- Bu konu 502 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
30 Ekim 2011: 11:44 #799202
Anonim
30 Ekim 2011: 11:46 #799203Anonim
Ben bir balığım aşk ise daldığım bir derya..
Aşk’ tan gözlerim yaşlı olsada o derya göz yaşımı nerden bilir?..
Başımı o denizden çıkarayım desem!..Balığım ya ; Nefesim kesilir…!!Aşık ol” dedi şeytan.
“Aşk acıtır” dedim.
“Aşk hayattır” diye fısıldadı kulağıma.
“Aşk öldürür” dedim.
“Aşk gerçektir” diye haykırdı.
“Aşk yalanın ta kendisidir”diye yanıtladım.
“Aşk mutluluktur mutlu olmaktır”dedi bu kez.
Ve ben şeytana uydum…
1 Kasım 2011: 09:37 #799268Anonim
[TABLE=”class: windowbg2″]
[TR]
[TD=”width: 85%”][HR][/HR]
“Yan!” diyorum içime! Sadece sen yan!Ve “Dayan!” diyorum gönlüme!..
“Herkes mutlu olsun! Sen dayan!..
Duyuyor musun abdest alırken dökülen günahların çığlıklarını?
Ey gönül, gidenden ümidini kes!
Kaçan bir hayale benziyor herkes,
Sanki kulağıma gaipten bir ses
Buluşmalar kaldı mahşere diyor.Necip Fazıl Kısakürek
o duadaki yırtığı belki İdris Nebi dikmiştirkim bilir
belki sırf bu yüzden
iffetin özüne ince ve sonsuz bir Meryem teyellenmiştir
O, sevgilisinin rengine boyanmıştır, artık solmaz ‘“aşıktır,
artık ölmez…”[Necip Fazıl Kısakürek]
Fırtınanın gücü ne olursa olsun,eğer Allah’ın safındaysan,
seni bekleyen
birgökkuşağı
mutlaka vardır..
Bu aşkı ben bilmez idim, bu bir aceb sevdayımış
Bir zerresi- ay-u güneş, bir katresi deryayımış
Bu varlık imiş varlık kamu, iyi yavuz uçmak tamu
Geri kalanı ey amû, bir kuruca da’vayımış,
(Yunus Emre)
Havadaki Kuslarin bestesinden ögren,
Ormanin ürpermesinden, çiçeklerin kokusundan;
Allâh’in tabiat’a verdigi lisanlar,
Seni neşelendirsinler ve yükseltsinler,
Ey insân kalbi ! her sey’den ögrenebilirsin :
gündüz, çiçeklerden ve gece, yildizlardan…
Aşk dedim düştüm yoluna…Düştüm yalınayak aşkın yoluna..
Bir garip seyyahım şimdi alemde,
Fikrim sensin,maksudum sen,her dem zikrimde.
Bir “hû”sesi yükseldi göğe,bir “hû” sesi aşkın dilinden,
Bırakma beni ya hû aşksız bırakma!
Aşk diye diye geldim kapına…
AŞK ;Ona Ulaşmak Çile ister…
Aklı bırakıp, Gönül ister !!
Meyhanede, AŞK Şarabı dilenmek ister
Cansın sen....Cânansın..
..Kalbteki ışık, yüzün nûrusun..
..Hâkîkatın izâhı ve dâhi yazılı fermânısın..
..Gönlümün sultânının sevgisisin..
..Liyâkat gayreti gösterilen lafz-ın temsilisin..
..Beşere verilen gizli hâzinesin..
..Hakkıyla taşıyana Cennet-ül Firdevssin..
..Bilemedim ki sen nesin..
..Tâbirimce:
..Aşksın sen, aşk..!
Gençliğine doyamadan gitti derler…
Doymak mümkün mü ki doyup da gitsin…
Doymak burada değil…Burası acıkmanın yeri..
N.F.K./
aşk davaya benzer
cefa çekmek de şahide..
şahidin olmadan kazanamazsın ki.mevlana
Sözden ağırı yoktur.Beden çok yükü taşır da
gönül her sözü taşıyamaz…
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”class: smalltext, width: 85%”][TABLE]
[TR]
[TD=”class: smalltext, width: 100%, colspan: 2″][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”class: smalltext”][/TD]
[TD=”class: smalltext”]
Logged [/TD]
[/TR]
[/TABLE]
[HR][/HR]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]1 Kasım 2011: 09:39 #799269Anonim
Kıpırdarsam döküleceğim..Kalırsamda esaretim…
..İki arada bir derede yüreğim..
…
“Temiz et gönül evini/ Yar gelicek kondurmaya”
aşka yanmalı can dediğin..
Ya canan olmalı; ya da canını almalı
yar diyemezsin ki herkese; içindeki yaran olmalı…
Herkesin de bir yüreği vardır amma yürek dediğinbir (b)aşka yanmalı..!
[IMG]http://img.blogcu.com/uploads/guLaLe_1.JPG[/IMG]
Sevdası yüksek olanın başı dumanlı olurzahmetle yoğrulan yürek bil ki imanlı olur.
