• Bu konu 40 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 42)
  • Yazar
    Yazılar
  • #645963
    Anonim

      Bizim burda bir bayan var dışarda kapkara çarşafı giyer ki;bu asla tenkide medar bir davranış değil takdir ediyoruz.Ama kadın içerde makyajlı ve sanki kokteylle gidecek gibi şaşaalı kıyafetler giyinen en önemliside sanki külçe altın zinet mahalli olan her azasında o azasını kullanamayacak duruma getirmiş derecede altın var ve gerçekten bu bayan ev hanımı olmasına rağmen ev işi yapmıyor başkasını bunun işlerini yapıyor süslülüğünden dolayımı deseniz vallahi bilmiyorum.Evet soruya gelince hani helal dairesine kadınlarda giriyorya bu bayanın bu Süsü ile bir sürü bayanın bulundnğu bir ortama girdiğini düşünün ve bunlara sahip olmayan bayanlarını düşünün bir eziklik hissetmezlermi?Onların gıbta damarını tahrik etmez mi?Bu giyim kuşamıyla karşısındaki sade giyinen bayanı hal dili ile giyiminden dolayı tenkid etmezmi?(hani ne biçim giyinmiş gibisinden)?veya teşvik olmuyormu maddi durumu iyi olmayan bir erkeğe eşi böyle isteklerde bulunsa yada diretirse böyle bir soruna sebeb olmazmı?birde hergün kıyafet almak yada öyle şaşaalı kıyafetlerin fiyatı yüksek olduğundan müsriflik olmazmı?birde peygamber efendimiz yamalı ama temiz giydiği için Onun yaşantısını model almak yerine Onun bu noktadaki davranışıyla bizim davranişimiz arasında büyük bir zıtlık olmazmı?asır değişti ama müslümanlar için değişmemeli

      #714592
      Anonim

        Benim sorum o değil ki istiğna kardeş okumadan mı cevap yazıyorsun?

        #714593
        Anonim

          maşallah bir konu icinde beş altı soru birden sormuşun,evet helal daires-i keyfe kafidir,fakat eşinin ve evin hizmetinide ihma etmemesi ailenin saadeti acısındanda önemli rol taşır.fetva ayrıdır,takva ayrıdır,evin icinde fetvaya göre hareket edip süslenilebilir esine karsı,fakat eşininde rızası varsa evinde dahi tesettüre riayet etmesi daha takva ve güzel bir davranış olur.Dışarıda giyinmeye gelince üstad der ki;
          ”Maddiyunluk bir taundur telkin ve tenkitle yayılır” fazla söze ne hacet…

          #714594
          Anonim
            Katregül wrote:
            Benim sorum o değil ki istiğna kardeş okumadan mı cevap yazıyorsun?

            pardon ya yanlıs yere yazmısım. bu arada okuyorum tabı.

            #714595
            Anonim

              ”Maddiy unluk bir taundu r telkin ve tenkit le yayılır”
              bu sözün ne manaya geldiğini bilmiyorsan belirt onuda acıklıyayım,gerci sen bilirsin muhtemelen:)

              #714602
              Anonim
                Şualar wrote:
                ”Maddiy unluk bir taundu r telkin ve tenkit le yayılır”
                bu sözün ne manaya geldiğini bilmiyorsan belirt onuda acıklıyayım,gerci sen bilirsin muhtemelen.

                Fetva ayrıdır,takva ayrıdır,evin icinde fetvaya göre hareket edip süslenilebilir esine karsı,fakat eşininde rızası varsa evinde dahi tesettüre riayet etmesi daha takva ve güzel bir davranış olur

                Şualar takva günahlardan içtinap değilmi?eşine karşı açık saçık giymesi günah olmadığına göre nasıl tesettüre riayet etse daha takva güzel bir davranış olur?takvanın başka bir anlamı varmı?

                #714606
                Anonim

                  Takva , korkma, sakınma, Allah korkusuyla günahlardan korunmak demektir. Muttaki, takva üzere yaşayan mü’min demek olur.

