• Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 91 ile 105 arası (toplam 1,967)
  • Yazar
    Yazılar
  • #712815
    Anonim

      Amr b. Şuayb´ın anlattığına göre bir adam Hz. Peygamber´e gelir ve:
      – Benim malım var. Babam ise, benim malıma muhtaç, deyince, Hz. Peygamber:
      – Sen ve malın baban içindir. Şüphe yok ki çocuklarınız kazancınızın en iyisidir. Çocuklarınızın kazancından yiyebilirsiniz, buyurur.
      (Ebu Davud, İbn-i Mace)


      Hz. Aişe´nin anlattığına göre, babasının üzerindeki borçtan dolayı onunla münakaşa eden (varlıklı) bir adam gelir, ona Hz. Peygamber şöyle der:
      – Sen ve malın baban içindir. (Babanın borcunu öde).
      (Ebu Davud, İbn-i Mace)

      #712842
      Anonim

        Bizi aldatan bizden değildir.

        Müslim, Îmân, 164.

        #713091
        Anonim

          Enes ibni Malik Radiyallâhu Anh anlatıyor:

          Cahiliye devrinde yılda iki gün vardı ki, halk o günlerde eğlenirdi. Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem Medine´ye gelince şöyle buyurdu:

          “Sizin de eğleneceğiniz iki gününüz var. Allah, Cahiliye devrindeki o günlerin yerine size daha hayırlısını verdi. Onlar Ramazan ve Kurban Bayramı günleridir.” (Nesâi, İydeyn: 1)
          _________________________________________________

          “Sevabını Allah’tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.”
          Îbni Mace, Siyam: 67.

          #713273
          Anonim
            [html]

            logo.gif res_10.gif
            Cafer bin Muhammed, dedesinden rivayet ediyor:

            “Bir
            kimse, bir mü´mini sevindirince, Allah verdiği bu sevinç sebebiyle, onun için
            bir melek yaratır.
            Kul, kabrine vardığında, o Sevinç Meleği gelir ve ölen
            kişiye:

            – Beni tanıyor musun? der. Ölen kişi:
            – Sen kimsin? diye
            sorar.
            Sevinç Meleği:
            – Ben filancaya verdiğin sevinc(ten yaratılan
            melek)im. Bugün senin yalnızlığında sana dost olacağım ve sorgu meleklerine
            vereceğin cevapta sana telkinde bulunacağım. Kıyamet günü göreceğin dereceleri
            sana seyrettireceğim. Senin için Rabbinin yanında şefaatçilik yapacağım. Sana
            cennetteki yerini göstereceğim.” der.
            (İbn-i
            Ebid-dünya/Sevap)


            Resulullah.org

            [/html]

            #713276
            Anonim

              ALAH RAZI OLSUN ABİ GERÇEKTEN MÜTHİŞ İLK DEFA DUYUYORUM TŞKLER

              #713314
              Anonim

                Şüphesiz ki sözde ve işde doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.

                Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 80; Tirmizi, Birr 46; İbni Mâce, Mukaddime 7; Duâ 5

                _________________________________________________

                Tarihci wrote:
                hımm ben de şimdi öğrendim ! acep bize de kabre gelen olur mu?

                inş olur

                #713398
                Anonim

                  Resulullah (sav) ölmek üzere olan bir gencin yanina girmisti. Hemen sordu: ‘Kendini nasil buluyorsun?’ ‘Ey Allah’in Resulü, Allah’tan ümidim var, ancak günahlarimdan korkuyorum’ diye cevap verdi. Resulullah (sav) da su açiklamayi yapti: ‘Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birlesti mi Allah o kulun ümid ettigi seyi mutlak verir ve korktugu seyden de onu emin kilar.’Tirmizi, Cenaiz 11

                  #713415
                  Anonim

                    “Bir gün Resulullah (sav) bize namaz kıldırdı. Sonra yüzünü cemaate çevirerek çok beliğ, çok manidar bir vaazda bulundu. Öyle ki dinleyenlerin gözleri yaşla, kalpleri de heyecanla doldu. Cemaatten biri: “Ey Allah`ın Resulü, sanki bu, bir veda konuşmasıdır, bize ne tavsiye ediyorsunuz?” dedi. “Size, buyurdu, Allah`a karşı takvada bulunmanızı, başınızda Habeşli bir köle olsa bile emirlerini dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Zira, sizden hayatta kalanlar benden sonra nice ihtilaflar görecek. Öyle ise size sünnetimi ve hidayet üzere olan Hülefa-i Raşidin`in sünnetini hatırlatırım, bunlara uyun ve dört elle sarılın. Sonradan çıkarılan şeylere karşı da son derece dikkatli ve uyanık olun. Zira (sünnette bulunana zıt olarak) her yeni çıkarılan şey bir bid`attır, her bid`at de dalalettir, sapıklıktır.” İrbaz İbnu Sariye

