• Bu konu 1,655 yanıt içerir, 13 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1,621 ile 1,635 arası (toplam 1,657)
  • Yazar
    Yazılar
  • #817742
    Anonim

      Hiç bilmesen de…

      Yar…
      Derin bir keder içindeyim
      Nereye baksam firkatin esintisindeyim
      Anbean umutlansam, sevincimi haykırsam neyleyim
      Ben artık senden çok uzaklarda bir yerdeyim, sükût içindeyim
      Hangi çileye şahit olsam, mazlumun ah u zarıyla yansam sual etmekteyim
      Ne kadar arzu ve heveslerim varsa onlardan imtina etmekteyim, edep için teslimim
      Kızma bana, lanet okuyup uzaklaşma, benden başka bir ben var içim de, kimse bilmese de
      Nefes titreten vaktin eşiğinde, iklimler neler söylemekte, idrakim haşyet içinde, sen hiç bilmesen de…

      Mustafa Cilasun

      #817743
      Anonim

        Görmediğim, bilmediğim

        Yar…
        Artık biliyorum ki
        Her lahzada adım adım gidiyorum
        Ruhumun hicran damlalarını dinledikçe melülleşiyorum
        Kalbimin aklına, vicdanımın farkına, nefsimin inadına nazar ediyorum
        İlim ve irfansız ummanda nefesiz kalacağımı biliyorum, “oku” emrine ram eğliyorum
        Güç ve kudret ne kadar deruni bir ülfetti, iliklerime kadar idrak edemediğimden kederleniyorum
        Halimde ve dimağımda göçmeler hızlandı, şevk ve sürurum solgun bir hal aldı, firkat ruhuma neler anlattı
        Görmediğim, bilmediğim ama her bakımdan kalbi hamiyetlerinden ve samimiyetlerinden şüphe etmediğim
        Gönül dostlarımı, gözyaşı arkadaşlarımı, ruhumun hicran damlalarını anlattığım vefakâr ve kadirşinas canları selamlıyorum…

        Mustafa Cilasun

        #817744
        Anonim

          Sorma…

          Yar…
          Henüz vakıf olmadığım
          İdrakiyle kalbi inkişafa açılmadığım
          Ruhumdan nükseden nidayı umutlarda yaşatmadığım
          Hülyalar diyarından henüz bir netice alamadığım efkârı sorma
          Düşlemeden, düşünmeden, fikir haline getirmeden, halde demlemeden sorma
          Sığ sular neye yarar, ırmaklar hiç durmadan akar, denizler umut saçar, umman ruhumda yaşar
          Kalbim irfan ve basiretiyle en yakına kul olmak için yanar, varlık adına ne varsa Onun kudretine kanar…

          Mustafa Cilasun

          #817745
          Anonim

            Ah yar, o nasıl bir sevda

            Yar…
            Umutların bir vakti var
            Ruhundan beslenmedikçe neye yarar
            Kalbin inkişaf ve inşirah için şevk ve azmine bakar
            Sılaya hasret sinende sönmeyen ne suhuletli ve ülfetli ar
            Niçin sessizce gözlerin akar, gecenin bir vaktinde kalbin konuşmaya başlar
            Divana durunca dünya senden kopar, ruhun yücelir, umutların yeşerir, söyle kim anlar
            Ah yar, o nasıl bir sevda ve aşk ki sürur ve hazzıyla içimizde yaşar, nar ne müjdeler zerk eden Nevbahar
            Haydi, durma, bir an olsun vehme kapılma, gün yüzüne hasret ne kadar ümitlerin kalmışsa hakkıyla yaşa…

            Mustafa Cilasun

            #817746
            Anonim

              Tekâmül eden insan

              Yar…
              Önceleri
              Pek bilmezdim
              Ne söylenirse itibar ederdim
              Masumane bir şekilde güvenirdim
              Anlatılan ve inandırılan bir dine itibar ettim
              Niçin yalan ve yanlış söyleşenler diye, teselli verirdim
              Cami ve müştemilatını çok severdim, ezanı hakkıyla okuyamayanı garipserdin
              İmam efendinin kendinden emin tavırlarına ve hükmeden edalarını hiç anlayamazdım
              Basmakalıp sorular ve cevaplar karşısında şaşkınlık yaşardım, sosyal hayattan kopuk olarak algılardım
              Din öğretisi ve müfredat konularında her ne hikmetse yıllardır takılı kaldım, tekâmül eden insana göre yapılandırılmasını çok arzulardım…