                  Takvada ilk akla gelen, haramları terktir. Bunu, mekruhlardan sakınma takip eder. Mekruh, çirkin bulunan, hoş karşılanmayan fiil, söz ve hâllere denir. Bunların terk edilmeleri de takvadandır. Daha sonra şüpheliler karşımıza çıkar. Bunların da mekruhlar gibi haramla bir başka komşulukları vardır. Hakkında kesin bir hüküm olmayan işlerde, takvaya uygun olanı, haram olma ihtimalini gözeterek o fiilleri terk etmektir. Sonra mübah ve helâl olanlar gelir. Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da takvadandır.

                  Allah Resûlü (asm.) “Helâl belli, haram da bellidir. Fakat bu ikisinin arasında şüpheli şeyler vardır.” diye başlayan bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur:“Nasıl bir çoban, koruluğun kenarında koyun otlattığında, koyunlarının her an koruluğa girme ihtimali varsa, şüpheli şeylerden korunmayanın da harama düşme ihtimali öylece vardır.”

                  Şüpheli, haramın en yakın komşusudur. O araziye girenin bir süre sonra haram sahasına düşmesi kuvvetle muhtemeldir. Şüpheliden sakınanlarla haram arasına bir tampon bölge girmiş oluyor.

                  Kur’an-ı Kerimden bir takva dersi:

                  “…Yakıtı insanlar ve taşlar olan ve kâfirler için hazırlanan o dehşetli ateşten sakının.” (Bakara Sûresi,14) Tefsir alimlerimiz, bu âyet-i kerimede sözü edilen taşların, putlar olduğunu söylerler. Bu âyet-i kerimede yakıtı taşlar olan bir cehennemin dehşeti yanında, mümini ürperten bir başka tehdit daha vardır. O da putlarla beraber yanma, aynı mekânda birlikte bulunma, onların tâbi olduğu muameleye maruz kalma zilletidir.

                  Takva ve salih amel, ruh ve kalbin terakkisinde iki esastırlar. Salih amel ile manevi kârlar elde edilir. Takva ile de bu kâr korunur ve zararlardan uzak kalınır. Zarar yollarını kapamayan bir insan, kazandığından çok daha fazlasını kaybedebilir ve bu yolun sonu iflasa çıkar.

                  İflasla ilgili şu hadis-i şerif çok ürkütücü ve korkutucudur:

                  “Ümmetimden müflis o kişidir ki; kıyamet günü namaz, oruç ve zekât gibi ameller ile gelir. Buna karşılık ona buna sövmüş, iftira etmiş, kiminin malını yemiş, kiminin kanını dökmüş ve kimini de dövmüştür. Ahirette bu iyilikleri hak sahiplerine dağıtılır. İyilikleri yetmeyip bittiği zaman da hak sahiplerinin günahlarından bir kısmı alınıp kendisine yüklenir ve cehenneme atılır.”

                  Takvanın üç mertebesi vardır:

                  1- Şirkten takva: İman ederek şirkten korunmak. Kişi böylece ebedî cehennemde kalmaktan korunmuş olur.

                  2- Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak. Takvanın en yaygın mânâsı budur.
                  3-Masivadan takva: Kalbini, Hak’tan alıkoyan her şeyden uzak tutmak.

                  #714608
                  Anonim

                    Molla Resul ve Molla Hamid Ekinci abi anlatıyor.
                    Bir gün bir kabir yanından geçerken Seyda durdu. Dikkatle bakıyordu. Nihayet bakması bitti ve yürümeye devam ettik.
                    Biz sorduk Seyda niye baktın? Söylemedi. Çok ısrar ettik. Sonunda anlattı.
                    Dedi ki :
                    Bu kabirde ehli iman bir hanım var. Ziyneti süsü çok severmiş. Bir gün inci kolyesi ile oynarken ipi koparmış. İnciler yere saçılmış.
                    Eğilip incileri yerden toplayacakken eceli gelmiş.
                    Baktım hala toplamaya çalışıyor. Kıyamete kadar da toplayamayacak.

                    aklıma bunu getirdi. 🙂
                    Takvayı kendimize fetvayı ruhsatı başkasına. Gayrdan azami fedakarlık bekleyemeyiz. Hatta onları eleştirme vazifesi bile bize verilememiştir.

                    Mümin kardeşinin kusurunu görmen yarın sana ahirette kusur olarak yeter. Hadisi ile amel etmeye çalışmak daha uygun olur.

