• Bu konu 611 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 346 ile 360 arası (toplam 613)
  • Yazar
    Yazılar
  • #809143
    Anonim

      İnsan Ol! İnsan!

      Mevlana (k.s.) bir beyitinde:

      “- Mezarlığa git de orada bir müddet sessizce otur!. Orada susmuş söyleyenleri dinle!” buyurur.

      Nasıl bir fareyi gül bahçesinde barındırmak mümkün değilse, zıddı olan bir bal arasını da alıştığı alemin dışında yaşatmak mümkün değildir.

      Zîra onun gıdası, teneffüs sahası, çiçek özlerinin içindeki alemdir.

      Onu da bunun dışındaki bir mekanda yaşatmak mümkün değildir.

      Her varlık, hayatını ancak kendi tab’ına uygun bir mekanda idame ettirebilir.

      İnsan da bu kaidenin dışında değildir!

      Yüksek ruhlar hakikat-ı Muhammedîyye’den in’ikas eden füyuzatla gıdalandıkları gibi, habîs ve fasık ruhlar da habasetle tatmin olur.

      #809144
      Anonim

        İnsan Ol! İnsan!

        Hz. Ebûbekir (r.a.), Rasulullah (s.a.)’in sîmasına bakar; “Amnan ne kadar güzel!” diye hayret ederdi.

        Ebû Cehil de o mübarek yüzden tam tersi bir intiba alır ve ondan nefret ederdi.

        Bu farklılığın sebebi; her ikisinin de ayine-i Muhemmedî’de kendi hakikatlerini görmeleriydi.

        Vereset’ül Enbiya (Evliyaullah) hazeratı:

        “Biz cilalı ayna gibiyiz, herkes bizde suretini görür!” buyurmuşlardır.

        Hiç bir ayna hatır için yalan söylemez ve çirkini güzel, güzeli de çirkin olarak göstermez! Kendisine akseden şey her ne ise görüntüsü de ondan ibarettir.

        Evliyaullah da, tecellî-i ilahi karşısında olsun, eşya muvacehesinde olsun, birer ayna gibidir. Onlara bakan kendisini görür.

        #809145
        Anonim

          İnsan Ol! İnsan!

          Şeyh Niyazî-i Mısrî (k.s.):

          “Halk içre ayineyim. Herkes bakar bir an görür.

          Her ne görür, kendini görür; ger yahşî (güzel), ger yaman (çirkin) görür.” beytinde gönüllerinin bir ayna olduğunu ne güzel belirtir.

          Mevlana (k.s.) buyurur:

          “- Bir kimse incinecek, yahud bir şahıs utanacak diye ayna ve terazî doğruyu söylemekten çekinirler mi?

          Ayna da terazî de yüksek birer mihenk taşıdır. “Hatırım için doğruyu gizle, fazla göster eksik gösterme diye yalvarsan, onlar sana cevap verirler ki: “Herkesi güldürme. Ayna ve terazî karşısında hîlekârlık olur mu?

          #809171
          Anonim

            İnsan Ol! İnsan! (d

            Hasta ve yaralı kimse nasıl kendini tedavî edemeyip bir doktor veya operatör arar ise ahlak hastası ve manen yaralı kimseler de tasfiye-i ahlak hekiminin yani bir mürşidi kamilin tedavisi altına girmek mecburiyetindedir.

            Olgunluğa eriştiğini zanneden bazı kişiler sureta mahviyyet göstermeğe çalışırlar.

            Aczlerinden ve noksanlarından bahsederler.

            Lakin bu halleri ciddi değildir. Gösteriş içindir.

            Biraz deşilip üzerine gidildiğinde ucub ve gurur ile dolu bir kalb bataklığı ortaya çıkar.

            Mevlana (k.s.):

            “Bu benlik ve gurur bataklığının temizlenmesi için bir mürşidi kamilin himmet ve feyzi zarurîdir.” buyurur.

            Bazı kimseler vardır ki, onlar, sırf kitap okumakla nefslerini ıslah edeceklerini, ucub, gurur ve kibirden sıyrılacaklarını zannederler.