              Mustafa Cilasun

              #817747
              Anonim

                Her lahzada “O”nu hatırlatan

                Yar…
                Meftun eden bir feyz var
                Aşk, ruhunun ve kalbinin yüceliğine bakar
                Sevdanın karası olmaz, aşk ten ve nefisle uğraşmaz
                Heves ve arzuların etrafında aranmaz, avuntulara hiç kanmaz
                Feda olan bir can varsa, candan geçiren hissiyatsa, ruh ve kalp ondan uzakta
                Seni senden alan, adanman için vecdine ve şiarına bakan, ihsan ve inayetinle hayat bulan
                Her lahzada “O”nu hatırlatan ve rızası için sınır tanımayan, her türlü cefa ve çile karşısında bent olan
                Yaşayan Kur’an olarak umutlarında anlam bulan, İbrahim’i bir vuslatın kapısını aralayan ve sevdasını yaşatan bir ikbal…

                Mustafa Cilasun

                #817748
                Anonim

                  Eylül bana acıyarak bakar

                  Yar…
                  Sımağında
                  Temaşa ettiğim
                  Bir mahşer kalıntısı var
                  Bu nasıl bir haşyet ve hassasiyettir yar
                  Her secdenin izi ruhumda derin yaralar açar
                  Her an gaflet ve delaletim açığa çıkar, gönül ağlar yar
                  Ne olur himmet ve hamiyet göster, niyazında bana da bir yer ver
                  Yoksa halim perişan, umutlarım ziyan, artık hiç acımıyor bana zaman
                  Şimdi nereye baksam Eylül bana acıyarak bakar, zemheri yakamı yakalamak için sabrını zorlar
                  Yıllar sonra sımsıcak yakınlığı, ruhuma ve kalbime hitam eden insicamı seninle buldum, sen benim için bir umut oldun…

                  Mustafa Cilasun

                  #817749
                  Anonim

                    Garip gitmek istedim

                    Yar…
                    Bir gün ölürsem
                    Musalla taşında yattığımı görürsen
                    Bir ömür güftelediğim ümitlerimi merak edersen
                    Uykusuz gecelerde, yorgun heceler, viran olmuş kelimeler gibiydim
                    Ne kadar sinemden firar etmek isteyen umutlar varsa, sabrın toprağına gömmüştüm
                    Ondan gizli olan, zatına malum olmayan, yaratan, sultanlık tanıyan, kulum diyen başka kim vardı
                    Susmak, sükût etmek, nasibin vaktini beklemek, edeple nefeslenmek, ilim, irfanla kalbi beslemek şiardı
                    Varlık adına ne varsa benlikten uzak yaşayarak, ne derler’i dışlayarak, azimet ve ihlastan taviz vermeyerek adanmak maksattı
                    Garip geldim ve yine garip gitmek istedim dünyadan, Rabbim hiç kimseyi itibardan düşürmesin, kendine kul olmaktan mahrum etmesin…

                    Mustafa Cilasun

                    #817750
                    Anonim

                      Zafiyet gösteriyordu…

                      Ahmet…
                      Henüz işten gelmişti
                      Refikası kuru fasulye pişirmişti
                      Turşu ne güzel bir nimetti, iştah açan lezzetti
                      Muhabbet içinde afiyetle yediler ve istirahata çekildiler
                      Bir vakit sonra kahve içtiler, daha sonraları çay içmeye niyetlendiler
                      Ahmet televizyonda bir dizi seyrediyordu, dalmıştı, eşinin seslendiğini duymadı
                      Eşi biraz alınganlık yaparak televizyonu kapattı, Ahmet şaşırmıştı, biraz durakladı
                      Sonra eşine niçin kapattığını sordu, eşi de hiç benimle ilgilenmiyor ve seslendiğim halde duymuyorsun diyerek çıkıştı
                      Ahmet, yerinden kalktı ve televizyonu yeniden açtı, eşi mırıldanarak bir hışımla odadan çıktı ve bir daha konuşmadı
                      Oysa Ahmet haftada bir gün oynanan Yedi güzel adam diye güzel bir diziyi seyrederken geçmiş yıllara ve anılarıyla yaşıyordu
                      Bu durumdan habersiz olan ve önyargıyla kendini savunmaya kalkışan eşi, saygı ve nezaket kurallarını ihlal ediyor, zafiyet gösteriyordu…

