- Bu konu 188 yanıt içerir, 27 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
16 Mayıs 2011: 15:04 #791704
Anonim
DÜnya sÜslÜ,bezeklİ bİr gelİn gİbİ herkesİn yÜzÜne gÜlmÜŞ, fakat
kİmseyle evlenmemİŞtİr. DÜnyanin bu keyfİyetİnİ anlayan zatlar ona
yÜz vermemİŞtİr.16 Mayıs 2011: 16:08 #791718Anonim
Tosunum burda ŞÖyle derler sahİbİnİ isiran kÖpeĞİn kafasini koparirlar yahu….erken Öten horozun kafasini koparirlar ….dİme yanİ…..
17 Mayıs 2011: 09:04 #789670Anonim
Evet sonuÇta herŞeyİn bİr vaktİ vardir…yanİ..keser dÖner sap dÖner gÜn gelİr hesap dÖner gÜnde gelİr devran da gelİr bİze dÖner dÖner sonra devran dÖndÜ derİz…….ÖzdÜr kara gÖzÜn namuztur her sÖzÜn senİn alnin yÜzÜn ak ak ak……. KahdoĞrul .tezelden ayrilma gÜzelden yardimcin ezelden hak hak hak haydİ anadolu yol kardeŞlİk yolu Şahlansin ne varsa edİrneden karsa haydİ anadolu kalk kalk kalk bİz beraberİz:..dÖnersen kendİne gÜn senİndİr yİne sİl gÖnÜl pasini sev dostun hasini gel gayri gÜl gayri olmasin ayri gayri…dostluk Çirasini yak yak yak…haydİ anadolu kalk kalk kalk kolbasti kolbasti…kolbasti yanİ…haydi anadolu kalk kalk kalk………
17 Mayıs 2011: 10:22 #791795Anonim
Rivayete göre Zülkarneyn (as) karşılaştığı meleklerden birine:
“Bana imanımı ve yakînimi artıracak bir ilim öğret” der. Melek:“Kızma! Çünkü şeytanın insan üzerinde en çok hakimiyet kurduğu an, insanın kızdığı andır. Öfkeni yutarak geri çevir. Onu sevgi ile dindir. Aman aceleci olma. Çünkü acele ettiğinde nasibini saptırırsın. Yakın uzak herkese karşı yumuşak ol, kolaylık göster. İnatçı bir zorba olma” der. (İhya-u Ulumi’id-Din)
17 Mayıs 2011: 10:38 #791798Anonim
Düşmanlarını daima affet. Onları daha fazla hiçbirşey kızdıramaz…
18 Mayıs 2011: 09:45 #791877Anonim
kordon celil ağır yavaş gelde tosunum batman sansınlar seni..demiş..süper hakikaten..
20 Mayıs 2011: 08:37 #792007Anonim
risale
20 Mayıs 2011: 19:28 #792061Anonim
By pİkeas Ölmek var dÖnmek yok tosunlarim heyt be sÜper……….
20 Mayıs 2011: 21:03 #792071Anonim
gönlümü rahmana teslim eyledim gayr-ı istemem!
22 Mayıs 2011: 14:24 #792175Anonim
Evet su testİlerİ su yolunda kirilmaya devam edİyor bende bunu İbret nazariyla seyredİyorum…………….
31 Mayıs 2011: 14:11 #792380Anonim
site forum açıldı ALLAHA ŞÜKÜR İNŞ. BİR DAHA BÖYLE ŞEYLER OLMAZ…….HEYT BEEEEEEE……….
31 Mayıs 2011: 14:28 #792384Anonim
Ağaçlar ve nebatlar, umumen yaprak ve çiçek ve meyvelerinin kelimeleriyle seni takdis ve tesbih ve tahmid ettikleri gibi, o kelimelerden herbirisi dahi ayrıca seni takdis eder. Hususan meyvelerin bedi’ bir surette, etleri çok muhtelif, san’atları çok acib, çekirdekleri çok harika olarak yapılarak o yemek tablalarını ağaçların ellerine verip ve nebatların başlarına koyarak zihayat misafirlerine göndermek cihetinde, lisan-ı hal olan tesbihatları, zuhurca lisan-ı kal derecesine çıkar. Bütün onlar senin mülkünde, senin kuvvet ve kudretinle, senin irade ve ihsanatınla, senin rahmet ve hikmetinle müsahhardırlar ve senin herbir emrine muti’dirler.