Eger gözün yaşlıysa ve birazda mahsunsan
yolun sonu rızaya ermek!
Eğer Allah (c.c.) katındaki değerini merak ediyorsan;
O’na kalbinde ayırdığın yere bak!.
Beklemek sabretmektir” dedi ustam.“Kalbim üstüne” dedim.
Büküldü boynum…
“Başı sonu eksik bir kelimeyim…
Bozduysam anlamını cümlenin beni soldan başlayarak silebilirsin!”
hemen yıkılmaktansa, çökmektense dizlerim üstüne…
beklerim kırılana kadar bedenimm…1 Kasım 2011: 09:41 #799270Anonim
Kapattık bazı kapıları dostlar…kör bir kilit vurduk üzerlerine..
Şimdi açılırlar mı yeniden, en tılsımlı sözleri söylesek?..
Yahut yeni kapılar açsak, kaybettiklerimizin peşine düşsek..
Kör kilitli kapıları açmak gerek dostlar..
Biraz cesaret gerek belki..
Gerçeklerle yüzleşmeye cesaret, gerçekleri kabullenmeye cesaret..
Ve gayret, ve gayret…
»Tek çiçekle bahar olmaz diyenlere inat!…Her yürek için açan özel bir çiçek olduğunu ve fazlasının gerekmediğini ispatlamak için baharı bekliyorum.«
Deki ;namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi olan Allah içindir.(E’nam 162)İNŞAllah…
HAZRET-İ LOKMAN’IN OĞLUNA ÖĞÜTLERİHorozdan geri kalma
Ey oğul!
Horozdan daha geri kalma. Çünkü sen uykunun derinliklerinde iken, o dünyayı sese vererek insanları uykudan uyandırmaya çalışır
Göz nereye bakar, gönül oraya akarGönül nereye akar, ayak oraya koşar !
Bir gönülde iki sevda, iki Leyla olmaz!Kimi Mecnun kimi Leyla olmaz …
Bir gönülde bir sevda, bir Leyla olur…
O’da Mevla…
Her gecenin bir gündüzü olduğuna inananlardan mısın?Yoksa gündüzü de gece yapanlardan mı?
Karar ver…
Çeken mi galip?
Yoksa çekilen mi…?
Araç değilse aradaki ip…
Kopardıktan sonra kıymeti ne?
„Kendine inan!“ diyor.„Ben Allah’a inanıyorum“ diyorum…
S u s u y o r !
Yazık ki akşam oldu biz yine yalnız kaldıkBir kıyısı görünmez denize daldık
Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede
Allah’ın denizinde Allah’tan uzak kaldık…
Mevlana
[IMG]http://farm1.static.flickr.com/189/520671448_05986bf556.jpg?v=0[/IMG]
Sultan Mahmut bir gün tüm vezirlerini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. sultan mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
” bu da geçer ya hu”
yazıyormuş….
1 Kasım 2011: 09:42 #799271Anonim
Allah’ın hizmetine dört elle sarılki
dünya boyun egerek
ahirette aşık olarak sana gelsin.
Niceleri geldi , neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler:
Sen hiç gitmeyecek gibisin , değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler
Her sey bir, dalga ve boncuk,
Deniz ve taş,
Bu dünyada olmayan bir sey,
Senin dışında degildir.
Kendinde güzel ara,
ne olmak istedigini çünkü sen her seysin
Hikâyenin tamamıyla uyukluyor
her biri içimizden
Ey gönül! Lâle gibi ol ki, hâlinden sadece”Yâr”haberdâr olsun.
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem.
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım.
Hz. Lokman:
“Ey oğul!Dünya derin bir denizdir, pek çok insan onda boğuldu.
-Gemin takva
-Yükün iman,
-Halin tevekkül olsun.Umulur ki kurtulursun…!
nefis rezil olmadıkça Allah katında vezir olamazsın…
Büyük İskender ahlâkının kötülüğü ile meşhur
ancak adının çok güzel manası olan
bir adamı huzuruna çağırarak şöyle demiş:
“Ya adını değiştir ya ahlâkını”
Akıttığın gözyaşları Allah içinse ne gam; Müşterisi O’dur!..
Allah’a öyle aşık ol ki sana da “Deli” desinler!Sevgili uğruna mal vermekten..
Sevgil uğruna can vermekten..
Sevgili uğruna kınanmaktan korkmayanlar..
İşte onlar “Deli”ler, sahabiler
1 Kasım 2011: 09:44 #799272Anonim
Ey KaLbiMin AğrıSı ver elini,
çıkalım seninle soluksuz kalmadan sessizce,
bu karanlık ve uğultulu ormandan..”
…Ey Gül! Topraktan Allah diyerek çıktığın için mi bu kadar güzelsin…
Ve Umut imandır.İmanın ta kendisidir, özüdür kattığıdır.
İmanın gözüyle bakmaktır olumsuzluklara,
imanın gözüyle meydan okumaktır şeytana ve dostlarına.
İmanın doruğudur, kandır damarlarda.
Aşk taif’te kanı silmekti.
