• Bu konu 54 yanıt içerir, 22 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 56)
  • Yazar
    Yazılar
  • #659367
    Anonim

      İhtilaf beşerî bir realitedir. İnsanoğlu tarih boyunca ihtilaftan kurtulamamıştır. Hemen her din mensuplarında farklı mezhep ve meşreplerin çıkması bunu açıkça gösterir. İslamiyete mensup olan zatlarda da bu durumu görürüz. Dinin iki temel kaynağı olan Kitap ve Sünnet farklı yorumlara tabi tutularak mezhepler ortaya çıkmış, keza muhtelif cemaatler teşekkül etmiştir.

      Risale-i Nur, Kur’an’ın ve bazı hadislerin çok harika tefsiridir. Ama bu mübarek tefsiri okuyanlar anlama noktasında veya hizmet ölçüleri hususunda farklı düşününce farklı hizmet grupları ortaya çıkmıştır. Özde bir olduktan sonra bu tarz farklılığı bir renklilik olarak görmek mümkün.

      Çünkü bu şekilde çok farklı mizaç sahipleri bu hizmet bünyesinde yer alabilmektedir. Herkes kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket edip diğerlerine ilişmezse, bunda bir problem olmadığı gibi rahmet olduğunu bile söyleyebiliriz.

      Nasıl ki bir ağaç tek kökü var ama bir çok dala ayrılıyor ve buna rağmen meyve veriyorsa… Bir babanın beş evladı olsa nasıl ki ilerde beraber olmaları sıkıntı, ayrı durmaları rahmet oluyorsa, yine bir savaşa gidildiği vakit tankçı, topçu, uçak, gemi vs ile gitmek gerekiyorsa… Çünkü savaşı kazanmak için topyekün saldırmak gerek.

      Aynen öyle de; nur talebelerinden teşekkül eden her bir cemaat bir misyonu üzerine almış; kimisi okuyor, kimisi yazıyor, kimisi radyo ile kimisi de tv.ve internetle hizmet etmeye çalışıyor. Bunların tümü bir vücudun azaları gibi büyük, cesim bir gücü meydana getiriyor.

      Bu şekilde hayatın her safhasında gerek sefahet ve ahlaksızlıkla, gerekse dinsizlik vs ile mücadele ediliyor.

      Evet, görünüşte nur cemaatlerinde bir ayrılık var. Ama bu ayrılıkta gayrılık yok. Çünkü hedef bir, maksad aynı. Ama hizmet metodunda küçük bazı farklılklar olabilir.

      Bunu da insanların mizacının farklılığına yorumlamak gerek.

      Bu şekilde farklı mizaçlar, farklı cemaatlerde istihdam edilebilmektedir.

      Bu meyanda şu hususlara dikkat lazımdır;

      1. Müsbet hareket.

      2. Gıybet ve dedikodudan kaçınmak.

      3. En güzel benim mesleğimdir demek. Yoksa yalnız hak benim dediğimdir, dememek ve sâire.

      sorularla risaleinur

      #762873
      Anonim

        Rabbim birlgmzi bozmasn ins.gercekten çok zor bir sınav..

        #762874
        Anonim

          Eğer denilse: Hadîste, “”Ümmetimin ihtilafı rahmettir” denilmiş. İhtilâf ise tarafgirliği iktiza ediyor.

          Cevap : Hadîsteki ihtilâf ise, müsbet ihtilâftır. Yani, herbiri kendi mesleğinin tamir ve revâcına sa’y eder. Başkasının tahrip ve iptaline değil, belki tekmil ve ıslahına çalışır. Amma menfi ihtilâf ise “garazkârâne, adâvetkârâne birbirinin tahribine çalışmaktır” hadîsin nazarında merduttur. Çünkü birbiriyle boğuşanlar müsbet hareket edemezler.

          emirdag lahikasi

          #762875
          Anonim

            çok enfes misralar, sanirimkonumuzu özetliyor :
            “Zen merde, civan pire, keman tirine muhtaç,
            Ecza-i cihan cümle birbirine muhtaç.”

            #762876
            Anonim

              Ayrı ayrı mizac ve meşrep gibi,
              Allah’a ulaştıran yollar da mahlûkatın solukları sayısıncadır.

