• Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 61 ile 75 arası (toplam 1,967)
  • Yazar
    Yazılar
  • #710308
    Anonim

      Ensar’dan Ebu’d-Derda (radıyallahu anh)’ın rivayet ettiği bu hadis tam olarak şu şekildedir:

      “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın: ‘Baba cennetin orta kapısıdır. Dilersen bu kapıyı terket, dilersen muhafaza et’ dediğini işittim.”

      (Tirmizî, Birr, 3)
      _________________________________________________Abdullah ibn Mesud rivayet etmiştir ki Rasulullah şöyle buyurur:

      “Şüphesiz ki sizin herhangi birinizin yaratılması, ana karnında kırk gün nutfe, sonra bunun gibi bir kan pıhtısı, sonra bunun gibi bir parça et olarak devam eder daha sonra Allah ona bir melek gönderir, üzerine rızkını ve ecelini, said (iyi) ve şaki (kötü) olanı yazar. Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki, kişi kendisiyle cehennem arasında bir zira’ mesafe (yaklaşık 75 cm) kalıncaya kadar cehennemliklerin amelini işler. Daha sonra ilahi yazı onu geçer. Hiç şüphesiz kişi cennet ehlinin amelini işler, öyleki cennetle kendisi arasında bir zira’ mesafe kalmışken cehennem ehlinin amelini işler, sonra ölür ve cehenneme gider.”

      (Buhari,Ebu Davut,İmam Ahmed)

      #711249
      Anonim

        (Sadakanın en faziletlisi )


        “Sadakanın en faziletlisi, iki kişi arasını bulmaktır (düzeltmektir).” (Taberani, Bezzar)

        “Allah Resûlü, Ebu Eyyûba:
        – Ya Eba Eyyûb! Sana kazancı çok olan bir ticareti haber vereyim mi? diye sordu. Ebu Eyyûb:
        – Buyur ya Resûlallah!dedi.
        Resûlüllah da:
        – İnsanların arası bozulduğu vakit, onların aralarını düzeltiver. Araları açılıp birbirinden uzaklaşanları da aralarını bulup birbirlerine yakınlaştır.” buyurdu.
        (Bezzar, Taberani)

        __________________________________________________________________________________________________(KALP)
        *insanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
        Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

        #711303
        Anonim

          Amiin,ecmain olsun inşAllah..

          #711723
          Anonim

            Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: “Mü`min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mü`mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı birşey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır”. (Kütübü Sitte)_________________________________________________Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: “Kim: `Rab olarak Allah`ı, din olarak İslam`ı, Resul olarak Hz. Muhammed`i seçtim (ve onlardan memnun kaldım)` derse cennet ona vacib olur”.

            (Kütübü Sitte)

            #711745
            Anonim

              Abdullah bin Abbas (radiyallahü anh) hazretleri Peygamber Efendimiz’in (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:

              “Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyi ganimet say:
              İhtiyarlık gelip çatmadan evvel gençliğin,
              hastalıktan evvel sıhhatin,
              fakir düşmeden evvel varlıklı olmanın,
              meşguliyetten evvel boş zamanın
              ve ölüm gelmeden evvel hayatın kıymetini bil, bunları güzel değerlendir!”

              (Hakim, Müstedrek, 4/341)
              _________________________________________________Ebu Umame´den:

              “Kur´an´ı okuyun. Çünkü o, kıyamet günü, okuyanlarına şefaatçı olarak gelir.”
              (Müslim/Müsafirîn, 252)

              “En hayırlınız, Kur´an´ı öğrenen ve başkalarına da öğretendir.”
              (Buhari)
              _________________________________________________İçinde (ezberinde) Allah´ın kitabından hiçbirşey bulunmayan kimse, harap bir ev gibidir.”
              (Tirmizi)

              #711749
              Anonim
                Tarihci wrote:
                ..

                İki halifeden ikincisini öldürünüz. Sahih i Müslim _________________________________________________

                ..

                BU HADİSİN BAŞI VAR MI TARİHCİ ABİ?YOKSA BAŞINDA ZİKREDİLEN BİR OLAY?

                #711759
                Anonim

                  İslâm, güzel ahlâktır.

                  Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.

                  #711781
                  Anonim

                    Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:
                    Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

                    “Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur.”
                    (İbni Mâce, Sıyam: 44)

                    #711786
                    Anonim
                      Tarihci wrote:
                      olay üzere sölenmemişti, sahihi müslim de okumuştum evvelinde olay yazmıyordu haşiyesi yoktu.

                      ANLADIMABİ.SAĞOLASIN..

                      #711792
                      Anonim

                        Şüphesiz ki sözde ve işde doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.

                        Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 80; Tirmizi, Birr 46; İbni Mâce, Mukaddime 7; Duâ 5

                        #711861
                        Anonim

                          [html]

                          logo.gif res_10.gif
                          Cabir ibni Abdullah Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz
                          Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

                          “Ümmetime
                          Ramazan ayında beş şey ihsan edildi. Bunlar daha önceki peygamberlerin ümmetine
                          verilmemişti.

                          Birincisi: Ramazan ayının ilk gecesi olunca Cenab-ı Hak
                          onlara rahmetiyle bakar. Allah kime rahmetiyle bakarsa, onu hiçbir zaman azaba
                          çarptırmaz.

                          İkincisi: Oruç tutanların ağızlarının kokusu Allah katında
                          misk kokusundan daha hoştur.

                          Üçüncüsü: Gece ve gündüz melekler oruç
                          tutanların bağışlanması için Allah´a yalvarırlar.