            #809172
            Anonim

              İnsan Ol! İnsan!

              Böyle bir hareket bir kanser hastasının tıp kitabı okuyup kendisini tedavî etmesine benzer.

              Doktorlar bile hastalanınca başka bir doktorun tedavîsi altına girerler.

              Çünkü bir insan kendi hastalığını bizzat teşhis edemez Bu bir enfusî hadisesidir.

              Hiç bir hakim de kendisine aid meselede bir hüküm veremez.

              Diğer bir hakimin huzuruna çıkması elzemdir.

              Kibir gurur ve övünme duyguları insanın içine çuvaldız gibi saplıdır.

              Kişinin kibirlenmesi kendisinden gördüğü üstünlüklerden ileri gelir.

              Ancak bir kimse hak bir yola intisab ettiği takdirde bütün bu fazilet ve üstünlüklerin, kesinlikle ve gerçek olarak ALLAH (c.c.) da bulunduğunu anlar.

              Kendisindeki her şeyin, ALLAH (c.c.) tarafından ona emanet olarak verildiğini görür.

              #809173
              Anonim

                İnsan Ol! İnsan!

                Zeyd b. Harise (r.a.) Rasûlullah (s.a.)’ in sohbetlerinde, vecd ile dolar ve istiğrak halinde yaşardı.

                Hz. Peygamber (s.a.)

                İmanın hakîkati nedir?” diye sorduğu vakit, Harise (r.a.):

                Dünyadan el etek çekince gündüzlerim susuz gecelerim uykusuz hale geldi.

                Rabbımın arşını açıkça görür gibi oldum.

                Birbirlerini ziyaret eden cennet ehli ile, yekdiğerlerine düşman kesilen cehennem ehlini görür gibiyim! demişti.

                Yine Harise (r.a.):

                Dünya lezzetlerinden el etek çekince ALLAH (c.c.) kalbimi nurlandırdı da daha evvel bana gaib olan hususlar gözle görülür gibi bir vazıyete geldi diye durumunu haber vermiştir.

                #809174
                Anonim

                  İnsan Ol! İnsan!

                  Mevlana (k.s.) Harise’nin bu istiğrak halini, beyitlerinde şu şekilde anlatır.

                  Harise (r.a.):

                  “Rasûlullah (s.a.)’a gördüklerimi anlatayım mı?” diyerek izin ister ve anlatmaya başlar “Ahirette şakilerin giyeceği elbiseyi halka göstereyim.

                  Orada peygamberler için çalınacak tabi ve koşun sesini de duyurayım.

                  Coşkun ve taşkın bir halde bulunan kevser havzini göstereyim de, suyu halkın yüzüne serpilsin, sesi de kulaklarına değsin!

                  Susamış kimselerin o havuz etrafında koştuklarını açıkça göstereyim!.

                  Onların omuzları omuzlarıma dokunuyor.

                  Bağrışmaları kulağıma geliyor!.

                  #809175
                  Anonim

                    İnsan Ol! İnsan!

                    “Cennetlikler seviçlerinden gözümün önünde kucaklaşarak birbirleri ile musafaha ediyorlar .”

                    Cehennemliklerin de ah-vah âvâzeleri ile inleyip feryad etmeleri adeta kulağımı sağır edecek!.”

                    “Bunlar derinden söylediğim bir takım işaretlerdir.

                    Daha da söyleyeceğim ama, Rasûlullah (s.a.)’ in azarlamasından korkuyorum!.” dedi.

                    Sekr-i maneviyyeye mustağrak olarak böyle söylüyordu.

                    Hz. Peygamber (s.a.)

                    “Kendini topla! Sus!” diye onun yakasını çekti.

                    Bazen Rasûlullah (s.a.) de öyle manevî zevk ve feyz ile dolardı ki bu hale devamlı olarak tahammülü mümkün olmazdı.

                    Hassaten vahyin nüzulü esnasında fevkalade ızdırab çeker, inci tanesi gibi terler dökerdi.