Aşk medine’ye hicret etmekti.
Aşk ölürkende ümmetim demekti ve aşk Hz.Muhammed (s.a.s) i sevmekti.
Arza hacet yok
,
Halim Sana ayandır.Dile gerek yok,
Sessizliğim Sana beyandır.
Söze lüzum yok,
Susuşum Sana kelamdır.
Kelama ihtiyaç yok,
Ahım Sana figandır.
Aşkın hali mi halsizliğimi var bilmem yanımda ?
Yüzlerce yılın verdiği yorgunluktan olsa gerek..
Artık değeri yok ..
Yitirdi yüreklere gire çıka bir bir..
Ey Aşk sığmadın işte tek gönüle , tek gönlüme…
Her gönüle sığdın bir ben eksik kaldın yanında…
Nedir bu özlem ?
Nedir bu beklenmek..?
Nedir bu istek. ?
E hali’n , ‘den hali’n halden hale düşen hali’n…
Ne çok hali-n var Aşk senin…
Oysa aşkın “Ben hali”ni bilirm yalnızca..
Aşkın bende ki halini…
Bende olmayan Aşk halden hale girsin ne yazar..[IMG]http://farm3.static.flickr.com/2345/2255027525_f24ebd37ed.jpg?v=0[/IMG]
Farzet kiben su’yum …
Ve ateşe tutkunum
Yanmazsam eğer Ah’ım kalır
[IMG]http://farm4.static.flickr.com/3033/2833216944_07f05facd6.jpg?v=0[/IMG]
Ger şekerler olsa şekl-i kurs-ı nân
Nan değil ta’mı şekerdir bî-gümân 1/2980Dış benzerliği iç benzerliği demek değil.
Nasıl ki şekeri ekmek şekline de soksan tadı ekmek değil yine şekerdir.
Yediğin şeyin şeker mi ekmek mi olduğunu bilmek için tatmak lazım.
Gözün tatmadan yana nasibi yok çünkü.O halde kalıbı şekere benzeyen her adamı da şeker sanma.
Bu dünya elbisesiz adamlar ve adamsız elbiselerle doludur.
Hani kardelen çiçeği göğe aşık olurda kaldırırya başını karların altından,zemheri yüreğim derki; eğer kardelen kadar cesaretin yoksa,
Sakın aşık olma.. !!
Aşka gönül ile düşersen; yanarsın.Zeka ile düşersen; kavrulursun.
Akıl ile düşersen; çıldırırsın.
Duygu ile düşersen; gülünç olursun.
Aşka düşmezsen; kalabalığa karışırsın, ezilirsin.
Sersem sersem bakınıp durma bir yol seç…
Bir Yanım Tevazuda Bir yanım Dimdik AyaktaMisal Lamelif…
Elifi Çözdüm Lamı
Düğümledim”Kendi”me Bir Mim Koydum
“Kendim”Oldum.
Dönüp Dolaşıp Sonunda Bir Noktada Son Buldum…
Aklımla kalbimin, halimle sözümün, teslimiyetimle vehimimin arasındayım.
” Hani gitmesen..!!
bekletmesen, diyorum….”
Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen?
Hüzün benim içimde gece olmuş gündüz olmuş farkeder mi?Ama geceleyin kendinle başbaşa kaldığını anlayınca ,
hüznün hemen gelip ,
otağını kuruvermesi daha muhtemel !
1 Kasım 2011: 09:45 #799273Anonim
Hak,tependen aşağı inen bir kılıç olsa dahi
başını uzatmaktan korkma!!!
Yürek dediğin bir b(aşka) yanmalı
Farkederek yaşamak lazım, önce farkedilmişliğimi öğrenmem lazım.Rabbim tarafından farkedildiğimin farkında olmalıyım..
Ey nefsim neredesin hayatın??
Ey can neresindeyiz ömrün??
Dostlar ırmak gibidirKiminin suyu az, kiminin çok
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya
Ey şâir; hazırla yârelerini. Acıların uçurum kenarı, ulaş Sevgili’ye. Yarasızgidemedim Yâr’e. Dalga sesleriyle kıyılarımı çarptım.
Gönül; çalamazsan aşkın sazını
Ne perdeye dokun ne teli incit ..
…
Eğer Çekemezsen Gülün Nazını ..
Ne Dikene Dokun.
Ne Gülü İncit,
Sahrada mecnun değilsen..
Ne leyla`yı çağır,
Ne çölü incit..[IMG]http://www.resimland.net/image.php?image=./data/media/28/guller_3.jpg&maxim_size=900[/IMG]
Gül açmaz çağlayan akmazilahi nurun olmazsa, Söner alem, nefes kalmaz felek manzurun olmazsa,
Firak ağlar, visal ağlar ezel mesturun olmazsa, Cemalinle ferahnak etki
yandım ya resulallah s.a.v
Sen Gök Sofrası nedir bilir misin?..
Ve…
Ona talip yürekleri?…
Bilir misin sahi?..
Gök sofralarında yüreğini bölüştüğün oldu mu hiç?..
Ya bir gök muştusunu?..
