- Bu konu 160 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Ocak 2009: 16:22 #725406
Anonim
age;91563 wrote:sual;Fani ömrümüzü baki bir ömre çevirme çaresi varmıdır varsa nedir?Vardır, vardır da inş….
Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızası dairesinde hareket etmek mi acaba???7 Ocak 2009: 16:31 #725407Anonim
@mihrimah 91565 wrote:
Vardır, vardır da inş….
Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızası dairesinde hareket etmek mi acaba???sadakte cevabınız kabuldür kardeş belki başkalarıda okur diye satırdan da ekliyelim sual sorabilirsiniz!
Şu mes’ele münasebetiyle deriz: Ey insanlar! Fâni, kısa, faidesiz ömrünüzü; bâki, uzun, faideli, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır, Bâki-i Hakikî’nin yoluna sarfediniz. Çünki Bâki’ye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur. Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekaya âşıktır ve madem bu fâni ömrü, bâki ömre tebdil eden bir çare var ve manen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek. İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. “Lillah, livechillah, lieclillah” rızası dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.
(Lem’alar – 17)12 Ocak 2009: 14:53 #725957Anonim
:confused:mihrimah
12 Ocak 2009: 14:58 #725958Anonim
hulusi;92576 wrote:mihrimahEfendim Hulusi Abi?
12 Ocak 2009: 15:01 #725959Anonim
bu bölümü sevdim sıra sizde bekliyoruz soruyor dua ile:)
12 Ocak 2009: 15:08 #725960Anonim
hulusi;92579 wrote:bu bölümü sevdim sıra sizde bekliyoruz soruyor dua ile:)Bende sevdim abi lak,n geçen yine üstdın hayatına göz attımda Kendileri soru sormazmışya haya ederim şimdi ben:p
şimdi müsait değilim ama akşama inş. veya siz buyrun lütfen…
Benim biraz beyin fırtınası çekmeye ihtiyacım var..12 Ocak 2009: 20:16 #725994Anonim
Ehl-i dünyanın ve maddi tarihin nazarıyla, nev-i beşerin hayat-ı içtimaiyesi noktasında bakılsa, görülüyor ki hayat-ı içtimaiye-i siyasi itibariyle beşer birkaç devir geçirmiş. Bu devirleri yazıp açıklar mısınız?
12 Ocak 2009: 20:20 #725995Anonim
Birinci devri vahşet ve bedevîlik devri, ikinci devri memlûkiyet devri, üçüncü devri esir devri, dördüncüsü ecir devri, beşincisi mâlikiyet ve serbestiyet devridir.
Vahşet devri dinlerle, hükûmetlerle tebdil edilmiş, nim-medeniyet devri açılmış. Fakat, nev-i beşerin zekîleri ve kavîleri, insanların bir kısmını abd ve memlûk ittihaz edip hayvan derecesine indirmişler. Sonra bu memlûklar dahi bir intibâha düşüp gayrete gelerek o devri esir devrine çevirmişler; yani, memlûkiyetten kurtulup fakat “El-hükmü li’l-galib” (Galip olan hükmeder) olan zâlim düsturuyla yine insanların kavîleri zayıflarına esir muâmelesi yapmışlar. Sonra, İhtilâl-i Kebîr gibi çok inkılâplarla, o devir de ecîr devrine inkılâp etmiş. Yani, zenginler olan havas tabakası, avâmı ve fukarayı ücret mukabilinde hizmetkâr ittihaz etmesi, yani sermaye sahipleri ehl-i sa’yi ve ameleyi küçük bir ücrete mukabil istihdam etmeleridir.
Bu devirde sû-i istimâlât o dereceye vardı ki, bir sermayedar, kendi yerinde oturup, bankalar vâsıtasıyla bir günde bir milyon kazandığı halde; bir bîçare amele, sabahtan akşama kadar, tahte’l-arz mâdenlerde çalışıp, kût-u lâyemût derecesinde, on kuruşluk bir ücret kazanıyor. Şu hâl, müthiş bir kin, bir iğbirar verdi ki, avâm tabakası havâssa ilân-ı isyan etti. Şu asrın tâbiriyle, sosyalistlik, bolşeviklik sûretinde, evvel Rusya’yı zîr ü zeber edip geçen Harb-i Umûmiden istifade ederek, her yerde kök saldılar. Şu bolşevizm perdesi altındaki kıyâm-ı avâm, havâssa karşı bir kin ve bir tezyif fikrini verdiğinden, büyüklere ve havâssa âit medâr-ı şeref herşeyi kırmak için bir cesaret vermiş.
Mektûbât, s. 35312 Ocak 2009: 20:22 #725996Anonim
Allah razı olsun cevabı veren soruyu sorar hulusi abi kaçırdı:) siz sorun buyrun…
12 Ocak 2009: 20:26 #725999Anonim
ihlasın düsturları nelerdir ?
12 Ocak 2009: 20:27 #726000Anonim
seheryeli;92674 wrote:ihlasın düsturları nelerdir ?hmmm 8 mi desem 9 mu:p ben bişi demim de hulusi abi desin:)
Buda çok kolay bir soru kardeş…12 Ocak 2009: 20:29 #726001Anonim
biraz daha inin
12 Ocak 2009: 20:32 #726003Anonim
seheryeli;92678 wrote:biraz daha ininBen bu soruyu soracaktım vazgeçtim şimdi cevap vermem olmaz hulusi abi göz atsın;)
12 Ocak 2009: 22:43 #726042Anonim
mihrimah;92580 wrote:Bende sevdim abi lak,n geçen yine üstdın hayatına göz attımda Kendileri soru sormazmışya haya ederim şimdi ben:p
şimdi müsait değilim ama akşama inş. veya siz buyrun lütfen…
Benim biraz beyin fırtınası çekmeye ihtiyacım var..Anladım o Üstad diyorsun soru sormaz ,bizler ise soru sormamaya haya ederiz diyorsunuz.Allah razı olsun haklasınız.Soru ve merak ilmin yarısıdır düsturunu hatırlattınız…ancak baka bildim foruma yazılarınızı yeni gördüm.
Seher yeli Allah razı olsun kardeşim paylaşımınız için..12 Ocak 2009: 22:50 #726043Anonim
seheryeli;92674 wrote:ihlasın düsturları nelerdir ?Mihrimah kardeşimiz için kolay ama benim gibi biri için çok kolay değil…
Bildiğim kadarıyla DÖRT düstur vermiştir Aziz Üstadımız.Yirmi birinci lemada bu dört dustur ve ihlası kıran üç mani ve ahirinde kısa bir mektub zikredilmiştir.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.