- Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
9 Mayıs 2010: 17:07 #770448
Anonim
Bir kimse gelip dedi ki:
– Yâ Resûlallah
büyük bir günâh işledim Tevbem kabûl olur mu
ne yapmam lâzımdır?
Peygamber efendimiz buyurdu:
– Annen var mı?
– Hayır yok
– Teyzen var mı?
– Evet var
– Öyle ise ona iyilik et! (Tirmizî)9 Mayıs 2010: 17:08 #770449Anonim
Allahü teâlâ
Hz Mûsâ’ya vahyetti ki:
(Ana-babasına itâ’at edip bana isyân edeni iyilerden yazarım Bana itâ’at edip ana-babasına isyân edeni ise kötülerden yazarım) [İGazâlî]
Bu konudaki hadîs-i şerîflerden birkaçı şöyle:
(Ana-babasını üzen ve sıla-i rahmi terk eden
Cennetin kokusunu duyamaz) [Taberânî]
(En üstün amel
vaktinde kılınan namaz ve ana-babaya iyiliktir) [Müslim]
(Ana-babasının rızâsını alan mü’mine Cennetten iki kapı açılır Onları üzene ise Cehennemden iki kapı açılır) [Beyhekî]
(İlim öğrenen talebe
kocasına itâ’at eden kadın
ana-babasına iyilik eden evlâd
Peygamberlerle beraber hesâbsız olarak Cennete girer) [İRâfi’î]
(Ana-babasına iyilik edenin ömrü uzun
rızkı bereketli olur) [İAhmed]
(En fazîletli amel
vaktinde kılınan namazdan sonra ana-babaya iyiliktir) [Müslim]
(Ana-babaya ihsân
bedbahtlığı saâdete çevirir
ömrü uzatır ve insanı kötü ölümden korur) [Ebû Nuaym]
(Ana-babanıza ihsân ederseniz
çocuklarınız da size ihsân eder) [Taberânî]
(Ömrünün uzun ve rızkının ziyâde olmasını istiyen
ana-babasına ihsânda bulunsun ve akrabasını yoklasın!) [İAhmed]
(Ebrâra “ebrâr” denmesi: Ana-baba ve cocuklarına iyilik etmelerindendir Ana-babanın senin üzerinde hakkı varsa
çocuklarının da senin üzerinde hakkı vardır) [Taberânî]
(Allah katında en fazîletli amel
vaktinde kılınan namaz
anaya-babaya ihsân ve Allah yolunda cihâddır) [Buhârî]
(İnsanlar içinde en büyük hak sahibi
erkeğin üzerine annesi
kadının üzerine de kocasıdır) [Hâkim]
(Sadaka veren kimse
neden müslüman olan ana-babasının ruhu için vermez? Halbuki böyle yaparsa
verdiği sadakanın sevâbı
onların rûhuna gideceği gibi
onlardan bir şey eksilmemek şartı ile
onların sevâbı gibi bir sevâb da kendisine yazılır) [Taberânî]
(Üç zümreye Cehennem ateşi dokunmaz: Bunlar
kocasına itâ’at eden kadın
ana-babasına iyilik eden evlâd ve insanlara merhamet eden kimsedir) [RNâsıhîn]
(Ana-babasını küstürmüş olduğu hâlde
sabahlıyan kimseye Cehennemden iki kapı açılır Bu halde akıllanmıyana da aynı şekilde Cehennemden iki kapı açılır Bunlardan bir tanesi hayatta olur da
onun rızâsını almaz ve onu küstürürse
kendisini Cehenneme götüren bir kapı açılır Ana-babası kendisine zulmetseler de
zulmetmeseler de
böyledir [Beyhekî]
Görüldüğü gibi ana-baba
zâlim de olsalar
kendisine zulmetseler de evlâd
onları küstürmemelidir
Ana-babanın veya hiç kimsenin günâh olan emirleri yapılmaz Ana-babanın yemeklerinde harâm karışmış olduğu şüpheli bile olsa
ana-baba bu yemekten yemesi için evlâdını zorlasa
evlâdın o yemekten yemesi lâzımdır Çünkü şüpheli şeylerden kaçınmak vera’
ana-babanın rızâsını almak ise vâcibdir
Yemen’den bir kişi gelip dedi ki:
– Yâ Resûlallah
cihâda gitmek istiyorum
– Yemen’de anan-baban var mı?
– Evet var yâ Resûlallah
– Cihâda gitmene izin verdiler mi?
– Hayır vermediler yâ Resûlallah
– Ana-babana git
izin iste! Müsâade ederlerse cihâda git! İzin vermezlerse
onlara hizmet et! Çünkü îmândan sonra
Allahü teâlânın rızâsına kavuşturucu amellerin en üstünü
ana-babaya iyilik ve ihsândır) (İAhmed)9 Mayıs 2010: 17:29 #770452Anonim
Yine cihâda gitmek için gelen bir kişiye Peygamber efendimiz buyurdu ki:
– Annen var mı?
– Evet var yâ Resûlallah
– Onun yanına git! Cennet onun ayakları altındadır (Taberânî)
Bir kişi hicret etmek için Peygamber efendimize dedi ki:
– Anne ve babamı ağlatarak geldim yâ Resûlallah
– Hemen git onları ağlattığın gibi güldür! (Ebû Davud)
Bir zât suâl etti ki:
– Yâ Resûlallah cihâda gitmek istiyorum
– Annen var mı?
