• Bu konu 188 yanıt içerir, 27 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 136 ile 150 arası (toplam 190)
  • Yazar
    Yazılar
  • #790935
    Anonim

      Acaba sirf dÜnya İÇİn mİ yaratilmiŞsinkİ bÜtÜn vaktİnİ ona sarfedİyorsun…
      BedİÜzzaman saİd nursİ hazretlerİ……….

      #790956
      Anonim

        Rıza tohumunu kalbe ekip , şükür suyu ile sularsan;tattığın çoğu şeyin adı Mutluluk olur. . .

        #791024
        Anonim

          Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin….

          #791025
          Anonim

            Bediüzzaman’ın nâşı denize mi atıldı?
            08 Mayıs 2011 Pazar 05:50
            Usame bin Ladin’in cenazesi hem “İslamî usullere göre” kefenlenip namazı kılınmış, hem de “Amerikan usullerine göre” ayağına taş bağlanıp okyanusa atılmış!
            Doğrusu bu açıklama bana hiç inandırıcı gelmedi. Çünkü bildiğim kadarıyla bir cenazeyi ortadan kaybetmenin en etkin yolu, kimsenin şüphelenmeyeceği, mezarlık gibi herkesçe bilinen bir yere gizlice defnetmektir. Denize atmak, birilerine ‘gidip bulun’ diye hedef göstermekten başka bir anlama gelmez.
            Denize ceset atma tartışmasının, basınımızın kullanışlı kalemlerine, Said Nursi’nin tabutunun da denize atılmış olduğu iddialarını ısıtıp önümüze sürme fırsatını verdiği gözden kaçmadı. Bu bayat, geçersiz ve aynı şekilde mantıksız iddiayı, sorulardan bunalan darbeci komutanların işin içinden sıyrılmak için ballandırdıklarını tahmin etmek zor olmasa gerek. Zira hem birinci el tanıklar, hem de resmi belgeler bize Said Nursi’nin cenazesinin Isparta’ya defnedildiğini söylüyor. Nereye? diye soracak olanlar, yandaki fotoğrafa bir kere daha baksınlar lütfen.
            Bu iddiayı “Efendi-2” yazarı da dile getirmişti. Soner Yalçın, Bediüzzaman’ın cenazesinin Urfa’daki kabrinden 12 Temmuz günü çıkarıldığını ve Kıbrıs açıklarında denize atıldığını yazdı (s. 395). Oysa Prof. Cemil Koçak, ’27 Mayıs Bakanlar Kurulu Tutanakları’nı yayınladı. 11 Temmuz 1960 Pazartesi sabahı başlayan Bakanlar Kurulu toplantısında ilk sözü alan İçişleri Bakanı İhsan Kızıloğlu aynen şunu diyor:
            “Said-i Nursi’nin önce tayyare ile Diyarbakır’a ve oradan da Isparta’ya naaşının nakli muamelesi ikmal edilmiştir.”
            Bu resmi açıklama doğruysa 12 Temmuz tarihi yanlıştır, bir. Cenazenin denize atıldığı iddiası fasaryadır, iki. Kaldı ki, bizzat ihtilalin başı Org. Cemal Gürsel daha 20 Haziran’daki Bakanlar Kurulu toplantısında cenazenin Isparta’ya nakli fikrini ortaya atmış ama denize atma fikrini nedense hiçbir yerde dile getirmemiştir.
            Önüne sunulan ilk lokmayı kapan bir insanın, bırakın gizli örgütler hakkında müthiş ifşaatta bulunmasını, en basit tarihî olayları bile anlayamayacağını söylemek kehanet olmasa gerek. Birisi çıkıp “Biz tabutu denize attık”, diyor, seninkinin gazetesinde manşet oluyor. Gazeteci dediğin servis edilen haberi tahkik eder, değil mi? Ne gezer!
            Geçen hafta buna bir yenisi eklendi. Murat Bardakçı, Faruk Güventürk Paşa’nın kendisine Said Nursi’nin tabutunu denize “attığı”nı söylediğini yazdı. O zaman soralım biz de:
            Bir kere Güventürk’ün o uçakta işi ne? (Zira Diyarbakır-Urfa bölgesinin Sıkıyönetim Komutanı Tuğgeneral Cemal Tural’dı.) Hem Bakanlar Kurulu kararına rağmen cenazeyi denize atma yetkisi var mıdır? Vaktiyle Risale-i Nurlara savaş açmış bir şarlatanın şahitliği ne kadar geçerlidir? (Üstelik yalancılığı 1969’da basın huzurunda kanıtlanmış biridir.)

