- Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
13 Aralık 2007: 16:04 #718085
Anonim
İnsanda bir organ vardır.Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin!O, Kalptir.
(buhârî)13 Aralık 2007: 17:32 #718092Anonim
KOLAYLAŞTIRINIZ, GÜÇLEŞTİRMEYİNİZ, MÜJDELEYİNİZ, NEFRET ETTİRMEYİNİZ.
BUHARİ,İLM,12;MÜSLİM,CİHAD,6.16 Aralık 2007: 15:58 #718227Anonim
”inneme’s-sabru inde’s-sadmeti’l-üla”
gerçek sabır ilk toslama anında olandır.
(buhari,müslim)
4 Ocak 2008: 14:22 #718493Anonim
Abdullah b. Amir anlatiyor. “Rasulullah (s.a.v) bir gun evimizde duruyorken annem beni cagirip “Gel sana bir seyler vereyim.”dedi.
Rasulullah (a.s): “Ona neyi vermek istedin?”sordu.”ona hurma vermek istedim” cevabini alinca
Rasulullah (a.s): “Eger sen ona bir sey vermezsen bu sana bir yalanin yazilmasina sebep olur.” Buyurdu.
(Ebu Davud, Edep 88)30 Ocak 2008: 18:55 #718948Anonim
Mü’min ,diger mü’min için birbirine perçinleyen duvar gibidir….
3 Şubat 2008: 23:39 #718996Anonim
NEREDE OLURSAN OL,ALLAH(C.C.)’ A KARŞI GELMEKTEN SAKIN; YAPTIĞIN KÖTÜLÜĞÜN ARKASINDAN BİR İYİLİK YAP Kİ BU ONU YOK ETSİN.İNSANLARA KARŞI GÜZEL AHLÂKIN GEREĞİNE GÖRE DAVRAN.
Tirmizi,Birr,55
10 Mart 2008: 06:56 #684994Anonim
“Tesvîf (daha vakti var, ilerde yaparım demek) şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı bir şuadır. (vesvesedir.)”
(Ramuzu’l-Ehadîs)
—
Şeytan, ibadetlerde, salih amellerde, insanın karşısına şu silahla çıkar:“Daha vakti var, henüz erken, daha sonra yaparsın. Hele gençliğini yaşa, yaşlanınca ibadet edersin” gibi vesveselerle, pek çok insanı, zamanında dini sorumluluklarını yerine getirmekten alıkoyar.
Bu ertelemelerin bedelini, sonunda mümin ağır öder. Veya hiç ödeyemeden büyük bir günah yükünü, omuzuna almış olarak ahirete göçer.
—
Konuyla ilgili güzel bir söz:Gençliğine güvenip erken erken derken, belki veda bile edemezsin giderken …
11 Mart 2008: 07:33 #685017Anonim
“İnsanın vücudunda bir et parçası vardır. Eğer o ıslah olursa, bütün vücut ıslah olur. Eğer o fesada uğrarsa, bütün vücut fesada uğrar. Dikkat edin o da kalptir.” (Müslim)”
“Hz.Muhammed(S.A.V.)”
11 Mart 2008: 10:31 #685025Anonim
Hz. Cabir’den (Radiyallahu Anh):
“Resûlüllah’a (Aleyhisselatü Vesselam):
– Cennettekiler uyurlar mı? diye sorulmuştu.
Cevaben buyurdu ki:
– Uyku, ölümün kardeşidir. Cennettekiler uyumazlar.(Taberani/Mecmaul-Bahreyn 4875)
—
Dünyada uyku bir ihtiyaçtan ileri gelmektedir. Vücudun yorgunluğunu atmak, bitkinliğini gidermek için, Allah’ın yarattığı bir istirahat vasıtasıdır.
Cennette ise, yorgunluk, bitkinlik, dinlenme ihtiyacı yoktur. Bu sebeple uykuya da gerek kalmamıştır.11 Mart 2008: 16:11 #685049Anonim
Allah, geceleyin Kur’an okuyan bir kula kulak verdiği kadar, hiçbir şeye kulak verip dinlemez. Allah’ın rahmeti, namazda olduğu müddetce kulun başı üstüne saçılır.
Tirmizi12 Mart 2008: 07:56 #685057Anonim
BEŞ ŞEYDEN ÖNCE BEŞ ŞEYİ GANİMET BİLİNİZ;
1.ihtiyarlık gelmeden gençliği
2.hastalık gelmeden saglıgı
3.fakirlik gelmeden zenginliği
4.meşguliyet gelmeden zamanı
5.ölüm gelmeden ömrü…
HZ.MUHAMMED(S.A.V)13 Mart 2008: 18:29 #685070Anonim
Hz. Âişe’den (Radiyallahü Anh):
– Felâkete uğramış bir kadın, kadınların bulunduğu bir topluluğun yanından geçti de, o topluluk bu kadını alaya alıp gülüştüler.