              Herkes ayrı bir anlayışa, ayrı bir yoruma bağlanır, ayrı bir yoldan yürür, ayrı bir köprüden geçer; ayrı bir merdivenle yükseleceği yere yükselir,

              ayrı bir helezonla ulaşacağı zirvelere ulaşır..

              herkes farklı nağmelerle coşar, farklı enstrümanlar kullanır; ama hepsi de Hakk’ı hoşnut etmeye ve dünyayı cennetlere çevirmeye koşar.

              Koşma alanı bu kadar geniş ve hedef de her yola açık ise bu hırgür de neden!? MFG

              #762917
              Anonim

                Koşma alanı bu kadar geniş ve hedef de her yola açık ise bu hırgür de neden!? MFG

                :dft001::dft001:

                #708707
                Anonim

                  rabbim razi olsun insaallah ve cümlemizi hizmette muvaffak eylesin :Y:her adimda ilahi rizayi icmizden eksik etmesin

                  #706754
                  Anonim

                    Abdullah Yeğin: Gaye bir ise hepimiz biriz

                    Vakit Gazetesinde çıkan röportajı—- M. İsmail TEZER —23.03.2005

                    Nur Talebeleri arasındaki gruplaşmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

                    Birleşme olmayacak mı?

                    Üstadımız derdi ki mesleklerde ve meşreplerde ittihad mümkün olmadığı gibi caiz de değildir. Gaye bir ise hepsi bir demektir. Meselâ siz ne yapıyorsunuz: Risale-i Nur’dan anladığınızı tatbike çalışıyorsunuz. Risale-i Nur’u program yapmışsınız. Hocaefendi mektep açmış, dersane açmış, kolej açmış. Orada da mümkün mertebe kendi anlayışları, kabiliyetleri ve güçlerinin yettiği kadar Risale-i Nur’u, birşeyleri öğretmeye çalışıyorlar.

                    Herkesin gayesi neticede imana hizmet olduğu için hepsinin gayesi birdir. Ben hepsi dinsizliğin karşısında bir yumruktur diyorum. Bunlar ayrı ayrı gibi görünüyorlar, ama işbölümü yapmış durumdalar.Meselâ ben Urfa’ya gidiyorum. Gittiğim zaman 1951’di, Urfa’da ancak iki yerde (yazın başka, kışın başka yerde oturuyorduk) ders okunuyordu. Şimdi ise sayısı belli değil. İstanbul, İzmir, Adana, Erzurum da öyle. Her tarafta böyle. Demek ki bu umumî bir ihtiyacın neticesi, gelişmesi oluyor elhamdülillah.

                    Risale-i Nur bütün aklımıza gelenleri cevaplandırıyor. Bu hizmette olanlar Risale-i Nur’u iyi okumalı. İhlas, Uhuvvet Risalelerini okumalı ve mü’minler arasında birliği beraberliği temine çalışmalı. Arayı açmaya değil, yaklaştırmaya çalışmalı. Mü’mine, Müslümana düşen en büyük vazife ehl-i imanın ittihadı, birliği, beraberliğidir. Bugün bir milyardan fazla Müslüman var. Ecnebîler aramıza girmişler, bizi birbirimizle uğraştırıyorlar, İslâmiyete zarar verecek faaliyetler ortaya koyuyorlar. Bunlara karşı ancak yekvücut, bir vücudun azası gibi olmakla galip gelinebilir. İmansız Cennete giden yok, imansız dünya saadeti de yoktur. Onun için en büyük ve esas mesele imanı kurtarmaktır.

                    Elhamdülillah Nur Talebeleri arasında şimdi eskiden daha ziyade birlik, beraberlik, yaklaşmak, samimiyet, birbirlerine gelmek-gitmek devam ediyor, daha da sıklaşacak. Nereye gidersek gidelim, hep birbirimize kardeş nazarıyla bakıyoruz. Sempozyumda da söyledim, 1940-41 senesinde Denizli hadisesinden dört-beş ay evvel Üstad şöyle demişti: “Ben gittiğim yerlerde sekiz sene kadar kalıyorum.

                    Şimdi sekiz sene yaklaştı. Ben ya öleceğim, ya buradan gideceğim. Siz hakikî kardeşsiniz. Siz Risale-i Nur’u devamlı okuduğunuz ve yazdığınız için sizi kardeş kabul ediyorum. Birbirinizden ayrılmayacaksınız. Risale-i Nur’dan da ayrılmayacaksınız. Bir zaman gelecek, her tarafta Risale-i Nur’un talebeleri olacak. Belki bir daha görüşürüz, belki görüşemeyiz.” Böyle bir ihtimal de söyleyince çok müteessir olduk. O zaman “Merak etmeyin, tekrar görüşeceğiz” dedi. Üstad senelerce evvel “Siz kardeşsiniz, birbirinizden ayrılmayın, Risale-i Nur’dan ayrılmayın” diyor. Şimdi elhamdülillah görüyoruz ki birbirini tanımak, birbirine yaklaşmak ve müsbet hareket etmek artıyor.

