• Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 706 ile 720 arası (toplam 2,179)
  • Yazar
    Yazılar
  • #804640
    Anonim

      .

      “Olgunluk üç şeyde gereklidir:
      Musîbetlere sabır,

      isteklerde aşırıya kaçmamak
      ve
      istiyene vermektir.”

      Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh”

      #804641
      Anonim

        .



        “Münâkaşa ve mücâdele de yapma.

        Haksızlık edip günâha girebilirsin.

        Her yerde sabırlı ol. Sabır,

        hayra ve iyiliğe, bunlar ise Cennete götürür.

        Hiddet ve gadabtan da kendini muhâfaza et.

        Bunlar, insanı kötülüğe çeker.

        Kötülükler ise Cehenneme götürür.”

        Süfyân-ı Sevrî “rahmetullahi teâlâ aleyh”

        #804642
        Anonim

          .


          Kıyâmet günü îmânı en nûrlu olanlar dünyâda iken nefsini şiddetle hesâba çekenlerdir. Dünyâya dalarak çok sevinenler, kıyâmet gününde üzüntüsü en şiddetli olacak olanlardır. Dünyâda çok gülenler, kıyâmet günü çok ağlarlar. Yine bize bildirildi ki, Allahü teâlâ emir ve yasaklar bildirdi. Emirlere uyup yasaklardan sakınanlar Cennete girer. Emirleri yapıp yasaklardan sakınmayan ve sonra da tövbe eden, azâbla ve korkularla karşılaşır sonra Cennete girer. Emirlere uyup, yasaklardan sakınmayan ve bunda ısrar edip bu hâl üzere ölenleri ise, Allahü teâlâ dilerse affeder, dilerse azâb eder.”

          Âmir bin Abdullah “rahmetullahi teâlâ aleyh”

          #804643
          Anonim


            Ömrünü faidesiz boş şeyler ile geçiren, tarlaya tohum ekme vaktini kaçırmış olur. Vaktinde tohum ekmeyen ise hasat zamanında pişman olur.

            msntr[1].com--openflower3.gif
            (Ebu BEKR SIDDIK

            #804644
            Anonim

              .


              Âlim, cahili bilir. Çünkü daha önce kendisi cahildi. Fakat cahil, âlimi bilemez. Çünkü o henüz âlim olmamıştır.

              İmâm-ı Mâverdî “Rahmetullahi Aleyh”



              Birinin çok ibâdetine değil, Allah korkusunun çokluğuna ve bir de nefsi ile olan mücâdelede onu hesaba çekişine bakmak lâzımdır.

              Ali bin Şihâb Rahmetullahi Aleyh



              İbret alınacak hâdiseler pek çoktur. Fakat, bunlardan ibret alanlar ise çok azdır.

              Yahyâ bin Muâz-ı Râzî Rahmetullahi Aleyh



              “Tesavvuf, kulun her vakitde, o vakit için en iyi olan şey ile meşgûl olmasıdır.”

              Amr bin Osman “rahmetullahi teâlâ aleyh”



              Düşman ne kadar emîn ve incitmesiz görünse de, ısırmasından kendini emîn tutma!”

              Ferîdüddîn Genc-i Şeker “rahmetullahi teâlâ aleyh”

              #804645
              Anonim
                .

                Nefsinde gördüğü şeyleri iyi sanan kimse, ayblarını göremez ve bilemez. Ancak nefsinin aybını arayan, ondan gelen herşeyi incelemeye tâbi’ tutan, kusurlarını anlar ve hatâlarını bulur.”

                Ebû Hafs-ı Nişâbûrî “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                “Adâlet; îmânın başıdır, ihsânın birleştiği noktadır ve îmânın en yüksek mertebesidir.”

                Hazreti Alî “radıyallahü teâlâ anh”



                İki hâlde kendinizi sakının: Konuşurken ve yemek yerken.

                Ali Râmitenî Rahmetullahi Aleyh

                #804664
                Anonim

                  :


                  “Bizim uğradığımız musîbetler, günâhlarımızın çokluğundan değil, hayâmızın azlığındandır, istigfârımızın azlığından değil, vefâmızın azlığından ve süratle günâhlara düşüşümüzdendir. Eğer biz derhâl günahlarımızın cezâsını görmüş olsaydık bütün günâhları bırakırdık.”

