kehf suresi
54. Yemin olsun, biz, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.
55. Kendilerine hidayet geldikten sonra, insanları iman etmekten, Rablerinden af dilemekten alıkoyan şey şundan başkası değildir: Evvelkilerin yol ve yöntemlerinin kendilerine de gelmesini yahut bizzat azabın karşılarına dikilivermesini beklemek._________________________________________________Yer Kadıköy Osmanağa Camii.
Öğle namazını kılmış, yoluna devam etmek için terliklerini arayan ; beli iki büklüm olmuş, elinde bastonu, beyaz başörtüsünü sıkıca bağlamış, 70 yaşının üzerinde nur yüzlü bir teyze.
Çocuk gibi, ağlamaklı sesle yana yana terliklerini arıyor. Belki on dakika öyle çaresiz çırpındı. Etraftan bir kaç bayan bir şeyler söylediyse de telaşı devam etti. Dedim ne oldu teyze? "Terliklerimi almışlar.Üç milyona yeni almıştım. Buradan Göztepe'ye gidecem."
Fakat bunu söylerken gözlerindeki o çaresizlik, sesindeki güçsüzlük, ağlamaklı yüzü bizi de çırpınışının içine aldı. Bize kolay, ona zor bir hal!
"Sakın üzülme içeri geç otur bekle. Sana terlik alalım" dedikten sonra biraz rahatladı.Caminin içine girdi. Tam terlik almaya giderken otuz yaşlarında genç bir bayan "terlik almaya mı gidiyorsunuz? Biz aldık" dedi. Teyze daha oturmadan terliği ayağına geldi. Başka bir bayan "ben de yardım edeyim" dedi.
Terliğini giyerken onun yaşadığı mutluluk mudur yoksa etrafındaki dört kişinin arka arkaya aynı telaş ve sevinci yaşaması mıdır bilemem ortam çok duygusallaştı. Kayıp bir terlik; dört kişilik bir birlik !
"Teyze paran var mı?"
"Yook yok ben para istemem, bana terliğimi verin başka bir şey istemem".
Fakat ona dönen bir çift terlikten fazlası oldu !
Ve teyzeyi, tek istediği olan terlikleriyle baş başa bırakıp kendi yolumuza devam ettik.
*
Aslında her yaşadığımız olayda, ayet ayet vahiy iner hayatımıza :
"Biz sizi birbirinizle deneriz"
"Ey iman edenler sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin.Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir." Bakara S.- 153
"Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki : Hayırdan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir. " Bakara S. - 215
"Göklerin ve yerin mülkü yalnız Allah'ındır. O diriltir ve öldürür. Sizin için Ondan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır." Tevbe S. 116
"Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için Allah'a güzel bir borç verecek olan kim var? Allah dilediğine bol verir, dilediğinden kısar. Sadece O'na döndürüleceksiniz." Bakara S. -245
*
Allah ile hukukunu düzgün tutanın hayatında aslında "kaybetmek " kavramı yoktur. O an elimizden çıkan ama Allah katında yok olmayan hiçbir şey kayıp değildir.
Kayıp, içinde olduğumuz (sahip olduğumuz) tüm varlıkların Allah'a ait olduğuna ; asıl sahibin O olduğuna inanmamaktır. Kayıp, yaşamı bu gerçeğin uzağında kurgulamaktır.
Kimisi üç milyonluk terliğini kimisi trilyonlarını kimisi mevkisini vs., karşılığını kat kat almak üzere Allah'a borç verir. Ve ya "kaybeder".
Bir sorsak zat-ı alimize ; kaybedenlerden miyiz yoksa Allah'a borç verenlerden mi diye...