• Bu konu 58 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 46 ile 60 arası (toplam 60)
  • Yazar
    Yazılar
  • #769282
    Anonim

      @aczmendi reşha 189525 wrote:

      2/Bu yol has ve hususidir ve berzahsız iddiasında bulunmuşsunuz iddia delil ister risale-i nurdan böyle bir yolu nasıl buldunuz.

      2-Sahabeler ise, sohbet-i nübüvvetin in’ikasıyla ve incizabıyla ve iksiriyle tarîkattaki seyr ü sülûk daire-i azîminin tayyına mecbur değildirler. Bir kademde ve bir sohbette zahirden hakikata geçebilirler.

      Mektubat

      Birinci tarîk: Bil-asâle doğrudan doğruya berzahsız, hicabsızdır. Şu yol, nübüvvetin tarîkını temsil eder.

      24.söz Sözler

      Fesubhanallah siz sahabemisiniz birinci tarik dediği sahabe mesleğidir.
      sorulara nasıl cevap veriyorsunuz.Bakınız sizin nasıl bir sohbette bu yola ulaştınız isbat ediniz diyorum sahabe ile ilgili mesleği yazıyorsunuz.Üstad hazretleri risale-i nurda var diyor sizde söyleyin nasıl bir sohbette bu kadar yolu geçiyorsunuz bilelimde lakayd kalmayalım

      Şimdi ise Cenab-ı Hakk’ın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaika çıkılacak bir yol bulunsa; o yola karşı lâkayd kalmak, elbette kâr-ı akıl değil…

      İşte otuzüç aded Sözler, böyle Kur’anî bir yolu açtığını, dikkatle okuyanlar hükmediyorlar. Madem hakikat budur; esrar-ı Kur’aniyeye ait yazılan Sözler, şu zamanın yaralarına en münasib bir ilâç, bir merhem ve zulümatın tehacümatına maruz heyet-i İslâmiyeye en nâfi’ bir nur ve dalalet vâdilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayım. Bilirsiniz ki: Eğer dalalet cehaletten gelse izalesi kolaydır. Fakat dalalet, fenden ve ilimden gelse, izalesi müşkildir. Eski zamanda ikinci kısım, binde bir bulunuyordu. Bulunanlardan ancak binden biri irşad ile yola gelebilirdi. Çünki öyleler kendilerini beğeniyorlar; hem bilmiyorlar, hem kendilerini bilir zannediyorlar. Cenab-ı Hak şu zamanda, i’caz-ı Kur’anın manevî lemaatından olan malûm Sözler’i, şu dalalet zındıkasına bir tiryak hâsiyetini vermiş tasavvurundayım.

      اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

      Said Nursî

      (Mektubat – 23)

      #769283
      Anonim

        @aczmendi reşha 189527 wrote:

        ve bihi nesteinu

        Bizler risale-i nur dersini böyle yapıyoruz,forumlarda bu kadarını başarıyoruz,sizde nasıl ders yaptığınızı gösteriyorsunuz, ehl-i insaf olan risale-i nur talebeleride,risaşe-i nura uygun hareket etmenin nasıl olduğunu bilmektedir..

        Kimin ne olduğu yakında ortaya çıkar, hem Allah var ahiret var,ordada görürüz kim ne imiş neye göre hareket etmiş diye..

        Aklı başında olan kendine faidesi olmayacak işlerle iştigal etmediği gibi, şer-i ve mesleki emir ve yasaklarıda ihlal etmez vazifesine bakar..!!

        muhterem aczi kardeşim,

        nedendir bu sitayişkar ifadeleriniz… elhamdulillah bizlerde ve (bildiğiniz üzre çeyrek asırdır şahsım da) risale-i nur menbaasından besleniyoruz.. ama aşağıdaki ifadelerinizi nedense sizler gibi göremedik ve göremiyoruz ve anlayamıyoruz.. sizler gibi anlayan kardeşlerimiz varsa lütfen ve Allah (CC) rızası için yorum yapsın..