            İşte Bediüzzaman’ın Isparta’da defnedildiği kabir ve başında talebelerinden merhum Bekir Berk ve Mustafa Ezener Fatiha okuyorlar. (Necmeddin Şahiner, Belgelerle Bediüzzaman’ın Kabir Olayı, Timaş 1996, s. 122)
            Kaldı ki, Necmeddin Şahiner 1977’de Güventürk’ü ziyaret edip cenazenin taşınması meselesini açmış ama nedense Paşamızın gıkı çıkmamış (“Aydınlar Konuşuyor”, s. 163).
            Bana göre “Attım” demişse yalan söylemiştir. Neden mi? Bakanlar Kurulu Tutanağı’nda “Isparta’ya naaşının nakli” işleminin tamamlandığından söz ediliyor, bir.
            6 imzalı resmi “Zabıt Varakası”nda “mevtaya ait tabutun” Afyon’dan teslim alınarak Isparta’ya getirildiği ve Isparta Şehir Mezarlığı’nda hazırlanan kabre defnedildiği belirtilmektedir, iki.
            Cenazeyi Urfa’dan alıp Afyon’a indiren C-47 uçağının pilotu Kadir Özkartal’ın 17 Temmuz 2005 tarihli “Yeni Asya”da çıkan açıklamasında Afyon’a indiklerinde Isparta ve Afyon valilerinin hazır bulunduklarını, cenazenin bir ambulansa konulduğunu vs. anlatıyor, üç.
            Demek ki, cenazenin Isparta’ya naklinin Bakanlar Kurulu’nda kararlaştırıldığı, zabıt tutulduğu ve Afyon’a getirildiği kesin. Şimdi bundan sonrasını görelim.
            Halen Gaziantep’in bir köyünde yaşayan ve o sırada asker olan Ahmet Çam’ı telefonla aradım, tam da 2. pilotun bıraktığı yerden anlatmaya başladı: “Saat 3 gibi tabutu Afyon’dan teslim aldık. Toplam 5 arabayla Isparta’ya doğru yola çıktık. Karanlık bastı. Bir dağın yamacında durduk. Etraf eli silahlı subaylarla çevriliydi. Tabutu indirip portatif kürek ve kazmalarla defin işlemini yaptık.”
            Bir de bu sürecin tamamında hazır bulunan Bediüzzaman’ın kardeşi Abdülmecid Ünlükul’un kitaplara geçmiş olan tanıklığı var (halen sağ olan kızı Saadet Hanım da bu bilgileri N. Şahiner’e doğrulamıştır). En sağlam tanık olan Ünlükul, uçakla Afyon’a indikten sonra tabutu askerî bir kamyonete yerleştirdiklerini, dağlık bir bölgeye 7 saatte gittiklerini, karanlıkta askerlerin tabutu kabre koyup üzerini kapattıklarını söylemiş Abdülkadir Badıllı’ya (3 ciltlik Bediüzzaman biyografisine bakınız).
            Pilot astsubay Ahmet Kırlay, er Beşir Kılıç gibi daha bir çok görgü tanığı var ama biz bu kadarla yetinelim.
            Kardeşinin, gömen askerlerin, taşıyan pilotların, resmi zaptın, Devlet Başkanı ve İçişleri Bakanı’nın sözlerine inanmayacaksınız, ‘irabda mahalli olmayan’ bir darbeci eskisinin yalanını köşenize boca ederek ortalığı bulandıracaksınız. Herkese ‘belgesi nerede?’ diye soran birinin bu sorumsuz tavrını nasıl açıklamak gerekir?
            Tabii asıl maksadı anlıyoruz: Bu asparagas haberlerle kamuoyunu Said Nursi’nin cenazesinin kayıp olduğuna ikna edip mezarının günün birinde ortaya çıkacağına dair ümitleri söndürmek. Ne var ki, hakikatin günün birinde ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu olduğunu unutuyorlar.
            Bence ‘o gün’ yaklaşıyor. Tarihini bilemem ama görüştüğüm önemli zatlardan edindiğim intiba, Bediüzzaman hazretlerinin mezarının yakın bir gelecekte ortaya çıkacağı yönünde. Sin’in Şın’a girmesi gibi bir adım bekleniyor sizin anlayacağınız.
            Hem kayıp değil ki mezarı. Az da olsa yerini bilenler mevcut.
            Birinci mezarı Urfa’daydı, darbeciler kaldırıp Isparta’ya defnettiler. Burası bilinmeye başlanınca talebeleri tarafından 1967’de çıkartılıp Sav köyüne defnedildi. Oraya da gelip gidenler artınca bugünkü 4. mezarına nakledildi. İnsanın aklına geliyor: Acaba 5. mezarı olacak mı?
            Tıpkı Hz. Ali’nin 5 ayrı mezarı olması gibi onun da Anadolu’nun ak saçlı toprağında imanın kokusunu yayarak yattığını bilmek yetiyor fakire. Hem milyonlarca seveni kalplerini ona manevî kabir yapmışlar. Yetmez mi?
            Zaman

