- Bu konu 54 yanıt içerir, 22 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
6 Temmuz 2010: 13:57 #772587
Anonim
@Musekkit 199887 wrote:
Birincisi “herkes aynı şeyi söyleyebilir” derseniz, o “cımbızlık ayrıntı” olmaktan çıkar.
İkincisi “vakit kaybı” sözkonusu ise, bana değil konuyu açana söylemeniz lazım. Zira dile getirdiğim şey cemaatlerin ihtilafı hakkında ilk akla gelenlerden.
Üçüncüsü “en” kelimesi bir başkasıyla doğrudan alakalıdır, çünkü diğerlerinden üstün olmayı belirtir. İmanla, tarikatla, cemaatla vs. övünülmez. Futbol takımı değil, hidayet-i ilahidir. Elhamdulillah denir.
Şimdi kardeş, herkes aynı şeyi söyleyebilirden kasıt şudur ki; mesela ben beni Allaha, Kurana, Peygambere sav, yani kısacası İslama en çok yaklaştıran, onlara yaklaşmada sebep olan Risalei nur hizmeti için bu hizmet en iyi hizmet dersem bu kibir değil, hizmetin büyüklüğünü övmektir. Kendi şahsımı övmüyorum ki kibir olsun. Aynı şekilde bi tarikat mensubu kardeşim de kendisini en çok yakınlaştıran yolu için en güzeli benimkidir diyebilir. Yani burda enelerden ziyade hizmetin üstünlüğü sözkonusu olduğundan, hepsi de Allah rızası yolunda olduğundan övmekte mahsur yoktur. Benim cımbızdan kastım direkt olarak meseleyi kibir alameti gibi görmeniz. Ve bu tür yaftalamaların kimseye bişey kazandırmadığını, aksine insanları daha çok birbirine cephe almaya sevkettiğini bildiğimiz ve tecrübelerle sabit olduğu için vakit kaybı diyoruz. Yani direkt olarak sorgulamayı gerektirecek, ya da sorgulama demiyelim, tersten yaklaşmayı gerektirecek bir durum yok ortada. O zaman vakit kaybediyoruz demektir.
En kelimesine gelince Yirminci Lem’a da denmiş ki; 3. Ve haklı her meslek sahibinin, başkasının mesleğine ilişmemek cihetinde hakkı ise, “Mesleğim haktır,” yahut “daha güzeldir” diyebilir. Yoksa, başkasının mesleğinin haksızlığını veya çirkinliğini ima eden “Hak yalnız benim mesleğimdir” veyahut “Güzel benim meşrebimdir” diyemez olan insaf düsturunu rehber etmek.
Evet burda en den kasıt daha güzelden maksat insanları teşviktir, kendi istifadesini paylaşmaktır. Yoksa başkasının mesleğine söz söylemek, onları aşağılamak değildir ki kibir olsun. Ve hem dediğim gibi sözkonusu olan bir şahsın kendisini değil, Allah rızası için gidilen bir yolun övülmesidir. Üstad da Sekiz, On Sekiz ve Yirmi Sekizinci Lem’alarda Risale-i Nur hizmetini öven, büyüklüğünü gösteren, talebelerini teşvike sebep olan, tevafuk nevinden şeyleri kaleme almıştır. Bunu yaparken de kimsenin en iyisi benim mesleğim demesine engel olmamıştır. Yani hepimizin hizmeti en iyisidir, çünkü hepimiz Allah rızasına çalışıyoruz. En in içinde diğerlerini dışlamak yoktur. Yalnızın içinde vardır. O yüzden en den kimseye zarar gelmez. Selam ve dua ile.
7 Temmuz 2010: 06:48 #772600Anonim
kendi kollarıyla çekememzlik duymadım ben ama farklı cemaat hakkında yorum yapılyor bu da hoş değil. Rabbim dilimizi tutanlardan sabredenlerden eylesin AMİN
7 Temmuz 2010: 10:06 #772609Anonim
@Musekkit 199819 wrote:
ihtilaf olması problem olmuyor da, birbirlerini eleştirmelerini sevmiyorum. “en iyisi biziz” demek de bir bakıma tenkiddir ve kibir alametidir.
Allahu teala müminlerin hayırda yarışmasını ister. Hatta bu hususta bir çok hadis-i şerif vardır..