Ya, O En Güzelin (A.S) sevdasını, bölüştün mü biriyle?..
Sen, Kelime-i Şehâdet nasıl bölüşülür bilir misin?..
Dinle;
Ayrılık vaktinde, İkiden biri, “Lailaheillallah” der,
Diğeri, “MuhammedunResûlullah”..
Bölüşürler o sehâdeti ki, vuslat olsun ayrılıkları..
Ki, birleşsin gönülleri tevhid de, hiç ayrılmasın..
Çünkü bilirsin, o iki kelime hiç ayrılmazlar..
Lailaheillallah sende, MuhammedunResûlullah onda..
Bir yüzü sen ayrılığın, öte yüzü; vuslat içre vuslat..
İşte anla: Bu, tevhid diliyle meydan okumaktır ayrılığa…
Ey menekşe kurusu hayallerini suya vuran aksinde yitiren sevdam!Ey aşk iklimini kalbindeki hüzün mevsimine kurban eyleyen kavgam!
Gökyüzü bilmişken ben seni. Toprağa düşen ne kadar yağmur tanesi varsa
hepsini sana râm eylemenin niyazıdır bu ağıt.
“sevmeler; ancak O’na yönelirse masumdur..””
[IMG]http://www.masaustu-resimleri.com/d/3699-2/3+Boyutlu+Resimler.JPG[/IMG]
Gönlüne düştüm,Gönlünden düştüm , Acıdı can’ım..
Ten’de cân’dın..Cân’da yâr;
Yâr idim neden ettin beni hâr..
Mevla’nın elini çektiği insanlardan daha yetimi var mıdır?
”Gönlünde olanı benden gizleme ki ;benim gönlümdeki de ortaya çıksın ..!”
1 Kasım 2011: 09:47 #799274Anonim
Taş mısın ey yâr…Taş Allah’a varmaya okadar ümitli
isteklidir ki; durmadan o’nu anar.
Gün gelir o taşın yumuşacık bir kalbi olur.
Öyleyse bir düşün
Sen taş olarak yaratılmadın.
Taşın bile Allah’a kavuşmaya ümidi varken..
Ruhum ayazda,karda kaldıRahmetinle sar,kucakla beni
Kalbim derde düştü,acıda kaldı
Muhabbetine sar,sarmala beni
Sevdiklerim gitti,geride kaldı
Yakınlığınla sar,sakla beni
Günahım çoğaldı,elimde kaldı
Gufranınla sar,akla beni…
(amin)
susarsın kalbine düşer kelimeler
bilirim..
baktıkça içine
hep can kırıkları…
“sustukça batar içime, canıma can kırıkları “
..Mevlana misali..
Bir Elif Miktarı uzayan acılarıma Dört elif Miktarı susmak Yakısır bana..”
Bazen kelimelerin anlamını yitirdiği anları yaşarız.O vakit sadece gözlerimiz konuşur
Bazen gözlerimiz de konuş(a)mazçünkü gözlerine bakacağımız yüzleri bulamayız susarız öylece..
Susmak bir nevi ölmektir,
susmak bazen ‘git’ denildiğinde gidememektir.sonra, sadece Susarak Özleriz.
Ve gökyüzüne iki damla yaş bırakırız.
Bana susacak kadar ben
konusacak kadar sen lazım diyorum
sen olmuyorsun
ben…sus kalıyorum..
Gülüşümde bile hüzün var benim
Hüzünle örülmüş beyaz kefenim
Yüzümde çizgiler destesi hüzün
İçimde hayatın bestesi hüzün
……………Bir okuma molasıdır belki
satır arası yaşanılan bir hüzün.
Kıymetini bilmek lazım,
iyinin, hüznün ve güzün…
Bir gül sevdası düştü yüreğime ilkinGül düştüğü yeri yakarmış.
Anladım bülbülün derdini,
Anladım neymiş
Ağaran vakte kadar ağlamak..
~ ~ ~
Gülden cümleler ördüm gül renkli akşamlarda
Gül renkli kitaplar okudum, gül istedim duâlarda.
Gül için gül ettim günümü, gül bekledim isli kaldırımlarda.Kader hep güle savurdu beni.
Rüzgar hep gül kokuları getirdi.
Saplandı yüreğime bir kere gül
Gül okudum, gül yazdım zamana
Bir gül eşi yok dikensiz…
~ ~ ~
Gül, gel küllenen gönlüme bir gül
Işık ol dünyama
Ey gül…
Gül bahçesinde yatıp uyuyan kişi bir an evvel uyanmayı ister.Fakat zindanda uyumuş olan ebediyyen uyumaktan yanadır
çünkü uyanırsa yeniden zindana düşmüş olacağını bilir.
Gönül çalamazsan aşkın sazını ne perdeye dokun; ne teli incit!Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun; ne gülü incit!
Bülbülü dinle ki gelesin cuşa; karganın namesi gider mi hoşa!
Meyvesiz ağacı sallama boşa ne yaprağa dokun; ne dalı incit!