                    Bazen de bu istiğrak had safhaya vardığında:

                    Ya Aişe, rûhaniyet beni istila etti Gel biraz bana söz söyle!.” diyerek beşerî iklime rucu ederdi.

                    Aksine dünya galip gelince de:

                    “Ya Bilal” Bir ezan oku!” buyurarak beşer hayatı için zarurî olan dengeyi kurardı.

                    Aksi halde, insana emsal olan o mübarek varlığın, arkasındaki kafile ile beraberliği sağlanamazdı.

                    #809176
                    Anonim

                      İnsan Ol! İnsan!

                      Sohbet-i Nebeviyye iklimindeki feyze en çok mustağrak olan Hz. Ebûbekr (r.a.) idi.

                      Hz. Peygamber (s.a.) ile bazen öyle hususî sohbetleri olurdu ki, bunlara başkaları asla muttali olamazdı.

                      Bakınız Hz. Ömer (r.a.) bu manzarayı nasıl anlatıyor:

                      “Rasûlullah (s.a.)’in huzuruna girdim. Hz. Ebûbekir (r.a.) ile ilm-i tevhid hakkında sohbet ediyorlardı. Aralarında oturdum.

                      Sanki Arapça bilmeyen biriymişim gibi sözlerinden hiç bir şey anlamadım.

                      “Bu hal neyin nesidir? Siz Peygamber (s.a.) ile hep böyle mi sohbet edersiniz? diye sordum Hz. Ebûbekir (r.a.):

                      “Evet bazen Rasûlullah (s.a.) ile baş başa iken böyle sohbet ederiz ” buyurdu.

                      #809177
                      Anonim

                        İnsan Ol! İnsan!

                        Bir Hadîs i Şerifte Hz. Peygamber (s.a.):

                        “Biz peygamberler cemaatı insanların seviyesine inmeye ve onların akıllarının alacağı tarzda söylemeye me’muruz.” buyurmuştur.

                        Diğer bir Hadîs- Şerif’de:

                        İnsanlara kendi aklınızın erdiği kadar değil, onların akıllarının kavrayacağı derecede söyleyin!” emri verilmiştir.

                        Dünyanın darü’l-gurur yani aldatıcı bir alem olduğuna dair bir Hadis-i Şerif olduğu gibi onun sahhare (çok sihirleyici) ve gaddare (çok acımasız) olduğunu beyan eden Hadîs-i Şerifler de vardır.

                        Dünyanın geçici bir alem, bir gölge olduğunu, en bariz hakikatin ölüm olduğunu hepimiz bilidiğimiz, hatta en yakınlarımızın olup gittiğini bir çok kereler gördüğümüz halde yine o vefasız bekasız dünyaya aldanmaktan ekseriya kendimizi kurtaramayız

                        #809178
                        Anonim

                          İnsan Ol! İnsan!

                          Bu hal, Hadîs-i Şerif de buyurulduğu gibi, dünyanın sahhare (çok sihirleyici) olmasındandır işte bu gafletimiz de onun bu sihrinin eseridir.

                          Mevlana (k.s.) dünyanın sihrini ve sihirbazlığını aşağıdaki beyitlerde şöyle ifade eder

                          “O sihirbaz, ay ışığında alelacele beş yüz arşın kumaş ölçer”

                          “O senin gümüş akçe gibi olan ömrünü alınca ömür gümüşü gitmiş hayalî kumaş ortadan kaybolmuş sermayen ise, boşalmış olur.

                          Ey dünya sihrine sürüklenen kimse, sana (Kul Eüzü)’yü okumak;

                          Ya Rabbî’ Lütfet, beni bu üfürüklerden ve nefsanî dünya lezzetlerinden koru'” diye dua gerektir.

                          http://www.osmannuritopbas.com

                          #809179
                          Anonim

                            ZALİMİN HAYRI !..

                            Padişahın biri, cuma günü câmiye gidiyordu.

                            Muhafızları, caddeye üşüşen halka bir taraftan:

                            – “Çekilin!..”

                            diye haykırıyor, diğer taraftan da tekmeyle, sopalarla padişaha yol açmaya çalışıyorlardı.