Hem sizin dediğiniz gibi “En iyisi biziz” sözü zati duruma uygun bir söz değil belki bu hizmette ahmetler çok çalışıyor fatmaların yapdığı organizasyonlar çok faydalı denebilir ve denilebilirde bunda bir mahsur yoktur. Buradaki ince husus kardeşini küçümseme kendini övme değil bilakis bu hizmetin gayreti ve çalışmayı gerektirdiğini ön plana çıkarmak gerekir ve bu hizmette gayret gösteren kardeşine haset göstermemek gerekir belki onlar gibi gayretli ve şevkli olmak gerekir. Mesela ustad bediüzzaman said nursi ve talebeleri bu hizmette en çok fedakarlık ve gayret gösterenlerdir Allah onlardan ebeden razı olsun; onlar hizmetlerini anlattıklarında gururlanma ve kibir söz konusu olamaz anlatmaların daki maksad hizmetin ciddiyet şevk sadakat ve gayret istediğidir denilebilir.
Ustad Bediüzzaman Said Nursinin uhuvvet risalesi bizlere rehber olmalı… Az önce Turab kardeşin bir konusunu okudum Allaha inanmayan berber adlı bir konuydu. Berber Allahın var olmadığı eğer olsaydı herşeyin gül gülistan olacağını savunuyor traşını olan müşteri ise dışarda gördüğü saçı sakalı karışmış adamı göstererek eğer berber diye bir şey olsaydı saçı sakalı karışmış adamlar da olmazdı diyor. Bunun üzerine berber, eğer onlar bana uğramazlarsa ben ne yapabilirim ki diyerek püf noktayı dile getiriyor… Bizler de Allaha uğramazsak Allah bizim ne yapsın! İşde ölede bizler Ustadımız Bediüzzaman Sadi Nursinin eserlerini kendi alememimizde yaşıyamıyorsak bunun nur cemaati ile ne alakası var.. Uhuvvet risalesindeki “…Mü’minlerde nifak ve şikak, kin ve adâvete sebebiyet veren tarafgirlik ve inat ve haset, hakikatçe ve hikmetçe ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetçe ve hayat-ı şahsiyece ve hayat-ı içtimaiyece ve hayat-ı mâneviyece çirkin ve merduttur, muzır ve zulümdür ve hayat-ı beşeriye için zehirdir…” hakikatler ortadayken eğer bizler bunları yaşamıyor sadece görüntüsüne bakıyorsak o zaman ehli nurun bunda suçu ne olsun ?
12 Ekim 2010: 11:42 #779335Anonim
FEZA allah razı olsun sizden tamda bu konu hakkında bı baslık acacktım
ben herhangi bir cemaate baglı deılım ve rısallerı aldım okudum tek basıma elh.bıtırdım
çevremde yenı asya grubundan ve MFG hocaefendıye baglı ınsanlar var
ama her ıkı tarfta kırılmasın dıye belkı ıkısınede katılmadım
rısaleden habersız okumayan arkdaslara tavsıye ettımde sen hangı koldansın dıyo
bende B..B..R.N.C BAGLIYIM
O NEDIRKI ?:)
DEDIKLERINDE
BUYUK BIRLIK RISALE NUR CEMAATİ VARYA YENI ÇIKMIS 🙂
NASIL OLUR YA
BAYADA KOLARA AYRILMISLAR bız duyduk 🙁
OLURMU ÖYLE SEY HEPSI BIR HAKIKATIN UCUNDAN TUTUYOR:)
VE O ZAMAN IS BOLUMU HALINDE HER YERE HIZMET TASIYABILIYOLAR
DENGELI EKSIKSIZ BIRI dıger grubun yetısemdıgı ve uzanamadıgı yerlere rısaleı nurdan
TİRYÂK-I KUDSÎ yetıstırıyor
erhasıl herkes koca bır hakıkatın ucundan tutarak alemı kuran nuruyla şenlendırmeye calısıyor benım bakıs açıma gre böyle
esasında sorulduunda ben hep aynı cevabı verıyorum
ama aynı hızmet askı aynı heyecan ve hızmeın dayanak noktası merkez hep aynıben r.n kullıyatını bıtırdım sımdı bastan yınemı okumam lazım?
yada ben ustadı takıb edıyorum ılla şartmı bı cemmatın adını vermek ?