                    #714609
                    Anonim
                      Sungurlu wrote:
                      Molla Resul ve Molla Hamid Ekinci abi anlatıyor.
                      Bir gün bir kabir yanından geçerken Seyda durdu. Dikkatle bakıyordu. Nihayet bakması bitti ve yürümeye devam ettik.
                      Biz sorduk Seyda niye baktın? Söylemedi. Çok ısrar ettik. Sonunda anlattı.
                      Dedi ki :
                      Bu kabirde ehli iman bir hanım var. Ziyneti süsü çok severmiş. Bir gün inci kolyesi ile oynarken ipi koparmış. İnciler yere saçılmış.
                      Eğilip incileri yerden toplayacakken eceli gelmiş.
                      Baktım hala toplamaya çalışıyor. Kıyamete kadar da toplayamayacak.

                      aklıma bunu getirdi. 🙂
                      Takvayı kendimize fetvayı ruhsatı başkasına. Gayrdan azami fedakarlık bekleyemeyiz. Hatta onları eleştirme vazifesi bile bize verilememiştir.

                      Mümin kardeşinin kusurunu görmen yarın sana ahirette kusur olarak yeter. Hadisi ile amel etmeye çalışmak daha uygun olur.

                      Desenize taife-i nisa yandı ^o)

                      #714610
                      Anonim

                        müjdeler de var. ama
                        “Erkeklerin çoğu kemal noktasını geçti. Kadınlardan ise Meryem b.İmran”
                        ilginçtir. Kadından beklenilen daha kolaydır. Tesettür – Namaz – Oruç
                        Hayatı içtimaiyyeye erkek kadar girmediğinden dolayı imtihanı daha kolay gibidir. Ama nedense Cehennemi dolduranların çoğunun taifeyi nisa olduğu bildirilir.
                        Bunu düşünen ve bulmaya çalışan hiç oldumu?

                        #714615
                        Anonim
                          Sungurlu wrote:
                          müjdeler de var. ama
                          “Erkeklerin çoğu kemal noktasını geçti. Kadınlardan ise Meryem b.İmran”
                          ilginçtir. Kadından beklenilen daha kolaydır. Tesettür – Namaz – Oruç
                          Hayatı içtimaiyyeye erkek kadar girmediğinden dolayı imtihanı daha kolay gibidir. Ama nedense Cehennemi dolduranların çoğunun taifeyi nisa olduğu bildirilir.
                          Bunu düşünen ve bulmaya çalışan hiç oldumu?

                          Sormayın abi bende anlamış değilim,erkekler herşeyde ön planda,Bu gün rasulullah bile gelse onlar kadar rahat muhatap olamıycaz 🙁
                          En cok cileyi ceken yine kadındır,ama ne hikmetse cehennemi yinne onlar dolduracak :'(
                          İmtihana gelince abi ayet gelince ”YA EYYUHEN NAS” diyor 😉

                          #714619
                          Anonim

                            Erkeklerin çoğu kemal noktasını geçti.

                            bunu bende hıc anlamam.sankı erkekler dınımızde bıraz Allahın izniyle onden mı yuruyolar.sankı onlara bıraz ayrıcalık var gıbı ???

                            #714620
                            Anonim

                              🙂 bakın konu dağılmasın. Ben neden acaba bu genel itibariyle böyle diye soruyorum. Siz şekvaya başlıyorsunuz.
                              Ne olabilir acaba bu sebepler?

                              #714622
                              Anonim
                                Sungurlu wrote:
                                🙂 bakın konu dağılmasın. Ben neden acaba bu genel itibariyle böyle diye soruyorum. Siz şekvaya başlıyorsunuz.
                                Ne olabilir acaba bu sebepler?

                                bilsek zaten biz yazardık.size zahmet ama yazsanız abi…

                                #714629
                                Anonim

                                  siz önce biraz araştırın sonra hep birlikte el kaldırıp Rahmeti İlahiyeden istimdad ederiz.
                                  Konu insan olunca tam ve net ifadeler ancak Vahiy ve vahyin semerelerinden gelebilir. Bizler bir hakikatın ancak bir ucunu görmeye çalışabiliriz.
                                  bknz. Mektubat. Kuran’ın elmaslarını çıkarmaya çalışan dalgıçlar bahsi. 28.Mektub muydu?

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 42)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.