- Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
18 Haziran 2009: 19:28 #747551
Anonim
19 Haziran 2009: 18:41 #747651Anonim
Hz. İbni Mes’ud Radiyallahu Anh’tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
“Sizden birisi imam arkasında namaz kıldığı zaman sussun. Zira imamın kıraatı kendisinin kıraatı; onun namazı kendisinin namazı demektir.”
22 Haziran 2009: 14:34 #747919Anonim
“Evinden ilim öğrenmek için çıkan kimseye, melekler, hoşnudlukları sebebiyle kanadlarını gererler.”
28 Haziran 2009: 13:17 #748563Anonim
Hadis-i Şerif Meâli
Beş gece vardır, ki onlarda yapılan duâ geri çevrilmez. Receb’in ilk Cuma gecesi olan Regâib Kandili, Şaban’ın on beşinci gecesi olan Berat Kandili, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı gecesi, Kurban Bayramı gecesi.
Câmiü’s-Sağîr, No: 2067
25.06.2009Kâinat bu geceyi alkışlıyor
Aziz, sıddık kardeşlerim,
Evvelâ: Seksen küsur sene bir ömr-ü maneviyi sizlere kazandıracak olan şuhur-u selâse-i mübarekeyi ve bilhassa bu geceki leyle-i Regâibi tebrik ediyoruz.
Kastamonu Lâhikası, s. 109,
(yeni tanzim, s. 204)
***
Aziz ve sıddık kardeşlerim ve fedakâr ve sadık arkadaşlarım,
Evvelâ: Sizin, bu mübarek şuhur-u selâse ve içindeki kıymettar leyâli-i mübarekeleri tebrik ediyoruz. Cenâb-ı Hak, herbir geceyi sizin hakkınızda birer leyle-i Regaib ve leyle-i Kadir kıymetinde size sevap versin. Âmin.
Kastamonu Lâhikası, s. 56, (yeni tanzim, s. 105)
***
Aziz kardeşlerim,
Size iki pusulayı Leyle-i Regâib’den altı saat evvel yazdım. “Hizb’un-Nûriye” kâğıt ile teslimden sonra, katiyen benim kanaatimde bir nevî Mu’cize-i Ahmediye olarak, iki aydan beri mütemâdiyen kuraklık ve yağmursuzluk, her tarafta dâimâ namazlardan sonra pek çok duâların akim kaldığı ve herkes me’yusiyetten derd-i maîşet endişesiyle kalben ağlarken, birden Leyle-i Regâib—bütün ömrümde hiç mislini işitmediğim ve başkalar da işitmediği—üç saatte yüz defa, belki fazla tekrarla melek-i ra’dın yüksek ve şiddetli tesbihâtıyla öyle bir rahmet yağdı ki, en muannide dahi Leyle-i Regâib’in kudsiyetini ve Hazret-i Risâletin bir derece, bir cihette âlem-i şehâdete teşrifinin umum kâinatça ve bütün asırlarda nazar-ı ehemmiyette ve Rahmeten li’l-Âlemîn olduğunu ispat etti ve kâinat o geceyi alkışlıyor diye gösterdi.
Emirdağ Lâhikası, s. 36, (yeni tanzim, s. 79)
***
Doksan dokuz gün içinde yalnız Leyle-i Regâip ve Leyle-i Miraca yağmur rahmetinin tevafuku ve o iki gece ve güne mahsus olması, daha evvel ve daha sonra olmaması ve ihtiyac-ı şedidin tam vaktine muvâfakatı ve Miraciye Risâlesinin burada çoklar tarafından şevkle kıraat ve kitabet ve neşrine rastgelmesi ve o iki mübarek gecenin birbiriyle bir kaç cihette tevafuk etmesi ve mevsimi olmadığı için acip gürültülerle, söylenmeyecek maddî mânevî zemin gürültüleriyle feryatlarına tehditkârâne ve tesellîdarane tevafuk etmesi ve ehl-i imanın meyusiyetinden tesellî aramalarına ve dalâletin savletinden gelen vesvese ve zaafiyetine karşı kuvve-i mâneviyenin takviyesini istemelerine tam tevafuku, bu geceler gibi şeâir-i İslâmiyeye karşı hürmetsizlik edenlerin hatalarına bir tekdir olarak, “Kâinat bu gecelere hürmet eder, neden siz etmiyorsunuz?” diye mânâsında, kesretli rahmetle şeair-i İslâmiyeye karşı, hatta semavat ve feza-yı âlem hürmetlerini göstermekle tevafuk etmesi, zerre miktar insafı olan bilir ki, bu işte hususî bir kasıt ve irade ve ehl-i imana hususî bir inayet ve merhamettir; hiçbir cihetle tesadüf ihtimali olamaz.
Emirdağ Lâhikası, s. 39, (yeni tanzim, s. 84)
LUGATÇE:
şuhur-u selâse: Üç aylar.
şuhur-u selâse-i mübareke: Mübarek üç aylar.
leyle-i Regâib: Regâib gecesi.
leyâli-i mübareke: Mübarek geceler.
