• Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1,861 ile 1,875 arası (toplam 2,179)
  • Yazar
    Yazılar
  • #813946
    Anonim

      .

      Ebu Hüreyre r.a. da şöyle buyurmuştur:

      “Herhangi bir evde Kur’an okunursa, şüphesiz o ev aile efradı için genişler, hayrı çoğalır, oraya melekler dolar ve şeytanlar kaçar. Kur’an okunmayan ev, aile efradı üzerine daralır, hayrı azalır, melekler oradan çıkıp şeytanlar dolar.”

      #814000
      Anonim

        .

        Nefsini suçlayan kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, bağışlanma diler. Bağışlanma dileyen Allah’a sığınır. Allah’a sığınan şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse affa müstehak olur.

        Bediüzzaman Said Nursi’

        #814008
        Anonim

          Zikirle çalışmaya başlayan kalp tıpkı saat gibidir.
          Sahibi başka işlerle meşgul olsa da o zikir halindedir….
          Gavs-ı Sani (kuddise sırruhu)

          #814115
          Anonim

            .

            Lokman Hekim’in yüzük taşında şöyle yazılı idi:

            Gördüğünü gizlemek, şüphe ettiğini açıklamaktan daha güzeldir.

            #814118
            Anonim

              Saadetin şaşmaz kaidesi; aklı vahye tabi kılmak, kalbi güzel ahlak ile tezyin etmek ve bu sayede hayatın sürprizlerine karşı rıza göstermektir…
              (Osman Nuri Topbaş Hoca Efendi)

              #814180
              Anonim

                İnsan, muhabbetle bağlandığı kimsenin iyiliğinden de pay alır, kötülüğünden de… Bundan dolayıdır ki,boğazımızdan geçen gıdânın helâl, muhabbet ettiğimiz kimselerin de sâlih veya sâliha insanlardan olmasına dikkat etmek zarûrîdir.
                Osman Nuri Topbaş

                #814233
                Anonim

                  .

                  Cüneyd (Bağdadî) şöyle demiş:

                  “Tevhid, kalbin sözü ve görüşü, tevekkül ise kalbin amelidir.”

                  #814271
                  Anonim

                    ,

                    “Hiç kimse, Allah’ın yardımı olmadan Allah Tealâ’ya ve rızasına ulaşamaz. Allah’ın rızasına kavuşmanın yolu, Muhammed Mustafa s.a.v. Efendimiz’e tabi olmaktır.” — Cüneyd-i Bağdâdî k.s.

                    #814272
                    Anonim

                      .

                      Dünyayı maksad edinmemeli. Dünya, nefsin arzularına yardımcıdır. Dünya ve ahiret bir arada olmaz. Dünyaya düşkün olmak, günahların başıdır. Dünyaya düşkün olanlar ahirette zarar görür. Dünyaya düşkün olmamanın ilacı, İslamiyete uymaktır.

                      imamı rabbani

                      #814287
                      Anonim

                        .

                        “Dünya deniz, ahiret ise sahildir. Sahile ulaşmak için binilmesi gereken gemi de takvadır. İnsanlar ise yolcudur.” —

                        Nehrecûrî k.s.

                        #814323
                        Anonim

                          ,

                          Ahmed el-Havari (r.a.) der ki;

                          -“Resülullah (a.s.v.) sünnetine uymaksizin yapılan her amel BATILDIR.”

                          #814584
                          Anonim

                            “Ahiret gününde bütün sırlar meydana çıkacak,
                            gizlide, aşikar da, evin içinde, duvar arkasında,
                            yorganın altında, ağacın altında her ne yerde
                            yapmış isen ortaya çıkacak. Bunların içinde çok
                            sevmediğin şeyler var, onları hiç duyurmak
                            istemezdin, hep onlar meydana çıkacak. Şimdi
                            onları hep istiğfar ile eritmek lazım, bir daha da
                            yapmamak lazım.”
                            Mahmut Efendi Hz

                            #814735
                            Anonim

                              Nitekim bir Hak dostu, ne güzel buyurmuştur:
                              “Dünyadan ebedîlik isteme! Kendinde yok ki, sana
                              da versin!”
                              Ölümü bilen, fânî dünya lezzetlerine, bu hayatta
                              yolcu olduğunu bilen de misafirhanedeki
                              oyuncaklara aldanmaz! Çünkü eşya, ondan
                              ayrılmayacak bir sûrette dünya misafirhanesine
                              âittir. Bütün fânî nîmetler, bir kişide toplansa ve
                              o, huzur ve saâdet içinde bin yıl yaşasa ne
                              fayda!.. Sonunda gireceği yer, bu kara toprağın
                              bir çukuru değil midir?!.
                              Osman Nuri Topbaş

                              #814777
                              Anonim
                                .

                                Bu zamanda dünyayı terk etmek çok zordur. Dünyayı terk lazımdır. Hakikaten terk edemeyen, hükmen terk etmelidir ki, ahirette kurtulabilsin. Hükmen terk etmek de büyük nimettir. Bu da, yemekte, içmekte, giyinmekte, meskende, dinin hududundan dışarıya taşmamakla olur.

                                imami rabbani ks.

                                #814906
                                Anonim

                                  .

                                  Fudayl bin Iyâz Hazretleri de şöyle buyurmuştur

                                  “Şayet bir amel ihlâsla yapılır da doğru olmazsa kabul edilmez. Doğru olur ancak ihlâslı olmazsa, yine kabul edilmez. Tâ ki, hem ihlâslı ve hem de doğru olana kadar. İhlâs, onun Allah için yapılması; doğru olması da Sünnet üzere olmasıdır.”

                                  Dolayısıyla amellerimizin Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına uygun olmasını istiyorsak, hem kalbimizdeki niyetin hâlis olmasına, hem de o ameli Sünnet’teki tarifine uygun şekilde îfâ etmeye gayret göstermeliyiz.

                                15 yazı görüntüleniyor - 1,861 ile 1,875 arası (toplam 2,179)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.