        6-Bizler aczmendiliğin nereden çıkıp nereye gittiğini biliyoruz üstad r.a kur’andan çıkarmış der tarik-i aczmendi diye nereye gittiği ise Allah’a vasıl eder.. buyur kur’an ve sğünnet mihengine kuvvetin yeterse vur bakalım ne öıkıyor.. varsa bunun tersini isbat edecek delilin buyur iddanı isbat et..

        Risale-i nur arama motoruna arattım sadece sizin de verdiğiniz kısımlar çıktı ve/veya çıkıyor… aczimendilik konusunda başka bir bilgiyi ne risalelerde ve ne de Üstadın (RA) muhterem ve mübarek Talebelerinde görmemekteyiz…

        Ve hatta ders aldığınızı söylediğiniz Hacı Hulusi (RA) Ağabeyimizde de görmek mümkün değil .. ne sözlerinde ve ne de kıyafetlerinde…

        Şimdi efkar-ı umumi de akıllarda kalan soru işaretlerini yok etmek ve hüsn-ü zanna helal getirmemek veya **başkasını su-i zanna sevketmemek** adına bazı açıklamalarda bulunmanız elzem ve gereklidir… şahsıma attığınız mesajın cevabını bile yasaklayarak almak istemediğiniz için ayrıntıya girmek istemiyorum ama, risale-i nurdan istifade eden yeni kardeşlerimin akıllarında soru kalmaması adına, sizden arkadaşlarımızın aklında olan ve yazdıkları bu açıklamayı yapmanızı Allah (CC) rızası için istiyorum..

        umarım ve ümit ederim ki bu isteğimi önceki sualim gibi geri çevirmezsiniz…

        ….selam ve dualarımla…

        #769284
        Anonim

          Çocuklar bile anlar verdiğiniz cevapların sizin yolunuzla alakası olmadığını çocukları bile kandıramazsınız.Ne yazdığınızı bilmiyorsunuz okuyanlardamı anlamıyor risale-i nur mesleği ile uyduruk mesleğin arasında ki farkı yazık hemde çok yazık uydurukça tevillerle ders yapıyorlarmış söylemeye utanır insan.

          #769285
          Anonim

             
            ..Şimdiye kadar ben yalnız iman hakikatını düşünüpTarîkat zamanı değil, bid’alar mani’ oluyor” dedim. Fakat şimdiSünnet-i Peygamberî dairesinde bütün oniki büyük tarîkatın hülâsası olan ve tarîklerin en büyük dairesi bulunan Risale-i Nur dairesi içine, her tarîkat ehli kendi tarîkatı dairesi gibi görüp girmek lâzım ve elzem olduğunu bu zaman gösterdi. Hem ehl-i tarîkatın en günahkârı dahi çabuk dinsizliğe giremiyor; kalbi mağlub olamıyor. Onun için onlar tam sarsılmaz, hakikî Nurcu olabilirler. Yalnız mümkün olduğu kadar bid’atlara ve takvayı kıran büyük günahlara girmemek gerektir. (Emirdağ lahikası 2.c)

            Zeyl

            Burasi soyle anlasilir :

            12 hak tarikat sunnet i seniye dairesindendir
            Tarikatlarin en buyuyu ifadesi Risalei nurun 12 tarikat gibi oldugu manasina gelmez.
            Dogrudan yol manasina gelir ,en buyugu r.nurdur
            bunun manasi sudur : tarikatlar velayet i sugradir, ve kurbiyet inkisafiyla gitmektedirler

            bu hususiyetten r.nur 12 tarikati camidir her tarikat mensubu r.nurda kendini bulabilir

            “Ey hizmet-i Kur’aniyede arkadaşlarım! İhlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevkeden, tul-i emel olduğu gibi; riyadan nefret veren ve ihlası kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani: Ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülahaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. Evet ehl-i tarîkat ve ehl-i hakikat, Kur’an-ı Hakîm’in ……gibi âyetlerinden aldığı dersle, rabıta-i mevti sülûklarında esas tutmuşlar; tul-i emelin menşei olan tevehhüm-ü ebediyeti o rabıta ile izale etmişler. Onlar farazî ve hayalî bir surette kendilerini ölmüş tasavvur ve tahayyül edip ve yıkanıyor, kabre konuyor farz edip; düşüne düşüne nefs-i emmare o tahayyül ve tasavvurdan müteessir olup uzun emellerinden bir derece vazgeçer. Bu rabıtanın fevaidi pek çoktur. Hadîste …-ev kema kal- yani “Lezzetleri tahrib edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz!” diye bu rabıtayı ders veriyor. Fakat mesleğimiz tarîkat olmadığı, belki hakikat olduğu için, bu rabıtayı ehl-i tarîkat gibi farazî ve hayalî suretinde yapmağa mecbur değiliz. Hem meslek-i hakikata uygun gelmiyor.”
            (Lemalar, İhlas Risalesi)