                            Bu esnada, tesadüfen orada bulunan zavallı bir fakir de, muhafızlardan bir çok sopa yemiş, kan revan içinde kalmıştı.

                            Dayanamadı. Padişahın arkasından şöyle bağırdı:

                            – “Şu yaptığın zulme bak!

                            Halkın önünde böyle yaparsan, Allah (c.c.) senin gizli zulümlerinden cümleyi korusun!.

                            Güya camiye gidiyor, hayır işlediğini sanıyorsun!..

                            Senin hayrın buysa, şerrin kimbilir nedir?..”

                            #809180
                            Anonim

                              ZALİMİN HAYRI !..

                              MESNEVİ

                              – “Zalimlerin hayırları böyledir; artık kötülüklerini var sen kıyas et!..” (Beyit: 2464)

                              Tarih, insanlara, zalim ve hodgamların açtığı yara, elem, ızdırap ve acılı manzaraları ve bunların hazin neticelerini bir ibret olarak sunduğu gibi, adil ve salih idarecilerin şefkat, merhamet ve diğergamlık dolu şan ve şeref tablolarını da takdir ve teşvik olmak üzere sergiler.

                              Asr-ı saadet ve Hulefa-i raşidîn devirleri, tarihte insanlığa emsali görülmemiş huzur ve saadet bahşetmiş, sayısız ve muhteşem insanî örnekler gerçekleştirmiştir.

                              Hz. Ömer (r.a.) hilafete geçtiği zaman:

                              – “Ey nas! Ben hakdan, adaletten ayrılırsam ne yararsınız?” diye sormuştu. Ahaliden biri:

                              – “Ya Ömer! Sen eğrilir, hakdan inhiraf edersen, seni kılıcımızla doğrulturuz!” cevabını verince Hz. Ömer (r.a.):

                              “- Elhamdülillah! Eğrilirsem beni kılıçları ile doğrultacak arkadaşlarım varmış!” diyerek şükretti ve sevindi.

                              #809181
                              Anonim

                                ZALİMİN HAYRI !..

                                Yine Hz. Ömer, bilindiği üzere hilafeti esnasında maddî sıkıntı içinde idi.

                                Zor geçiniyordu.

                                Halbuki hazîne ganîmetlerle dolmuş durumdaydı.

                                Ashabdan bazı ileri gelenler, Hz. Ömer (r.a.)’ın kızı Hz. Hafsa (r.a.)’ya babasının hazîneden geçinecek kadar bir tahsîsat almasını teklif etmesini telkin ettiler.

                                Hz. Peygamber (s.a.)’in zevcesi olan Hz. Hafsa (r.a.) da babasına bu teklifi yapınca, Hz. Ömer (r.a.) kızına:

                                “- Kızım sen Hz. Peygamber (s.a.)’in zevcesiydin.

                                Bana söyler misin, Hz. Rasûlullah (s.a.)’in yemede içmede hali nasıldı?” diye sordu.

                                devamı var

                                #809226
                                Anonim

                                  .

                                  ZALİMİN HAYRI !..

                                  “- Kifayet mikdarı idi.” cevabını alınca Hz. Ömer (r.a.) sözüne devam etti:

                                  “- İki arkadaşım (Hz.Peygamber ve Hz. Ebûbekir) ve ben, üçümüzün hali, aynı yolda giden üç yolcuya benzer.

                                  Biri (Hz. Peygamber) makamına vardı.

                                  Diğeri (Hz. Ebûbekîr), aynı yolda giderek birinciye erişti. Üçüncüsü (ben) de arkalarından onlara ulaşmak isterim.

                                  Fazla yükle gidersem, onlara erişemem!..” buyurdu.

                                  O, fetihlerin çokluğuna, hazînenin zenginliğine bakmayarak; yaşadığı müddetçe, yeter dereceden fazla hiç bir şey kabul etmemişti.

                                  Ve hiç bir zaman dünya servetine tenezzül etmedi.

                                  Vefat ederken de borçlu idi.

                                15 yazı görüntüleniyor - 346 ile 360 arası (toplam 613)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.