- Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
20 Mayıs 2007: 17:43 #707912
Anonim
HERKESE BİR HADİS:TALHA

Fasil
:
SABIR BÖLÜMÜ
Konu
:
Sabır Hakkında
Ravi
:
Enes
Hadis
:
Ebu Talha`nın bir oğlu hastalandı. Sonunda Ebu Talha evde yokken vefat etti. Çocuğun öldüğünü bilmiyordu. Hanımı, çocuğun öldüğünü görünce (çocuğun defni için gerekli) hazırlığı yaptı, onu evin bir kenarına koydu. Ebu Talha (akşam olup) eve gelince: “Çocuk nasıl oldu?” diye sordu. Hanımı, “Sükunete erdi, istirahate kavuşmuş olmasını umarım” (diye yuvarlak bir) cevapta bulundu. Ebu Talha hanımının doğru söylediğini zannetti. Sonra hanımı, akşam yemeğini getirdi. Yatağını hazırladı. (Sonra kocası için süslendi. Ebu Talha temasta bulundu.) Sabah olunca Ebu Talha gusletti. Evden çıkacağı zaman hanımı çocuğun ölümünü haber verdi. Ebu Talha, Resulullah (sav)`la sabah namazı kıldı. Sonra kadının yaptığını bir bir anlattı. Resulullah (sav): “Allah gecenizi hakkınızda mübarek kılmış olsun” buyurdular. Sonra onlara (Allah Teala Hazretleri) dokuz evlat verdi, hepsi de Kur`an`ı okudular.HadisNo
:
3241_________________________________________________