            “Eğer derseniz: Şeyhler bazen işimize karışıyorlar. Sana da bazen şeyh derler.

            Ben de derim: Hey efendiler! Ben şeyh değilim, ben hocayım. Buna delil: Dört senedir buradayım; bir tek adama tarîkat verseydim, şüpheye hakkınız olurdu. Belki yanıma gelen herkese demişim: İman lâzım, İslâmiyet lâzım; tarîkat zamanı değil.” (Mektubat)

            “Bir müddeiumumî, iddianamesinde: “Bediüzzaman, ihtiyarladıkça artan enerjisiyle dinî faaliyete devam etmektedir.” Denizli mahkemesi, ehl-i vukuf raporunda: “Evet, Said Nursî’de bir enerji vardır, fakat bu enerjisini, tarîkat veya bir cem’iyet kurmakta sarf etmemiş, Kur’an hakikatlarını beyan ve dine hizmete sarfettiği kanaatına varılmıştır.” denilmektedir.” Sözler s:759

            “Zâtınızın şahsıma karşı haddimden pek çok ziyade hüsn-ü zannınızı, Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsi namına kabul edebilirim; yoksa kendimi o makamlarda görmek benim haddim değil.

            Hem “Risale-i Nur’un mesleği tarîkat değil, hakikattır; sahabe mesleğinin bir cilvesidir. Bu zaman, tarîkat zamanı değil, imanı kurtarmak zamanıdır.” Risale-i Nur, bu hizmeti lillahilhamd en müşkil ve ağır zamanlarda yapmış ve yapıyor. Risale-i Nur dairesi, Hazret-i Ali ve Hasan ve Hüseyn’in (R.A.) ve Gavs-ı A’zam’ın (K.S.) -ihbarat-ı gaybiyeleriyle- şakirdlerinin bu zamanda bir dairesidir. Çünki Hazret-i Ali, üç keramet-i gaybiyesiyle Risale-i Nur’dan haber verdiği gibi; Gavs-ı A’zam (K.S.) da kuvvetli bir surette Risale-i Nur’dan haber verip tercümanını teşci’ etmiş. Bu mahrem dört risale, Keramet-i Aleviye ve Gavsiyeye ait dört risale inşâallah bir vakit size gönderilebilir. Mahkeme ehl-i vukufu onlara itiraz edememiş, yalnız “Bu yazılmamalı idi” diye küçük bir tenkid etmişler. Ben de cevab verdim, onlar sustular. Zâten Üveysî bir surette doğrudan doğruya hakikat dersimi Gavs-ı A’zam’dan (K.S.) ve Zeynelâbidîn (R.A.) ve Hasan Hüseyin (R.A.) vasıtasıyla İmam-ı Ali’den (R.A.) almışım. Onun için, hizmet ettiğimiz daire onların dairesidir.” (Emirdağ Lahikası s: 68)

            “Sünnet-i Peygamberî dairesinde bütün oniki büyük tarîkatın hülâsası olan ve tarîklerin en büyük dairesi bulunan Risale-i Nur dairesi içine, her tarîkat ehli kendi tarîkatı dairesi gibi görüp girmek lâzım ve elzem olduğunu bu zaman gösterdi.”
            (Emirdağ Lahikası II s: 54)

            #769286
            Anonim

              @OrhanCAN 189541 wrote:

              muhterem aczi kardeşim,

              Risale-i nur arama motoruna arattım sadece sizin de verdiğiniz kısımlar çıktı ve/veya çıkıyor… aczimendilik konusunda başka bir bilgiyi ne risalelerde ve ne de Üstadın (RA) muhterem ve mübarek Talebelerinde görmemekteyiz…

              Ve hatta ders aldığınızı söylediğiniz Hacı Hulusi (RA) Ağabeyimizde de görmek mümkün değil .. ne sözlerinde ve ne de kıyafetlerinde…

              ….selam ve dualarımla…

              Müslüm efendi anlatmıştı:
              Hacı hulusi k.s risale-i nur dersleri yaparken bir gün demiş
              Risale-i nur külliyatı benim üstad ile görüşmemizde aldığım ilk dersin muhteviyyatını anlatır..

