• Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1,336 ile 1,350 arası (toplam 2,179)
  • Yazar
    Yazılar
  • #810269
    Anonim

      .

      Dâvûd-i Tâî’ buyurdu ki: Kim ki, Allah-ü Teâlâ’nın vaad ettiğinden korkarsa arzularına çabuk kavuşur. Kimin arzuları çoksa, ona bütün azaplar yakındır. Ey kardeşlerim, en büyük sermaye, Allah-ü Teâlâ’nın râzı olduğu bir iş ile meşgûl olmaktır. Kabirdekiler, kıyamet kopunca kabir azabı kalkacağı için, kıyametin çabuk gelmesini beklerler. Dünyadakiler ise; kabirdekilerin pişmanlıklarını bilmedikleri için hep günah işlerler. Hâlbuki onlar da ölünce, dünyada iken neden çok ibadet yapmadık, diyerek pişman olacaklar.

      #810270
      Anonim

        .


        Dâvûd-i Tâî Hazretleri buyurdu ki:
        Her nefs, dünyadan susuz olarak gidecektir. Ancak Allah-ü Teâlâ’yı zikreden kullar bundan müstesnadır.

        #810271
        Anonim

          .

          Dâvûd-i Tâî Hazretleri buyurdu ki:
          Dünyayı isteyenler, nefislerinin isteklerine karşı acelecidir. Dünya hesabıyla bedenlerini yorarlar. Hâlbuki dünyaya rağbet, dünya ve âhirette yorgunluktan başka bir şey değildir. Zâhidlik ise dünyada ve âhirette rahatlıktır. Öyle ise arslandan kaçar gibi dünyayı isteyen insanlardan kaçmalıdır.”

          #810280
          Anonim

            .

            Halife Me’mun şöyle demiştir:
            “Arkadaş üç çeşittir:
            Birincisi gıda gibidir.
            Zaruridir, ona her zaman ihtiyaç duyulur.

            Diğeri ilaç gibidir.
            Gerektiği vakit ihtiyaç duyulur.

            Üçüncüsü ise hastalık gibidir.
            Kendisine asla ihtiyaç duyulmaz.

            Bu üçüncü tip kişilerle kul imtihan halindedir.
            O öyle biridir ki ne ünsiyet kurulur ne de ondan faydalanılır. Birincisi ise Allah Teâlâ tarafından kuluna ihsan edilen bir nimettir.”

            #810282
            Anonim

              .

              Ebu Bekir Şibli hazretleri şöyle buyuruyor:“Dört yüz kadar âlime hizmet ettim. Dört bin hadis ezberledim. Sonra yalnız bir tanesini seçip onunla amel ettim. Kurtuluşumun bu hadise bağlı olduğunu anladım. O hadis-i şerif de şudur:
              “Ey insan! Dünya için orada kalacağın kadar çalış. Ahiret için de orada kalacağın kadar çalış. Allah için, O’na ihtiyacın kadar çalış. Cehenneme dayanacağın kadar da günah işle.”

              #810283
              Anonim

                .

                İmam Gazali hazretlerinin “İhya”sında en çok haset edenler arasında hocalar da zikredilir. Akraba arasında, aynı sanat erbabı arasında, âlimler arasındaki haset sıradan insanlarınkinden çoktur. Muhammed Diyaüddin (k.s) Hazretleri şöyle bildiriyor:
                “Sen Allah için hizmet edip etmediğini anlamak istiyor musun? Senden daha derin bir âlim gelse, o konuştuğu zaman üzülür müsün, sevinir misin? O konuştuğunda ben sustum diye üzüldüysen senin ki hasettir. Eğer ben bu kimse kadar anlatamazdım, iyi ki geldi Ümmet-i Muhammed istifade etti dersen, bu Allah için hizmettir.”

                #810284
                Anonim

                  .


                  Meşhur âlimlerimizden İmam Nevevi, Riyazü’s Salihîn adlı hadis derlemesinde tövbe için şunları söyler:
                  “Âlimler, günahın her çeşidinden tövbe etmek gerekir” demişlerdir. Eğer günah, kul ile Allah arasında olup kul haklarıyla ilgili değilse, bu günahtan tövbenin üç şartı vardır:
                  Birincisi, günahtan tamamen uzaklaşmak.
                  İkincisi, günahı işlediğine pişmanlık duymak
                  Üçüncüsü de, bir daha tövbesinden dönmemeye kesin karar vermektir.
                  Bu üç şarttan biri bulunmazsa kişinin tövbesi sahih olmaz. Eğer günah kul hakkı ile ilgili olursa, ilk üç şartla birlikte, hak sahibinden helallik almak da gerekir. Eğer bu hak, mal ve benzeri bir şey ise sahibine geri verilir

                  #810285
                  Anonim

                    .

                    Cafer el-Murte’iş, Ebu’l-Hasan’ın etrafındakilerden birine şöyle nasihat ettiğini anlatırdı:“Allah yolunda olup kendisinde bir hal bulunduğunu iddia eden, ama bu hali dinin sınırlarının dışına çıkaran kimseyi görürsen, ona yaklaşma. Baş olmayı ve yüceltilmeyi seven birini görürsen, ona yaklaşma. Halini dünya adamlarına şikâyet eden birini görürsen onunla arkadaş olma. İlmini yeterli gören birini görürsen onun cahil olduğundan kuşkulan. Bâtıni bir hali olduğunu iddia edip de üzerinde o halin zahirde bir delili bulunmayan bir adam görürsen ondan şüphe et. Nefsinden razı olan, ameline güvenen birini görürsen, anla ki o adam iki cihanda da mahrumdur.

