- Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
9 Temmuz 2009: 22:11 #750079
Anonim
Abdullah bin Amr (ra) demiştir ki: “Resûlullah (asm) şöyle buyurdu: “Dünyada hiç kimse yoktur ki, ‘Lâ ilâhe illAllahü vAllahü ekber. Velâ havle velâ kuvvete illâ billâh’ desin de, denizin köpüğü kadar da olsa günahları kendisinden kaldırılmasın.” (tirmizi)
*Ebû Mûsâ el-Eş’ârî (ra) anlatmıştır: Peygamber Efendimiz’le (asm) birlikte bir gazada idik. Döndüğümüz vakit Medîne’yi gördüğümüzde Müslümanlar seslerini yükselterek tekbir getirmeye başladılar. Bunun üzerine Resûlullah (asm): “Sizin Rabb’iniz sağır değil! Hazır olmayan biri de değil! O sizin aranızda, develerinizin başları arasındadır. Yâ Abdullah bin Kays! Cennet hazinelerinden bir hazineyi sana öğreteyim mi? ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billah!’tır.” (tirmizi)
9 Temmuz 2009: 22:23 #750081Anonim
Bismillahirrahmanirrahim.
Günâh işleyeni eliniz ile men ediniz, buna kuvvetiniz yetmezse, söz ile mâni olunuz. Bunu da yapamaz iseniz, kalbiniz ile buğz ediniz, bu ise îmânın en aşağı derecesidir. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)
Müslümanlığın alâmeti, kâfirlere buğz ve inâd etmektir. (İmâm-ı Rabbânî)
Birbirinize düşman değil kardeş olun. Birbirinize buğz etmeyin. (Abdülkâdir-i Geylânî)
LÜTFEN 1 SALAVAT GETİRİN
(“Allahumme salli âlâ seyyidina Muhammedi-ninnebiyyi ummiyyi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim.”
“Allah’ım! Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e onun aline ve ashabına salât ve selam eyle.”15 Temmuz 2009: 10:37 #750623Anonim
Hz. Enes Radiyallahu Anh’tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem şöyle buyurdular:
“Erkek veya kadın, hiçbir kul yoktur ki, günde yetmiş kere istiğfar etsin de, Allah onun yedi yüz günahını affetmesin.”
(Deylemi)15 Temmuz 2009: 10:39 #750624Anonim
Hz. Selman Radiyallahu Anh’tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
“Allah’a (c.c.), tövbekar gençten daha sevgili, isyan haline devam eden ihtiyardan daha nefretlik bir insan yoktur. Sevaplar içinde de Cuma günü ve gecesinde yapılan iyilikten daha sevimlisi, günahlar içinde de yine Cuma günü ve gecesinde işlenilen günahtan daha nefretlisi yoktur.”
(Ebu Muzaffer Sem’ani)15 Temmuz 2009: 10:53 #750625Anonim
Hz. Ali Radiyallahu Anh’tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
“Hiçbir kul yoktur ki, bir günah yapsın ve ardından kalkıp güzelce abdest alıp iki rek’at namaz kılarak bu günahından mağfiret dilesin de, Allah onu affetmesin.”
(Tirmizi)15 Temmuz 2009: 10:56 #750628Anonim
Hz. İbni Mes’ud Radiyallahu Anhtan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
“Gözlerinden Allah korkusundan sinek başı kadar bir yaş çıkan hiçbir kul yoktur ki, o yaşlar yüzüne aksın da, o yüze ebediyen ateş dokunsun.”
(İbni Mace)15 Temmuz 2009: 10:56 #750629Anonim
Hz. Enes Radiyallahu Anh’tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
“Erkek veya kadın, hiçbir kul yoktur ki, günde yetmiş kere istiğfar etsin de, Allah onun yedi yüz günahını affetmesin.”
(Deylemi)15 Temmuz 2009: 11:13 #750633Anonim
Mü’minin nuru ve beyazlığı, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.”
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sadaka, maldan hiçbir şey eksiltmez. Bir kul, affedici ve bağışlayıcı oldukça Allah onu izzetli kılar. Herkim, Allah için mütevâzi olursa, Allah da onu (âhirette) yüceltir.”
Tirmizî, Albânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.23 Temmuz 2009: 07:04 #75120623 Temmuz 2009: 07:25 #751211Anonim
23 Temmuz 2009: 08:29 #751220Anonim
İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor:
“Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
“Allah Teâla hazretleri buyurdular ki:
“Büyüklük benim ridamdır, azamet de benim izarımdır. Kim, bunlardan birinde benimle iddialaşmaya kalkarsa, onu cehenneme atarım.”23 Temmuz 2009: 08:30 #751221Anonim
Ebu Sa’îdi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor:
“Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
“Kim Allah Teâla hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar eder (alçak gönüllü) olursa, Allah, onu bu sebeple, bir derece yükseltir.
Kim de Allah’a bir derece kibirde bulunursa, Allah da onu bu sebeple bir derece alçaltır, böylece onu esfel-i safilîne (aşağıların aşağısına) atar.“23 Temmuz 2009: 11:35 #751243Anonim
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh’tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
“Bir adamın haksız yere malına saldırılır ve o da malını müdafaa ederken öldürülürse şehiddir.”
