• Bu konu 79 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
6 yazı görüntüleniyor - 76 ile 81 arası (toplam 81)
  • Yazar
    Yazılar
  • #774284
    Anonim

      @Abidin 204108 wrote:

      Sadr kardeş Hoş geldin. Vallahi ben bu konuya cevap yazmayacaktım. Çünkü yanlış yerde açıldığını düşünüyorum. (Daha öncede Sn. Ümmüebiha ya demiştim.) Ama Müekked kardeş mesajı fark etmedi sanırım. O yüzden ben son bir kaç kelime yazayım.

      hoş bulduk kardeşim.

      Örneğin Şia nın bazı fırkaları Hz. Ali (k.v.) ‘nin reankarnasyonla yeniden dirileceğine inanıyorlardı. Bu düşünce zamanla silinse de devamı Mehdinin Ric’at ederek döneceğine dair düşüncede toplandı.

      güzel kardeşim, reankarnasyon, hülul ve s. gibi sapık inançlar hakkında (en eski) şia (Caferi, İsnaaşeriyye, İmamiyye, Alevi adları ile bilinen mezhebin) kitaplarına baktınmı ki bu sonuca vardın? eğer baktıysan lütfen bizimle paylaş. çok merak ediyorum şia hangi devride reankarnasyona inanmıştır.

      ricat konusuna gelince, ilk önce şunu söyleyeyim Hz. imam Mehdi a.s ricat etmeyecek zuhur edecek ki, bunlar farklı şeylerdir. ricat ise kıyametten önce bazı kafirlerle bazı müminlerin bu dünyada tekrar diriltilip karşılaşmasıdır.

      Örneğin Hz. ömer yanlış yaparak Ezanı değiştirmiştir. Hayye ala hayri’l-amel Kelimesini çıkartmıştır. Sabah namazındaki es-salatu hayrun mine’n nevm eklemesini de o yaptırmıştır. Buna benzer yanlışlar, hatalar..
      Fakat Hz. Ömer’in Halifeliği zamanında Hz. Ali (k.v.) ile ilişkileri genelde iyiydi. Hz. Ömer Kur’an hakkında bilmediklerini Hz. Ali’nin bilgisine danışırdı. Filistin ve Suriye ye gittiğinde de vekil olarak Medine de yerine Hz. Ali’yi bırakmıştı.

      Hayırlı günler.

      ek olarak, hilafetin gasbı, Hz. Fatımanın s.a kapısına dayanması, Teravih bidati ve s. Hz. imam Ali a.s ile Ömerin arasının iyi olmasına gelince, bu asla olmamıştır. ehli sünnet kaynaklaından da delil getire bilirim ki, imam Ali a.s Ebu Bekir ve Ömere “yalancı, hain ve ahdini” bozan demiştir, Gadiri Hum hadisini onlara karşı delil olara getirmiştir. hatta Fahrettin er Razi kendi tefsirinde imam Alinin a.s gadiri Hum hadisini Ebu Bekire karşı delil getirdiğin kabul eder ve şianın bunu mütevatir (inkarı mümkünsüz) kanallardan rivayet ettiğini söyler.

      #774289
      Anonim

        Sn. Sadr çok çeşitli kaynaklara-kitaplara inanın baktım. Ve araştırıyorum. Bununla ilgili bir çok kaynak gösterebilirim. Konu Uzar uzar uzar ve uzar.. İmam Muhammed Mehdi ölmedi Razva dağında yaşıyor. inanmazsanız buyrun bakın Oniki İmam – Vikipedi son zamanlarda okuduklarımdan çıkardığım sonuç bu şiiliğin en belirgin inançlarından. 869 yılında doğmuş olan İmam Muhammed mehdi ölmediğine inanmak Bir inançtır benim bu konuda ayrıntılı yorum yapmam inançlara saygısızlık etmiş olurum. Ben tüm inançlara saygı duyarım sünnilerinkine de şiilere de. Bu konu risaeforum.net sitesinde Ehli Sünnet vel cemaat bölümünde açılmış. Bu yüzden bu konuda yazmayı istemiyordum.

        Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’e gelince. Size nasıl kaynak gösterebiirim ? İmam Zeyd’i hiçbir şii kaynağı ehli beyt listesinde göstermez ki. İmam-ı Zeynel Abidin den sonra İmam Muahmmed Bakır’a geçer oradan devam eder. Hz. İmam Zeyd’in Bu konuda dediklerini daha önceki sayfalarda ekledim. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer seçimle iş başına gelmiş devlet başkanlarıdır. Değerli İslam büyükleridir. Fakat Hz. Ali gerek ilimce gerek soyca ikisinden de daha üstündür. İmam Zeyd’in açıkladığı nedenlerden ilk iki halifenin onlar olması gerekiyordu. Bu şekilde seçimle devlet başkanı oldular. Fakat bizim İmamımız İslamın imamı gene Hz. Aliydi.

        Ayrıca daha önce de tartışıldı. Bakın sn. Sadr Bedir gazasında öldürülen putperest sayısı 70 bunlardan 21’ini Hz. Ali öldürmüştür. (bu kişiler arasında Muaviye’nin dedesi Utbe, dayısı Velid ve kardeşi Hanzele de vardı.) Bahsettiğimiz kişi Uhud’un kahraman gazisi. Hayber kahramanı. Hayber savaşı onun yiğitliğiyle kazanılmıştır. Fedek ve Yemen savaşlarında İslam kuvvetleri komutanı, Huneyn de Hz. Peygamberin koruması. Hicretten önce Peygamberin yatağına yatarak Allah’a canını satan büyük İmam Hz. Ali.

        Onun çekinerek söylemek dahi istemiyorum afedersin ürkerek hakkını başkalarına bıraktığı inancı bende zerre kadar yok. Ben Bütün kalbimle İmam Zeyd’in açıkladığı hususun doğru olduğuna inanıyorum. Bu da benim bir inancım. İnançlar sorgulanmamalı saygı duyulmalı. O zaman demokrasi olur özgürlük olur. Özgürlük ortamı olunca hayra çağırmak iyi olanı emretmek daha kolay olur.

        Bence sufileri-sünnileri yada tam tersi rafizileri-şiileri bir türlü anlayamıyorum.. Kalbim kabul etmiyor ne yapayım. ?

        Allah’a emanet olunuz. saygılar..

        #774310
        Anonim

          @Abidin 204526 wrote:

          Sn. Sadr çok çeşitli kaynaklara-kitaplara inanın baktım. Ve araştırıyorum. Bununla ilgili bir çok kaynak gösterebilirim. Konu Uzar uzar uzar ve uzar.. İmam Muhammed Mehdi ölmedi Razva dağında yaşıyor. inanmazsanız buyrun bakın Oniki İmam – Vikipedi son zamanlarda okuduklarımdan çıkardığım sonuç bu şiiliğin en belirgin inançlarından.

          güzel kardeşim, senin baktığın kaynakların hepsi böylemi? bakın, eğer şia hakkında, şianın inancı hakkında konuşacakssanız şia kitaplarına bakmalısınız wikipedia ve ya şia düşmanları tarafından yazılan şeylere değil. önceleri şu idda vardı “şia Mehdinin Samarra şehrindeki sırdabda gizlendiğine ve zamanı gelince zuhur edeceğine inanıyor” oysa bu konuda bir tek evet sadece bir tek şia kaynağı gösterile bilmiş değil! vallahi ben dünyaya geldiğimden beri şiayım, 3-4 yıldır sadece kaynaklarla uğraşıyorum ama “Razva dağı” adından bir dağı ilk kez sizden duyuyorum

          869 yılında doğmuş olan İmam Muhammed mehdi ölmediğine inanmak Bir inançtır benim bu konuda ayrıntılı yorum yapmam inançlara saygısızlık etmiş olurum. Ben tüm inançlara saygı duyarım sünnilerinkine de şiilere de. Bu konu risaeforum.net sitesinde Ehli Sünnet vel cemaat bölümünde açılmış. Bu yüzden bu konuda yazmayı istemiyordum.

