• Bu konu 397 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 361 ile 375 arası (toplam 399)
  • Yazar
    Yazılar
  • #807333
    Anonim
      @pendüender 367643 wrote:

      Allah cc razı ve memnun olsun Denis kardeşim.evet bayram tatili ve yıllık izin birleşince böyle oldu..bugün geldim.

      Aminnnnn…. Ecmain..

      Hoşgeldin kardeşim; 🙂

      iyi olmana sevindik..

      Esselamü Aleyküm ve Rahmetullah..

      #807659
      Anonim
        ‎”Biz Allah’ın boyasıyla boyanmışız, Allah’tan daha güzel boyası olan kim ?

        Biz ona kulluk edenleriz.”

        Bakara 138

        #808688
        Anonim

          Hiç değilse derslerin hatırına gel..
          Hadi kardeşim, gelde bir ders yapalım.. 🙂

          #808690
          Anonim
            Burada yapalım olmaz mı ?
            #808693
            Anonim

              @ASHAB-I BEDR 372243 wrote:

              Burada yapalım olmaz mı ?

              Olmaz kardeşim!
              Bekliyorum ağaç oldum bak.. 🙂
              #808694
              Anonim
                Burada yapacaksak yapalım.Başka türlü yokum kardeşim kusura bakmayasın inşaAllah..
                #808695
                Anonim

                  @ASHAB-I BEDR 372247 wrote:

                  Burada yapacaksak yapalım.Başka türlü yokum kardeşim kusura bakmayasın inşaAllah..

                  Olur kardeşim burda yapalım..

                  #808696
                  Anonim

                    hayırdır?:confused:

                    #808698
                    Anonim
                      Bismihi Subhanehu Ve İn Min Şeyin İlla Yusebbihu Bi Hamdihi..

                      [NOT]İKİNCİ MEKTUP

                      b123.gif -1-

                      [O mezkûr ve malûm talebesinin hediyesine karşı cevaptan bir parçadır.]


                      SALİSEN: Bana bir hediye gönderdin; gayet ehemmiyetli bir kaidemi bozmak istersin. Ben demiyorum ki:

                      “Kardeşim ve biraderzadem olan Abdülmecid ve Abdurrahman’dan kabul etmediğim gibi senden de kabul etmem.” Çünkü sen onlardan daha ileri ve ruhuma daha yakın olduğundan, herkesin hediyesi reddedilse, seninki bir defaya mahsus olmak üzere reddedilmez. Fakat bu münasebetle o kaidemin sırrını söyleyeceğim. Şöyle ki:

                      [/NOT]


                      İkinci Mektupta bahsi geçen mezkur talebe Hulusi Yahyagil Ağabeydir.Bu mektup Hulusi Ağabeyin Ustada hediye vermesi üzerine yazılmıştır.

                      Ustad Hazretleri ise küçüklüğünden beri zekat dahi hediye kabul etmiyordu.Ve Bu hediyenin üzerine kardeşlerinden ve Hulusi Ağabeyi de kardeşi gibi gördüğünden hediyeleri kabul etmediğini girizgahta anlatıyor.

                      Hulusi Yahyagil Ağabeyi manen kendisine daha yakın gördüğünden bir defaya mahsus hediyesinin reddedilmesi gerektiğini çok güzel kendi dusturlarına uygun olarak açıklamaya başlıyor.

                      #808699
                      Anonim

                        [NOT]

                        Eski Said minnet almazdı. Minnetin altına girmektense ölümü tercih ederdi.

                        Çok zahmet ve meşakkat çektiği halde kaidesini bozmadı.

                        Eski Said’in, senin bu biçare kardeşine irsiyet kalan şu hasleti ise, tezehhüd ve sun’î bir istiğnâ değil, belki dört beş ciddî esbaba istinat eder.

                        [/NOT]

                        Eski Said yapılan iyiliklere karşı şükür ve sonradan başa kakmak gibi nedenleri izale etmek için hediye almazdı.

                        Burada dikkat etmemiz gereken husus Said Nursi’nin bu davranışının nedeni gururdan değil bilakis kendisine duyulan sevgi ve muhabbetin hediyeler ile bağlantı kurmasına engel olmak.Bunun yerine ölümü tercih edeceğini kati dille ifade etmiş.

                        Ustad Hazretleri bu hediyelerin kabulunde suni bir dindarlık ve af dilemek manasına gelmediğini kabul etmeyişinin ise ciddi manada birkaç sebebe dair inatlaşması ile süreceğinden duyduğu endişesi ile set çekmiştir.Bir nevi bu yolu kapatmıştır.

                        Çünkü taviz tavizi getirecekti.Ve tavizlerin ardından bulunduğu ve taşıdığı konum onun davasına zarar verecek düşüncesindeydi.

                        #808700
                        Anonim

                          @ASHAB-I BEDR 372252 wrote:

                          Burada dikkat etmemiz gereken husus Said Nursi’nin bu davranışının nedeni gururdan değil bilakis kendisine duyulan sevgi ve muhabbetin hediyeler ile bağlantı kurmasına engel olmak.

                          Bunun yerine ölümü tercih edeceğini kati dille ifade etmiş.

                          Ustad Hazretleri bu hediyelerin kabulunde suni bir dindarlık ve af dilemek manasına gelmediğini kabul etmeyişinin ise ciddi manada birkaç sebebe dair inatlaşması ile süreceğinden duyduğu endişesi ile set çekmiştir.Bir nevi bu yolu kapatmıştır.