                  Bişr-i Hâfî “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                  Gönlün ferâh olup duânın makbûl olmasını istersen, şu beş şeyi terk etme:

                  1) Dünyâya harîs olmayan, her işi Allah rızâsı için yapan âlimlerle berâber ol.

                  2) Gece namâzı kıl! Kazâya kalmış namâzlarını, geceleri de kazâ ederek bir an önce öde! Farz nam
                  âzı kazâya kalan kimsenin, sünnet ve nâfile namâzları kabûl olmaz. Yani sahîh olsa da sevâp verilmez. Âlimlerimiz buyuruyor ki, şeytân, müslümânları aldatmak için, farzları ehemmiyetsiz gösterip, sünnet ve nâfileleri yapmaya sevk eder.

                  3) Tegannî etmeden Kur’ân-ı kerîm oku.

                  4) Namâzlarını tam olarak, vaktin geldiğini bilerek ve evvel vaktinde kıl.

                  5) Helâl ye. Helâl yiyenin duâsı makbûldür. O halde helâli, harâmı öğrenmek lâzımdır.

                  Hasen-i Basrî “rahmetullahi teâlâ aleyh”

                  #804665
                  Anonim

                    .

                    “Huşû sâhibi olanlar; arzu ateşi sönen, kalbindeki arzu ve maksaddan tad alma dumanı sükûnet bulan, kalbi İslâmiyete hürmet ve tâzim nurları saçan, böylece nefsin arzuları ve şehvetleri ölen, fakat kalbi ve rûhu dirilen; bunun için de âzâları ve bedeni, huşû’ ve sükûnet içinde bulunanlardır.”

                    Hakîm-i Tirmizî “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                    Allahü teâlânın beğendiği işleri yaparken mütevazı ve alçak gönüllü olun!

                    Avn bin Abdullah Rahmetullahi Aleyh

                    #804666
                    Anonim

                      .

                      “Yerin kalay olduğunu ve göklerin bakır olduğunu görsem rızkımdan endişe etmem. Eğer endişeye kapılacak olsam kendimi, Allahü teâlânın, bütün mahlûkların rızkını vermeye kefil olduğuna inanmamış kabûl ederim.”

                      Vüheyb bin Verd “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                      “Mü’minlerin göğüsleri, kalbleri hayrlı güzel işler sebebiyle kaynar, coşar. Fâcir kimselerin göğüsleri de kötü işler yüzünden coşar. Allahü teâlâ sizin kalbinizden geçenlere, niyyetlerinize bakar. Niyyetlerinize dikkat ediniz ki, Allahü teâlâ size merhamet etsin.”

                      Câfer bin Süleymân Dâbiî “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                      Bir mümin kardeşini, sabahtan akşama kadar incitmeyen kimse, o gün akşama kadar Peygamber efendimizle yaşamış olur.

                      Ebûl-Hasan Harkânî Rahmetullahi Aleyh

                      #804667
                      Anonim

                        .

                        “Dünyâ sevgisi bir kalbe girdiği zaman, o kalbi Allahü teâlâya ibâdet etmekten alıkoyar.”

                        Bündâr bin Hüseyin “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                        “Dünyâda Allahü teâlânın sevdikleriyle berâber bulunmak ve cemâatle namaz kılmaktan daha lezzetli bir şey kalmadı.”

                        Câfer bin Süleymân Dâbiî “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                        Bütün işlerin neticesinin sıhhatli ve faydalı olabilmesi için, iki şart vardır: Sabır ve ihlâs.
                        Abdullah bin Mürteiş Rahmetullahi Aleyh

                        #804668
                        Anonim

                          .

                          “İnsanlara hayrı öğretenler için, denizdeki balıklara varıncaya kadar her şey, Allahü teâlâdan mağfiret diler.”

                          Abdüllah bin Abbâs “radıyallahü teâlâ anhümâ”

                          “Peygamber efendimizin sünnetine tâbi olmak, bid’atlerden kaçmak, İslâm âlimlerinin gittiği yoldan gitmekle olur.”

