Her AN Bir Ayet...

huzurum

Member
ALLAH yolunda öldürülenleri sakın ‘ölüler' saymayın. Hayır onlar Rableri katında diridirler rızıklanmaktadırlar. ALLAH'ın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi isterler ki onlara hiçbir korku yoktur mahzun da olacak değillerdir. Onlar ALLAH'tan bir nimeti bir fazlı (bolluğu) ve gerçekten ALLAH'ın mü'minlerin ecrini boşa çıkarmadığını müjdelemektedirler. (Al-i imran/169-171)
 

berraksu

Member
يَااَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا امِنُوا بِاللّهِ وَرَسُولِه وَالْكِتَابِ الَّذى نَزَّلَ عَلى رَسُولِه وَالْكِتَابِ الَّذى اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّهِ وَمَلئِكَتِه وَكُتُبِه وَرُسُلِه وَالْيَوْمِ الْاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَعيدًا

Nisa / 136. Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdi?i Kitab'a ve daha önce indirdi?i kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'?, meleklerini, kitaplar?n?, peygamberlerini ve k?yamet gününü inkâr ederse tam manas?yle sap?tm??t?r.

 

Eyvàh!

Talebe
[size=11pt]
Bismillahirrahmanirrahim..



Tefekkür, insana mahsus bir özelliktir.
İnsan, tefekkür sayesinde diğer varlıklardan ayrılır ve üstün olur.
Tefekkür ancak kalpte tasavvuru mümkün olan şeyler hakkında yapılabilir.
Onun için, Allah’ın yarattığı varlıklar hakkında tefekkür mümkün;
fakat Allah’ın zatı hakkındaki tefekkür mümkün değildir.
Çünkü Allah hiçbir şekilde suret olarak vasıflandırılamaz ve şekil olarak hayal edilemez.
Efendimiz (sas)’e en çok tesir eden ayetlerden biri, tefekkürle ilgilidir.
İki kişi Hz. Âîşe (r.anhâ)’yı ziyaret etmişler.
Onlardan biri, “Hz. Muhammed (sas)’de gördüğünüz etkileyici bir şeyi bize anlatır mısınız?” deyince,
Hz. Âîşe (r.anhâ) şöyle demiştir:
“Allah Rasûlü (sas) bir gece kalktı, abdest alıp namaz kıldı.
Namazda çok ağladı.
Gözlerinden akan yaşlar sakallarını ve secde esnasında yerleri ıslattı.
Sabah ezanı için gelen Hz. Bilâl (ra), “Ya Rasulullah (sas)!
Geçmiş ve gelecek bütün günahlarınız affedildiği halde, sizi ağlatan nedir?” deyince, O,
“Bu gece Yüce Allah bir ayet indirdi. Beni bu ayet ağlatmaktadır” dedi ve ayeti okudu:
“Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri
ardınca gelişinde düşünen insanlar için elbette birçok dersler vardır.” (Âl-i İmrân, 3/190)
Ondan sonra Rasulullah (sas), “Bu ayeti okuyup da üzerinde tefekkürde bulunmayan,
düşünmeyen kişilere yazıklar olsun.” dedi.
Bu ayette, tefekküre davet edilen akıl sahiplerinin durumunu açıklayan bir sonraki ayetin meâli de şöyledir: “
Onlar ki Allah’ı gâh ayakta divan durarak,
gâh oturarak, gâh yanları üzere zikreder, göklerin ve yerin yaratılışı
hakkında düşünürler ve derler ki:
“Ey büyük Rabbimiz! Sen bunları gayesiz, boşuna yaratmadın.
Seni bu gibi noksanlardan tenzih ederiz.
 
kehf suresi

54. Yemin olsun, biz, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.

55. Kendilerine hidayet geldikten sonra, insanları iman etmekten, Rablerinden af dilemekten alıkoyan şey şundan başkası değildir: Evvelkilerin yol ve yöntemlerinin kendilerine de gelmesini yahut bizzat azabın karşılarına dikilivermesini beklemek._________________________________________________Yer Kadıköy Osmanağa Camii.

