- Bu konu 29 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
4 Mayıs 2011: 21:23 #790591
Anonim
saadet-i ebediye ashablarına da dünya maceralarını ve eski hâtıratlarını levhalarıyla gözlerine göstermek için pek büyük bir fotoğraf makinası olarak bildim.
Hem Levh-i Mahfuzun, hem âlem-i misâlin iki hücceti ve iki küçücük nümunesi ve iki noktası, insanın başında olan kuvve-i hâfıza ve kuvve-i hayaliye, mercimek küçüklüğünde iken, hiç karıştırmayarak kemâl‑i intizamla içlerinde bir büyük kütüphane kadar malumatın yazılması kat’î ispat eder ki, o iki kuvvenin nümune‑i ekber ve âzamları olan âlem-i misal, hava ve su unsurlarının, hususan nutfelerin suyu ve toprak unsurunun pek fevkinde daha ziyade hikmet ve irade ile ve kalem-i kader ve kudretle yazıldıklarını ve hiçbir cihetle tesadüf ve kör kuvvetin ve sağır tabiatın ve câmid, hedefsiz esbabın karışması yüz derece muhal ve hiçbir vech ile mümkün olmadığını, Hakîm-i Zülcelâlin kalem-i kader ve hikmetinin sayfası olduğu, ilmelyakîn ile kat’î bilindi.
سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَا اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
1

[NOT]Dipnot-1 “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın.” Bakara Sûresi, 2:32.[/NOT]
Hakîm-i Zülcelâl: sonsuz yücelik ve haşmet sahibi olan ve herşeyi hikmetle yapan Allah (bk. ḥ-k-m; ẕü; c-l-l) Levh-i Mahfuz: herşeyin bütün ayrıntılarıyla yazıldığı kader levhası, Allah’ın ilminin bir adı (bk. ḥ-f-ẓ) ashab: sahipler cihet: yön, şekil câmid: cansız esbab: sebepler (bk. s-b-b) fekvinde: üstünde hikmet: herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması (bk. ḥ-k-m) hususan: özellikle hâtırat: hâtıralar, anılar ilmelyakin: kesin delile dayanarak, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde edinilen bilginin kesinliği (bk. a-l-m; y-ḳ-n) irade: dileme, tercih, istek (bk. r-v-d) kalem-i kader ve kudret: varlıkların ve olayların düzenli olarak meydana gelişinde bir kalem gibi eserini gösteren İlâhî güç (bk. ḳ-d-r) kat’î: kesin kemâl-i intizam: mükemmel derecede düzenlilik (bk. k-m-l; n-ẓ-m) kuvve: duyu kuvve-i hayaliye: hayal duyusu (bk. ḫ-y-l) kuvve-i hâfıza: hafıza duyusu, bellek (bk. ḥ-f-ẓ) muhal: imkansız mütebaki: geri kalan kısım (bk. b-ḳ-y) nutfe: memelilerin yaratıldığı su, meni nümune: örnek nümune-i ekber ve âzam: çok büyük örnek (bk. k-b-r; a-ẓ-m) saadet-i ebediye: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d) tabiat: doğa, maddî âlem, canlı cansız bütün varlıklar (bk. ṭ-b-a) vecih: yön ziyade: fazla, çok âlem-i misal: bütün varlıkların ve olayların görüntülerinin yansıdığı madde ötesi âlem (bk. a-l-m; m-s̱-l) -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.