Gel Haktan ayrılma Hakkı seversen; nefsini ıslah et er oğlu ersen
Hakikat şehrine yolcu değilsen; ne yolcuyu eyle ne yolu incit
1 Kasım 2011: 09:55 #799275Anonim
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/05/mmmmmmmm.jpg?w=480&h=477[/IMG]
“Ey nefsim! Deme ‘zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle şarhoştur.’ Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-ı insani değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor.”
~Bediüzzaman
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2008/12/screen_by_callu1.jpg?w=388&h=394[/IMG]
Bir buluttan bir damla yağmur düştü.Bu damla denizin genişliğini görünce utandı:
” Şu deniz denilen yerde ben kim oluyorum? Eğer deniz buysa gerçekten ben hiçim ” dedi.
Damla,kendisini hor görünce sedefin biri onu koynuna alıp seve seve besledi.
Felek de onun işini öyle düzgün yürüttü ki, nihayet padişahlara yaraşan namlı bir inci oldu.
Hasılı bu yüceliği kurumsuz olmakla buldu; Yokluk kapısını çaldığı için var oldu.(Şeyh Sadi-i Şirazi’nin Gülistan’ından)
Evet, kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer;
kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider.
( Mektubat)
Rabbim! Kalbimi tut!
Etrafımı saran uçurumlara düşmemem için, düşüncelerin oluşturduğu bilinmezlik denizinde kaybolmamam için, nefsimin ve şeytanın gönlümü esir almaması için, ellerimden tut Rabbim.
Rabbim! Geçici ve boş şeylerle yorulan kalbimi Sevginle doldur.
Her şeye Senin sevginle bakabilmeyi öğret.
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/04/mademm.jpg?w=498&h=337[/IMG]
Dünya madem fânidir.
Hem madem ömür kısadır.
Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur.
Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır.
Hem madem dünya sahipsiz değil.
Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var.
Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır.
Hem madem “Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez.” (Bakara Sûresi, 2:286.) sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur.
Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır.
Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.
Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.
Bediüzzaman Said Nursi
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/06/wishes.jpg?w=330&h=499[/IMG]
Rabbim kalbimi kırık, ruhumu Sensiz, boynumu bükük bırakma.. Kim elini Sana ihlasla uzattı da tutmadın, kimin acı yakarışını işitmedin, hangi dertlinin gözyaşını rahmetinle silmedin.. Evet, sıkıldım artık, evet dayanamıyorum bu boşluğa, evet varlığını yanı başımda her an hissetmeme rağmen yalnızlıktan şikayet ediyorum…
Hangi sabırlı dost dinler bu kadar derdi, hangisi bir kere bile sıkıldım artık yeter, git kapımdan demez ve hangi vefalı dost beni bir an bile unutmaz. Sorularımın cevabı sensin, beni yokluktan varlığa çıkaran, gün yüzüne çıkaran, günahıma rağmen yüzümü ak eden sensin, her defasında tövbemi bozmama rağmen yine de başından atmayan beni..
Duamı kabul eden, bazen icabeti geciktiren; bununla düşündüren, ders veren…
Senin yolunda yapılması gerekenleri yapamadım, onlar semadakilerle irtibata geçerken benim yüzüm yerde kaldı. Habersiz yaşadım, Senin sayende nefes aldım, Senin verdiğin rızıkla büyüdüm, Senin verdiğinle yürüdüm, aldım verdim.. Ama ne acıdır ki Sen bana ne kadar yakınsan ben sana o kadar uzakta kaldım.. Ruhum içten içe erirken bir yerlerde huzur esintileri duydum, ama giremedim o arenaya, kıramadım zincirlerimi, içime bakmayı akıl edemedim, uzaklara diktim gözümü.. Uzakta değilsin ki göremedim…
Şimdi ellerim titrer, dilim bir kutluya türküler söyler, dilim Seni söyler, gözlerim seni gözler..
Rabbim ihlasla uzatamasam da tut elimi, bu karanlık şehrahta yapayalnız koyma beni,
Seni deli gibi sevenlerden et beni ve hak etmesem de sevgini sev beni..[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/08/bir-parca-camur-ummani-kirletmez1.jpg?w=328&h=483[/IMG]
Adını anmayan kalbi neyleyim..Bu yürek emanet bu bedene, Senden gayrısını doldurursa içine, emaneti nasıl teslim edeyim..
Kalbimi Senin ile atmaya.. Seninle can bulup, Sana koşmaya aşikar eyle bedenimi..
Varlığımı rızanın yollarına kurban eyle..
Kalbime her daim adını andır.. her daim aşkın ile yandır..
Ya Rabbim…[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/07/nezaket-bir-umman-sevgiler-uguldar-derinliklerinde.jpg?w=473&h=496[/IMG]
İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmez.”
Hadisi şerif
Size de öyle gelmiyor mu; bunalmıyor musunuz hadiselerin tıklım tıklım arsızlığından? Şimdi zamanın nefesi daralıyor üzerimize serpilen kasvetten; soluk almakta zorlanıyor gibi insaniyetimiz.
Turna geçmez dağlarda kaybedilmiş umut patikalarımız ve sancılı gecelerin karanlığında yitirilmiş tebessümün son güzergâhı.