Bu hareketlerinden dolayı o kadınlardan bir kısmının, aynı felakete uğradığı görüldü.(Edebü’l-Müfred)
—
Bir insanın başına gelen felakete sevinmek, onu kınayıp kötülemek, peygamberimiz tarafından menedilmiştir. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:– Kim bir din kardeşini (gizli işlediği veya tevbe etmiş olduğu) bir günah sebebi ile suçlarsa, o günahı işlemedikçe o kimse ölmez.
(Tirmizî)
14 Mart 2008: 07:30 #685082Anonim
Resûl-i Ekrem Aleyhisselatü Vesselam, Ensâr’ın bulunduğu bir toplantıya gitti ve:
– Sizler mü’minler misiniz? diye sordu. Bu soru üzerine herkes sustu.
Hz. Ömer:
– Evet, mü’minleriz ya Resûlâllah, dedi.Peygamberimiz:
– İmanınızın belirtisi, (alâmeti) nedir öyle ise? diye tekrar sordu.Ashâb:
– Genişlikte şükrederiz. Darlıkta sabrederiz. Allah’tan gelen hüküm ve takdire de boyun eğeriz, cevabını verdiler.Bunun üzerine Peygamberimiz:
– Kâbe’nin Rabbine yemin ederim ki, siz gerçekten mü’minsiniz, buyurdu.(Taberanî)
14 Mart 2008: 08:04 #685084Anonim
Museyyeb b. Hazn (r.a.) şöyle anlattı: Ebu Talib’e ölüm yaklaşınca Allah Resulü (a.s.) ona geldi ve onun yanında Ebu Cehil ile Abdullah b. Ebu Umeyye b. Muğire’yi buldu.
Allah Resulü (a.s.): ”Ey Amca! Allah’tan başka ilah yok kelimesini söyle ki bununla Allah yannda senin lehine şahitlik edeyim” dedi. Bunun üzerine Ebu Cehil ve Abdullah b. Ebu Umeyye: ”Ey Ebu Talib! Abdulmuttalib’in dinini terk mi ediyorsun?” dediler. Allah Resulü (a.s.) o sözü amcasına arzetmekte devam etti. Ötekiler de (durmadan) kendi sözlerini ona tekrar ediyorlardı.
Nihayet Ebu Talib bunlara söylediği son söz olarak: ”O, (kendini kastediyor), Abdulmuttalib dini üzeredir” dedi ve la ilahe illallah demekten çekindi. Allah Resulü (a.s.): ”iyi bil, Allah’a yemin ediyorum ki nehyedilmediğim müddetçe muhakkak senin için Allah’tan bağışlanma dileyeceğim” dedi. Bunun üzerine şanı Yüce Allah: (Kâfir olarak ölüp Cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar) Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara ayetini indirdi. Yüce Allah Ebu Talib hakkında da (şu ayeti) indirdi ve Resulüne şöyle buyurdu: (Resulüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi o bilir
Buhari Hadis No1272-Menakip Hadis no3595-Kuran Tefsiri Hadis no4307,4399-Yemin ve Adaklar Hadis no6187
Müslim no35
Nesai no2008
Ahmet b.Hanbel Cüz5 sayfa433
Tevbe Suresi Ayet 113
Kasa Suresi Ayet 5615 Mart 2008: 10:16 #685136Anonim
Ebû Hüreyre’den (Radiyallahu Anh):
“Resûl-i Ekrem Efendimiz (Aleyhisselatü Vesselam), şu 4 şeyden Allah’a sığınırdı:
1) Cehd-i belâ
2) Derk-i şeka
3) Sû-i kaza
4) Şematet-i a’da.”(Buharî)
—
Büyük din bilginlerinden Suyutî, bu maddeleri şöyle izah eder:Cehd-i belâ: İnsanı “Ölüm bundan daha iyidir” şeklinde düşündüren büyük bir acıdır. Evlât ve aile bireylerinin çok olup, onları geçindirecek mal ve maddî imkânın kıt olması hali olarak da izah edilmiştir.
Derk-i şeka: Kötü bir sonla karşılaşmak, Allah korusun imansız gitmek mânâsınadır.
Sû-i kaza: İnsana acı ve üzüntü veren her çeşit kazadır. Deprem, yangın, sel, trafik felâketi gibi…
Şematet-i a’da: Müslümanın mağlûb duruma düşüp de, düşmanlarının galip gelmeleri, bundan sevinç ve ferah duymalarıdır. Bu halden de Allah’a sığınmak gerekir.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.