Öğle namazını kılmış, yoluna devam etmek için terliklerini arayan ; beli iki büklüm olmuş, elinde bastonu, beyaz başörtüsünü sıkıca bağlamış, 70 yaşının üzerinde nur yüzlü bir teyze.

Çocuk gibi, ağlamaklı sesle yana yana terliklerini arıyor. Belki on dakika öyle çaresiz çırpındı. Etraftan bir kaç bayan bir şeyler söylediyse de telaşı devam etti. Dedim ne oldu teyze? "Terliklerimi almışlar.Üç milyona yeni almıştım. Buradan Göztepe'ye gidecem."

Fakat bunu söylerken gözlerindeki o çaresizlik, sesindeki güçsüzlük, ağlamaklı yüzü bizi de çırpınışının içine aldı. Bize kolay, ona zor bir hal!

"Sakın üzülme içeri geç otur bekle. Sana terlik alalım" dedikten sonra biraz rahatladı.Caminin içine girdi. Tam terlik almaya giderken otuz yaşlarında genç bir bayan "terlik almaya mı gidiyorsunuz? Biz aldık" dedi. Teyze daha oturmadan terliği ayağına geldi. Başka bir bayan "ben de yardım edeyim" dedi.

Terliğini giyerken onun yaşadığı mutluluk mudur yoksa etrafındaki dört kişinin arka arkaya aynı telaş ve sevinci yaşaması mıdır bilemem ortam çok duygusallaştı. Kayıp bir terlik; dört kişilik bir birlik !

"Teyze paran var mı?"

"Yook yok ben para istemem, bana terliğimi verin başka bir şey istemem".

Fakat ona dönen bir çift terlikten fazlası oldu !

Ve teyzeyi, tek istediği olan terlikleriyle baş başa bırakıp kendi yolumuza devam ettik.

*

Aslında her yaşadığımız olayda, ayet ayet vahiy iner hayatımıza :




"Biz sizi birbirinizle deneriz"



"Ey iman edenler sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin.Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir." Bakara S.- 153



"Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki : Hayırdan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir. " Bakara S. - 215




"Göklerin ve yerin mülkü yalnız Allah'ındır. O diriltir ve öldürür. Sizin için Ondan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır." Tevbe S. 116


"Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için Allah'a güzel bir borç verecek olan kim var? Allah dilediğine bol verir, dilediğinden kısar. Sadece O'na döndürüleceksiniz." Bakara S. -245


*

Allah ile hukukunu düzgün tutanın hayatında aslında "kaybetmek " kavramı yoktur. O an elimizden çıkan ama Allah katında yok olmayan hiçbir şey kayıp değildir.

Kayıp, içinde olduğumuz (sahip olduğumuz) tüm varlıkların Allah'a ait olduğuna ; asıl sahibin O olduğuna inanmamaktır. Kayıp, yaşamı bu gerçeğin uzağında kurgulamaktır.



Kimisi üç milyonluk terliğini kimisi trilyonlarını kimisi mevkisini vs., karşılığını kat kat almak üzere Allah'a borç verir. Ve ya "kaybeder".



Bir sorsak zat-ı alimize ; kaybedenlerden miyiz yoksa Allah'a borç verenlerden mi diye...
 

Vakar

Member
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

O, nefis arzusu ile konuşmaz.

(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.

(Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.

Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.

(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti. ”

(Necm 1-10)
 

SaYa

Well-known member
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz. İnkar edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. "Bu mu ilahlarınızı diline dolayan?" derler. Halbuki kendileri Rahmân'ın kitabını inkar ediyorlar. İnsan çok aceleci (tezcanlı) yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimi göstereceğim. Şimdi acele etmeyin. (Enbiya 35-36-37)
 

berraksu

Member
Bakara / 137. E?er onlar da sizin inand???n?z gibi inan?rlarsa do?ru yolu bulmu? olurlar; dönerlerse mutlaka anla?mazl?k içine dü?mü? olurlar. Onlara kar?? Allah sana yeter. O i?itendir, bilendir.

