• Bu konu 156 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 158)
  • Yazar
    Yazılar
  • #735357
    Anonim

      [IMG]http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSci4_OeeEVMg7npd-pu-5GzUFbi5LMsfEZOYiySE4_zFl4brLnECkmGmbr[/IMG]
      Bu sayfanın bir satırı, bir bahçedir. O bahçede bulunan çiçekler, ağaçlar, nebatlar adedince manzum kasideler beraber, birbiri içinde, yanlışsız yazıldığını gözümüzle görüyoruz.
      O satırın bir kelimesi, çiçek açmış, meyve vermek üzere yaprağını vermiş bir ağaçtır. İşte bu kelime, muntazam, mevzun, süslü yaprak, çiçek ve meyveleri adedince, Hakem-i Zülcelâlin medh ü senâsına dair mânidar fıkralardır.
      Güya çiçek açmış her ağaç gibi, o ağaç dahi, Nakkaşının medîhelerini tegannî eden manzum bir kasidedir.

      #734215
      Anonim
        ouy.jpg
        Ey sersem nefsim!
        Acaba şu vazife-i ubudiyet neticesiz midir, ücreti az mıdır ki, sana usanç veriyor?
        Halbuki bir adam sana birkaç para verse veyahut seni korkutsa, akşama kadar seni çalıştırır ve fütursuz çalışırsın.
        Acaba bu misafirhane-i dünyada aciz ve fakir kalbine kut ve gına ve elbette bir menzilin olan kabrinde gıda ve ziya ve herhalde mahkemen olan Mahşer’de sened ve berat ve ister istemez üstünden geçilecek Sırat Köprüsü’nde nur ve burak olacak bir namaz, neticesiz midir veyahut ücreti az mıdır?
        Bir adam sana yüz liralık bir hediye va’detse, yüz gün seni çalıştırır. Hulf-ul va’d edebilir o adama itimad edersin, fütursuz işlersin. Acaba hulf-ul va’d hakkında muhal olan bir zat, Cennet gibi bir ücreti ve saadet-i ebediye gibi bir hediyeyi sana va’d etse, pek az bir zamanda, pek güzel bir vazifede seni istihdam etse; sen hizmet etmezsen veya isteksiz, suhre gibi veya usançla, yarım yamalak hizmetinle onu va’dinde ittiham ve hediyesini istihfaf etsen, pek şiddetli bir te’dibe ve dehşetli bir tazibe müstehak olacağını düşünmüyor musun?
        Dünyada hapsin korkusundan en ağır işlerde fütursuz hizmet ettiğin halde; Cehennem gibi bir haps-i ebedinin havfı, en hafif ve latif bir hizmet için sana gayret vermiyor mu?
        #734195
        Anonim

          [IMG]http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTbh5cUr81s67AWnBS7w5QaO7fn0bCyanUcw54cHRZpe52cUdv8[/IMG]

          Nasıl ki ;Fatiha Ku’ran’a,insan kainata fihristedir;namaz da hasenata fihristedir.(Bediüzzaman Saidi Nursi)

          #784910
          Anonim
            EN+SON+019.jpg
            Biri senin, biri benim dedim.
            Kendi kendime..
            Mevt, ehl-i hidâyet ve ehl-i Kur’ân için, öteki âleme gitmiş eski dost ve ahbablarına kavuşmaya vesîledir.
            Hem, hakiki vatanlarına ve ebedî makam-ı saadetlerine girmeye vâsıtadır. Hem, zindan-ı dünyadan bostan-ı cinâna bir dâvettir.
            Hem, Rahmân-ı Rahîmin fazlından, kendi hizmetine mukabil, ahz-ı ücret etmeye bir nöbettir. Hem, vazife-i hayat külfetinden bir terhistir.
            Hem, ubûdiyet ve imtihanın tâlim ve tâlimâtından bir paydostur.
            #784987
            Anonim
              grn%C3%A7lik.jpg

              En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır.
              Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki; gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister; çocukçasına hevesat-ı nefsaniyeye tâbi olur.
              “Mektubat”
              #784989
              Anonim

                [IMG]http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ4XmgdWEOja-3fQR2cqCo_eE9ApMXe-Evo2sQ4OyaTKrqJMX820w[/IMG]

                Duanın en güzel, en lâtîf, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki:
                Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm Zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyâcâtını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def edebilir bir Zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah, bir inşirah duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp b993.gif -1- der.(Mektubat)

                #785069
                Anonim

                  dua25de.jpg

                  İşte ey aciz insan ey fakir beşer!

                  Dua gibi hazine-i anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma.

                  Ona yapış,

                  Ala-yi iliyin-i insaniyete çık bir sultan gibi bütün kainatın dualarını kendi duan içine al…

                  Bediüzzaman

                  #785070
                  Anonim
                    Tefekkür….

                    [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/03/bu-latif-nazik-masnuati-o-kuru-agaclardan-ihrac-eden-kudrete-hic-bir-sey-agir-gelmez.jpg?w=499&h=498[/IMG]

                    “Bu latif, nazik masnuatı o kuru ağaçlardan ihraç eden kudrete hiçbir şey ağır gelmez.”

                    Mesnevi-i Nuriye

                    #785071
                    Anonim
                      Ey zevk ve Lezzete mübtela insan !!!