                          Ebû Ali Cürcânî “rahmetullahi teâlâ aleyh”

                          #804669
                          Anonim


                            Allahü teâlâ, istiğfara sıkı sarılana, her türlü keder ve sıkıntıda bir ferahlık ve rahatlık; darlık zamanında ise çıkış ihsan eder. Onu, kendisine yetecek şekilde rızıklandırır.

                            Abdullah bin Abbâs “Rahmetullahi Aleyh”



                            Talebeye tövbeden sonra ilk emredilen, kötü arkadaşları terk etmesi, maksaddan uzaklaştıracak şeylerden uzak durmasıdır.”

                            Ebû Abdullah el-Kureşî “rahmetullahi teâlâ aleyh”

                            #804689
                            Anonim

                              .

                              Allahü teâlâ kalblere ve bedenlere çeşidli musîbetler verir. Bunlar, rızk darlığı, ibâdetlerde gevşeklikdir. Bunlardan daha şiddetlisi kalbin katılığıdır.”

                              Câfer bin Süleymân Dâbiî “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                              “Doğruluk, İslâmın direği, îmânın desteğidir.”

                              Hazret-i Alî “radıyallahü anh”

                              #804690
                              Anonim
                                .

                                Bir haber duyduğunuz zaman onu nakletmek için değil, ona uymak için iyi anlayıp düşünün! Çünkü ilmi rivâyet edenler çoktur, fakat riayet edenler pek azdır.

                                Hazret-i Ali Radıyallahü anh



                                İhlâs; bütün işleri, insanlara yaranmak için değil, Allahü teâlânın rızası için yapmaktır.

                                Ali Sincârî “Rahmetullahi Aleyh”



                                “Yerin demir, göklerin bakır olduğunu görsem rızkımdan endişe etmem. Eğer endişeye kapılacak olursam kendimi, Allahü teâlânın, bütün mahlûkların rızkını vermeye kefîl olduğuna inanmamış kabûl ederim.”

                                Veheb bin Verd “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                                “Sefere, hazırlıklarını yaparak çıkan kimseye gıpta edilir. Hazırlıksız yola çıkan pişman olur. Çünkü, yola çıkıp, güneş altında kalınca, gölgelenecek bir şey bulamaz. Güneşin sıcağı altında nice sıkıntılarla karşılaşır. Susadığı zaman, susuzluğunu gidereceği bir su bulamaz. Soğukla karşılaştığında üzerine alacak bir şeyi yoktur. İşte böyle kimsenin, o sıkıntılı halde iken, hazırlıksız yola çıktığına ne kadar çok pişman olacağını siz düşünün.”
                                Atâ-i Horasânî “rahmetullahi teâlâ aleyh”



                                Dünyânın sıkıntısı geçicidir. İnsan bir gün sıkıntı ile karşılaşır. Öbür gün, o sıkıntıdan kurtulabilir. Fakat ya âhiretin devamlı olan dayanılmaz acı ve ızdıraplarına yakalanırsak, hâlimiz nice olur?”

                                Atâ-i Horasânî “rahmetullahi teâlâ aleyh”

                                #804691
                                Anonim

                                  .



                                  “Benden daha çok ağlamaya lâyık kim var?

                                  Dünyâ hırsıyla veya ölüm korkusuyla ağlamıyorum.

                                  Fakat yolun uzunluğundan ve azığın azlığından ağlıyorum.

                                  Gecelerimi hep Cennete kavuşma ümidiyle ve Cehenneme düşme korkusuyla geçirdim.

                                  Şimdi hangisine gideceğimi bilmiyorum!

                                  Sıcak günlerde oruç tutmaktan, uzun gecelerde namaz kılmaktan mahrum kalacağım için ağlıyorum.

                                  Çünkü dünyâ, kederler, üzüntüler yeridir
                                  .
                                  Âhiret ise, cezâ ve mükâfat yeridir.”


                                  Âmir bin Abdullah “rahmetullahi teâlâ aleyh”

                                15 yazı görüntüleniyor - 706 ile 720 arası (toplam 2,179)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.