                    #810286
                    Anonim

                      .

                      “Ramazan ayı bütün hayır ve bereketleri kendinde toplamıştır. Sene içinde herhangi bir yolla kişiye ulaşan bütün bereket ve hayırlar, kıymeti büyük olan Ramazan ayının bereket deryasından bir damladır. Bu ayda sağlanan toparlanma hali, sene boyunca elde edilecek olan toparlanmanın sebebidir. Bu ayda düşülen dağınıklık hali ise, sene boyunca dağınıklığa yol açar.
                      Ramazan ayı, kendisinden hoşnut ve razı olduğu halde ayrılan kimseye ne mutlu!
                      Ramazan ayı, kendisine kızgın ve kendisinden memnun olmadığı halde ayrılan kimseye de yazıklar olsun. Çünkü o kimse, birçok bereket ve hayırdan mahrum kalmıştır.
                      Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim’i hatmetmenin sünnet oluşu, bu ayın bütün kemalat ve bereketlere erişmeye vesile olmasındandır. Ramazan ayı ile Kur’an hatmini bir araya toplayan kimsenin, Ramazan ayının bereket ve hayırlarından mahrum kalmaması umulur.
                      Bu ayın gündüzlerinde bulunan bereket diğer aylarınkine benzemez. Gecelerinde bulunan hayırlar da başka ayların geceleri ile kıyas edilemez.”

                      #810287
                      Anonim

                        .


                        Meşhur veli Sehl-i Tüsterî (k.s) Hazretleri’ne güzel ahlaktan sorduklarında, hazret şu cevabı verir:
                        -“Güzel ahlakın en alt derecesi eziyet ve sıkıntılara tahammül etmek, kendine yapılan kötülüğe karşılık vermemek, zulmeden kimseye karşı ise merhamet edip Allah-ü Teâlâ’dan onu bağışlamasını dilemek ve ona şefkatle muamele etmektir.”

                        #810288
                        Anonim

                          .

                          Harama ve helale dikkat etmeyen kimseler ibadetlerinden manevi haz alamazlar. Böyle kimselerin ibadetleri sadece şekilden ibarettir. Abdullah b. Ömer “Namaz kılmaktan yay gibi, oruç tutmaktan (zayıf düşüp) çöp gibi olsanız da haram ve şüpheli şeylerden kaçınmazsanız, Allah o ibadetleri kabul etmez.” derken, İbrahim b. Ethem de “Kemale erenler, ancak midelerine gireni kontrol etmekle kemale erebilmişlerdir.” diyerek aynı gerçeğe vurgu yapmıştır.

                          #810289
                          Anonim

                            .


                            Hasan Basri (r.a) bir ramazan günü, kahkaha ile gülen ve eğlenen bir grubun yanından geçerken durur ve onlara şu nasihatte bulunur:
                            “ Kuşkusuz Allah-ü Teâlâ Ramazan ayını kulları için, ibadet ederek birbirini geçecekleri bir yarış sahası olarak yaratmıştır. Bu ayda bir grup insan kulluk ederek öne geçer ve kurtuluşa erer. Bir grup insan da geri kalır ve kaybedenlerden olur. Boş işlerle uğraşanların hüsrana uğradığı, öne geçenlerin ise kurtuluşa erdiği böyle bir ayda boş işlerle oyalanarak eğlenen kimselere şaşılır.

                            #810290
                            Anonim

                              .

                              Bediüzzaman Said Nursî (k.s) şöyle buyuruyor:“İmam Rabbanî (r.a) demiştir ki:
                              Ben manevi ve ruhani makamlarda seyahat ederken evliyaların dereceleri içinde en parlak, en haşmetli, en güzel, en emniyetli olanını Sünnet-i Seniyyeye tabi olmayı asıl yol kabul eden velileri gördüm. Hatta o sınıfın avamdan olan evliyaları, diğer sınıfların has velilerinden daha muhteşem görünüyordu.
                              Evet, hicri ikinci bin yılının müceddidi İmam-ı Rabbanî (r.a) doğru söylüyor. Sünnet-i Seniyyeyi esas tutan kimse, Habibullah (s.a.v)’in gölgesi altında Allah-ü Teâlâ’nın sevgi ve rızasını kazanma makamına mazhar olucudur.”

                              #810291
                              Anonim

                                .


                                Bir Müslüman, Allah (c.c) nasip ederde içinde Allah’ın adının anıldığı bir mescid bina ederse, o zaman Cenab-ı Hak’da ona cennette bir ev, bir köşk, bir saray ihsan edecektir.
                                M. Es’ad Coşan (r.a)

                                #810292
                                Anonim

                                  .

                                  Günahkârlara kızmayın, onları ayıplamayın, sabırlı olun onlara birer hasta gibi şefkatle yaklaşın, doğru yola gelmeleri için gıyaplarında dua edin. M. Es’ad Coşan (r.a)

                                15 yazı görüntüleniyor - 1,336 ile 1,350 arası (toplam 2,179)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.