                      Meyve-ahududu-1.jpg

                      Ey zevk ve lezzete mübtelâ insan! Ben yetmiş beş yaşımda, binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hâdiselerle aynelyakîn bildim ki, hakiki zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imândadır ve imân hakikatleri dairesinde bulunur. Yoksa, dünyevî bir lezzette çok elemler var. Bir üzüm tanesini yedirir, on tokat vurur gibi, hayatın lezzetini kaçırır.
                      Bediüzzaman Said Nursî

                      #785110
                      Anonim
                        y1phL-C4tru7ZfbWRggREX0gJq7_CFO2tVJoGHrGXc1_eGW2cwKnQipPJLlpqtpZK3he_xL3CA8I_E.jpg
                        Hevesli akılsız çocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma.
                        Düşün ki, fani zevkler, sana manevi elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise, bilakis, manevi lezzetler ve uhrevi sevaplar veriyor.
                        Sen divane olmazsan, muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin.
                        Zaten lezzetler şükür için verilmiş.
                        Emirdağ Lahikası – 173

                        Bediüzzaman Said Nursi…
                        #785113
                        Anonim

                          [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/06/sessizlik2b.jpg?w=557&h=408[/IMG]

                          Fâtır-ı Hakîm, insanın mahiyet-i maneviyesinde nihayetsiz azîm bir acz ve hadsiz cesîm bir fakr dercetmiştir. Tâ ki, kudreti nihayetsiz bir Kadîr-i Rahîm ve gınası nihayetsiz bir Ganiyy-i Kerim bir zâtın hadsiz tecelliyatına câmi’ geniş bir âyine olsun.

                          -Sözler

                          #785114
                          Anonim

                            [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/06/saadet-i-ebediye.jpg?w=500&h=498[/IMG]

                            Rahmetin rahmet olması ve nimetin nimet olması,
                            ancak ve ancak haşir ve saadet-i ebediyeye bağlıdır.
                            Evet, saadet-i ebediye olmasa, en büyük nimetlerden sayılan aklın,
                            insanın kafasında yılan vazifesini görmekten başka bir işi kalmaz.
                            Kezalik, en latif nimetlerden sayılan şefkat ve muhabbet,
                            ebedi bir ayrılık düşüncesiyle, en büyük elemler sırasına geçerler…

                            İşarat-ül İcaz’dan

                            #785140
                            Anonim
                              a%C5%9Fk.jpg
                              İnsanın fıtratında bekaya karşı gayet şedid bir aşk var. Hattâ her sevdiği şeyde kuvve-i vâhime cihetiyle bir nevi beka tevehhüm eder, sonra sever.
                              Ne vakit zevalini düşünse veya görse, derinden derine feryad eder.
                              Bütün firaklardan gelen feryadlar, aşk-ı bekadan gelen ağlamaların tercümanlarıdır.
                              Eğer tevehhüm-ü beka olmazsa muhabbet edemez. Hattâ denilebilir ki: Âlem-i bekanın ve ebedî Cennet’in bir sebeb-i vücudu, şu mahiyet-i insaniyedeki o şiddetli aşk-ı bekadan çıkan gayet kuvvetli arzu-yu beka ve beka için fıtrî umumî duadır ki, Bâki-i Zülcelal o şedid sarsılmaz fıtrî arzuyu, o tesirli kuvvetli umumî duayı kabul etmiştir ki, fâni insanlar için bâki bir âlemi halketmiş.
                              Hem hiç mümkün müdür ki: Fâtır-ı Kerim, Hâlık-ı Rahîm, küçük midenin cüz’î arzusunu ve muvakkat bir beka için lisan-ı hal ile duasını hadsiz enva’-ı mat’umat-ı leziziyenin icadıyla kabul etsin de, umum nev-i beşerin pek büyük bir ihtiyac-ı fıtrîden gelen pek şiddetli bir arzusunu ve küllî ve daimî ve haklı ve hakikatlı, kalli, halli, bekaya dair gayet kuvvetli duasını kabul etmesin?
                              Hâşâ, yüzbin defa hâşâ. Kabul etmemek mümkün değildir.
                              Hem hikmet ve adaletine ve rahmet ve kudretine hiçbir cihetle yakışmaz. Madem insan bekaya âşıktır, elbette bütün kemalâtı, lezzetleri, bekaya tabidir. Ve madem beka, Bâki-i Zülcelal’e mahsustur ve madem Bâki’nin esması bâkiyedir ve madem Bâki’nin âyineleri Bâki’nin rengini, hükmünü alır ve bir nevi bekaya mazhar olur.
                              Elbette insana en lâzım iş, en mühim vazife; o Bâki’ye karşı alâka peyda etmektir ve esmasına yapışmaktır.
                              #785204
                              Anonim
                                [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/02/bediuzzaman.jpg?w=500&h=335[/IMG]

                                Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, îmânını kurtarmaktır, başkaların îmânına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır.

                                Sakın, benlik ve gurura medar şeylerden çekin.

                                Tevâzu, mahviyet ve terk-i enâniyet, bu zamanda ehl-i hakikate lâzım ve elzemdir.

                                Çünkü, bu asırda en büyük tehlike benlikten ve hodfuruşluktan ileri geldiğinden, ehl-i hak ve hakikat, mahviyetkârâne dâima kusurunu görmek ve nefsini itham etmek gerektir.8221;

                                Bediüzzaman Said Nursî

                                #785265
                                Anonim
                                  Eğer namaz kılmazsan, senin o günkü âlemin zulümatlı ve perişan bir halde gider.
                                  Sözler – 273
                                  nmz.jpg
                                  Cesed-i insan; havaya, suya, gıdaya muhtaç olduğu gibi, ruh-u insan da namaza muhtaçtır.
                                  Sözler – 778
                                15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 158)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.