
                        Allah Teâlâ yücedir, yüksektir.
                        Yüksekliğin hakikî mânası şudur:
                        1. Allah’tan daha üstün bir varlık düşünülmesi imkânsızdır.
                        2. Bir benzeri veya ortağı veya yardımcısı yoktur.
                        3. Şânına yaraşmayan her şeyden uzaktır.
                        4. Kudrette, bilgide, hükümde, iradede ve diğer bütün kemâl sıfatlarında üstündür. Şu halde Aliyy, her şey kendisinin dûnunda, emrinde ve hükmü altında olan Zât demektir.

                        #763073
                        Anonim

                          [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/KABIR.GIF[/IMG]el-KEBÎR Büyüklükte kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen…
                          Allah Teâlâ kibriyâ sâhibidir. Kibriyâ, zâtın kemâli demektir. Her bakımdan büyük, varlığının kemâline hudut yoktur. Bütün büyüklükler O’na mahsustur.

                          #763074
                          Anonim

                            [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HAFIZ1.GIF[/IMG]el-HAFÎZ
                            Yapılan işleri bütün tafsilâtıyla tutan, her şey’i belli vaktine kadar âfât ve belâlardan saklıyan…
                            Hıfz, korumak, demektir. Bu koruma iki şekilde olur.
                            Birincisi, varlıkların devamını sağlamak, muhafaza etmektir.
                            İkincisi, birbirlerine zıd olan şeylerin, yekdiğerlerine saldırmasını önlemek, birbirlerinin şerrinden onları korumaktır.
                            Allah her mahlûkuna, kendine zararlı olan şeyleri bilecek bir his ilham buyurmuştur. Bu Hafîz ism-i şerîfinin tecelliyatındandır. Bir hayvan kimyevî tahlil raporuna muhtaç olmadan kendine zararlı otları bilir ve onları yemez. Kulların amellerinin yazılması, zâyi olmaktan korunması da Hafîz isminin iktizasıdır. Bu bakımdan âhirette yeniden dirilme ve yaptıklarından hesaba çekilme ile Hafîz isminin yakından alâkası vardır.

                            #763075
                            Anonim

                              [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/MUQIT1.GIF[/IMG]el-MUKÎT Her yaratılmışın azığını ve gıdasını tayin eden, azıkları beden ve kalblere gönderen…
                              Bu mânaya göre Mukît, Rezzak mânasınadır. Yalnız Mukît, Rezzâk’tan daha hususîdir. Rezzak, azık olanı da olmayanı da içine alır.

                              #763076
                              Anonim

                                [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/HASIB.GIF[/IMG]el-HASÎB
                                Herkesin hayatı boyunca yapıp ettiklerinin, bütün tafsilât ve teferruatiyle hesabını iyi bilen;
                                Her şey’e ve herkese her ihtiyacı için kâfi gelen…
                                Allah Teâlâ, neticesi hesapla bilinecek ne kadar miktar ve kemmiyet varsa hepsinin neticelerini hiçbir ameliyeye (işleme) muhtaç olmadan doğrudan doğruya ve apaçık bilir.
                                Allah Teâlâ, herkese her ihtiyacı için kâfidir. Bu kifâyet, O’nun varlığının devam ve kemâlini gösterir.

                                #763077
                                Anonim

                                  [IMG]http://www.ravda.net/images/ilmihal/esmaulhusna/JALIL.GIF[/IMG]el-CELÎL Celâdet, ululuk ve heybet sâhibi, celâl sıfatları ile muttasıf…
                                  Celâdet ve ululuk, Allah’a mahsustur. Onun zâtı da büyük, sıfatları da büyüktür. Fakat bu büyüklük, cisimlerdeki gibi hacim veya yaşlılık itibarı ile değildir. Zamanla ölçülmez, mekânlara sığmaz.

                                15 yazı görüntüleniyor - 31 ile 45 arası (toplam 106)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.