              Müslüm efendi diye tabir ettiginiz kisi, Hulusu yahyagil agabeyin yanina gidip gelmis olabilir. Ama Risaleinur hizmetinin tarikat oldugu manasina gelmez.

              “Ama Üstad Bediüzzaman, yani sistem, hizmet olarak, klasik manada, kendi tarifi içinde tarikatçı olmadığı gibi, Hulûsi Efendi tarikatçı değildir. Hiç kimseye tarikat vermesi de mümkün değildir. “Nur”a gönül vermiş insanlar arasında “Hulûsi Ağabey” diye anılırdı. O bir gazi Türk subayı idi. Kendisi, mübarek bir zat’tı. Nur’ları okur, izah eder, anlatırdı.”

              Yani tarikatcilik üzerine aldiklari ders Hususi Agabeyden degildir.
              Kimden almissaniz onlarin isimlerini verin.

              #692235
              Anonim

                Kardesler iyi güzel yazmissinizda

                aczmendi reshanin risale-i nur bir tarikattir
                aczmediler tarikatcidir
                müslüm gündüz bizim seyhimizdir dedigi yeri yazarmisiniz

                bakiyorum bakiyorum sizlerin yazdiklarina uygun bir yer bulamiyorum

                dersler isleniyor aczmendilik propangadasi falanda yapilmiyor

                hatta

                evvela ne şeyhlik iddamız var nede şeyhimiz var.. Risale-i nur dairesinde alim-i mürşidler vardır..!! mürşidlik vaziyeti takınmak yasaktır onlara fakat mürşid nazarı ile bakıp bilip beslenmek ve fenafilihvan hakikatini yaşamak vardır..
                bizlerin anlaması ve tatbikide risale-i nurdandır, bu risale-i nurun zenginliğidir..

                aczmendi resha yukaridaki yaziyi yazmis

                lütfen dediklerinizi yazan kismi kopyalarmisiniz.

                #769292
                Anonim

                  @Hakikat 189560 wrote:

                  Kardesler iyi güzel yazmissinizda

                  …..

                  aczmendi resha yukaridaki yaziyi yazmis

                  lütfen dediklerinizi yazan kismi kopyalarmisiniz.

                  muhterem kardeşim,

                  37 nolu mesajımda aşağıda bahsi geçen kişiyi aczi kardeşimden sual etmişem..

                  Bunlar ise Bir tasdikat sahibi hayattar zevatı kiramın tebaiyyetinde olur..

                  şu anda yaşayan ve TABİİ olunan (sizin bildiğiniz bir zat-ı muhteremse) ismini rica etsem yazar mısınız??

                  ve tebaiyyetten bahsediliyorsa ve yaşayan olması gerekiyorsa O zat kime tabidir…??? …selamlarımla…

                  #769295
                  Anonim

                    @Fezapilotu 189548 wrote:

                    Müslüm efendi diye tabir ettiginiz kisi, Hulusu yahyagil agabeyin yanina gidip gelmis olabilir. Ama Risaleinur hizmetinin tarikat oldugu manasina gelmez.

                    “Ama Üstad Bediüzzaman, yani sistem, hizmet olarak, klasik manada, kendi tarifi içinde tarikatçı olmadığı gibi, Hulûsi Efendi tarikatçı değildir. Hiç kimseye tarikat vermesi de mümkün değildir. “Nur”a gönül vermiş insanlar arasında “Hulûsi Ağabey” diye anılırdı. O bir gazi Türk subayı idi. Kendisi, mübarek bir zat’tı. Nur’ları okur, izah eder, anlatırdı.”

                    Yani tarikatcilik üzerine aldiklari ders Hususi Agabeyden degildir.
                    Kimden almissaniz onlarin isimlerini verin.