          evet, bu şianın inancıdır. Hz. imam Mehdi a.s dünyaya gelmiş ve yaşıyor ama gayb halindedir ve Allahın istediği zamanda zuhur edecektir. Rasulullahın s.a.a sadece 12 halifesi var ve sonuncusu da Hz. imam Mehdidir a.s

          Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’e gelince. Size nasıl kaynak gösterebiirim ? İmam Zeyd’i hiçbir şii kaynağı ehli beyt listesinde göstermez ki. İmam-ı Zeynel Abidin den sonra İmam Muahmmed Bakır’a geçer oradan devam eder. Hz. İmam Zeyd’in Bu konuda dediklerini daha önceki sayfalarda ekledim.

          kardeşim, sen galiba karıştıryorsun. şia inancına göre bizzat Rasulullahında s.a.a söylediği gibi sadece 12 halife var. ve bu halifeler ümmetin imamlarıdır. Hz. Zeyd a.s Hz. imam Cafer Sadıkın a.s imameti döneminde Emevilere karşı isyan etmiştir ancak Hz. Zeydin a.s imamlık iddası olmamıştır:

          İmam Cafer-i Sadık a.s Hz. Zeyd’den sonra kıyam etmek isteyenlere hitaben şöyle buyurdu: “Bakın ne üzere huruc (kıyam) ediyorsunuz? Demeyin Zeyd kıyam etti (biz de buna dayanarak kıyam ediyoruz). Hiç şüphesiz Zeyd alim ve doğru birisiydi. O sizi asla kendine çağırmadı (kendi imametine davet etmedi). O sizi Al-i Muhammed’in Rıza’sına (Allah ve Resulü’nün imametine razı olduğu kimseye) davet etti. Eğer zafere ulaşsaydı, sizi davet ettiği şeye vefa edecekti (imameti asıl sahibine tevdi edecekti)…”

          Allame Kuleyni r.a, “El Kafi”, cild 8, sayfa 264

          İmam Rıza a.s dedi ki: Zeyd bin Ali kendisine ait olmayan bir hakkı talep etmemiştir. Onun Allah-u Teala karşısındaki takvası bundan çok daha yüceydi. O diyordu ki: “Ben sizleri Âl-i Muhammedden a.s razı olunana davet ediyorum.”

          Şeyh Saduk r.a, “Uyunu ahbarir Riza a.s”

          bu konuda pek fazla hadis var. hepside sahih senetlerle aktarılmıştır. eğer istersen daha da aktara bilirim kardeşim.

          Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer seçimle iş başına gelmiş devlet başkanlarıdır. Değerli İslam büyükleridir. Fakat Hz. Ali gerek ilimce gerek soyca ikisinden de daha üstündür. İmam Zeyd’in açıkladığı nedenlerden ilk iki halifenin onlar olması gerekiyordu. Bu şekilde seçimle devlet başkanı oldular. Fakat bizim İmamımız İslamın imamı gene Hz. Aliydi.

          güzel kardeşim, Ebu Bekir ve Ömer senin sevip saygı duyduğun kimselerdir, ehli sünnetin mukaddesatıdır. ehli sünnetin mukaddesatına dil uzatmak haramdır bu yüzden Onlar hakkında ireli geri konuşmam ama Şia Hz. imam Aliyi a.s bizzat Rasulullahın s.a.a halife tayin etdiğine inanıyor ve bu konuda da hem ehli sünnet ve hemde kendi kaynaklarından bolca delil getiriyor.

          Ayrıca daha önce de tartışıldı. Bakın sn. Sadr Bedir gazasında öldürülen putperest sayısı 70 bunlardan 21’ini Hz. Ali öldürmüştür. (bu kişiler arasında Muaviye’nin dedesi Utbe, dayısı Velid ve kardeşi Hanzele de vardı.) Bahsettiğimiz kişi Uhud’un kahraman gazisi. Hayber kahramanı. Hayber savaşı onun yiğitliğiyle kazanılmıştır. Fedek ve Yemen savaşlarında İslam kuvvetleri komutanı, Huneyn de Hz. Peygamberin koruması. Hicretten önce Peygamberin yatağına yatarak Allah’a canını satan büyük İmam Hz. Ali.