12 Ekim 2010: 11:56 #779339Anonim
aslında cok zorlandım ama ısteyınce yapıyo ınsan
şu aşamada ben hıc bırınızden deılmıyım:032:
:dft008:
gercekten vırd konusunda elımden gelenı yapıyorum
elh.ustadın dedıklerı gnlumun ıncısı basımın tacı yapıyorum ama cemaat konusunda
kusurluyum galıba ne yapmam lazım tavsıyelrnız
tartısmaya mahal vermek ıstemem ona gre yardımcı olabılırmısınz12 Ekim 2010: 12:14 #779352Anonim
Allahım yarabbım herkes konuya bakıyo ama cevab yok
neyse demekkı olumsuz bı durum yok
hızmette bulunan herkes ıns allah ıhlasla faalıyette bulunmalarını daım eylesın
hepsınden allah razı olsun
r.n asına olmadım konuları burda ıns takıp edıp tekrarlıyacam
buda eksıklerımı tamamlamak ıçn yeterlı ıns
yınede tesekkurler
12 Ekim 2010: 12:17 #779354Anonim
Sadece şunu ifade edeyim;” Allah’ın rahmeti cemaat üzerinedir (sav)“
12 Ekim 2010: 12:29 #779362Anonim
bas ustune olcmuz her zamn efendımız haklısınız ama
BEN RAHMETEN MAHRUMU OLUyorum :(yanı tesbıhat cevsen okuyrum r.n.kulıyatınıdae ben bunu esas almıstım ama yanı
birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz mazide, birimiz müstakbelde, birimiz dünyada, birimiz ahirette olsak biz birbirimizle beraberiz szubu bırlık manen yetmezmı hem tesbıhata nur talebelernın hepsı dua daıresıne gırıyo
ben o daıreden muafmı tutuluyorum nıye tutulayım ki okuyruz ya 🙁
12 Ekim 2010: 12:35 #779361Anonim
Onu biz bilemeyiz Allah bilir, ben sadece cemaatin ehemmiyetini ifade etmek için hadis-i şerifi beyan ettim.
12 Ekim 2010: 12:52 #779364Anonim
bu durumda cemaat ehemmiyet-i azîme mi
ıstıhare kılmam lazım
yada ha şundadır ha bunda
anket acsak
hepsı aynı oldu ıçn zorlanacm ama
hangısı daha çok çikolata verırse ona dahıl olacam
🙂
allah hayırlısını versın
allah razı olsun bıraz trajı komık bı durum oldu ama12 Ekim 2010: 13:17 #779368Anonim
Bu mevzular anketle, istihare ile olacak mevzular değil kardeş.
12 Ekim 2010: 13:31 #779371Anonim
Ben sadece latıfe yapmıstım
elbette12 Ekim 2010: 14:32 #779375Anonim
Kendi yapınıza en uygun cemaat içine girmeniz sizin menfaatinize olacaktır.
Bunu ayrımcılık olarak görmemek lazım.
Zaten sizde dile getirmişsiniz, bir bütünü oluşturan parçalar gibi düşünmek lazım.
Sizin de o parçalardan birine dahil olmanız olmamanızdan daha iyidir.12 Ekim 2010: 14:49 #779377Anonim
Allah razı olsun olcu bu olmalı ıste
31 Aralık 2010: 17:09 #783489Anonim
ve bihi nesteinu
İslam aleminde farklı mezheblerin ve tarikatlerin oluşu, fıtri seyrin gereğidir..!
Burda fıtri ve doğru olmayan ise,srat-ı mustakimden çıkanlar ve mezhebleri ve meslekleridir..!
Ehl-i sünnet velcemaat itikadda ve amelde,milimi milimine asr-ı saadetin ölçülerini muhafaza ederken,4 hak mezheb ve bu mezheblere bağlı tarikatler ve meslekler kalmış..
Digerlerinin tüm işleri batıl olmamakla birlikte,doğru ve hak olan taraflarıda ellerinde az veya çok kalmış..!a.s.m efendimizden ders alanların en ileri gelenleri ve büyüklerinin her biri,birer müçtehid derecesine çıkmış,yaptıkları içtihadlar,kur’ana ve sünnete uygun ve srat-ı mustakimde olmuş..! Daha sonraları bunların bir kısmının tebası kalmamış,bir kısmı ise tahrif edilmiş..!
Risale-i nur mesleğide, Üstad r.a dan ders alan ve müçtehid derecesine gelen erkan ve varislerle hayatlanmış..!
Onların devamı olup,milimi milimine mesleklerini devam ettirenler olduğu gibi, tebası kalmayan veya tahrifata uğrayanlarda olmuş.!Risale-i nur dairesinde ,farklı gurupların veya isimlerin olması,azlığı veya çokluğundan ziyade sorun şudur..!
Bu guruplar ne kadar ehl-i sünnet velcemaat itikadına ve ameli ölçülerindedir..!
Risale-i nura hizmeti hak dava edenler ne kadar Risale-i nur ölçülerine ve dusturlarına uymaktadır..! -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.