Ne iktisadi buhranlar, ne siyasi kirlenmeler, ne de fakr u zarurettir bizi bugün düşkün ve zelil kılan. Çaresizliğin sesini duyamayan vicdanlarımıza atılmış çektiklerinden sızan bunca kötülükler de değil bizi mutsuz eden. Hayır, ihtirasa dayalı dünya düzeninin üzerimize boca ettiği “tut, kavra, kopar, al, sahip ol, yürüt, götür!…” seviyesizliğinden ayrı bir şey bu.
Belki içimizdeki yabanlıklar ve yabancılıklar şimdi düşmanımız, belki nezaketsizlikler…
* * *
Nezaket! Nazik bir kelime… Bir sehl-i mümteni… Bir estetik şahikası.
Nezaket bir umman; sevgiler uğuldar derinliklerinde, sevgiler coşar. Nezaket bir bahçe, şevk ile yürünür tarhlarında, şavklar saçılır yediverenlerinden. Nezaket hasbî bir tebessüm, kalbî bir yakınlık… Nezaket bir teşekkürün adı; bir derin şükür makamı.
Zamanın kadim koridorlarında ayak izlerine rastladığımız o nazik beyefendilere ve nazenin hanımefendilere ne oldu şimdi?! Hani şairler sevdiklerine ve babalar kızlarına “Senin teg nâzenîne nâzenîn işler münasiptir” diye iltifatta bulunur, onları nazikçe nezakete davet ederlerdi, neredeler?!.. Hani centilmenler, şövalyeler, zarifler, çelebiler?!..
Nezaket fikrini ne zaman kaybetti dünya?!.. Ve isim haneleri açık tevkif emirnamelerine bile nezaket cümleleriyle başlanan dönemlere ne oldu sahi!
* * *
Bir rüya görelim, gelin; önce yumalım gözlerimizi, uyuyalım, uyuyalım, ruhumuzdaki bütün kinler, nefretler, düşmanlıklar arınıp gidesiye kadar uyuyalım ve aniden bir nezaket ülkesinde açalım gözlerimizi. Nazik beyefendiler ve nazenin hanımefendiler arasına karışalım. Bir nesil kadar yaşayalım orada, yalnızca bir nesil kadar… Sonra acı gerçeklerin mutlu düşlere, paslı demirlerin parlak gümüşlere döndüğünü görelim. Yavuz bakışların tatlı gülüşlere durduğunu yaşayalım; Yunusleyin sevelim, sevilelim. Çünkü nazik beyefendiler ve nazenin hanımefendiler elinde yetişen bir nesilde yolsuzluklar, çeteler, ahlaksızlıklar, rüşvetler ve kanunsuzluklar olmayacaktır. O altın nesil olacaktır; pırlanta nesil olacak… Düşünsenize, böyle bir nesil işlerini aksatabilir, yahut sorumluluklarını terk edebilir mi? Nezaket çağında siyasetçiler yoldan sapar, memurlar haddi unutabilir mi? Herkes kendi işini en güzel şekilde yapınca o ülkede mucizeler yüz göstermez, maslahat düzelmez, ilerleme hız kazanmaz mı? Materyalist dünyanın akılla geldiği noktada baş gösteren bütün olumsuzluklar o nezaketin ayakları altında kor değmiş karlar gibi eriyip gitmez mi?!..
* * *
Kişideki bir nezaket noksanı öncelikle kendisine zarar verir; ama toplumdaki nezaketsizlik dünyanın bedii direğini sarsar gitgide; güzelliğin ve iyiliğin koordinatlarını karalar. Nezaket noksanı bir teşekkür noksanıdır bu yüzden.
Nezaket bir gülümseyiş, nezaket bir bakış, nezaket bir merhabadır; nezaket tam çağında bir gönül alma, ta yürekten bir teşekkürdür çünki.
Nezaket bir insaniyettir. O hâlde biraz daha nezaket, biraz daha.
Prof. Dr. İskender Pala
Allah bir kullu severse sevdiğine gönderir,
terbiye ettirir,azametine yakışacak sekilde
ona edep öğretir ve nihayet onu sever.
Sana müjdeler olsun.
Seni bir mürşide/yol gösteren dosta
gönderdiyse haberin olsun,
Allah seni seviyor demektir.
şah-ı nakşibend hazretleri(k.s)
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/07/fading_like_a_f_l_o_w_e_r_by_hmsa1.jpg?w=480&h=320[/IMG]
”Rabbim sen olmasan kimin aklına gelirim ben…!”Çıplak çıkarsa söz
Sadra inşirah gerek
Mevsimi sarmışsa güz
Vakte inşirah gerek
Tene saplanmışsa göz
Akla inşirah gerek
Küllenmişse kalbde köz
Ruha inşirah gerek…”
Şiirden aşağıya attım kendimi
Düşerken düşündüm, ölmesem mi?
Bu sesler içimde yer etsin bırak!
