• Bu konu 58 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 60)
  • Yazar
    Yazılar
  • #659394
    Anonim

      Ve Bihi Nesteinu

      Üçüncü Temsil: Meselâ iki arkadaş var. Hiç görmedikleri bir memleketin ahvaline dair istatistikli bir nevi coğrafya yazmak istiyorlar.

      Birisi, o memleketin padişahına intisab edip, telgraf ve telefon dairesine girer. On paralık bir tel ile, kendi telefon makinasını devletin teline rabteder. Her yer ile görüşür, muhabere eder, malûmat alır. Gayet muntazam ve mükemmel coğrafya istatistiğine ait san’atkârane bir eser yapar.

      Öteki arkadaş ise, ya elli sene mütemadiyen gezecek ve müşkilâtla heryeri görüp her hâdiseyi işitecek veyahut milyonlarla lirayı sarfedip, devletin tel ve telefon temdidatı kadar ve padişah gibi telgraf sahibi olacak. Tâ evvelki arkadaşı gibi o mükemmel eseri yapsın.”

      Risale-i nur eserlerinde mevcud olan ilminlerin en kısa yoldan de doğru olarak talim ve tedrisi ile anlaşılmasına giden yol, Birinci arkadaşın tatbik ettiği, nurun usulu ile olanıdır..

      (Yirminci Mektub/Yirminci Mektub’un Onuncu Kelimesine Zeyldir)

      #763615
      Anonim

        بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
        وَ بِهِ نَسْتَعِينُ
        اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى اۤلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ

        MUKADDEME


        Usûl: Bir ilmin asıl mevzuundan önce öğrenilmesi lazım gelen esaslar. Bir hedefe ulaşmak için tutulan düzenli yol, tavır, metod, tertip . (Yeni Lugat)

        Usûl-i dinin tarifi: Kendisinde itikad edilmesi vacip olan kanunların bahsedildiği bir ilimdir . (Fıkh-ı Ekber Şerhi sh:306)

        Risale-i Nur’un ilmi ne şarkın ulûmundan nede garbın felsefesinden alınmış bir ilim olmayıp; nev-i şahsına münhasır bir ilimdir.(Birinci Şua,birinci Ayet sh.540) Kur’an-ı Hâkim’den muktebes olup, âhirzaman hadisatı içerisinde ehl-i imanın küfürle mücadelesinde yegâne düsturlar mecmuasıdır.

        Evet, tarihte emsali asla vuku bulmamış azîm ve acîb inkilâblar bu İslâm beldesini kasıp kavurdu.

        Meselâ bir harf inkilâbının emsalini tarihte görmek mümkün değildir.

        Meselâ kıyafet inkılâbının bir eşine tarihte rastlamak mümkün değildir. Allâmeler, müctehidler, âlimler bir sabah kalksınlar ki, ilim namına bildikleri her şey yasak olmuş, yeniden A, B, C öğrenmeye icbar edilmişler ve Devletin emrinin dışında hiçbir kimse hiçbir suretle arzusuna göre giyinemeyecektir.

        İnsanları hayvan sürüleri haline getirmeyi hedef alan, emsali na-mesbuk bu dehşetli tahribatlara karşı, elbette tarihte emsali görülmeyen metodlarla mukabele edilmesi zarurîdir.
        Zira ceza cins-i ameldir. O halde gayet rahatlıkla diyebiliriz ki;
        Risale-i Nur okumamış bir kimse, ne kadar âlim bir zat da olsa, onun muhteviyatını malum olan ilimlerle bilmesi mümkün değildir.
        Zira Risale-i Nur hareketi ilim ve cihad sahasında yeni bir iştir.
        Emsali sebkat etmemiştir. O halde bu emsalsiz eserlerden tam istifade edebilmek için, bazı usûllerin bilinmesinde zaruretler ortaya çıkmaktadır.

        Hadis ilmi usûl-i hadise, fıkıh ilmi usul-î fıkha muhtaç olduğu gibi, usûl-i hadisle fıkıh ilmi, usûl-i fıkıhla da hadis ilmi kâmil mânâda anlaşılmayacağı gibi, bilinen usûllerin hiç birisiyle de Risale-i Nur tam manasıyla anlaşılmaz.
        Zira dediğimiz gibi; Risale-i Nur, İslâmî ilim ve İslâmî harekette yeni bir iştir.

        Netice-i Kelam:
        Risale-i Nur hareketi, ilimde ve kıyamda Kur’an-ı Azimüşşan’ın, irtidad hareketlerine karşı çektiği bir elmas kılınçtır. Bu kılıncı tam ve kâmil mânâda kullanmak için usûl bilmek lazımdır.