                    Allah (CC) razı olsun kardeşim.. sözlerinize bir alıntı ile TAÇLANDIRAYIM..

                    Fazileti her vicdanı tatmin edecek vüs’attedir.

                    Tarikat şeyhinde bulunması lüzumlu vasıflara o kemâl manada sahiptir.

                    Ondan Üstad’ın şu sözünü naklederler:

                    “Kardeşim benim 12 tarikattan ders vermeğe selahiyetim var ama ben imamım, şeyh değilim.”

                    Kalbin imana, gözlerin nura, aklın derse, hasta vücudun ilaca, muzdarip ruhun teselliye, zalim nefsin terbiyeye en çok muhtaç olduğu şu asrın derdini ve devasını en güzel şerheden büyük Üstad’ın o halis talebesi de, elbette şeyh değildir.

                    http://www.risaleforum.net/hulusi-yahyagil/10875-rahmetli-hulusi-agabeye-dair/

                    #769299
                    Anonim

                      @Fezapilotu 189548 wrote:

                      Müslüm efendi diye tabir ettiginiz kisi, Hulusu yahyagil agabeyin yanina gidip gelmis olabilir. Ama Risaleinur hizmetinin tarikat oldugu manasina gelmez.

                      “Ama Üstad Bediüzzaman, yani sistem, hizmet olarak, klasik manada, kendi tarifi içinde tarikatçı olmadığı gibi, Hulûsi Efendi tarikatçı değildir. Hiç kimseye tarikat vermesi de mümkün değildir. “Nur”a gönül vermiş insanlar arasında “Hulûsi Ağabey” diye anılırdı. O bir gazi Türk subayı idi. Kendisi, mübarek bir zat’tı. Nur’ları okur, izah eder, anlatırdı.”

                      Yani tarikatcilik üzerine aldiklari ders Hususi Agabeyden degildir.
                      Kimden almissaniz onlarin isimlerini verin.

                      Hulusi efendinin usulünun tarikatvari bir usul oldugunu burda kimse ima etmemis zaten.Siz Hulusi agabey dersiniz bizler Hulusi efendi deriz belki aradaki fark budur.

                      #769326
                      Anonim

                        @Sirac 189516 wrote:

                        Siz buna ders mi diyorsunuz? Siz de mi aczimüslümsünüz yoksa?

                        Üstü kapalı bir iddia yok ortada, rumuzu bile kâfi zaten!

                        Orhancan’la age abile biliyorlar onun nemenem biri olduğunu.

                        Adam müslüme “beyefendi” fadime şahin karısına “hanımefendi” diyor hâlâ, siz bilmiyorsunuz diye olmadığına mı delil oluyor bu?

                        Safdillikle Nur dâvâsının imajına verilen zararı ayırd etmek lazım!

                        Menemen hadisesi ile hiçbir fark göremiyorum ben arada!

                        Tabii bu kişilerin bakış açısının genişliğine göre endişedir.

                        Nurları yeni tanımış biri veya alakasız birileri veya komitelerin bu forumlardaki takipçileri, bu adamın burada pişpişlendiğini görünce Nurlular hakkında neler düşünür hiç hesab ediyormusunuz?

                        Zannetmeyin takip edilmiyor bu forumlar, ben de forum yönetimlerdeyim, hiç ummadığınız merkezlerden takip ıpleri yakaladım!

                        Bu aczimüslüm efendi bu kadar cesursa gelsin Türkiyeden “hanımefendi” desin fadime şahin kuklasına!

                        Almanyadan hava atmak iyi oluyor, demokrasiye batıya düşman ol, git onların kucağında otur, at tut rahat rahat Türkiyeyi karıştır!

                        Kardes, belki dogru soyluyorsunuz, ama uslubunuzda o kadar sert ve yanlis tabirler kullaniyorsunuz ki, hakli bile olsaniz bu sizi haksiz konumuna dusuruyor. Bunu uzulerek belirtiyorum…Biraz daha sakince, ve arkadasin yaptigi gibi delillerle ispatlarsaniz, daha çabuk anlasacagimizi umud ediyorum.