“Bu dünyada garip bir yolcu gibi ol/abilmek”
Çok yorgun, biraz yılgın ama yinede umutlu…
“meğer;
bir var’mışım,
bir yok’muşum…”
1 Kasım 2011: 10:06 #799276Anonim
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/03/islam-ahlakinin-en-faziletli-davranisi-insanlara-diliyle-zarar-vermemek-icin-susmaktir-ibnul-mubarek.jpg?w=499&h=417[/IMG]
Efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
“İslâm ahlakının en faziletli davranışı, insanlara diliyle zarar vermemek için susmaktır.”
(İbnü’l-Mübarek)
Gönül çalamazsan aşkın sazını ne perdeye dokun; ne teli incit!Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun; ne gülü incit!
Bülbülü dinle ki gelesin cuşa; karganın namesi gider mi hoşa!
Meyvesiz ağacı sallama boşa ne yaprağa dokun; ne dalı incit!
Gel Haktan ayrılma Hakkı seversen; nefsini ıslah et er oğlu ersen
Hakikat şehrine yolcu değilsen; ne yolcuyu eyle ne yolu incit
Bazen kelimelerin anlamını yitirdiği anları yaşarız.O vakit sadece gözlerimiz konuşur
Bazen gözlerimiz de konuş(a)mazçünkü gözlerine bakacağımız yüzleri bulamayız susarız öylece..
Susmak bir nevi ölmektir,
susmak bazen ‘git’ denildiğinde gidememektir.sonra, sadece Susarak Özleriz.
Ve gökyüzüne iki damla yaş bırakırız.
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/03/carrying.jpg?w=334&h=500[/IMG]
Leyla değilim dost, lakin çağırırsan çöllere gelirim..
Sana yalan halde gelmem, toplarım özümü yalın halde gelirim..
Kapıyı çaldığımda kim o dersen, ben olmam kapında sen olur gelirim..
Sen gel de yeter ki, yola yük olmam, yol olur gelirim..~Mevlana
1 Kasım 2011: 10:08 #799277Anonim
hiç sebepsiz beraberliğine seçtiği biz,
hamdetmek için Allah’tan
başka ne isteriz ki?hiç yoktan bizi “şahdamarından daha yakın”lığına
layık görmüşse Allah,
biz şimdi neyimizi eksik biliriz ki?
“Benimdir” diye bildiklerim Senindir..Beni, bende olanlara “bende” etme ..
“Ben” diye bildiğim de, Senin emrindir..
Beni bende bırakıp, Senden etme ..
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/02/oojoljllll.jpg?w=302&h=450[/IMG]
yüreğim,
toparlan gidiyoruz!
/ya da
toparlandım gidelim!/
ârafta kalakalmak yakışmadı bize;
bir adım atalım hadi,
“yâr” deyip susalım;
“yâr”dandır deyip razı olalım!
“Gönülde bin gâmım vardır ki pinhân eylemek olmaz,
Bu hem bir gâm ki il ta’nından efgân eylemek olmaz…”Fuzuli
~~~
(Gönülde bin gamım var, bunu gizlemem mümkün değil.
Bu öyle bir gamdır ki başkasının ayıplamasından figan etmek olmaz.)
جانانه جان اولان بلمز جاننڭ قيمتنى
جانان ده بلمز جاننه جان اولانڭ قيمتنىجم سلطان
Cânâna Cân olan bilmez Cânının kıymetini.
Cânân da bilmez Cânına Cân olanın kıymetini.
Vaslım dileyen cevrimi çeksin der imiş yâr,
Bu va’desi gûyâ ki değil cevrine dâhil.
~~~“Sevgili, “Vuslatımı dileyen eziyetime katlanır!” diyormuş.
Sanki bu vaadi eziyet değilmiş gibi!,
(Oysa bu söz de bir zulümdür.
Âşıka vuslattan söz ediyor. Buna dayanılır mı hiç!…)”
Ne denlü cehd ederse bir murâde
Nasîb olmaz mukadderden ziyâde.Lâ Edrî
/İnsan bir murâdına kavuşmak için kendi irâdesiyle çalıştıktan sonra eğer hakkında hayırlı olmadığından dolayı o şeyi Allah takdîr etmediyse o şey nasîb olmaz./
1 Kasım 2011: 10:10 #799278Anonim
Ben göz açmam hâbdan bîdârdır gönlümdeki
Gerçi ben mestim velî hûşyârdır gönlümdeki…– Enderunlu Vâsıf –
(Gönlümde öyle bir aşk var ki, ben uyurken bile uyanık,
ben gerçi mest olmuşum amma gönlümdeki her an uyanık)
Şu ellerin taşı hiç bana değmez…
illa dostun gülü yareler beniNedir zaman nedir bir sumu bir kuş mu
Nedir zaman nedir iniş mi yokuş mu?
N.F.K
Bilinenin hissedilememesi sancısıyla…
Yeşermeye durmadan kalbim, susun! Susun…
Bilmemeliyim kaldıramaz daha fazlasını bedenim…
Rabbim! Geldim. Başka kimi var açılacak ellerimin…
“Kemeseli’l-hımar yahmilu asfara”dan kurtaracak kim?!