SALLİ VE SELLİM ALA HABİBİ :'(_________________________________________________



SİZLERDE BİRER HADİS GÖNDERİN.
22 Mayıs 2007: 10:04 #707979Anonim
Kolaylaştırınız Güçleştirmeyiniz, Müjdeleyiniz Nefret Ettirmeyiniz.
(hadisi şerif)22 Mayıs 2007: 15:24 #707989Anonim
efendımız sav den en sevdıgım dua odur ki
allahım benı ınsanların gözunde buyuk kendı gözunde kucuk eyleme
elfü elfi amin23 Mayıs 2007: 11:05 #708007Anonim
“Münafık´lığın belirtisi üçtür:
Söylediği zaman yalan söyler, söz verince yerine getirmez, kendisine (bir şey) emanet edildiği vakit hıyanet etmekten çekinmez.”
(Buhari-Muslim-Tirmizi)
23 Mayıs 2007: 14:06 #708009Anonim
efendımız sav
sevdıgınızı söyleyın demıstır
hz hatıce annemız gıbı
ya da
hz yusuf24 Mayıs 2007: 05:22 #708024Anonim
Ebu Said ve Ebu Hureyre´den: Hz. Peygamber buyurdular ki:
– Müslümanın başına gelen hiçbir
* yorgunluk,
* hastalık,
* tasalanma,
* üzülme hali,
* eziyete uğrama,
* gam çekme,
* hatta vücuduna batan bir diken…yoktur ki, Allah bunlardan biri ile onun günahlarından bir kısmını affedip bağışlamasın.-
(Buhari – 5641; Müslim – 2573)
İnsanın başına gelen her acı ve üzüntü verici halin, sabretmek şartıyla, büyük ecir ve sevapları vardır. Kulun günah ve hatalarına da keffaret (affedilme) sebebi olur.
24 Mayıs 2007: 16:39 #708050Anonim
“Kendi kusurlarını görmenden, insanların kusurlarını görmene elin değmesin.”
(Ahmed)İnsan, yalnızca kendi kusurlarını görmeli, kendi kusurları ile meşgul olmalıdır. Yanlışları düzeltmeye, kendini ıslaha çalışmalıdır.
Başkalarının kusurları ile ilgilenmek, onları ortaya çıkarmak, kişiye günahtan başka hiçbir şey kazandırmaz.
Kendini düzeltme, kusurlarını giderme konusunda da hiçbir fayda sağlamaz.
25 Mayıs 2007: 06:06 #708057Anonim
bu hadıs ıcın allah razı olsun tuncer abı
bu hadısı ben muhterem hocaefedıden sohbetınde ısıttıgımde cok müteessir olmustum
dıkkat ettım
kendıme baktım
kımde hangı kusuru görse bu gözler aynısı bende var
ayna oldular bana
bu hadısı söyleyene salatu selam
allaha emanetsınız25 Mayıs 2007: 07:01 #708058Anonim
Tuncer abi sana supersonic bir teklifim var akşama kadar hadis mesajlarında paslaşalım bi sen bi ben risale-i nur külliyatını kazanırız nasılım 😀 😀 yaşasın kötülük
25 Mayıs 2007: 08:43 #708061Anonim
Emrah Kardeşim; bizim amacımız öncelikle kendi nefsimize hitaben, daha sonra diğer kardeşlerimize faydalı olacak bilgileri paylaşmak. Görüyorumki çok gayretlisin, siteye çok faydalı olan abilerdensin. Bu hizmetlerinin semeresini Rabbim bin katıyla versin inş.
Duana muhtaş kardeşin Tuncer…
29 Haziran 2007: 12:23 #709012Anonim
“Haramdan sakın.
İnsanların en çok ibadet edeni olursun.Allah Tealanın sana kısmet olarak verdiğine razı ol.
İnsanların en zengini olursun.Komşuna iyilik et.
(Gerçek) mü´min olursun.Kendin için sevdiğini insanlar için de sev (iste).
(Hakiki) müslüman olursun.Çok gülme (hayatı gülüp eğlenmekten ibaret sanmak sorumsuzluğuna düşme).
Çünkü çok gülmek (hayatı bir oyun ve bir oyun ve eğlence olarak algılamak) kalbi öldürür.”
(Tirmizi, Ahmed bin Hanbel)4 Temmuz 2007: 02:39 #709054Anonim
Günlük Hadis (Şükreden kul olmayayım mı?)
Âişe radıyallahu anhâ anlatıyor:
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, gece ayakları Şişinceye kadar namaz kılardı. Ona,
– “Ey Allah´ın Elçisi! Neden kendini bu kadar yoruyorsun? Oysa Allah senin geçmiş ve gelecek hatalarını bağışlamıştır” dedim. Bana şu cevabı verdi:
– “Âişe! Şükreden bir kul olmayayım mı?”
Müslim, Münâfikîn 79-81. Ayrıca bk. Buhârî, Teheccüd 6, Tefsîr 48/2, Rikak 20; Tirmizî, Salât 187; Nesâî, Kıyâmü´l-leyl 17; İbni Mâce, İkame 200._________________________________________________Günlük Hadis (Cennet çocukları)
Kurre ibni İyâs (r.a.) şöyle anlatıyor:
Peygamber (a.s.m) bir yere oturunca, arkadaşları etrafını çepeçevre kuşatırlardı. O Sahâbîlerden biri, nereye gitse arkasından gelen küçük oğlunu önüne oturtarak Resûl-i Ekrem’i dinlerdi.
Birgün bu çocuk öldü. Babası “oğlumu hatırlayarak üzülüp etrafı rahatsız ederim” diye Hz. Peygamberin meclisine gelmez oldu. Resûl-i Ekrem onun yokluğunu hissedince,
– “Falanı aranızda niçin göremiyorum ?” diye sordu.
– “Ey Allah’ın Elçisi ! Her zaman onun yanında gördüğümüz oğlu öldü” dediler.Hz. Peygamber (a.s.m) o Sahâbîyi bulup çocuğunu sordu. Dertli baba yavrusunun öldüğünü söyleyince, Resûl-i Ekrem ona başsağlığı diledi, sonra da kendisini şöyle teselli etti:
– “Söyle bakalım! Vefat eden çocuğunun, yaşadığın sürece hep senin yanında bulunmasını mı; yoksa yarın Cennetin hangi kapısına gidersen, onun senden önce koşup kapıyı açarak “Buyur babacığım!” demesini mi isterdin?”
O Sahâbî,
– “Ey Allah’ın Elçisi! Elbette onun benden önce koşup Cennetin kapısını açmasını isterdim” deyince, Resûl-i Ekrem,
– “Öyleyse istediğin olacak” buyurdu.Nesâî, Cenâiz 120.
7 Temmuz 2007: 12:33 #709116Anonim

Bir iki üç tıp…
7 Ağustos 2007: 17:57 #709715Anonim
SADAKARRASULULLAH…_________________________________________________Ebü Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashab:
– Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnad ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir” buyurdular.[1]
(müslim)
11 Ağustos 2007: 11:46 #709867Anonim
[html]
Resulullah.org 

Ebu Hureyre´den: “Pazartesi ve perşembe günleri ameller Allah´a sunulur. Allah´a şirk koşmayan bütün kulları, Allah o gün affeder.
Ancak kendisiyle, kardeşi arasında kin ve düşmanlık bulunan kimse affa uğramaz.
Ve meleklere:– Bu iki kişiyi birbirleriyle barışıncaya kadar kendi hallerine bırakınız, buyurur.”
(Müslim/Birr 36; Ebu Davud/Edeb 55; Tirmizi/Birr 76)
Bu hadiste kalbinde kin ve düşmanlık taşıyan kimselerin hiçbir şekilde Allah´ın affına nail olamıyacaklarına işaret vardır.Anlaşılan o ki, Allah´ın rahmeti şirk koşanlar hariç bütün günahkârları kapsadığı halde, kalbi kin ve düşmanlık dolu, barışmaya karşı kişileri de af kapsamı dışında bırakmaktadır.
Resulullah.org[/html]
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.