                        ” Rumuzu bile kafi demissiniz ” : Aczimendi : Bediüzzaman tarafindan da kullanilan bir ifade. =aciz ve fakir kul anlamina gelmektedir.Mendi kelimeside farçada “li” takisidir, yani arkadasta aciz-acizler anlaminda kullanmistir diye dusunuyordum.Yaniliyormuyum ? Bu açidan rumuzu benim için kâfi gelmiyor .

                        “”Adam müslüme “beyefendi” fadime şahin karısına “hanımefendi” diyor hâlâ, siz bilmiyorsunuz diye olmadığına mı delil oluyor bu?””

                        Aczimendilerin,28 subat surecinde yapdiklarini bizde tasvip etmiyoruz.Sorunuza cevaben hayir “aczimuslumcu” de degilim.Hafizanallah.

                        Forumdaki aczimendi nickli arkadasin bu hitaplari kullandigi yeri gosterirmisiniz.?

                        Genel olarak aczimendi tayfasi bu dusuncede diye bu arkadasindan nickinden bu dusuncede oldugunu dusunmek hata degilmidir?

                        #769332
                        Anonim

                          @aczmendi reşha 189507 wrote:

                          Risale-i nur eserleri ve mesleğinde hakikat mesleği noktasından tatbik için hayattar ve tasdikat sahibi varisler şarttır..

                          yani HİÇ BİR HAKİKAT MESLEĞİ YOKTURKİ ONDA KALB KUMANDAN VE AKIL ONUNLA İTTİFAK ETMİŞ OLMASIN..


                          Aynen bu kısa yol sırr-ı verasetin tatbik edildiği hakikat mertebesinin mğrşidi kamillerinde mevcuddur, geriye kalır o zatı nuranilere muhatab olanların nazar ve niyet ve kabiliyetlerine, eger böylesi bir zata reşha istidadında ve reşha mesleğinde olan biri BİR DERSTE OLSA BENDEN ALSIN, ile kayd düşülen dersi alırsa o olur..

                          Müslüm efendi anlatmıştı:
                          Hacı hulusi k.s risale-i nur dersleri yaparken bir gün demiş
                          Risale-i nur külliyatı benim üstad ile görüşmemizde aldığım ilk dersin muhteviyyatını anlatır..

                          İşte üstad r.a hın varis ve erkan talebeleri bu emsaldiler ve her biri intisablı idi..

                          Onlardan sonra o erkan ve varis talebelere intisablı ve hayattar bir zata intisab ile bağlanan kendi kabiliyetine göre dersleri alır..

                          Sırrlar ise verilir,yani tasdikat sahibi olan o zevatı kiram sözü sırrlı söyler,ehl-i olan sırrı alır olmayan ise kalıbında kalır..

                          Risale-i nurlarda öylesi sırrlarla doludur, ehl-i olan onu alır..Fakat alabilmek için evvela hayattar bir varisten ders almış ve sohbetteki in-ikas ve insibağ sırrını almış olmak ŞARTTIR..!!


                          Aczmendi kardeş, yazılarınızın bazı bölümlerini kaçırmışım. Benim burdan anladığım varisten kastınız Müslüm efendimidir ? Şunu belirtelim ki biz mütalalarımızı risalei nurları baz alarak yapıyoruz, Müslüm efendiyi değil. Burada Müslüm efendi dediğiniz kişinin hizmet adına propagandasının yapılmasına kesinlikle müsade edemeyiz. Bundan sonraki mesajlarınızda bu hususa dikkat ediniz.

                          #769333
                          Anonim

                            Söylemiştim, söylediğim halde kaçıranlar var, gene söyleyeyim, bu adam 28 Şubat döneminde olup biten hiçbir haltlarını hata olarak kabul etmiyor ki hâlâ! “Bugün olsa aynı şeyleri yapardık” diyor alnının karasıyla.

                            Onun bu densizliğinin yanında bu tabirlerim az bile:

                            Bakın, ben kafadan konuşan bir tip değilim, şahsım adına da hiçbir şeyi dert edinmiş değilim bu hizmette, bu adamlar koca bir memleketi alt üst etmede maşa olmuş adamlar, bunlara şefkat etmek, onlar yüzünden zarar görmüş onca insana zulmetmek değil de nedir?