– Evet var– Ona hizmet et, Cenneti, onu râzı etmekle kazanırsın! (Taberânî)
Cihâda gitmek için gelen başka birisine de,(Annenin yanından ayrılma! Cennet onun ayağı altındadır) buyuruldu (Nesâî)9 Mayıs 2010: 17:31 #770453Anonim
Mûsâ aleyhisselâm dedi ki:
– Yâ Rabbî
Cennetteki arkadaşım kimdir?
– Filân yerde bir kasap vardır Senin Cennetteki arkadaşın odur
Mûsâ aleyhisselâm
tarif edilen yere gitti Güneş batıncaya kadar orada kaldı Akşam olunca
kasap
bir parça et alıp
çantasına koydu Kasap akşam evine giderken
Mûsâ aleyhisselâm sordu:
– Ey genç
misâfir kabul eder misin?
– Evet memnuniyetle
Beraber gittiler Eve gelince
genç
bu etten güzel bir yemek pişirdi Sonra evin tavanına asılı duran bir zenbili indirdi İçinde çok yaşlı
zaif
güçsüz bir kadın vardı Onu zenbilden çıkardı Bir kaşık alıp doyuncaya kadar ağzına yemek koydu Sonra elbisesini değiştirdi Tekrar zenbile yerleştirdi Bu esnâda kadının dudakları kımıldadı Sonra kasap zenbili alıp tavana astı Bunları gören Mûsâ aleyhisselâm sordu:
– Bu kadın kim
ona ne yaptın?
– Bu benim annemdirok yaşlandıTakati kalmadı Oturacak halde de değildir Çarşıdan gelince
onu doyurup altını değiştirmeden kendim bir şey yemem
– O esnâda annenizin dudaklarının kımıldadığını gördüm Bir şey mi söylüyordu?
– Evet hergün “Yâ Rabbî
oğlumu Cennette Mûsâ aleyhisselâma arkadaş eyle” diye duâ eder”
– Gözün aydın olsun
Mûsâ Peygamber benim ve Cennetteki arkadaşım da sensin (Şir’a)12 Mayıs 2010: 08:53 #770565Anonim
hayra vesile olan, hayır yapan gibidir.
Hadis-i şerif15 Mayıs 2010: 21:23 #770775Anonim
Her canının istediğini yemen, israftandır.
Hadis (İbn-i Mace).
4 kimse vardır ki, öldükten sonra da sevapları devam eder: Allah rızası için kamuya hizmet ederken ölen kimse; Öğrettiği ilmin gereği yapılan bilgin; Verdiği para ile yapılan faydalı eser ayakta duran hayır sahibi; Ardında kendisine dua eden hayırlı bir evlat bırakan kimse…
Hadis (Müsned)17 Mayıs 2010: 15:19 #770845Anonim
Mümin, mümine şifadır. Onun için, hastanın en büyük ihtiyacı bir mümini görmektir. Mümin, mümin için rahmettir. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:(Mahşerde, herkes buram buram güneş altında yanarken, elli bin sene orada terlerken, yedi sınıf Müslüman arşın gölgesinde gölgelenecekler, onlar için azap korkusu yoktur. Bunlardan biri, müminin yüzüne Allah rızası için bakanlardır.)4 Haziran 2010: 11:06 #771338Anonim
Ne mutlu o kimseye ki, nefsini alçaltmadan tevazu gösterdi. Meskenete düşmeden nefsini küçülttü ve topladığı malından bir kısmını masiyet olmayan yere infak etti. Sonra ehli fıkıh ve hikmet ile düşüp kalktı. Miskin ve düşkünlere merhamet etti. Ne mutlu, nefsini küçültene ve kazancını helalinden temin edene, iç hali güzel, dışı da kerim olana ve insanlara da kötülük yapmayana. Ne mutlu o kimseye ki, ilmi ile amel etti, malının fazlasını infak etti ve sözünün fazlasını ise tuttu.
Ravi: Hz. Rakbin el Mısri (r.a.)23 Haziran 2010: 08:19 #772001Anonim
yanı başında komşusu aç iken doya doya yiyen kişi, gerçek mü’min değildir.
Hadis-i şerif24 Haziran 2010: 10:17 #685430Anonim
“Sabır Cennetin hazinelerinden bir hazinedir”
7 Ağustos 2010: 06:29 #774323Anonim
Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir.
(Müslim, 6, 60)7 Ağustos 2010: 20:05 #774379Anonim
İnsanların gelip geçtiği yollarda (caddelerde) oturmaktan sakının.Mutlaka oturacaksanız o zaman yolun hakkını verin.Yolun hakkı ise şunlardır: Harama bakmamak, Yoldan gelip geçen insanlara sıkıntı ve eziyet vermemek, ta’cizde bulunmamak, Verilen selamları almak, İyiliği teşvik etmek, Kötülükten de sakındırmak.
Hadis (Ebu Davud).7 Ağustos 2010: 20:06 #774380Anonim
Yemeklerinizi biraz soğutarak yeyin ki, sizin için bereketli kılınsın…
Hadis (İbn-i Adiyy).7 Ağustos 2010: 21:59 #774079Anonim
Cehennem ile kul arasındaki en büyük perde Namazdır
Namazdan sonra Sadakadır..8 Ağustos 2010: 20:22 #774048Anonim
Sana, arşın altından, cennet hazinelerinden bir söze delalet edeyim mi? Şöyle dersin: “La havle vela kuvvete İlla Billah” (Allah’tan başka ne men edecek ve ne de yapacak bir kuvvet vardır.) O zaman Allah buyurur ki: “Kulum teslim oldu ve selamet buldu.
(Ramuz el-Ehadis-1, s. 166/3)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.