• Bu konu 156 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 31 ile 45 arası (toplam 158)
  • Yazar
    Yazılar
  • #785314
    Anonim
      [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/03/iste-o-care-budur-allah-icin-isleyiniz-allah-icin-gorusunuz-allah-icin-calisiniz-lillah-livechillah-lieclillah-rizasi-dairesinde-hareket-ediniz.jpg?w=403&h=502&h=502[/IMG]

      Ey insanlar! Fani, kısa, faidesiz ömrünüzü; baki, uzun, faideli, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır, Baki-i Hakiki’nin yoluna sarfediniz. Çünki Baki’ye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur. Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekaya aşıktır ve madem bu fani ömrü, baki ömre tebdil eden bir çare var ve manen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkanı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek.
      İşte o çare budur:

      Allah için işleyiniz,

      Allah için görüşünüz,

      Allah için çalışınız.

      “Lillah, livechillah, lieclillah” rızası dairesinde hareket ediniz.
      O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.

      Bediüzzaman Said Nursi – 3. Lem’adan

      #785365
      Anonim

        [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2011/01/duaduadua.jpg?w=500&h=384[/IMG]

        Biz abdiz. Sebeb-i hilkatimiz; seyyidimizi, yaratanımızı, râzıkımızı bilmek ve bulmaktır. Hülâsa-i mevcudat olan Peygamberimiz vasıtasıyla inzal ve ikram buyurulan Kur’an’ın ahkâmına ve o Hazret’in sünnetine tevfik-i harekete bezl ü gayret edelim. İşte o Nur elimizde mürebbi, yanımızda muarrif. Aramızda Nurları neşre, mürebbi ve muarrifimizi dinlemeye çalışalım. Biz vazife-i ubudiyeti yapalım, netice-i mükâfatı Hâlık-ı Rahîmimize bırakalım. Yekdiğerimize en büyük yardım olan duayı da esirgemeyelim.
        Barla Lahikası ( 297 )
        #785385
        Anonim

          31351-fullsize.jpg

          Ve çocukların nazik kalblerinde hadsiz mesâib ve
          muzır eşyaya karşı gayet kuvvetli bir nokta-i istinad
          ve hadsiz âmÂl ve arzularına medar bir nokta-i istimdat,
          Kur’ân-ı Hakîmin madeninden çıkarıldı ve gösterildi
          ve bilfiil istifade ettirildi. Ve fukaralar ve
          zuafalar kısmını en ziyade ezen ve
          müteessir eden hayatın ağır tekÂlifi,
          Kur’ân-ı Hakîmin hakaik-i imaniyesiyle hafifleştirildi.

          Mektubat
          | Yirmi Dokuzuncu Mektup |

          #785397
          Anonim

            [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/12/33953_464434697990_589472990_5536231_2374952_n.jpg?w=528&h=542[/IMG]

            Hayâtını vakfetmek kolay. Rahâtını ve istirahâtını fedâ etmek, daha zordur.

            “Sen mâdem hayâtı dünyeviyeni ve hayât-ı uhreviyeni fedâ ediyorsun,

            İzzet-i nefsini dahi fedâ et. ” Said Nûrsi

            #785398
            Anonim
              [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/12/kainat.jpg?w=576&h=399[/IMG]

              Evet, bu kitab-ı kebîrin bir sahifesi, zemin yüzüdür. O sahifede nebâtat, hayvânat taifeleri adedince kitaplar birbiri içinde, beraber, bir vakitte, yanlışsız, gayet mükemmel bir surette, bahar mevsiminde yazıldığı gözle görünüyor. Bu sayfanın bir satırı, bir bahçedir. O bahçede bulunan çiçekler, ağaçlar, nebatlar adedince manzum kasideler beraber, birbiri içinde, yanlışsız yazıldığını gözümüzle görüyoruz.
              Lem’alar

              #785399
              Anonim
                [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/11/kec59fke1.jpg?w=450&h=459[/IMG]

                Kardeşim, geçmiş sıkıntılı yüz günün, şimdi sürurlu yüz gün hükmündedir. Onları düşünüp şekvâ etme. Onlara bakıp şükret. Gelecek günler ise, madem daha gelmemişler; Rabbin olan Rahmânü’r-Rahîmin rahmetine itimad edip, dövülmeden ağlama, hiçten korkma, ademe vücut rengi verme. Bu saati düşün. Sendeki sabır kuvveti bu saate kâfi gelir.
                2. Lem’a

                #785525
                Anonim
                  10570-fullsize.jpg

                  Vakıât-ı katiyedendir ki, mağaradan çıkıp Medine tarafına gittikleri vakit, Kureyş rüesası, mühim bir mal mukabilinde, Sürâka isminde gayet cesur bir adamı gönderdiler; tâ takip edip onları öldürmeye çalışsın. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ebu Bekr-i Sıddık ile beraber gardan çıkıp giderken gördüler ki, Sürâka geliyor. Ebu Bekr-i Sıddık telâş etti. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm mağarada dediği gibi,
                  Üzülme Allah bizimle beraberdir. (Tevbe/40)
                  dedi.
                  Sürâka’ya bir baktı; Sürâka’nın atının ayakları yere saplandı, kaldı.
                  Tekrar kurtuldu, yine takip etti.
                  Tekrar atının ayaklarının saplandığı yerden duman gibi birşey çıkıyordu.
                  O vakit anladı ki, ne onun elinden ve ne de kimsenin elinden gelmez ki ona ilişsin.
                  El-aman” dedi.
                  Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm aman verdi.
                  Fakat dedi: Git, öyle yap ki başkası gelmesin.
                  #785527
                  Anonim