        #769050
        Anonim

          ;Risale-i Nur okumamış bir kimse ,ne kadar alim bir zat da olsa,onun muhteviyatını malum olan ilimlerle bilmesi mümkün değildir



          Bu kismi biraz açabilir misiniz ?

          #769093
          Anonim

            ve bihi nesteinu

            Her ilmin kendine has usulleri vardır, ilim tahsil etmeden evvel usulleri tahsil edilir..

            Risale-i nurun buna ilaveten has ve husussi özellikleri vardır..

            Risale-i nurun ilmi ne şarkın ilminden nede garbın felsefesinden alınmış bir ilim değildir..
            Yani Risale-i nur
            mesail-i ilmiyedir
            mesail-i kalbiyedir
            mesail-i ruhiyedir,
            mesail-i haliyedir.. ile ahir..

            herkes kendi derecesi nisbetinde istifade edebilir..

            Risale-i nurun hakikat mertebesindeki ilmi derslerini kamil manada anlamak için kalb komutan akıl onunla ittifak halinde olmalıdır..

            Risale-i nurun MARİFETULLAH İLMİ ni ise tahsil edebilmek için mesnevide yazan MARİFETULLAHIN BÜRHANLARI 3 TÜR, işte o 3 ana sınıfa ayrılmış olan bürhanları avlamak ve yakalamak için usul bilmek gereklidir..

            Yoksa dünyanın en alim ve akıllı insanıda okusa ,kendince anlar ve anlatır, fakat bu kamil manada olmaz..

            Usulu ile talim eden birisi ise, en sağlıklı ve kamil manada anlar, amele döker ve hallenir..

            başka ilimlerde tahsil ile Alim olanlar ise risale-i nurdan bir Çok dersi anlamadıkları gibi, anladıklarınıda kamil manada anlamazlar demektir..

            Yani bir şeyi okumak veya anlatmak demek, okuduğunu ve anlattığını anladığıan delil değildir..Sadeceanlayabildiğini anlatırken,anlatmak isterken, o ifadeleri üstad r.a kullanmış olduğundan taklidi olarak kullanırsın demektir..

            Kısaca: her ilimde asıl selahiyyet ve söz sahibi o ilimde mütehassıs ve ehil olanlardır..
            Hele böylesine vazifeli ve sırlı eserlerler..

            #769094
            Anonim

              Yoksa dünyanın en alim ve akıllı insanıda okusa ,kendince anlar ve anlatır, fakat bu kamil manada olmaz..

              Sizin de öyle olmadığınızı nasıl bilebiliriz.Ya kendince anladığınızı anlatıyorsanız nasıl bilebiliriz.

              #769095
              Anonim

                Age kardes, burda soz konusu olan, aczimendi kardesimiz degil,

                risale i nurlari hic okumayan birinin, her ne kadar baska alanlarda ehil, alim ve akilli insan da olsa , risaleleri anlatmakta kamil olamayacagini, ve kendince anlatacagini aciklamis.

                Aczimendi kardes, bilmedigi bir konu veya bir bilim hakkinda yorum getirip anlatmaya calismiyor burda ki bu soruyu ona yonlendirebilelim.oyle degil mi.

                #769096
                Anonim

                  Yoksa dunyanin en alim en akilli insani olsa , kendince anlar ve anlatir…

                  Aczmendi abi, siz bu “alinti yaptigim cumleyi” risaleleri okumamis bir kimse için kullandiniz, açiklama olrak getidiniz , lakin aklima su soruyu getirdi :
                  Bizlerde risale i nurlari mutaala ederken, aslinda bir nevi anladigimizi kendimizce ifade etmiyormuyuz?
                  yani fark nedir ?

                  #769098
                  Anonim

                    ve bihi nesteinu

                    Risale-i nur Kur’anın manevi ve maddi bir tefsiri hakikisi olması hasebi ile nihayetsin anlamalara ve terakkilere müsaiddir, Bizlerin anlama ve terakkileri Kur’an ve sünnet mihengine uygun ve ehl-i sünnet velcemaat itikadi ve ameli mezhebleri hududları içinde olmak şarttır..

                    Gayet kolaydır bilmek bunu..

                    Dünyanın en akıllısı ve alimi akli ilimlerde ve kendi ihtisas alanında terennüm etsede bu İLM-EL YAKİN mertebesindedir, hakikat mertebesi ise ayn-el yakin mertebesindedir,ilmel yakinden ayn-el yakin olan hakikat mertebesine geçmek isterse bir kimse, üstad r.a hın ifadesi ile kendini bataklık çamurunda görür..Yani öıkmak istediği,varmak istediği yere nisbet ile..!!