Hizb’un-Nûriye: Nur’a ait bir duâ.
mütemâdiyen: Sürekli, devamlı.
me’yusiyet: Ümitsizlik, üzüntü.
melek-i ra’d: Gökgürültüsü ile vazifeli melek.
Hazret-i Risâlet: Hz. Muhammed (asm).
âlem-i şehâdet: Gözle görülen âlem, kâinât.
Rahmeten li’l-Âlemîn: Âlemler için rahmet, Hz. Muhammed (asm).
tevafuk: Uygunluk, rastlama.
muvâfakat: Uygunluk, uymak.
kıraat: Okuma.
kitabet: Yazma.
feza-yı âlem: Fezâ âlemi; uzay.
Bediüzzaman Said Nursi
25.06.20092 Temmuz 2009: 16:41 #749370Anonim
4 Temmuz 2009: 17:12 #749604Anonim
Resulullahtan ateşe insanları en çok atan şeyin ne olduğu soruldu:
”ağız ve ferc”buyurdular…
en ziyade neyin insanları cennete götürdüğünü sordular:
”takva ve güzel ahlak” buyurdular…ebu hureyre4 Temmuz 2009: 19:53 #749610Anonim
Ebû Mûsâ radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Hastayı ziyaret edin, aç olanı doyurun, esiri kurtarın!”4 Temmuz 2009: 19:58 #749611Anonim
Ebû Sa’îd el–Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Ölmek üzere olanlarınıza Lâ ilâhe illallah demeyi telkin ediniz!”4 Temmuz 2009: 20:01 #749612Anonim
Yine Ümmü Seleme radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim:
“Herhangi bir kul sıkıntıya düşer de “Biz Allah’dan geldik, Allah’a döneceğiz. Allahım, başıma gelen musibetin ecrini ver ve bana bundan daha hayırlısını lutfet” diye dua ederse, Allah Teâlâ onu uğradığı sıkıntıdan dolayı mükâfatlandırır ve ona kaybettiğinden daha hayırlısını verir.”
Ümmü Seleme dedi ki, Ebû Seleme öldüğünde ben, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in öğrettiği gibi dua ettim. Allah da bana Ebû Seleme’den daha hayırlısını, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i verdi4 Temmuz 2009: 20:05 #749614Anonim
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in âzad ettiği kölesi Ebû Râfi’ Eslem radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Ölüyü yıkayıp da onda gördüğü hoş olmayan halleri gizleyen kimseyi Allah Teâlâ kırk kere bağışlar.”4 Temmuz 2009: 20:12 #749615Anonim
Amr İbni’l–Âs radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
“Beni kabrime defnettiğiniz zaman, bir deve kesip etini parçalayacak kadar mezarımın başında bekleyin ki, sizin varlığınızla yeni hayatıma alışma imkânı bulayım ve Rabbimin elçilerine vereceğim cevapları hazırlayayım.”4 Temmuz 2009: 20:12 #749616Anonim
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İnsan ölünce, şu üçü dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka–i câriye, kendisinden istifade edilen ilim, arkasından dua eden hayırlı evlat.”4 Temmuz 2009: 20:21 #749617Anonim
Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
Peygamber aleyhisselâm ile bazı sahâbîler birlikte bulunurlarken onların yanından bir cenaze geçti. Ashâptan bazıları o cenazeyi hayırla andı. Bunun üzerine Nebî sallallahu aleyhi ve sellem:
– “Kesinleşti” buyurdu.
Sonra bir cenaze daha geçti. Orada bulunanlar onu da kötülükle andılar. Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem yine:
– “Kesinleşti” buyurdu.
Bunun üzerine Ömer İbnu’l–Hattâb:
– Ne kesinleşti Ya Resûlallah? diye sordu. Peygamber aleyhisselâm da şöyle buyurdu:
– “Şu önce geçen cenazeyi hayırla andınız; bu sebeple onun cennete girmesi kesinleşti. Bu berikini kötülükle andınız; onun da cehenneme girmesi kesinleşti. Çünkü siz (mü’minler), yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz.”
__________________________
Sahâbî Sahr İbni Vedâa el–Gâmidî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Allahım! Ümmetimin erkenciliğini bereketli kıl” diye dua etmiştir.
Râvi (Sahr) diyor ki; Peygamber aleyhisselâm, seriyye veya ordu gönderdiği zaman, sabahleyin erkenden gönderirdi.
Tüccardan olan Sahr da, ticaret mal ve kervanlarını sabah erkenden yola çıkarırdı. Bu sebeple malı çoğaldı, zengin oldu
5 Temmuz 2009: 09:51 #749640Anonim
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Makbul olduğunda şüphe bulunmayan üç dua vardır:
Mazlumun duası; misafirin duası; babanın çocuğuna duası.”5 Temmuz 2009: 20:05 #749662Anonim
[IMG]http://files.myopera.com/suspus/blog/DSCN3727.JPG[/IMG]
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.