• Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 136 ile 150 arası (toplam 1,967)
  • Yazar
    Yazılar
  • #685158
    Anonim

      Resûl-i Ekrem Aleyhisselatü Vesselam, Ensâr’ın bulunduğu bir toplantıya gitti ve:

      – Sizler mü’minler misiniz? diye sordu. Bu soru üzerine herkes sustu.

      Hz. Ömer:
      – Evet, mü’minleriz ya Resûlâllah, dedi.

      Peygamberimiz:
      – İmanınızın belirtisi, (alâmeti) nedir öyle ise? diye tekrar sordu.

      Ashâb:
      – Genişlikte şükrederiz. Darlıkta sabrederiz. Allah’tan gelen hüküm ve takdire de boyun eğeriz, cevabını verdiler.

      Bunun üzerine Peygamberimiz:
      – Kâbe’nin Rabbine yemin ederim ki, siz gerçekten mü’minsiniz, buyurdu.

      (Taberanî)

      #685460
      Anonim

        Resûlu Ekrem Aleyhisselatü Vesselam buyurdular ki:

        “İyi işler yapmakta acele ediniz.
        Siz korkmak ve gayrete gelmek için, şu 7 şeyin size gelip çatmasından daha kötü bir şey mi bekliyorsunuz?

        Birincisi: Herşeyi unutturan fakirlik

        İkincisi: Azdıran zenginlik

        Üçüncüsü: Aklı ve vücut sağlığını bozan hastalık.

        Dördüncüsü: Muhakeme ve şuuru gideren ve insanı saçmasapan konuşturan bunaklık derecesindeki ihtiyarlık.

        Beşincisi: Ansızın gelen ölüm.

        Altıncısı: Korkulan istikbâl tehlikelerinin en fenası bulunan Deccal’ın fitnesi.

        Yedincisi: belâsı en büyük ve en acı olan kıyâmet…”

        (Tirmizî/2307)


        Bu 7 şey kendisine erişmeden mü’minin ibadet ve hayrını çoğaltmakta acele etmesi gerekir.

        #685478
        Anonim

          409 – İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim Kur’ân hakkında ilme dayanmadan söz ederse ateşteki yerini hazırlasın.”
          Tirmizî, Tefsir 1, (2951).

          #685490
          Anonim
            Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
            Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam’ın ahlakı hayadır.

            Zeyd İbnu Talha İbnu Rükane

            #685642
            Anonim

              “Ümmetimin fesadı zamanında kim sünnetime temessük ederse ( yapışırsa ), ona yüz şehid ecri vardır.”

              (el-Bağavi, Hüseyin b. Muhammed eş-Şafi, Mesabihu’s-Sunne, I-II, Beyrut, ty. I, 40, no: 130; el-Munavi, Abdurra‘uf, Feyzu’l-Kadir, I-VI, Beyrut, ty. VI, 261. (no: 9171-9172); Ümmetin bozulduğu zaman sevapların çoğalağı konusu için bk. Taftazani, Mesud b. Ömer, Serhu’l-Makasıd, I-V, Beyrut 1988 I, 308; el-Heytemi, Ahmed b. Hacer, es-Savaiku’l-Muhrika, Kahire 1385, s. 210.)



              İşte bize çok büyük bir fırsat.

              Hem o kadar şanslıyız ki: Daha annesinden doğduğu anda secdeye kapanıp ümmeti ümmeti diyen, Miraç mucizesinde Cebrail Aleyhisselamı bile arkada bırakıp Alemlerin Rabbinin Karşısında perdesiz O’nu müşahede ettiği bir anda dahi Ümmetini Unutmayan, ve mahşerdeki dehşetten herkes hatta peygamberler bile nefsi nefsi, dediğinde yine ümmeti ümmeti, diye Allah’tan cc. ümmetini dileyen bir şefaat edicimiz, kurtarıcımız, peygamberimiz var.

              O’nun şefaatine nail olabilmenin tek yolu ise O’nun sünnetine tabi olmaktır.

              O’nun sünnetini terk etmek bize hiç yakışır mı?


              Bir şair bu hususu ne de güzel ifade etmiş:

              Tıfl ilken ol hep dilerdi Ümmetin
              Sen Kocaldın, terk edersin sünnetin.

              Gelin Kutlu Doğum vesilesiyle, bizler de yeniden doğalım, Efendimiz’i (asm) daha iyi anlamaya ve onun gibi yaşamaya çalışalım, en azından buna niyet ve azmedelim.