                            Nette nerde izleri varsa hemen her yeri biliyorum, birçokların bilmediği çok ayrıntılarına da vâkıfım.

                            Evet buralarda tek maksadları kendilerini satmak!

                            Ve belki bunun altında gene 28 Şubat benzeri bir emel var buna karşı müteyakkız olmak zorunda Nurcular!

                            Hiçbir mü’min ısırıldığı delikten tekarr ısırılmaz. Çünkü imanı vardır, çünkü imanın feraseti vardır!

                            Ben o kargaşa dönemlerinde bunlara sahip çıkan, hatta savunan her çeşit cemaatten insanla da o dönemlerde neler yaşadım.

                            Akibet ne olacak hesab edemeyen insanlar, dolaylı yoldan onlara sahip çıkarak verdikleri zararları telafi edebilirler mi şimdi?

                            10 küsür sene evvel Kırkıncı Hocamın asabını bu adamın nasıl bozduğu hâlâ kulaklarımda.

                            Yüzlerce mahkemede aksi isbatlanamamış bir iddiaya -Nurculuk tarikattir- iddiasına, kendilerine Nurcu süsü vererek birilerinin sahip çıkması, “suyumu bulandırdın” demek için kuzu besleyen komitelerin tezgâhı değil de ne?

                            Safdilliği bırakalım artık, bu dâvâ bu vebali kaldırmaz!

                            -Eli, kolu ve kulağı kısa olanlar- üslubuma takılarak beni anladıklarını zannetmesinler, dediklerimden çok daha fazla şeyi ifade edersem o zaman bu meydanlık yerde hiç de iyi olmaz! Bu üsluba bu dâvâya kendi haysiyeti hassasiyetini göstermeden sırt sıvazlayanlar sebeb oluyor, herkes işine baksın. Çocuk oyunu değil bu işler!

                            #769338
                            Anonim

                              @HuSeYni 189636 wrote:

                              Aczmendi kardeş, yazılarınızın bazı bölümlerini kaçırmışım. Benim burdan anladığım varisten kastınız Müslüm efendimidir ? Şunu belirtelim ki biz mütalalarımızı risalei nurları baz alarak yapıyoruz, Müslüm efendiyi değil. Burada Müslüm efendi dediğiniz kişinin hizmet adına propagandasının yapılmasına kesinlikle müsade edemeyiz. Bundan sonraki mesajlarınızda bu hususa dikkat ediniz.

                              ve bihi nesteinu

                              Bizim yazdıklarımız gayet nettir..

                              üstad r.a hın varis ve erkan talebeleri vardır,o varis ve erkan zatların dahi varis ve erkan talebeleri berhayattır,bunlarda hacı hulusi k.s ahmet husrev ks. kastamonulu sultan mehmed feyzi k.s ve diger erkanlara intisablı olup verasetlerini devam ettirenlerdir..

                              Kimsenin propagandasını yapmamışız yapmayızda buna ihtiyacta yoktur..Bizler yaptığımızı risale-i nura uygun yapar ve rıza-i ilahi için yaparız,dünya bizlere küsse karşı gelse BEŞİ PARA ETMEZ YANIMIZDA, DÜNYADA BİZİ ALKIŞLASA ODA BEŞ PARA ETMEZ, asıl deger Allah katındadır, o razı olsun, ve razı olduğu ilimleri ve anlamaları ve kabullenmeleri ve amellerini ve hallerini versin ve razı olsun, varsın birileri eleştirsin itham etsin..

                              Burda risale-i nurdan ders yapıyoruz, evvela Risale-i nura uygun bir uslub ile ifadelerimizi kullansak isabet olur..

                              Ne garibdir ne garib, tüm ehl-i imanın ve tarikatlerib davet edildiği ve tüm ehl-i imanın imanını kurtarmak ve tüm insanlığı kurtarmak için Allah’ın kullarına lutfettiği bir eseri ve mesleği, o yoktur, bu yoktur, sen bizden değilsin gibi, risale-i nura uymayan ifadeleri hala kullananların olması ne garibdir..!!