                    Yaratılış itibariyle kimsenin kimseye benzemediğini görüyoruz. Düşüncelerde de farklılıklar var, hizmetlerde de var. Görüşler, anlayışlar birbirinden ayrı oluyor. Onun için benden darılan, mecbur ötekine gidiyor, ötekinden darılan ötekine gidiyor, böylece milletin arasına Risale-i Nur daha çok giriyor elhamdülillah. Yani bunlar hep hikmetli hadiseler.

                    #772256
                    Anonim

                      mevlam razı olsun inşallah…neden ihtilaf neden bu ayrılık diye sorulan sorulara kesin ve kat i bir cevap olmuş…

                      #772526
                      Anonim

                        ihtilaf olması problem olmuyor da, birbirlerini eleştirmelerini sevmiyorum. “en iyisi biziz” demek de bir bakıma tenkiddir ve kibir alametidir.

                        #772535
                        Anonim

                          @Musekkit 199819 wrote:

                          ihtilaf olması problem olmuyor da, birbirlerini eleştirmelerini sevmiyorum. “en iyisi biziz” demek de bir bakıma tenkiddir ve kibir alametidir.

                          Bi başkasının en iyisi biziz demesine mani olmadıkça sorun olmaz kardeş. Herkes aynı şeyi söyliyebilir. Böyle cımbızlık ayrıntılarla vakit kaybetmek o bahsettiğinizden daha büyük sorun.

                          #772537
                          Anonim

                            Risale-i Nur, Kur’an’ın ve bazı hadislerin çok harika tefsiridir. Ama bu mübarek tefsiri okuyanlar anlama noktasında veya hizmet ölçüleri hususunda farklı düşününce farklı hizmet grupları ortaya çıkmıştır. Özde bir olduktan sonra bu tarz farklılığı bir renklilik olarak görmek mümkün.

                            allahrazı olsun.
                            dediginiz gibi amaç aynı olduktan sonra uygulamanın farklı olması bir şey farketmez.
                            ama amaç aynı ise

                            #772543
                            Anonim

                              @Musekkit 199819 wrote:

                              ihtilaf olması problem olmuyor da, birbirlerini eleştirmelerini sevmiyorum. “en iyisi biziz” demek de bir bakıma tenkiddir ve kibir alametidir.

                              Bunlari diyenlerde cemaat buyukleri degil zaten kardes, henuz o yolda emekleyenler

                              #772553
                              Anonim

                                @HuSeYni 199833 wrote:

                                Bi başkasının en iyisi biziz demesine mani olmadıkça sorun olmaz kardeş. Herkes aynı şeyi söyliyebilir. Böyle cımbızlık ayrıntılarla vakit kaybetmek o bahsettiğinizden daha büyük sorun.

                                Birincisi “herkes aynı şeyi söyleyebilir” derseniz, o “cımbızlık ayrıntı” olmaktan çıkar.

                                İkincisi “vakit kaybı” sözkonusu ise, bana değil konuyu açana söylemeniz lazım. Zira dile getirdiğim şey cemaatlerin ihtilafı hakkında ilk akla gelenlerden.

                                Üçüncüsü “en” kelimesi bir başkasıyla doğrudan alakalıdır, çünkü diğerlerinden üstün olmayı belirtir. İmanla, tarikatla, cemaatla vs. övünülmez. Futbol takımı değil, hidayet-i ilahidir. Elhamdulillah denir.

                                #772586
                                Anonim

                                  konu hakkında güzel ifadeler kullanılmış istifade ettim ALLAH razı olsun. müsadenizle aranızda yeni biri olarak konu hakkındaki kendi düşüncemi paylaşmak isterim. aslında neden ayrılıklar var meselesine değil de ayrılığı gayrılıkla karıştırmamak adına şunları ifade etmek isterim: herhangi bir cemaatten olan kişiler arasında cemaatte yeni olanlardan (özellikle gençler), o cemaatte eski(mez) ve tecrübelilere doğru gidildikçe başka cemaatlere olan eleştiri azalıyor ve olan sonu dua ile biten eleştiriler de müsbete dönüyor.

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 56)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.