(Bediüzzaman Said Nursi – 3. Şua’dan)
Lügatler
Acib :hayret veren, şaşılacak şey, şaşırtıcı
Bedi’ :güzel, benzersiz
Cihet :yön, taraf
Emir :iş, husus, şey, hadise, madde, buyruk, talimat, kural
Harika :hayret uyandıran, hayranlık veren, imkânların üstünde olan
Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması ve yaratılması
Hususan :bilhassa, özellikle
İhsanat :iyilikler, lütuflar,bağışlar
İrade :istek, arzu, dilemek, tercih
Kelime :manası olan söz
Kudret : güç, kuvvet, iktidar
Kuvvet :güç, kabiliyet, kudret
Lisan-ı hal :hal dili, yaşayarak gösterilen hal
Lisan-ı kal
özlü ifade, sözlü anlatım
Muhtelif: çeşitli
Musahhar :hizmet eden, istenilen hale konmuş, idare edilen, boyun eğdirilmiş, emre verilmişMuti :itaatli, isyan etmeyen, emre uyan, itaatkâr
Mülk :mal, sahip olunan şey
Nebat :bitki
Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek
Sanat :ustalık, hüner, marifet
Suret : biçim, şekil
Şua :ışık, parıltı
Tabla :tezgâh, sunulan yer, sergi
Tahmid : Allah’ı övme ve Ona şükürlerini sunma
Takdis :kutsamak, büyük hürmet göstermek, mukaddes bilmek, Allah’ın her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce olduğunu ilân etmek
Tesbih :Allah’ı her şeyden yüce tutmak, Allah’ı şanına layık ifadelerle anmak
Tesbihat :tesbihler, Allah’ı anmalar, Allah’ı noksan sıfatlardan yüce tutan sözler
Umumen :tümü, tamamen, hepsi
Zîhayat : hayat sahibi, canlı
Zuhur :meydana çıkmak, görünmek31 Mayıs 2011: 14:41 #792392Anonim
Halık-ı Rahim, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıddır, nimete karşı hasaretli bir istihfaftır. İktisad ise, nimete karşı ticaretli bir ihtiramdır. Evet iktisad hem bir şükr-ü manevi, hem nimetlerdeki rahmet-i İlahiyeye karşı bir hürmet, hem kat’i bir surette sebeb-i bereket, hem bedene perhiz gibi bir medar-ı sıhhat, hem manevi dilencilik zilletinden kurtaracak bir sebeb-i izzet, hem nimet içindeki lezzeti hissetmesine ve zahiren lezzetsiz görünen nimetlerdeki lezzeti tatmasına kuvvetli bir sebebdir. İsraf ise, mezkur hikmetlere muhalif olduğundan, vahim neticeleri vardır.
(Bediüzzaman Said Nursi – 19. Lem’adan)
Lügatler
Beden :vücut
Hâlık-ı Rahim :merhametli yaratıcı(Allah)
Hasâret :zarar ve ziyan
Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması ve yaratılması
Hissetmek :duymak, derinden yaşamak
Hürmet :saygı, değer verme, haysiyet, şeref
İhtiram :saygı gösterme
İktisad :tutum, biriktirme, lüzumundan fazla veya noksan sarfetmemek
İsraf :lüzumsuz yere harcamak, boşa götürmek
İstihfaf :küçümsemek, küçük ve aşağı görmek, tahkir etmek
Kat’î :kesin, mutlak, tereddütsüz, şüphesiz
Kuvvet :güç, kabiliyet, kudret
Lem’a :parıltı, parlamak
Lezzet :tat
Manevî :manaya ait, ruhani
Medar-ı sıhhat :sağlıklı olmanın kaynağı
Mezkur :zikri geçen, önceden bahsedilmişMuhalif :zıt, birbirine uymayan, karşı duran, karşı
Mukabil: karşı, karşılık
Netice :sonuç, son, gaye, semere, hülâsa, özet
Nev’-i beşer :insan cinsi, insanlar
Nimet :iyilik, lütuf, ihsan, yiyecek içecek faydalı şeyler
Perhiz : Vücuda zararlı ve tıbben muzır; ve dinen, zevk veren şeylerden sakınmak, sakınmak, çekinmek
Rahmet-i ilâhiye :ilâhi rahmet ve merhamet
Sebeb-i bereket :bolluk ve bereket sebebi
Sebeb-i izzet :şeref ve üstünlük sebebi
Suret : biçim, şekil
Şükr-ü manevi :manevi şükür
Şükür :Allah’a teşekkür, Allah’a karşı minnet duymak
Ticaret :alım satım
Vahim :korku ve dehşet verici
Zahiren :görünüşe göre, göründüğü gibi
Zıd :aksi, muhalif, ters
Zillet :alçaklık, aşağılık31 Mayıs 2011: 14:44 #792395Anonim
“Ben Bir Zemin İstiyordum ki Efkârımı Onda Beyan Edeyim”
31 Mayıs 2011: 14:45 #792396Anonim
Nakl-i sahih-i kat’i ile (“İstanbul fethedilecektir. Onu fethedecek olan kumandan ne güzel kumandan ve onun ordusu ne güzel ordudur.” el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:422; Buharî, Târihü’s-Sağîr, no. 139; Müsned, 4:335; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 6:218.) deyip, İstanbul’un İslam eliyle fetholacağını ve Hazret-i Sultan Mehmed Fatih’in yüksek bir mertebe sahibi olduğunu haber vermiş. Haber verdiği gibi zuhur etmiş.
(Bediüzzaman Said Nursi – 19. Mektubdan)Lügatler
Nakl-i sahih-i kat’î : bir hadis-i şerifin Peygamber Efendimizden (a.s.m.) doğru ve sağlam kanallarla aktarılması
İslam :müslümanlar
Fetholmak :elde edilmek, zaptedilmek, ele geçirilmek
Hazret :hürmet edilecek büyük, önder
Sultan :reis, hükümdar, hâkimiyet sahibi
Mertebe :derece, kademe
Haber :yeni havadis, ağızdan ağıza nakledilen söz, bilgi,ilim ve malumat
Sahip :koruyan, elinde tutan, mâlik olan
Zuhur :meydana çıkmak, görünmek -
YazarYazılar
- ‘Mantar panoya ne yazardınız???’ konusu yeni yanıtlara kapalı.