• Bu konu 188 yanıt içerir, 27 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 121 ile 135 arası (toplam 190)
  • Yazar
    Yazılar
  • #790788
    Anonim

      Akp İktİdara yÜrÜyor heyt beee………..

      #790789
      Anonim

        taŞ devrİ taŞlar bİttİĞİ İÇİn deĞİl, kafalar deĞİŞtİĞİ İÇİn bİttİ…

        #790791
        Anonim

          Yürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir.

          #790792
          Anonim

            ASLANLAR OTAĞINI ÇAKALLARA SIRTLANLARA KURTLARA BIRAKMIYACAĞIZ İNŞ…NEREDE GÖRÜLMÜŞ ASLANLAR DURURKEN ÇAKALLARIN BEYLİK TASLADIĞI…DİME YANİ….ÖKÜZ OLAcak tosun ikizler arasında belli olurmuş..kör istedi bir göz Allah verdi iki göz…..

            #790796
            Anonim

              Oyun bitince, şah da piyon da aynı kutuya konur”
              İtalyan Atasözü

              #790797
              Anonim

                İran Atasözü: Şans, verimli çalışmaya bağlıdır. …

                #790798
                Anonim

                  Ben aĞlarsam kiyamet kopar….

                  #790814
                  Anonim

                    ALLAH yolunda ayakları tozlanan kişiye ebediyyen ateşin alevi dokunmaz.. Hadis-i Şerif

                    #790893
                    Anonim

                      DÖnersen kendİne gÜn senİndİr yİne ……….

                      #790897
                      Anonim

                        Vatan saĞolsun be abİ bİz bİr ÖlÜrÜz bİn doĞariz İnŞ….bayrak olduk kandan dİleĞİmİz yaradandan vatan saĞolsun…..gÖzÜmÜzÜ kirpmadan canimizi verebİlmelİyİz………..Şehİtlİk Çok bÜyÜk bİr makam..gelecekse gelsİn ÖlÜm…………yeterkİ vatanimizin kutsal topraklari saĞolsun……….selametle………..

                        #790902
                        Anonim
                          İnsan

                          Ey arkadaş! İnsan da başıboş, serseri, sahipsiz bir hayvan değildir. Ancak, onun da bütün harekât ve ef’âli yazılıyor, tesbit ediliyor. Ve a’mâlinin neticeleri hıfzediliyor ki, muhasebe-i kübrâda ona göre derece alsın. Hülâsa, her güz mevsiminde yapılan tahribat, gelecek bahar mevsimlerinde gelen yeni misafirler için yer tedarik etmek ve bir nevi terhis ve izinlerdir.

                          İşte bu derece ihatalı, ihtimamlı bir hıfz kanunu, elbette âlem-i âhirette yapılacak bir divan-ı muhasebata bakar. Şu muhafaza kanunu, bütün eşyada câri olduğu gibi, mahlûkatın en eşrefi olan insana da şâmildir. Çünkü, insan Cenab-ı Hakkın rububiyetine ait şuûnat ve ahvâline şahittir. Ve mahlûkatın cemaatleri içinde, Allah’ın birliğine dellâldır. Ve mevcudatın tesbihatına müşahit ve hilâfet-i kübrayla tekrim ve teşrif edilmiştir. İnsan bu keramete, bu şerefe nail olduğu halde, kendisini başıboş ve gayr-ı mes’ul zannetmesin. Onun da divan-ı muhasebatta pek karışık hesapları vardır. Ondan kurtulduktan sonra, müstehak olduğu yere gidecektir.

                          #790903
                          Anonim

                            İnsanin bu dÜnyaya gÖnderİlmesİnİn hİzmetİ ve gayesİ halİkİ kaİnati taniyip ona İman edİp İbadet etmektİr dİyor Üstadimiz bedİÜzzaman saİd nursİ yİne dİyorkİ İnsan İpİ boĞazina sarilip İstedİĞİ yerde otlamak İÇİn baŞiboŞ birakilmamiŞtir belkİ (arapÇa bİr sÖzcÜktÜr anlami burda katİyyetİ İfade ve İŞaret edİyor…..)bÜtÜn amellerİnİn suretlerİnİ alinip yazilir ve bÜtÜn fİİllerİnİn netİcelerİ muhasebe İÇİn zaptedİlİr…..