_________________________________________________Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler gibisi sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz? Onlar zorluk ve sıkıntıya uğradılar ve öylesine sarsıldılar ki elçi ve beraberindeki inananlar, "ALLAH'ın yardımı ne zaman," dediler. İyi bilin ki ALLAH'ın yardımı yakındır." (Bakara/214)
 
ZUHRUF SURESI

33. İnsanlar tek bir inkârcı millet haline gelecek olmasa, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve bastıkları merdivenlerini gümüşten yapardık.
34. Evlerinin kapılarını ve üzerine kuruldukları koltuklarını da gümüşten yapardık.
35. Onları altın ziynetlere boğardık. Fakat bunların hepsi dünya hayatının gelip geçici menfaatinden ibarettir. Âhiret ise, Rabbinin katında sadece takvâ sahipleri içindir.

36. Kim Rahmân’ın zikrine(*) karşı körlük ederse, Biz ona bir şeytan musallat ederiz de kendisine arkadaş olur.(*) Kur’ân’a.

37. Şeytanlar onları yoldan çıkarır; onlar ise kendilerini doğru yolda bilirler.
38. Nihayet huzurumuza geldiğinde, “Keşke seninle aramız iki doğunun arası kadar uzak olsaydı! Sen ne kötü arkadaşsın!” der.
39. Pişmanlığınızın bugün size bir faydası olmaz; çünkü hepiniz zulmettiniz. Şimdi azapta da ortaksınız.
40. Sen sağıra işittirebilir misin? Köre veya apaçık sapıklıkta olana yol gösterebilir misin?
41. Seni onların arasından alsak bile yine onlardan intikam alırız.
42. Yahut onlara vaad ettiğimiz şeyi sana da gösteririz. Nasıl olsa Bizim onlara gücümüz yeter.
43. Sana vahyolunana sımsıkı sarıl. Çünkü sen dosdoğru bir yoldasın.
44. Bu Kur’ân ise senin için de, kavmin için de bir şereftir. yakinda ondan sorguya çekileceksiniz.
 

berraksu

Member
İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir. Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar. Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler. Bunlar, işte Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar işte felaha erenlerdir. (Bakara 2/3/4/5)
 

berraksu

Member
Şualar ' Alıntı:
ecmain berraksu.Bak burdan inş cook istifade edersin sorularında varsa burda ki abilre hususen yeni abilere sor.Onlar vukufiyeti ziyadeymiş gibi geldi,hususen sungurlu abi...
ben yeniyim zaten bu forumda inş çook istifade ederim sizde bana yardımcı olursanız sevinirim şualar kardeş çünkü bu forum hakkında fazla bilgim yok
 

istiðna

Active member
وَالَّذينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّهِ اِلهًا اخَرَ وَلَايَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتى حَرَّمَ اللّهُ اِلَّا بِالْحَقِّ وَلَايَزْنُونَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذلِكَ يَلْقَ اَثَامًا () يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيمَةِ وَيَخْلُدْ فيه مُهَانًا () اِلَّا مَنْ تَابَ وَامَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُولئِكَ يُبَدِّلُ اللّهُ سَيَِّاتِهِمْ حَسَنَاتٍ وَكَانَ اللّهُ غَفُورًا رَحيمًا

Furkan 68-70 / Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttuklar?) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldıgı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı (nın cezasını) bulur; Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmı olarak devamlı kalar. Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
 

molla_zehra

Well-known member
"Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü'min erkeklerle mü'min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkekler, Allah'a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır. Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resülüne karşı gelirse şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır."

Ahzap(35-36)
 
Üst