                      Mustafa Cilasun

                      #817751
                      Anonim

                        Bülbül figan eder

                        Yar…
                        Bülbül figan eder
                        Kabirde yatan niye endişeye girer
                        İmam talkın verirken güya yardım eder
                        Ruha hitap etmek, bulunduğu hali bilmemek keder
                        Hangi ritüeli yapsan, hesap içinde hesap yaparak yaşasan
                        Anlamasan, inandığını sansan, farkında olmadan yaşasan heder
                        Ruh yaşlanır mı, gönül paslanır mı, akıl kararır mı, izan daralır mı?
                        Kader böyleymiş diyen hiç umuda bağlanır mı, hak ve hakikate kapılar açılır mı?
                        Hesapsız akıl neye yarar, edilgen vicdan, izan insan için ne büyük vebal, irade azme bakar…
                        Gün hiç kimse için kara değildir, zaman mahkûm eden yargıç olmaya meyilli midir, insan şartlara göre kuvvet dengesini tesis etmek için basirettir…

                        Mustafa Cilasun

                        #817752
                        Anonim

                          Duyguları kabardı

                          Evin kızı…
                          Kucağında çocukla eve girdi
                          Annesine çocukları bırakıp işine gitti
                          Annesi boyun büktü, ses çıkartmadı, hizmet etti
                          Torunlarının nazını güderken akşam bir türlü gelmek bilmedi
                          Migren rahatsızlığı vardı, başı şiddetli ağrıyordu, çocuklar durmuyordu
                          Duyguları kabardı, sessizce gözlerinden bıraktı, çocuklar nihayet uyumuşlardı
                          Altı çocuk büyüten ve hayli zaman halı dokuyarak hayatı göğüsleyen anne yorgundu
                          Fakat kızı bir türlü anlamak istemiyor ve kendi sorumluluklarını annesine bırakıyordu
                          Akşam olunca biraz oturuyor ve sonra çocuklarını alarak kendi evinin yolunu tutuyordu
                          Evin babası henüz gelmişti, kapıya vurdu, biraz durdu açan olmayınca anahtarla kapıyı açmıştı
                          Oturma odasına baktı refikası uyuyordu, hiç geldiğini dahi duymamıştı, usulca baktı ve nabzına baktı
                          O an gözlerini dahi açmaya takati kalmayan sevgili refikasının içinde bulunduğu duruma içerleyerek ayrıldı
                          Kıyafetlerini değiştirerek namazını eda etmeye niyetlenirken, düşünceler yumağı rahat yüreğini bırakmıyordu
                          Bir insan kim olursa olsun, kendi refahını ve arzularını gerçekleştirmek için başka insanlara ne yaptığı anlamalıydı
                          Onların yaşlı bedenlerine ve kalan ömürlerine acımadan umutlarını taşımamalıydı, hassasiyeti hiçbir an unutmamalıydı…

                          Mustafa Cilasun

                          #817753
                          Anonim

                            Dost ve yaren olan

                            Telefon…
                            Acı bir şekilde
                            Gecenin en kuytu bir vaktinde
                            Durmak bilmeden çalıyordu, nihayet
                            Bakmak için niyetlendi ve besmele çekerek ışığı yaktı
                            Kız kardeşiydi arayan, duygularını hiç tutmadan aktaran
                            Hıçkıra hıçkıra ağlayarak karşı tarafın meraktan takati kesilmişti biran
                            Abla hayırdır ne oldu diye sual edecekti fakat içine düşen ateş çok şiddetliydi
                            Bir müddet sessizlik hâkim oldu ve ablası, kardeşim babam ameliyata alınıyor dedi
                            İmam olan Abdullah’ın tüyleri ürpermişti, Ablası Betül Kardeşim babamın aort damarı yırtılmış dedi
                            Doktorlar ameliyat son derece riskli, eksi olması her an muhtemel olarak görmenizi tavsiye ederiz diyorlar
                            Annem ve kardeşlerim çok perişan, eş ve dostlar, haberi olanlar buraya gelmişler ve kan için sıraya girmişler dedi
                            Malatya’nın Darende’ye yakın bir köyünde imamlık yapan Abdullah, ben hemen yola çıkıyorum diyerek telefonu kapattı
                            Ne yapabilirim telaşıyla, babasının arkadaşı genel sekreterdi, ona ulaşarak yardım için umutlarını bir bir anlatacaktı
                            Bir şekilde ve telaş içinde Arkadaşına ulaşarak babasının durumu hakkında nefes nefese bilgilerini aktardı
                            Dost ve yaren olan genel sekreter olan arkadaş, hemen ilgili birimleri arayarak fakülteye intikal etmişti
                            Hasta biraz kendine gelmişti, ameliyat için hazırlıklar tamamlanırken doktor sorular sorarak şuurunu açık tutmak istiyordu
                            Hastanın eşi gözyaşlarıyla ne olur ameliyat olma diye ısrar ediyor, tehlikeden haberdar olmasını istiyordu
                            Hasta, niçin telaş ediyorsun, nefesin sahibi, vaktin kudreti kim, vasiyetimi zaten söylemiştim, en yakına giden yolda vehim olmaz ne olur anla dedi