                    @ABDULLAH 232078 wrote:

                    a_a__ya_ken.jpg

                    Gençlik hiç şüphe yok ki gidecek.
                    Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat;iyetinde gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek.

                    Bediüzzaman Said Nursi

                    Allahım hesabını kolay vereceğimiz bir ömür nasib eyle….

                    #785545
                    Anonim

                      Ya İlahî ve ya Rabbî! Ben imanın gözüyle ve Kur’anın talimiyle ve nuruyla ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın dersiyle ve İsm-i Hakîm’in göstermesiyle görüyorum ki: Semavatta hiçbir deveran ve hareket yoktur ki; böyle intizamıyla senin mevcudiyetine işaret ve delalet etmesin. Ve hiçbir ecram-ı semaviye yoktur ki; sükûtuyla gürültüsüz vazife görerek direksiz durmalarıyla, senin rububiyetine ve vahdetine şehadeti ve işareti olmasın. Ve hiçbir yıldız yoktur ki; mevzun hilkatıyla, muntazam vaziyetiyle ve nuranî tebessümüyle ve bütün yıldızlara mümaselet ve müşabehet sikkesiyle senin haşmet-i uluhiyetine ve vahdaniyetine işaret ve şehadette bulunmasın

                      #756600
                      Anonim

                        Nurâni alemlere giden yol kabirden geçer ve

                        En büyük saadetler, büyük ve acı felaketlerin neticesidir.

                        Bediüzzaman

                        #752129
                        Anonim

                          [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/08/musibete-sabir-ve-tevekkul.jpg?w=280&h=157[/IMG]

                          Bırak ey bîçare feryadı, beladan kıl tevekkül.
                          Zira feryad bela-ender, hata-ender beladır bil.
                          Eğer bela vereni buldunsa, safa-ender, atâ-ender beladır bil.
                          Eğer bulmazsan bütün dünya cefa-ender, fena ender beladır bil.
                          Cihan dolu bela başında varken, ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl!
                          Tevekkül ile bela yüzünde gül, tâ o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül.

                          BEDİÜZZAMAN

                          #785578
                          Anonim
                            [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/04/7220_1216066249713_1470559661_30608668_8066994_n.jpg?w=424&h=497[/IMG]

                            Kur’an, bu dünyada öyle nurani ve saadetli ve hakikatlı bir surette bir tebdil-i hayat-ı içtimaiye ile beraber, insanların hem nefislerinde, hem kalblerinde, hem ruhlarında, hem akıllarında, hem hayat-ı şahsiyelerinde, hem hayat-ı içtimaiyelerinde, hem hayat-ı siyasiyelerinde öyle bir inkılab yapmış ve idame etmiş ve idare etmiş ki; on dört asır müddetinde, her dakikada, altı bin altı yüz altmış altı ayetleri, kemal-i ihtiramla, hiç olmazsa yüz milyondan ziyade insanların dilleriyle okunuyor ve insanları terbiye ve nefislerini tezkiye ve kalblerini tasfiye ediyor. Ruhlara inkişaf ve terakki ve akıllara istikamet ve nur ve hayata hayat ve saadet veriyor. Elbette böyle bir kitabın misli yoktur, harikadır, fevkaladedir, mu’cizedir.
                            (Bediüzzaman Said Nursi – 7. Şua’dan)
                            #785579
                            Anonim
                              [IMG]http://umuthuzmeleri.files.wordpress.com/2010/01/kainat-efendisi.jpg?w=427&h=499[/IMG]

                              İşte ey aciz insan ey fakir beşer!
                              Dua gibi hazine-i anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma.
                              Ona yapış,
                              Ala-yi iliyin-i insaniyete çık bir sultan gibi bütün kainatın dualarını kendi duan içine al…

                              Bediüzzaman
                              #785616
                              Anonim
                                2Krokus5.jpg
                                kar‘ı pek bâridâne ve tatsız telâkki ederler.
                                Halbuki, o bârid, tatsız perdesi altında o kadar hararetli gayeler ve öyle şeker gibi tatlı neticeler vardır ki, tarif edilmez.”
                                sözler
                                #785618
                                Anonim

                                  “Gözün nuru, nur-u imanla ışıklanırsa ve kavileşirse,

                                  bütün kâinat gül ve reyhanlar ile müzeyyen bir cennet şeklinde görünür. ”

                                  [İşârâtü’l-İ’câz]

                                15 yazı görüntüleniyor - 31 ile 45 arası (toplam 158)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.