                            #790919
                            Anonim

                              Risale-i Nur Külliyatı’ndan… Kur’ân yıldızlarına perde çekilmez. Gözünü kapayan, yalnız kendi görmez; başkasına gece yapamaz. Tamamı

                              Mektubat | On Altıncı Mektup

                              #790931
                              Anonim

                                “Hak ve hakikat inhisar altına alınmaz. İman ve Kur’ân nasıl inhisar altına alınabilir?” Bu söz ne manaya gelmektedir?

                                Yazar: Sorularla Risale, 20-5-2009

                                Herkesin hak ve hakikat anlayışı farklıdır. Kimse, ‘ hak yalnız benim mesleğimdir, benim görüşümdür ‘ diyerek mesleğini başkasına dayatamaz. Dolayısıyla hiç bir devlet de hakkın ne olup olmadığını belirleyen bir otorite gibi davranamaz ve resmî görüşünü hak diye dayatamaz. Özellikle de devletin din işlerini birilerinin tekeline verip başkalarını o işten men etmesi bütünüyle anlamsızdır.

                                İman ve kur’an hizmetleri, ancak samimî ve sırf Allah için olursa makbuldür. Para karşılığı yapılacak bir resmî muamele değildir. Bu meslek peygamber mesleğidir. Bu konuda onlara riayet esastır. Kur’an’da peygamberlerin bu mesleği şöylece dile getirilmektedir:

                                Mükafatın Allah’tan beklenmesi gerektiğine dair “Benim mükâfâtımı vermek ancak Allah’a aittir.” (Yunus Sûresi, 10:72; Hûd Sûresi, 11:29; Sebe’ Sûresi, 34:47.)

                                Hak ve hakikat adına dayatmanın yapılamayacağına dair “Peygambere düşen, ancak tebliğ etmekten ibarettir.” (Nur Sûresi, 24:54).

                                “Peki ama din hizmeti veren mesela imam ve müftülere ücret verilmeyecek mi?” denirse, Üstad’ın şu sözleri ile mukabele edilebilir:

                                “İ’lem ey din âlimi! “Ücretim az, ilmime rağbet yok” diye mahzun olma. Çünkü mükâfât-ı dünyeviye ihtiyaca bakar, kıymet-i zâtiyeye bakmaz. Meziyet-i zâtiye ise mükâfat-ı uhreviyeye nâzırdır. Öyleyse, zâtî olan meziyetini mükâfât-ı uhreviyeye sakla, birkaç kuruşluk dünya metâına satma.” (1)

                                Yani imam ve müftü gibi din görevlilerinin aldığı ücret, hayatlarının devamı için lazım olan ihtiyaçlarının giderilmesine yöneliktir. Yoksa yaptığı işin karşılığı değildir. Uhrevî işlerin karşılığı ahirette verilecektir. Yoksa söz konusu görevler o karşılık için yapılıyorsa o iş ibadet olmaktan çıkar. Üstad bunun için şöyle bir ihlas prensibi vazeder.

                                “…hizmet-i diniyenin mukabilinde gelen menfaat-i maddiyeyi istemeden ve kalben talep etmeden, sırf bir ihsan-ı İlâhî bilerek, nâstan minnet almayarak ve hizmet-i diniyenin mukabilinde de almamaktır. Çünkü, hizmet-i diniyenin mukabilinde dünyada birşey istenilmemeli ki, ihlâs kaçmasın. Çendan hakları var ki, ümmet onların maişetlerini temin etsin. Hem zekâta da müstehaktırlar. Fakat bu istenilmez, belki verilir. Verildiği vakit de “Hizmetimin ücretidir” denilmez.” (2)

                                (1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Hubab.

                                (2) bk. Lem’alar, Yirminci Lem’a Haşiye.

                                #790932
                                Anonim

                                  Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.HAŞİYE Dipnotlar – Arapça İbareler – Haşiyeler :

                                  1 : “Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez.” Bakara Sûresi, 2:286.
                                  HAŞİYE : Bu madem’ler içindir ki, şahsıma karşı olan zulümlere, sıkıntılara aldırmıyorum ve ehemmiyet vermiyorum. “Meraka değmiyor” diyorum ve dünyaya karışmıyorum.

                                15 yazı görüntüleniyor - 121 ile 135 arası (toplam 190)
                                • ‘Mantar panoya ne yazardınız???’ konusu yeni yanıtlara kapalı.