25 Temmuz 2009: 04:17 #751366Anonim
[FONT=comic sans ms,sans-serif]Hadîs-i şerîfte varîd olmuştur ki:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]“Cenâb-ı ALLAH, kıyâmet gününde mahlûkatı topladığında bir münâdî [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]şöyle seslenir:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Karşılıksız iyilik yapanlar nerede?[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]İnsanlardan bir cemâat kalkar, süratle cennete doğru yürür [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]ve melekler onlara yetişip şöyle derler:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Biz sizin süratle cennete koştuğunuzu görüyoruz, siz kimsiniz?[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]Onlar da derler ki:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Karşılıksız iyilik yapanlarız. Melekler tekrar:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Sizin karşılıksız iyi davranışlarınız nelerdir, diye[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]sorarlar. Onlar da:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Biz zulme uğradığımızda sabrettik, bize bir[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]kötülüğü dokunanı afvettik, derler. Onlara:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Giriniz cennete, denilir.[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]Sonra bir münâdî daha:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Sabır ehli nerede, der. Ve yine bir cemaat[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]kalkar, süratle cennete doğru yürürler. Melekler [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]onlara da yetişir ve:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Sizin süratle cennete gittiğinizi görüyoruz. [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]Siz kimsiniz, diye sorarlar. Onlar da:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Biz, ehl-i sabırız,derler. Melekler tekrar:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Sizin sabrınız neye karşıdır, derler. Onlar da:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Biz ALLAH’a tâat hususunda sabrederiz, yine biz[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]ALLAH’a isyandan kaçınmada sabırlıyız. Onlara denilir ki:[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]– Girin cennete![/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]Böyle hareket edenlere ne mutlu!..[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]Hakk teâlânın emirlerine sarılmak ve yasaklarından [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]kaçınmaktan başka çare olmadığı gibi halkın hukûkuna [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]riâyet göstermek ve onlara ünsiyet etmekten başka [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]çıkış yolu da yoktur. Nitekim “ALLAH’a tâzim ve [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]ibâdet, mahlûkata şefkat ve merhamet…” kâidesi [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]bu hukûkun edâsını beyân eder.[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]Bu iki emrin yalnız biriyle yetinmek kusûrdur.[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]Zîra bütünün bir parçası ile yetinmek kemal [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]halinden uzaklıktır. Halkın ezâsına tahammül [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]zarûrî olduğu gibi onlarla iyi geçinmek de vâciptir.[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]ALLAH yolunda olana lâzım olan devamlı sûrette [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]fakr ve zillet duygusuyla mütevâziâne tazarrû ve [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]ilticâyla kulluk vazîfelerini edâ, şer’î hudutları muhâfaza,[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]sünnet-i seniyyeye tâbi olmak, hayır yolunda niyetlerini [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]sâlim kılmak, zâhir ve bâtınını mâmur etmek, kendi [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]ayıplarını görmek, Cenâb-ı Hakk’ın intikamından korkmak, [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]kendi hasenâtı çok olsa bile az, seyyiâtı az ise de çok [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]addetmek, şöhret âfetinden korkmak ve ürkmektir.[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]Kişi işlerine ve işlerindeki niyete -sabah aydınlığı gibi [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]zâhir ve âşikâr olsa bile- ihtimam göstermeli ve iyi [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]hallerine de asla güvenmemelidir. “Sadece din hizmetindeyim, [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]şeriata teşvik ediyorum, halkı Hakk’a dâvet ediyorum.” [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]diye bu amellerine îtimad edip de kendi halini iyi ve [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]hoş görmemelidir. Bu gibi haller ve fevkalâde durumlar[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]zaman zaman kâfir ve fâcirden de zuhûr edebilir. [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]Nitekim Peygamberimiz -sallALLAHu teâlâ aleyhi ve sellem-:[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]“ALLAH bu dîni fâcir bir adamla da teyid eder.” [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]buyurmuşlardır. Bu duruma göre nefs terbiyesiyle [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]meşgul olan mürîd, onu arslan gibi bilmeli ve ondan [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]zuhûr edebilecek her türlü istidrâca hazır olmalıdır. [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]Çünkü bu neviden istidraçlar mürîdin ayağını kaydırabilir.[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]Kalbe ârız olan zulmet ve kederin izâlesi tevbe, [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]istiğfâr, nedâmet ve ilticâ ile mümkün olur. Dünya sevgisi [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]sebebiyle kalbe düşen zulmet ve kederin izâlesi ise pek zordur. [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]Nitekim Rasûlullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem-:[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]“Dünya sevgisi her günâh ve hatânın başıdır.[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]” (Keşfü’l-Hafâ, I, 413) buyurmuştur. ALLAH teâlâ [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]cümlemizi dünya ve dünya ehline muhabbetten ve onlarla [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]münâsebet ve ihtilattan kurtarsın. Zîra dünyayı ve[/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]ehlini sevmek öldürücü bir zehir, helâke götüren bir hastalık, [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]büyük belâ ve korkulu bir derttir. [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif](İmam Rabbanî Mektûbat, I, 135)[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]ALLAH Teâlâ buyuruyor ki:[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]“Kâfirlerin müslümanları irtidâda icbar etmelerinin sebebi [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]onların dünya hayâtını âhiret üzerine tercih etmeleridir. [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]ALLAH teâlâ kâfir olan kavmi hidâyette kılmaz.” [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif](Nahl sûresi, 107)[/FONT][FONT=comic sans ms,sans-serif]Kâfirlerin, bekâsı olmayan ve zevâle mâruz [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]olan dünya hayâtını, muhabbetleri sebebiyle âhiret [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]üzerine tercih ederek hevâ-yı nefsaniyyelerine tâbî [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]olmaları, kendilerinin küfür üzerinde ısrarlarına ve [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]başkalarını da küfre icbar etmelerine sebeb olmuştur. [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]Binaenaleyh bu sûretle kâfirlerin irâdelerini küfre sarf etmeleri [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]sebebiyle ALLAH teâlâ onları tarîk-ı necâta ulaştırmaz ve [/FONT]
[FONT=comic sans ms,sans-serif]hidâyet etmez.[/FONT]4 Ağustos 2009: 23:46 #752329Anonim
öyle kimseler vardır kı,onlara bakılınca ALLAHı hatırlatır
sav -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