                            Mustafa Cilasun

                            #817754
                            Anonim

                              Dağlar ve vadilerde yaşayan

                              Eşi…
                              Asabiyeti olan biriydi
                              Yıllar sabrı ve metaneti öğretmişti
                              Düşünce ve suallerini en uygun vakit için biriktirmişti
                              Çaresizdi, geri dönüşü olmayan bir beraberlikti, neticesi kötüydü
                              Babası katı yürekli bir insandı, yetiştiği şartlara göre vaziyet alan heyecandı
                              Annesi zaten varlığı dahi fark edilmeyecek kadar sessiz ve hizmete adanmış bir vicdandı
                              Dünürcülerin hatırı olduğu için ve artık uzaması istenilmediğinden, o an karar verilmişti
                              Kız kendi halinde, derin hülyalar âleminde, bazen hayvanların ve bazen de tarlanın işlerinde nefeslenirdi
                              Kendisine hiç söz hakkı verilmeden evlenmesi kesinleşmişti, damat adayı inşaatlarda çalışan biriydi
                              Yabancı ten ve ümitlerin bir araya gelmeleri, yabancılık içinde evlilik yoluna girmeleri tabii olan adetti
                              İnsan, ruhuna ve kalbine, hissiyat âlemine, fikir ve düşüncelerine göre var olan, kıymet kazanan değerdi
                              Dağlar ve vadilerde yaşayan insanların bağrı yufka yürekli olması gerekirken, duyguları gelişmiş olması gerekirken
                              Her ne hikmetse asabiyet ve cehalet ziyadesiyle ön planda ve sinelerde muhafaza edilen mizaç olarak belirginleşiyordu
                              Kadın en büyük bir değerken, hayatın bizzat kendisiyken, efendimiz tarafından en değerli görülmüşken, batının kilise anlayışı hâkimdi
                              Kırsal kesimlerde görev yapan imamlar ve öğretmenlerde şartlara uygunluk gösterdiklerinden tekâmül fazlasıyla gecikiyordu
                              Bu kadın bahtına razı olarak yaşamak zorunda bırakılmaları zülümdür, hak ve hukuku hiçe sayıldığı için insanlığı ötelenmiştir
                              Kendi azim ve iradesine göre bir takım tercihler yapmaya kalkışsa, itham ve isnatlarla dışlanan ve yok olması istenen biçaredir…

                              Mustafa Cilasun

                              #817755
                              Anonim

                                Ey yüreği mümbit dost;

                                Cansınız,
                                Derman olan vicdansınız,
                                Umut için baş tacısınız,
                                Sürur için en güzide fırsatsınız…

                                Mustafa Cilasun

                                #817756
                                Anonim

                                  İnsan seninle abat oluyor

                                  Ey can…
                                  Ne münevver bir nefessin
                                  Gece gündüz ihsan için ceht edersin
                                  Ruhunda ve kalbinde hissettiğin haşyetin bendisin
                                  Ne suhuletli bir edebin rengisin, şevki bahar gibi bereketlisin
                                  Ümitlerinin içinde tebessümler her an refiksin, nefsiyle konuşana sükût edersin
                                  Nerede bir mahzun ve masum görsen yıllara hasret çeken bir sevinç gibi hüzünlüsün
                                  İnsan seninle abat oluyor, sürur içinde gıpta ile suallerin içinde kayboluyor, nedenli yaşamanın farkına varıyor
                                  Ne derlere göre yaşayanlar için niyaz ediyor, hesapsız bir akıldan Rabbine sığınıyor, Ummanlaşan gönlünde müstefit oluyor…

                                  Mustafa Cilasun

                                15 yazı görüntüleniyor - 1,621 ile 1,635 arası (toplam 1,657)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.