- Bu konu 44 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
28 Ekim 2011: 19:05 #799150
Anonim
sekenesine ve âlem-i ulvî ehline rüçhaniyeti ve mahbubiyeti gösterildi ve velâyetini ispat etti. Öyle de, arza bağlı, semâya asılı olan kameri, bir arzlının işaretiyle iki parça ederek, arzın sekenesine, o arzlının risaletine öyle bir mu’cize gösterildi ki, zât-ı Ahmediye (a.s.m.), kamerin açılmış iki nuranî kanadı gibi, risalet ve velâyet gibi iki nuranî kanadıyla, iki ziyadar cenahla evc-i kemâlâta uçmuş, tâ Kab-ı Kavseyne çıkmış; hem ehl-i semâvât, hem ehl-i arza medar-ı fahr olmuştur.
عَلَيْهِ وَعَلٰۤى اٰلِهِ الصَّلاَةُ وَالتَّسْلِيمَاتُ مِْلأَ اْلاَرْضِ وَالسَّمٰوَاتِ
1سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
2
اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ مَنِ انْشَقَّ الْقَمَرُ بِاِشَارَتِهِ اجْعَلْ قَلْبِى وَقُلوُبَ طَلَبَةِ رَسَاۤئِلِ النُّورِ الصَّادِقِينَ كَالْقَمَرِ فِى مُقَابَلَةِ شَمْسِ الْقُرْاٰنِ اٰمِينَ اٰمِينَ
3


[NOT]Dipnot-1
Ona ve âline, yer ve gökler dolusunca salât ve selâm olsun.
Dipnot-2
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” Bakara Suresi, 2:32.
Dipnot-3
Allahım! Bir işaretiyle ay parçalanan zâtın hürmetine, benim kalbimi ve Risale-i Nur’un sadık talebelerinin kalblerini, Kur’ân güneşine mukabil bir ay hükmüne getir. Âmin, âmin.[/NOT][TABLE]
[TR]
[TD]Kab-ı Kavseyn: Cenab-ı Hakka en yakın olan makam; Peygamberimiz Miracda Cenâb-ı Hakla bu makamda bizzat görüşmüştür (bk. ḳ-v-b)[/TD]
[TD]arz: yer, dünya[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]cenah: kanat[/TD]
[TD]ehl-i arz: yer ehli, dünyalılar[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]ehl-i semâvat: gök ehli, melekler ve ruhanîler (bk. s-m-v)[/TD]
[TD]evc-i kemâlât: mükemmelliklerin en üst derecesi (bk. k-m-l)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]kamer: ay[/TD]
[TD]mahbubiyet: sevgili olma; Allah’ın muhabbetine erişme (bk. ḥ-b-b)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]medar-ı fahr: övünç kaynağı[/TD]
[TD]mu’cize: bir benzerini yapma konusunda başkalarını âciz bırakan olağanüstü şey (bk. a-c-z)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]nuranî: nurlu, parlak (bk. n-v-r)[/TD]
[TD]risalet: peygamberlik (bk. r-s-l)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]rüçhaniyet: üstünlük[/TD]
[TD]sekene: sâkinler, ikâmet edenler (bk. s-k-n)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]semâ: gök (bk. s-m-v)[/TD]
[TD]velâyet: velilik (bk. v-l-y)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]ziyadar: ışıklı, parlak[/TD]
[TD]zât-ı Ahmediye: yüksek velâyet sahibi olan Hz. Muhammed’in (a.s.m.) zâtı, şahsiyeti (bk. ḥ-m-d)[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]âlem-i ulvî: yüce âlem (bk. a-l-m)[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.