          Onun çekinerek söylemek dahi istemiyorum afedersin ürkerek hakkını başkalarına bıraktığı inancı bende zerre kadar yok. Ben Bütün kalbimle İmam Zeyd’in açıkladığı hususun doğru olduğuna inanıyorum.

          kardeşim, bu konuyu ne kadar araştırdınız? ne kadar araştırdınız ki, imam Alinin a.s -haşa- korkaklık yüzünden kendi hakkını talep etmediği düşüncesine kapıldınız? bakın, eğer bu konuda bir sonuca varmak istiyorsanız oturup baştan incelerseniz. Hz. imam Alinin a.s halife tayin edildiği konusunda şianın isnat ettiği hadisleri, Hz. Alinin a.s “seçmilere” tepkisini, biat edip etmediğini, etti ise neden, etmedi ise neden, eğer hilafet hakkı idiyse neden kıyam etmedi ve s.

          Bu da benim bir inancım. İnançlar sorgulanmamalı saygı duyulmalı. O zaman demokrasi olur özgürlük olur. Özgürlük ortamı olunca hayra çağırmak iyi olanı emretmek daha kolay olur.

          her kesin inancına saygı duyulmalıdır kardeşim ama şuda bir gerçek ki, tüm inançların hepsi doğru olamaz.

          Bence sufileri-sünnileri yada tam tersi rafizileri-şiileri bir türlü anlayamıyorum.. Kalbim kabul etmiyor ne yapayım. ?

          Allah’a emanet olunuz. saygılar..

          sevgili kardeşim, şunu bil ki, din birilerinin kalplerinin kabullenip kabullenmemesi ile değil. yoksa Ebu Leheb, Ebu Cehil suçlanamazdı. çünkü tüm delillere rağmen Onlarında kalbi kabullenmiyordu.

          Allaha emanetsin kardeşim. selam ve dua ile

          #774319
          Anonim

            imam Alinin a.s -haşa- korkaklık yüzünden kendi hakkını talep etmediği düşüncesine kapıldınız?

            Değerli Sadr kardeşim. Bu düşünceye kapıldığım fikrine siz nereden kapıldınız ? Daha önceki sayfalarda bir başkası tarafından yazılmıştı..

            İmam Cafer-i Sadık a.s Hz. Zeyd’den sonra kıyam etmek isteyenlere hitaben şöyle buyurdu: “Bakın ne üzere huruc (kıyam) ediyorsunuz? Demeyin Zeyd kıyam etti (biz de buna dayanarak kıyam ediyoruz). Hiç şüphesiz Zeyd alim ve doğru birisiydi. O sizi asla kendine çağırmadı (kendi imametine davet etmedi). O sizi Al-i Muhammed’in Rıza’sına (Allah ve Resulü’nün imametine razı olduğu kimseye) davet etti. Eğer zafere ulaşsaydı, sizi davet ettiği şeye vefa edecekti (imameti asıl sahibine tevdi edecekti)…”

            Değerli Sadr, sizce Cafer-i sadık hazretlerinin Zeydiye mezhebinin İmamet şartlarından mühim bir tanesini bilmemesi mümkün mü ? Bir rivayette benden. Cafer-i Sadık’ın babasından.

            Muhammed Bakır kardeşi Hz. İmam Zeyd’e şöyle dedi:
            “Senin mezhebinin hükmüne göre baban imam değildi. Çünkü o, asla kıyam etmediği gibi, kıyama da kalkışmamıştır bile.”