                    Hakikat mertebesinde ve ilerisinde kalb komutan olmadan akıl onunla ittifak etmeden GEÇİLEMEZ, geçilse idi bediüzzaman r.a gecerdi..

                    Hulasa atın ahırda kişnemesi ile ,bülbülün sarayda terennümü arasındaki farkı ehli bilir..

                    Risale-i nurda yazdığımız hususiyetlere göre dersler mevcuddur, kalb hayatı olmayan kalbi ilimleri alamaz ve bilemez, sadece taklidi olarak kabul eder ve üstadı r.a hın terennümü ile terennüm etmek için üstadının ifadelerini kullanır..

                    Diger derslerde aynı minvaldedir..

                    yani yukarda yazdıklarımıza ilaveten, her dersin mevzusu aynı olsada MAKAMLARI çok farklı olduğundan, kemiyet ve keyfiyyette o nisbette olur..

                    Risale-i nur talebeleri ise ,risale-i nuru üstad r.a hın ve erkan ve varis ks. talebelerinin tatbiklerine uyarak ve onlara bağlı kalarak ehilleri ile birlikte tatbik ederler..

                    Hem risale-i nur her merhalede ve talebelerine has ve hususi anahtarlar ve sırrlar ve şifreler verir, ehli aldığını ve açtığını bilir,ve gösterebilirde..

                    Bunlar ise Bir tasdikat sahibi hayattar zevatı kiramın tebaiyyetinde olur..

                    #769103
                    Anonim

                      Allah razi olsun agabey,

                      yani ilk cumlenizdeki “risaleinur okumayan alim akilli vs..” den kastiniz, kalp hayati olmayan, dinsiz ve imansizlarmidir?

                      #769104
                      Anonim

                        ve bihi nesteinu

                        Risale-i nuru okumamış veya usulu ile okumamış kimselerdir..

                        Kalbden kasdettiğimiz ,hakikat mertebesinde komutan olarak istimal edilen kalbdir, yoksa kasdettiğiniz manaya değildir..

                        Yani üstad r.a eski saidden yeni saide gecerken kalbi komutan olarak ve aklı onunla ittifak ettirerek kasdettiğidir demek istediğimiz..

                        #769106
                        Anonim

                          Anladim abi, Allah razi olsun

                          #769124
                          Anonim

                            @Eclairs 189130 wrote:

                            Age kardes, burda soz konusu olan, aczimendi kardesimiz degil,

                            risale i nurlari hic okumayan birinin, her ne kadar baska alanlarda ehil, alim ve akilli insan da olsa , risaleleri anlatmakta kamil olamayacagini, ve kendince anlatacagini aciklamis.

                            Aczimendi kardes, bilmedigi bir konu veya bir bilim hakkinda yorum getirip anlatmaya calismiyor burda ki bu soruyu ona yonlendirebilelim.oyle degil mi.

                            Muhterem eclairs; aczimendi kardeşi neden hariç tuttunuz anlayamadım.Yani söz konusu olan aczimendi kardeş değil demek ne manaya gelmektedir külliyatı yazan o mudur.Eğer bir kaide ise herkese şumulu vardır yok değilse kimseye tatbik edilmemeli.Bu sözleri aczimendi dedi diye delilsiz kabul mü edelim.O zaman kaos olur çıkar herkes bir şeyler der isteyen istediğine inanır ehl-i tahkik olmak neresinde olur.Üstad bu kitaplarını sadece aczimendiler anlayabilir mi demiş yahut özel birileri anlar mı demiş.

                            #769127
                            Anonim

                              Hem meselâ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَ لَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ cümlesi, mana-yı remziyle diyor ki: “Onüçüncü ve ondördüncü asırda semavî lâmbalar ateşsiz yanarlar, ateş dokunmadan parlarlar. Onun zamanı yakındır, yani bin ikiyüz seksen (1280) tarihine yakındır. İşte bu cümle ile nasılki elektriğin hilaf-ı âdet keyfiyetini ve geleceğini remzen beyan eder. Aynen öyle de: Manevî bir elektrik olan Resail-in Nur dahi gayet yüksek ve derin bir ilim olduğu halde, külfet-i tahsile ve derse çalışmağa ve başka üstadlardan taallüm edilmeğe ve müderrisînin ağzından iktibas olmağa muhtaç olmadan herkes derecesine göre o ulûm-u âliyeyi, meşakkat ateşine lüzum kalmadan anlayabilir, kendi kendine istifade eder, muhakkik bir âlim olabilir. Hem işaret eder ki; Resail-in Nur müellifi dahi ateşsiz yanar, tahsil için külfet ve ders meşakkatine muhtaç olmadan kendi kendine nurlanır, âlim olur. Evet bu cümlenin bu mu’cizane üç işaratı elektrik ve Resail-in Nur hakkında hak olduğu gibi, müellif hakkında dahi ayn-ı hakikattır. Tarihçe-i hayatını okuyanlar ve hemşehrileri bilirler ki; “İzhar” kitabından sonraki medrese usûlünce onbeş sene ders almakla okunan kitabları, Resail-in Nur müellifi yalnız üç ayda tahsil etmiş.
                              (Şualar – 691)

                              #769129
                              Anonim

                                ve bihi nesteinu

                                Kardeşim, hiç bir ampul kendi kendine yanmaz ve nurlanamaz..