                          Dördüncüsü: Allah o gün
                          Cennetine emir verir ve şöyle buyurur: ‘Ey Cennet, kullarım için hazırlan,
                          süslen. Dünya sıkıntılarından kurtulup Benim huzuruma ve ikramıma gelip
                          istirahat etmeleri yaklaştı.´

                          Beşincisi: Ramazan´ın son gecesi gelince
                          de, Allah oruç tutan kullarının hepsini affeder.

                          Sahabilerden bir zat
                          sordu: “Ya Resulallah, bu gece Kadir Gecesi midir?”

                          Peygamber Sallallâhu
                          Aleyhi Vesellem “Hayır,” dedi, “bilmez misiniz, işçiler gün boyu çalışıp da
                          işlerini bitirdikleri zaman ücretlerini almıyorlar mı?” (et-Tergib ve´t-Terhib,
                          2:92)


                          Resulullah.org

                          [/html]

                          #711863
                          Anonim

                            Cennete girecek bir kısım insanlar vardır ki, onların kalpleri kuş kalbi gibi (rakîk ve güven içinde)dir

                            Müslim, Cennet 27. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, II, 331

                            #711877
                            Anonim

                              Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :

                              Üç sıfat vardır ki, bunlar kimde bulunursa, Allah o kimseyi himayesine alır ve onu Cennete koyar.
                              Bunlar: Zayıflara yumuşak davranmak, anne ve babaya sevgi ve hürmet, emri altındakilere iyilikle muamele etmekdir.

                              (Tirmizi, Kıyame 48)

                              #711979
                              Anonim

                                [html]

                                logo.gif res_10.gif
                                Ebu Said el-Hudri Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i
                                Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

                                “Sahur
                                yemeğinde bereket vardır. Bir yudum su bile içecek olsanız sahura kalkmayı ihmal
                                etmeyiniz. Çünkü sahura kalkana Allah rahmet eder, melekler de bağışlanmaları
                                için dua ederler.” (Müsned, 3:44)



                                Sahura kalkmak iki türlü
                                berekete vesiledir. Birisi, sahur yemeğini yiyen insanın gündüz oruç sıkıntısını
                                çok daha az çekmesi, oruca dayanıklı olmasıdır. Böylece Cenab-ı Hak onun
                                rızkına, yediklerine bereket, bolluk ihsan eder.

                                Diğeri de, seher vakti
                                uyanık kalmakla insan, ibadete, duaya ve zikretmeye fırsat bulur. Çünkü sahura
                                kalkamayacak olsa o bereketli saatleri uyku ile geçirecek, dolayısıyla manevî
                                hissesi az olacaktır.

                                Hadisteki teşvik bu iki noktanın sağlanması
                                açısından önem taşır.

                                Ayrıca Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi
                                Vesellem iftar yemeğini acele tutarken, sahur yemeğini geciktirirdi. İmsak
                                vaktinin girmesine yakın zamana kadar bekler, o zaman gelince yer içerdi. Çünkü,
                                yemek ne kadar geç yenirse o kadar geç acıkılır, oruca daha hazırlıklı
                                olunur.

                                Enes´in Radiyallâhu Anh rivayetine göre ise Resulullah Sallallâhu
                                Aleyhi Vesellem sahur yemeğini yememizi özel olarak tavsiye ederek şöyle
                                buyururlar:

                                “Sahur yemeği yiyin, zira sahur yemeğinde bereket vardır.”
                                (Buhari, Savm: 20, Müslim, Sıyâm: 45; Tirmizî, Savm: 17; Nesâi, Savm:
                                18.)

                                Oruç ibadeti Hz. Musa ve Hz. İsa´nın şeriatında da vardı. Çünkü oruç
                                semavi dinlerin ortak ibadetidir. Bakara Sûresinde:

                                “Ey iman edenler!
                                Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki,
                                takvaya erersiniz” buyurulur. (Bakara Sûresi, 183)

                                Âyette de açıkça
                                ifade edildiği gibi Yahudi ve Hıristiyanlar da ilk zamanlar oruç tutuyorlardı.
                                Fakat namaz ve zekat gibi diğer ibadetleri kendi elleriyle değiştirdikleri gibi,
                                orucun vaktini, tutulma şeklini de değiştirdiler. İlk zamanlarda tuttukları
                                oruçla bizim orucumuz arasında sadece bir fark vardı. O da sahur.

                                Amr
                                ibni Âs Radiyallâhu Anhın rivayet ettiği bir hadiste Resulullah Sallallâhu
                                Aleyhi Vesellem bu farkı şöyle bildirir:

                                “Bizim orucumuzla Ehl-i Kitabın
                                orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.”
                                (Müslim, Sıyâm: 46; Ebu Dâvud, Savm:
                                15; Tirmizî, Savm: 17; Nesâi, Savm: 27)

                                Resulullah.org

                                [/html]

                                #712028
                                Anonim

                                  Ümmetimden 70 bin kişi hiç sorguya ve suale çekilmeden cennete girerler.
                                  Onların özellikleri şunlardır:

                                  Üfürükçü aramazlar. (Falcı peşinde koşmazlar).

                                  Uğursuzluk nedir bilmezler ve (uğursuz obje) kabul etmezler.

                                  Yalnız Rablerine tevekkül ederler.-
                                  (Buhari, Müslim)

                                15 yazı görüntüleniyor - 61 ile 75 arası (toplam 1,967)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.