              Yüce Mevlâ bu kutlu doğumun hakkı için, yukardaki hadisi şerife cümlemizi mashar eylesin …

              #685663
              Anonim
                4727 – Hz. Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
                “Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mü’min olarak sabaha erer, akşama kâfir olur; mü’min olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Adem’in iki oğlundan hayırlısı olsun (ölen olsun, öldüren değil.)”
                Ebu Davud, Fiten 2, (4259, 4262); Tirmizi, Fiten 33, (2205).
                #685665
                Anonim

                  Küçüklerimize merhamet etmeyen,büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.(tirmizi)

                  #685711
                  Anonim

                    22.03.2008
                    Günün Hadisi

                    İbn-i Mes’ud’dan (Radiyallahu Anh):

                    Denildi ki:
                    – Ey Allah’ın Resûlü! Bazılarımız içinden öyle sesler işitiyor ki, onu bilerek söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayı veya gökten atılmayı tercih eder. (Bu vesveseler bize zarar verir mi?)

                    Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam cevaben:

                    – Hayır, bu (korkunuz) gerçek imanın kendisidir… buyurdu.

                    (Müslim)

                    #685835
                    Anonim

                      23.03.08
                      Günün Hadisi

                      “Siz mübalâğa ile, dinde hedefe ulaşamazsınız. Dini en iyi uygulama şekliniz kolaylıktır.”

                      (Ahmed bin Hanbel)

                      #685884
                      Anonim

                        24.03.08
                        Günün Hadisi

                        Hz. Enes’ten (Radiyallahu Anh):
                        “Peygamberimiz ile birlikte iken, üzerimize yağmur yağdı da, Allah Resûlü (Aleyhisselatü Vesselam), yağmur suyu değsin diye, elbiselerini açtı. Bedenine yağmur isabet etti. Biz ona: “Niçin böyle yaptın?” diye sorduk.

                        Şöyle buyurdu:
                        – Bu yağmur, Rabbimden yeni geliyor (Rabbimin henüz yeni yarattığı bir rahmetidir.)”

                        (Ebu Davud/Edeb 114;Müslim/İstiska 13)

                        #685893
                        Anonim

                          İman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi
                          sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız
                          Müslim iman 93, tirmizi sıfatül-kıyame 56

                          #686133
                          Anonim

                            26.03.2008
                            Günün Hadisi

                            Efendimiz (Aleyhisselatü Vesselam) buyurdu ki:

                            “Kim üç kere (veya 7 kere) Allah’tan cennete girdirmesini isterse,

                            Cennet: ‘Allah’ım onu cennete girdir’ diye Karşılık verir.

                            Kim de 3 kere (veya 7 kere) cehennemden kurtarması için Allah’a sığınırsa,

                            Cehennem: ‘Allah’ım, onu ateşten kurtar’ diye mukabelede bulunur.”

                            (Tirmizi, Nesâi, İbn-i Mace, İbn-i Hibban, Hakim)

                            #686201
                            Anonim
                              Zeyd bin Hâlid el-Cühenî’den (Radiyallahu Anh):

                              Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam), Hudeybiye seferinde, geceleyin yağan yağmurdan sonra bize sabah namazı kıldırdı. Namazdan çıkınca cemaata dönüp:

                              – Biliyor musunuz Rab Teâlâ, bu gece ne buyurdu? diye sordu.

                              Ashâb-ı kirâm:
                              – Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dediler.

                              Resûlüllah şu açıklamayı yaptı:

                              – Allah Teâlâ buyurdu ki: Kullarımdan kimi bana iman ederek, kimi de inkâr ederek sabahladı. Her kim ‘Allah’ın fazl ve rahmeti ile yağmur yağdı’ dedi ise, işte o bana iman etmiştir. Her kim de, ‘Filan ve falan yıldızların doğup batması ile bize yağmur yağdı’ dedi ise, işte o kimse, bana iman etmemiş, yıldıza inanmıştır.

                              (Buharî-Müslim)

                              #686209
                              Anonim

                                Zandan sakının çünkü o konuşmada en büyük yalandır.
                                Buhâri

                                #686666
                                Anonim

                                  Câbir bin Abdillah (Radiyallahu Anh) anlatıyor:

                                  Resûlüllah Efendimiz (Aleyhisselatü Vesselam), bir gün sahabî hanımlardan Ümmü’l-Müseyyeb’in yanına girmişti. Onun hastalıktan titreyip durduğunu gördü.

                                  – Müseyyeb’in annesi! Ne oldu sana?
                                  Niye sarsılıp titriyorsun? diye sordu.

                                  Kadın:
                                  – Hummaya yakalandım ya Resûlâllah, dedi. Sonra hastalığa sövdü.

                                  Peygamberimiz:
                                  – Sen hummaya kızma. Çünkü o, âdem oğullarının günahlarını, koruğun demir pisliğini gidermesi gibi giderir, buyurdu.

                                  (Müslim)



                                  Bu hadisten, hastalıkların, günahlardan bir temizleme, sevaplarla donanma, hatalardan arınma vesilesi olduğu anlaşılmaktadır.

                                15 yazı görüntüleniyor - 136 ile 150 arası (toplam 1,967)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.