                    #713511
                    Anonim

                      Resulullah (sav) Selman`la Ebu`d-Derda (ra)`yı kardeşlemişti. Selman bir defasında Ebu`d-Derda`yı ziyaret etti. Evde, Ebu`d`Derda`nın hanımını düşük bir kıyafet içinde buldu. “Bu halin ne?” diye sordu, kadın: “Kardeşiniz, Ebu`d-Derda`nın dünya ile alakası kalmadı” diye açıkladı. Ebu`d-Derda geldi ve Selman (ra)`a yemek getirerek: “Buyur, ye!” dedi ve ilave etti: “Ben orucum!” Selman: “Hayır sen yemezsen ben de yemem” dedi. Beraber yediler. Akşam olunca Ebu`d-Derda (Selman`dan gece namazı için müsaade istediyse de, Selman: “Uyu” dedi. Beraber uyudular. Bir müddet sonra Ebu`d-Derda namaza kalkmak istedi. Selman tekrar: “Uyu!” dedi. Uyudular. Gecenin sonuna doğru Selman “Şimdi kalk!” dedi. Kalkıp beraber namaz kıldılar. Sonra Selman şu nasihatta bulundu: “Senin üzerinde Rabbinin hakkı var, nefsinin hakkı var, ehlinin de hakkı var. Her hak sahibine hakkını ver.” Ertesi gün Ebu`d Derda, durumu Hz. Peygamber (sav)`e anlattı. Resulullah (sav) “Selman doğru söylemiş” buyurdu.

                      (kütübisitte)

                      #713513
                      Anonim

                        İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da
                        sona erer, şu üç şey bundan müstesnadır: sadaka-i
                        cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden
                        hayırlı evlat.

                        Müslim vasiyet 14, tirmizi ahkam 36

                        #713540
                        Anonim

                          DIN KARDESINI GUNAHINDAN DOLAYI AYIPLAYAN KENDISIDE O GUNAHI ISLEMEDIKCE OLMEZ.

                          hadis_i serif Meali.

                          #714542
                          Anonim

                            (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.

                            Tirmizi, Birr, 36.

                            #714603
                            Anonim
                              Cabir Ibnu Abdillah el-Ensari (radiyallahu anh) anlatiyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Iki sey vardir gerekli kilicidir” Bir zat: -Ey Allah’in Rasulu! gerekli kilan bu iki seyden maksad nedir? diye sordu: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam):
                              “Kim Allah’a herhangi bir seyi ortak kilmis olarak olurse bu kimse atese girecektir. Kim de Allah’a hicbir seyi ortak kilmadan olurse o da cennete girecektir” cevabini verdi.

                              Muslim, Iman 151, (93)

                              #714607
                              Anonim

                                Kardeşinin derdine sevinip gülme, sonra Allah ona merhamet eder de, seni onun sahip olduğu dertle müptela kılar.
                                (Tirmizi, Kıyame 54)

                                #715543
                                Anonim

                                  Enes bin Malik´ten:

                                  “Dünyada iken çok rahat ve ferahlı bir hayat yaşamış olan Cehennemliklerden birisi, kıyâmet günü getirilir. Cehennem´e bir kere daldırılır. Sonra da:
                                  – Ey Âdemoğlu! Sen hayatında hiç iyi gün geçirdin mi? Hiç rahat bir hayat sürdün mü? diye sorulur. O şahıs, Cehennem´de gördüğü azablar karşısında dünyadaki rahatlıklarını unutarak:
                                  – Vallahi görmedim, ya Rabbi, cevabını verir.

                                  Dünyada çok fazla sıkıntı ve acılar çeken Cennetliklerden biri getirilir ve Cennet´e bir kere daldırılır. Sonra ona da:
                                  – Ey Âdemoğlu! Sen hayatında hiç sıkıntıya uğradın mı? Hiç acı ve ızdırap çektin mi? diye sorulur. O da, Cennet´in güzellikleri karşısında, dünyadaki bütün çektiklerini unutur:
                                  – Vallahi hiçbir acı ve sıkıntı görmedim, der.
                                  (Müslim/Sifatü´l-Münafıkîn 55)

                                15 yazı görüntüleniyor - 91 ile 105 arası (toplam 1,967)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.