            Muhammed Bakır hazretlerinin dediği gibi İmam Zeyd’in bir mezhebi vardır. Zeydiye mezhebini Siyaset, liderlik üzerine, İslam itikat esasları üzerine ayrıntılı görüşleri vardır. İmam Zeyd’in görüşlerinin toplandığı Zeydiye mezhebini ve imamet şartlarını incelemenizi öneririm.

            şuda bir gerçek ki, tüm inançların hepsi doğru olamaz.

            Haklısınız sn. Sadr inanın buna bende yürekten katılıyorum. Kur’an a dayanmayan hiç bir düşünce ve inanç doğru olamaz.

            şunu bil ki, din birilerinin kalplerinin kabullenip kabullenmemesi ile değil.

            Din Allah’ın varlığını ve birliğini Hz. Muhammet’in elçiliğini kalp ile kabullenme ve doğal sonucu olarak buna uygun olmayan her şeyi reddetme ile başlar. Ondan önce din yoktur.

            Bu yüzden La ilahe illallah Muhammeden resulullah diyen ve başka yollara sapmayan herkez benim kardeşimdir.

            Sende Allah’a emanet ol kardeşim.

            (Yazacak bir dünya şey var ama ben meşgulüm gecenin saat ikisi ve ben bu saat te arşivlerimi karıştırıp durdum. Sizlerin görüşlerinize saygı duyuyorum fakat daha fazla bu tartışma ile meşgul olmak istemiyorum.)

            Saygılar..

            #734262
            Anonim

              @Abidin 204640 wrote:

              Değerli Sadr kardeşim. Bu düşünceye kapıldığım fikrine siz nereden kapıldınız ? Daha önceki sayfalarda bir başkası tarafından yazılmıştı..

              ben bunu sizin yazılarınızdan anladım. çünkü en azı şiayı bununla itham ediyorsunuz. oysa şianın bu konuda ne dediğini, nasıl düşündüğünü incelemeiyorsunuz.

              Değerli Sadr, sizce Cafer-i sadık hazretlerinin Zeydiye mezhebinin İmamet şartlarından mühim bir tanesini bilmemesi mümkün mü ? Bir rivayette benden. Cafer-i Sadık’ın babasından.

              Muhammed Bakır hazretlerinin dediği gibi İmam Zeyd’in bir mezhebi vardır. Zeydiye mezhebini Siyaset, liderlik üzerine, İslam itikat esasları üzerine ayrıntılı görüşleri vardır. İmam Zeyd’in görüşlerinin toplandığı Zeydiye mezhebini ve imamet şartlarını incelemenizi öneririm.

              lütfen verdiğiniz hadisin geçtiği kaynağı da verin. ve mümkünse şia kaynağı olsun

              Haklısınız sn. Sadr inanın buna bende yürekten katılıyorum. Kur’an a dayanmayan hiç bir düşünce ve inanç doğru olamaz.

              Din Allah’ın varlığını ve birliğini Hz. Muhammet’in elçiliğini kalp ile kabullenme ve doğal sonucu olarak buna uygun olmayan her şeyi reddetme ile başlar. Ondan önce din yoktur.

              Bu yüzden La ilahe illallah Muhammeden resulullah diyen ve başka yollara sapmayan herkez benim kardeşimdir.

              Sende Allah’a emanet ol kardeşim.

              (Yazacak bir dünya şey var ama ben meşgulüm gecenin saat ikisi ve ben bu saat te arşivlerimi karıştırıp durdum. Sizlerin görüşlerinize saygı duyuyorum fakat daha fazla bu tartışma ile meşgul olmak istemiyorum.)

              Saygılar..

              kardeşim, inan benimde pek vaktim yok. burada kesmemiz iyi olacak sanırım. Allaha emanet ol. selam ve dua ile

              #774080
              Anonim

                @Sadr 204765 wrote:

                ben bunu sizin yazılarınızdan anladım. çünkü en azı şiayı bununla itham ediyorsunuz. oysa şianın bu konuda ne dediğini, nasıl düşündüğünü incelemeiyorsunuz.