                              #769339
                              Anonim

                                ve bihi nesteinu

                                İlim malume tabidir, islam düşmanlarının sevyesiz ve adice tezgahlar ve iftiralar ile yaptıkları onları bağlar..Bizlerden yana şeriata muhalif tek iş olmamıştır.. bunu zamanında ehli, imandan şahid olanlar çıktı anlattı.. hem o gün bu gündür,aczmendilerin en ufak bir bağlantılarının olduğuna düşmanları dahi delil bulamadı ve bulamaz zira yoktur, onlar dahi aczmendilerin yaklasını bıraktı ve eklediler, İNANÇLARINA GÖRE YAŞIYORLAR diye..

                                Allah bir insanın defterini düreceği zaman evvela dostlarına düşman edermiş..

                                Risale-i nurda şeair-i islamiyeye ilişenler 12-13-14 ve 16 sene sonra darbelerle darbe yerler ve yiyecekler ifadesini görmüyor bakanlar..

                                kemalistler ve gizli süfyan komiteleri risale-i nur talebeleri olan aczmendilere iliştiler ve 12- 13- 14- ve 16 sene sonra darbeleri yediler..

                                Ehl-i iman feraset sahibidir Allah’a şükür bizlerdedeondan bolca var, bu güne kadar süfyanın gizli komiteleri ve avaneleri bzileri ısırmak için KÖPEKLERİNİ SALDILAR ÜSTLERİMİZE fakat ASA İLE BELLERİNİ KIRDIK,bizleri ısıramadıkları gibi,birdaha ısırmayı hayal bile edemezler..

                                fakat o günlerdede bu günlerdede süfyanın gizli komitesinden ve avanelerinden HAVLAYAN KÖPEKLERİ OLMUŞTUR, bu ısırdıklarına veya ısracaklarına delil değil, köpek işte kim karnını doyursa ona sadakatini belli edecekya itliği tutmuş ondandır..!!

                                #769341
                                Anonim

                                  @Sirac 189640 wrote:

                                  Söylemiştim, söylediğim halde kaçıranlar var, gene söyleyeyim, bu adam 28 Şubat döneminde olup biten hiçbir haltlarını hata olarak kabul etmiyor ki hâlâ! “Bugün olsa aynı şeyleri yapardık” diyor alnının karasıyla….

                                  Onun bu densizliğinin yanında bu tabirlerim az bile:

                                  Bakın, ben kafadan konuşan bir tip değilim, şahsım adına da hiçbir şeyi dert edinmiş değilim bu hizmette, bu adamlar koca bir memleketi alt üst etmede maşa olmuş adamlar, bunlara şefkat etmek, onlar yüzünden zarar görmüş onca insana zulmetmek değil de nedir?

                                  Nette nerde izleri varsa hemen her yeri biliyorum, birçokların bilmediği çok ayrıntılarına da vâkıfım.


                                  Sirac kardeş; Benim alıntı yaptığım mesajdan daha önce yazılmış sizin iddialarınız. Bildiğiniz halde neyi saklıyorsunuz ki ? Vebal dediğiniz şey sadece bize mi ait ? Şimdi bu kadar net anlattığınız şeyi baştan da aynı şekilde anlatsa idiniz fark ne olurdu ? Vakıfım dediğiniz şeyleri paylaşmak yerine neden üstü kapalı bu suçlu deyip kenardan izliyorsunuz ? Bu konuyu takip eden sizin kadar vakıf olmayanlar ne yapıcak peki ? Ömrümüzün tamamını pc başında geçirmiyoruz, zaman bulabildiğimiz kadar ilgileniyoruz inşaallah. Burda bi hata varsa o hatada sizinde bizimde payımız var. Hizmet sadece bizim değil hepimizin.

                                  aczmendi size gelince o yazdıklarınız bizim için kafidir. Reşha mesleği değil Risale-i Nur mesleği var. 1 yanlışınız yüz doğrunuzu götürecek mahiyette. O yüzden bu mesajlarınızın devamına müsade edemeyeceğiz. Konu kapanmıştır.

                                15 yazı görüntüleniyor - 46 ile 60 arası (toplam 60)
                                • ‘Risale-i Nur’u nurun usulleri ile anlamak’ konusu yeni yanıtlara kapalı.