                          Çünkü taviz tavizi getirecekti.Ve tavizlerin ardından bulunduğu ve taşıdığı konum onun davasına zarar verecek düşüncesindeydi.

                          Burayı, bu altını çizdiğim yeri buşekilde hiç düşünmemiştim..

                          Allah (c.c.) Razı olsun kardeşim..

                          #808701
                          Anonim

                            [NOT]

                            Birincisi: Ehl-i dalâlet, ehl-i ilmi, ilmi vasıta-i cer etmekle itham ediyorlar, “İlmi ve dini kendilerine medar-ı maişet yapıyorlar” deyip insafsızcasına onlara hücum ediyorlar. Bunları fiilen tekzip lâzımdır.

                            [/NOT]

                            Birincisi;İlmi bilgilerinin ehl-i dalalet yani Hak Yolundan ayrı olanlar tarafından

                            “ilmini kendine cezb etmek için kullanıyor”

                            suçlamalarla hücum ederek saldıracaklar ve hırpalayacaklardı.

                            Bunun için Ustad aynen fiili olarak cevabını verdiği gibi yaşıyor ve bu suçlamalara açık kapı bırakmıyor.

                            #808702
                            Anonim

                              [NOT]

                              İkincisi: Neşr-i hak için enbiyaya ittibâ etmekle mükellefiz. Kur’ân-ı Hakîmde, hakkı neşredenler b124.gif -2- diyerek insanlardan istiğnâ göstermişler. Sûre-i Yâsin’de b125.gif -l-cümlesi, meselemiz hakkında çok mânidardır.

                              2- “Benim mükâfâtımı vermek ancak Allah’a aittir.” Yunus Sûresi: 72; Hûd Sûresi: 29.
                              3- Doğru yolda olan ve sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere tâbi olun.” Yâsin Sûresi: 21.

                              [/NOT]

                              İkincisi;Hakk’ın ortaya çıkmasında enbiyaya tabi olmakla mükellefiz diyerek sorumluluğunun büyüklüğünü dile getiriyor.

                              Ustad Yunus Süresindeki ayete nazar ederek mükafatının ancak Allah tarafından verileceğini ve Yasin süresindeki ayet ile de doğru yolda olanlara dahil olmanın ücret talep etmediklerini yine Allah’a aitliğini ifade etmiş.

                              #808705
                              Anonim

                                [NOT]

                                Üçüncüsü: Birinci Sözde beyan edildiği gibi, Allah namına vermek, Allah namına almak lâzımdır.

                                Halbuki, ekseriya ya veren gafildir; kendi namına verir, zımnî bir minnet eder.

                                Ya alan gafildir; Mün’im-i Hakikîye ait şükrü, senâyı zâhirî esbaba verir, hata eder.

                                [/NOT]

                                Üçüncüsü; Birinci Söz Besmele bahsinde Allah ismiyle kainatta bütün kapıların açıldığını anlatır Ustad Hazretleri..

                                Bismillahirrahmanirrahim ile tüm kapılar aralanır ki; nazenin bir dal ile taşı parçalayıp yeşerir,filizlenmesi misalinde olduğu gibi..

                                Bu sebeple Allah namına vermek ve almak lazımdır diyerek küçük büyük bütün işlerin ardında Onun Kudret elini gördüğünden başında da O’na tam teslimiyet vardır.

                                Gelen hediye ile sevinen bizler gelene sükredip minnet duyacağımıza getiren el olarak görüp asıl Mülk Sahibini tefekkür ile şükrü eda etmemiz gerekir.

                                Bunun haricinde ya alan ya da veren el gafildir.Az da olsa minnet duyar.Hakiki Sahibine şükür edeceğine sebebe bağlanır yani esbaba ve hata ederek gafilliğinde zelil olur.

                                #808711
                                Anonim

                                  [NOT]

                                  Dördüncüsü: Tevekkül, kanaat ve iktisat öyle bir hazine ve bir servettir ki, hiçbir şeyle değişilmez. İnsanlardan ahz-ı mal edip o tükenmez hazine ve defineleri kapatmak istemem.

                                  Rezzâk-ı Zülcelâle yüz binler şükrediyorum ki, küçüklüğümden beri beni minnet ve zillet altına girmeye mecbur etmemiş.

                                  Onun keremine istinaden, bakiye-i ömrümü de o kaideyle geçirmesini rahmetinden niyaz ediyorum.

                                  [/NOT]

                                  Dördüncüsü; Vazifeyi yaptıktan sonra bütün işler Allah’a bırakılmalı yani O’nun Rızasına..Bu tevekküldür.Tevekkül ile kanaat ederek yaşayan bir zat olduğundan hayatı hep iktisat sınırlarına bağlı olarak kalmıştır.

                                  Bu şekilde iktisat ederek yaşamanın hiçbirşeye değişilmeyeceğini insanlardan alacağı hazine dahi olsa onun lezzetine eşdeğer olamayacağını belirtmiştir.

                                  Çünkü burda hem Rıza var yani tevekkül hem kanaat var yani sabırla sebatla idare ve bundan aldığı lezzet..

                                  Bu kaidelerin gerekçelerine dayanarak baki ömrüne sermaye oluşturuyor rahmetiyle de Allah’a niyazda bulunuyor.

                                15 yazı görüntüleniyor - 361 ile 375 arası (toplam 399)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.