            #791163
            Anonim

              Su testİsİ su yolunda kirilir..yÜrÜmesİnİ bİlmeyen kÖpek sÜrÜye kurt getİrİr…..nerede gÖrÜlmÜŞ aslanlar dururken Çakallarin beylİk tasladiĞi…..heyt be harpten atasÖzlerİ …..

              #791164
              Anonim

                KÖr İstedİ bİr gÖz allah verdİ İkİ gÖz……….

                #791165
                Anonim

                  BugÜn Çok sİnİrlİyİm yahu sÜrek avindayim abİler ÖnÜme Çikmayin lem delerİm gravyer peynİrİ gİbİ…dİyorum …….

                  #791168
                  Anonim
                    #791174
                    Anonim

                      Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı,
                      Yok mudur sizin köyde, çeken fikir sancısı?

                      NFK

                      #791273
                      Anonim
                        bİr İŞİ murad etme
                        olduysa İnad etme
                        hak’tandir o, reddetme
                        mevla gÖrelİm neyler,
                        neylerse gÜzel eyler….
                        #791490
                        Anonim

                          Risale-i Nur Külliyatı’ndan… Risale-i Nur yalnız bu vatan ve millet için değil, âlem-i İslâm ve bütün beşeriyetin ihtiyacına cevap verecek
                          bir külliyat olarak telif edilmiştir.
                          Tamamı

                          Hutbe-i Şâmiye | Hutbe-i Şamiye’nin ikinci zeylinin ikinci kısmı

                          #791491
                          Anonim

                            Esma-ül Hüsna En-Nûr: Bütün kâinatı maddeten aydınlattığı gibi, kullarının hayat yollarını akıl nimetiyle, gönderdiği kitap ve peygamberlerle aydınlatan; mü’min kullarının kalplerini îman ile nurlandtran.

                            El-Hâdi: Her bir varlığı tam bir hikmetle yaratılış gayesine doğru ileten; dünyevî ve uhrevî her konuda bütün zarar ve menfaatleri gösterip doğru yola sevkeden; lâyık gördüğü kullarını hidâyete erdiren

                            Cevşen-ül Kebir’den… Allah’ım! Senden şu isimlerinin hakkı için istiyor ve yalvarıyorum:
                            Ey eşi ve benzeri olmayan Ferd,
                            Ey zât, sıfat ve fiillerinde çifti olmayan Vitr,
                            Ey her bir şeyde birliğini gösteren Ehad,
                            Ey hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu Samed,
                            Ey şan, şeref ve yüceliği en büyük olan Emced,
                            Ey izzet ve galibiyeti mukayeseye gelmeyen Eazz,
                            Ey sonsuz azamet ve celâl sahibi Ecell,
                            Ey bütün gerçeklerden daha gerçek ve ibâdete en çok lâyık olan Ehakk,
                            Ey herkesten fazla iyilik yapan Eberr,
                            Ey varlığının sonu olmayan Ebed,

                            Bütün kusurlardan uzaksın. Senden başka ilâh yok! Affet bizi. Bizi Cehennemden kurtar.

                            #791595
                            Anonim

                              Su testİsİ su yolunda kirilir bunu bİr kez daha keŞfettİm ve anladim…heyt beeeeeeeeeeene gÜzel bİr Şey……

                              #791607
                              Anonim

                                ÖkÜz olacak tosun İkİzler arasinda bellİ olur……

                                #791699
                                Anonim

                                  “Uzaklık deyip de dert ettiğin nedir ki SevgiLi, Biz Yaradanı görmeden sevmedik mi” ?

                                15 yazı görüntüleniyor - 136 ile 150 arası (toplam 190)
                                • ‘Mantar panoya ne yazardınız???’ konusu yeni yanıtlara kapalı.