                Selam Sadr; Bunu eğer ben doğru anlatamadıysam demek ki aceleyle devrik cümle kurmuşumdur. Kusura bakmayınız. Bir kaç mesaj önce yazdığım cümleyi bir kere daha vurgulayarak ekleyim. “Onun çekinerek söylemek dahi istemiyorum afedersin ürkerek hakkını başkalarına bıraktığı inancı bende zerre kadar yok. İnanın ben sizlere ön yargı ile yaklaşmıyorum. Daha önceki sayfalarda diğer caferi arkadaşa da dedim. Ben caferi sadık’ın büyük bir alim, büyük bir insan olduğuna inanıyorum. Lütfen sizde Zeydiye mezhebini itikatlarını inceleyin bence muazzam bir inanç sistemi. Buna hayran olduğum İmam Zeyd’in hayatını ve şehit oluşunu da eklenince bence kusursuz bir “yol” Fakat bence zeydiyenin sorunu ortaya çıktığı çağın yüzyıllarca ötesinde bir ileri görüşlülüğe sahip olması. Bu yüzden de ortaya çıktığı coğrafyalarda geleneksel yapıya uyamayıp kısa süre tutunabilmiş.

                @Sadr 204765 wrote:

                lütfen verdiğiniz hadisin geçtiği kaynağı da verin. ve mümkünse şia kaynağı olsun

                Okuduğum kaynak da dip notlar almış. Yazdığı dip not alıntı numarasında şu yazıyor. “Şehristani, el-Milel ve’n-Nihal, 1/210”

                Ayrıca caferi sadık hazretlere atıf yapılan rivayeti okuduğum an aklıma ilk gelen Zeydiye itikadında ki bir prensip oldu. Takiye prensibi denilen bu prensip İmam zeynel abidin’e dayandırılıyor. Zeydiye inancında ki bu prensibin özeti kısaca şu “Zalime ve batıla rıza göstermeden pasifize olmak” İmam Zeynel Abidin’e “Takiyye nedir?” sorusu sorulunca, “înatkar, dediğini harfiyyen yapmak isteyenin saldın ve baskı yapmasından korkmaktır” şeklinde karşılık verdi. Şimdi gelelim Caferi sadık hazretlerine dayandırılan rivayete. Parantezler olmadan bir okuyalım.

                İmam Cafer-i Sadık a.s Hz. Zeyd’den sonra kıyam etmek isteyenlere hitaben şöyle buyurdu: “Bakın ne üzere huruc ediyorsunuz? Demeyin Zeyd kıyam etti. Hiç şüphesiz Zeyd alim ve doğru birisiydi. O sizi asla kendine çağırmadı. O sizi Al-i Muhammed’in Rıza’sına davet etti. Eğer zafere ulaşsaydı, sizi davet ettiği şeye vefa edecekti…”

                İş olmuş ve bitmişti. İmam Zeyd şehit olmuş mübarek başı Hişam’a sunulmuştu. Ben inanıyorum Cafer-i sadık hazretlerinin bu söyledikleri Zeydiye mezhebinde ki takiye prensibine tamamen uygun. Hz. Cafer-i Sadık’ın bunu uygulamasına ise şaşılamaz. Çünkü onun ilk hocalarından biri amcası İmam Zeyd di. Hz. Cafer sadık ders verdiği kişilerden biridir. Yani bunda şaşılacak bir şey “bence” yok. Bunu destekleyen bir şey daha var. Daha önce dediğim gibi Kıyam meselesi Zeydiye mezhebinin imamet şartlarından en önemlilerinden biridir. Hz. cafer sadık’ın bunu bilmemesine imkan yok.

                @Sadr 204765 wrote:

                kardeşim, inan benimde pek vaktim yok. burada kesmemiz iyi olacak sanırım. Allaha emanet ol. selam ve dua ile

                Haklısınız.Son son diyorum sonu gelmiyor. Bu son olsun inşaallah. 🙂 Ne yapalım sağlık olsun. Umarım sizi kırmamışımdır. Saygılar.

              6 yazı görüntüleniyor - 76 ile 81 arası (toplam 81)
              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.