Duyur nefhasını nurunun,
Cuş-i huruşla savrulsun ruhum,
Rabbim! Geldim!
Sen’sin hem ilkim hem sonum…[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/07/mevlana2_by_doors47.jpg?w=480&h=336[/IMG]
Sözüm bana yetmiyor.
Sen sözüm yokken de işittin beni.
Avazım derdime yetişmiyor.
Sen sesim çıkmazken de dinledin beni.
Çağrışım dudağımda kalıyor.
Sen kalbim yokken de sevdin beni.
Yakarışım Senin işitmenden utanıyor
Sen söylemesem de anlarsın beni.
Sözüm bitti.
Sesim kesildi.
Kabul eyle beni.
Senai Demirci[IMG]http://farm2.static.flickr.com/1281/1367594622_f39e04fd0d.jpg?v=0[/IMG]
Eritirim her bir boncuğu teker teker
Mevlâ aşkıyla yanar sinem
Kâlbim de ellerime eşlik eder
Yâ Allah, Subhan’Allah çeker..~~~~
“Len tenalü birre hatta tünfiku”
…dedi Hüdâ.
Sevdiğinden geçmeyince kişi, sultan mı bulur!..
[IMG]http://ya tozu dumana katacaksın, ya da tozlu dumanı yutacaksın…seçim senin! …[/IMG]
haydi tesbihim tane tane çek beni,
bir ab-ı hayat sun,şu ahu figan olan ruhuma
senden ve seccademden başka ibadetime vesilemi varki
kays ın kavruk çöllerine dönmüş gönlüme
senden başka kim leyla olup su serpebilirki?
kulluğum başımda billurdan bir taç,
Allah dedirttir bana,budur açlığıma ilaç
kalmasın bedenimde esbabı cürmüm
yeni bir tevekkül belirsin,karamsar hücrelerime…(!)
“Ey Rabbim!…ben Sen’in Affetmeyi sevdiğini bildim!…
Allah’ım,
şimdi âşıklar
sevgilileriyle
yalnızlar.Ve ben
Seninle yalnızım…
Rabiatü’l Adeviyye
1 Kasım 2011: 10:15 #799279Anonim
Unutma yâr.
Aşk yaşarken ölsede
Öldükten sonra yine yaşanır
Üşüyorum…Beni üşüten ne ayazları kışın, ne de yalnızlığım.
Yokluğun üşütüyor beni, bir yandan yakarken yüreğimi..Göremezsem gözlerini, hiç aydınlanmayacak günlerim..
Tutamazsam ellerini, hiç ısınmayacak yüreğim
“Büyülüyor gönlümü …”
DiLsiz dєiLiм aмa bazєи
S u s k u и L u k L a r ı м ωar . .
AşK DediĞiN Ya Allah’tan GeLmeLi…Ya Allah İçİn OLmaLı…Ya Da Allah’a ULaşTıRMaLı; YoKSa YerLe Bir olmalı…
Her insanın sadece aynalara gösterdiği bir yüzü ve kimselere söylemediği bir hüznü vardır…
“Acı ademoğlunu en çok beğendiği kapısından ziyaret edermiş.”Ali Ayçil/Kovulmuşların Evi
‘Kuran, her okuyanın kalbine yeniden sefer eder.’
Ben diyorum ki: Vuslatı beklerim, Yâr, Gaffâr…
Âşk diyor ki: El-intizâr eşeddü min-en-nâr…….**Beklemek, ateşten şiddetlidir..
Kalplerden kovulma yoktur ,giden gitmiştir…
bırakmıyorum ki , gönülde düşünce olasın
istemiyorum ki, gözlerde değersiz kalasın
seni canımda saklıyorum gözümde gönlümde değil
ta ki son nefesime kadar bana yâr olasın
Allah’ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde,dikenler arasında gül yarattığına şükrediniz
1 Kasım 2011: 10:17 #799280Anonim
[IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2009/07/bbbbbbbfffff.jpg?w=502&h=333[/IMG]
Korku ve ümit, bir kuşun iki kanadı gibidir.
Kuşun iki kanadı eşit seviyede olunca uçması tam ve güzel olur
’ Üzülme ! Kaybettiğin her şey başka bir şekle dönüşüp sana geri döner…!‘’
Ağla/yamayan/lar,anla/yamayan/lar dır,bilirsin…
ağlayamıyorsun demek öyle mi ?
O halde sen hiç dönüp bakma bile kalbine…
Çünkü o ”kalp”,çoktan ”ç/ölün” ,olmuştur…
Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu,Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu..
N F K


G ö n ü lS e n i
B u l m u ş
İ s e
B a ş k a s ı n ı
A r a r m ı
H İ Ç

Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur…Kalbi kırık olanın kalbine Allah dokunur…
Allâhümme innî es’elüke’l-hüdâ ve’t-tükâ ve’l-‘afâfe ve’l-gınâ:Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim”
ey tabip! elden gelirse yaremi,gel elleme..
Yar elinden gelmedir bu,yareyi merhemleme!..
……….”Herşey;
O Kapıdan Geçince Başlayacak..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