                                Başını kaldır evindeki lambalara bak,zahiren kendileri ayanar görünsede, bir hat ile bir ana kaynağa bağlıdırlar,o kaynaktan elektrik alırlar..

                                O nurlanmaların olması için Risale-i nurdaki hakikat ilmi mesleği,tatbik edilmeli o manevi hatlar kurulmalıdır..

                                Meselâ: Nasılki bir saray bulunsa, büyük bir dairesinde büyük bir elektrik lâmbası bulunur. O elektrikten teşa’ub etmiş ve onunla bağlı küçük küçük elektrikler, küçük menzillere taksim edilmiş. Şimdi birisi o büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirip ziyayı kapatsa, bütün menziller derin bir karanlık içine ve bir vahşete düşer.


                                ..İşte ey nefsim! Birinci saray, bir müslümandır. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, onun kalbinde o büyük elektrik lâmbasıdır. Eğer onu unutsa, el’iyazü billah kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez. Belki hiçbir kemalâtın yeri ruhunda kalamaz, hattâ Rabbini de tanımaz. Mahiyetindeki bütün menziller ve latifeler, karanlığa düşer ve kalbinde müdhiş bir tahribat ve vahşet oluyor..

                                (24.söz 5.dal)

                                Her işte ehil ve mütehassıs olanların sözü geçerlidir.. Üstad r.a hın ifadeleri aynı haktır ve doğrudur,zira maddi ve ameni her ilimde ehillerini ilzam ederek,ehil olduğunu,şekarci hanındaki ilanatı ile ilanda etmiştir..
                                Yani üstad ne dediğini gayet iyi biliyor..

                                Peki anlayanlar ne anlıyor..!!

                                Bu kardeşin hem elektrikçidir hemde avrupada elektroteknik eğitimi almıştır..

                                Yani Risale-i nurdaki ifadelere ve derslere bakarsanız,kendi kendine parlar, müşkilat yoktur gibi derslerin olması için,bazı usuller ve tatbik edilmesi gereken ameller vardır..Diye anlaşılmaktadır..!!

                                #769131
                                Anonim

                                  ve bihi nesteinu

                                  Evvela bir esası beyan edelim, sonra devam edelim..

                                  Bir manevi meslekten kamil manada istifade edebilmek için o mesleğin kanunlarının ve esaslarının yazılı olduğu eserleri iği bilmek,iltibas etmeden tatbik edebilmek şarttır..Yani Risale-i nurdan o kimseler tam istifade edebilirler ki,onlar Risale-i nuru, risale-i nura uygun olarak tatbik ederler,eser ile mesleği tatbik edeni bir ve beraber görürler alırlar ve olurlar..

                                  Yoksa esere ve esaslarına uygun hareket etmeyen veya iltibaslar ile yanlış hareket edenler ettikleri iltibas ve yanlış nisbetinde istifadeleri noksan olur demektir..

                                  İşte sırrı veraset ile veraseti nübüvetten gelen bir meslek ile o yoldan gitmek başkadır yani beslenmek, nübüvetten gelen bir velayet ile o yoldan gitmek başkadır,yani beslenmek başkadır..

                                  Eserleri okuyup,kendi anladığını,orda anlatılan zannederek,kendi anladığını anlatmak isterken,risale-i nurdaki ifadeleri kullanarak terennüm etmek başkadır..

                                  Mürlid-i alim koyun olmalı,koyun yavrusuna safi süt verir dediğide üstad r.a hın işte bu olsa gerek..

                                  Hulasa Risale-i nur mesleği kısa ve kolay ve sağlamdır ve yüksektir,tebasını Allah’a vasıl eder,Risale-i nurları üstad r.a ile erkan ve varis k.s talebelerinin tatbikleri üzre,o zevatı kiramlara intisabla bağlı olanlarla mesleği tatbik eden İNTİSAB SAHİBLİLERİNE..

                                  Zira intisabın kendisi dahi bir sırrdır..

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 60)
                                • ‘Risale-i Nur’u nurun usulleri ile anlamak’ konusu yeni yanıtlara kapalı.