- Bu konu 100 yanıt içerir, 43 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
6 Mayıs 2008: 09:39 #636882
Anonim
..Elemin bitmesi lezzet olduğu gibi lezzetin bitmesi de elemdir?Bazı kardeşlerimiz üstadın bu sözünü tam kavrayamamışlar,, biz de nacizane açıklamaya çalışalım..bu cümle iki kısımdır iki ayrı hukm içermektedir,, birincisi ve kolay anlaşılanı ilk kısmıdır.. Elemin bitmesi lezzet olduğu… burda kolay anlaşılacağı üzere kastedilen: bize acı veren herhangi birşeyin ortadan kalktığında lezzet duymamız durumu,, mesela dişimiz ağrıyor ve bize acı çektiriyor elem çektiriyor ama dişimizi cektirdiğimizde o elem ortadan kalkıyor ve biz ohh be dunya varmış diyoruz yani lezzet duyuyoruz, o elemin sona ermesi bizi rahatlatıyor lezzete kavuşturuyor..cümlenin ikinci ve daha az anlaşılan hukmu ise …lezzetin bitmesi de elemdir burda üstad bize lezzet veren bir şeyin ortadan kalktığında onun eksikliğini çekeceğimizi bildiriyor örneğin küçük bir çocuk düşünelim: diyelimki parkta dolaştırıyoruz bir şekerci gördük illede şeker istedi biz de aldıkçocuk buna çok sevindi ve iştahla şekerini yemeğe başladı bundan aşırı bir lezzet alıyor ve yemeğe devam ediyor ancak gelin görünki az sonra şeker bitiyor..! ve çocuk ağlamaya başlıyor.. çünki lezzet bitti ve lezzetin sona ermesi ona elem getirdi,,aynı şekilde bir çocuk düşünelim evde ağlamıyor alıp götürdük parka ordada ağlamıyor sonra salıncağa bindirdik salladık çok hoşuna gitti ama başkalarıda bineceği için salıncaktan indirdik indirdiğimiz anda ağlamaya başladı.. çünki lezzet bitti.. lezzetin kesilmesi eleme döndü,, şimdi salıncağa binmeden evel bu çocuk ağlamıyordu, parka getirdiğimizde de ağlamıyordu,, ne zamanki salıncağın lezzetini aldı ve bu lezzet sona erdi ondan sonra ağladı.Halbuki salıncağa binmeden evvel de o parkta yuruyordu binip indikten sonrada aynı parkta yuruyor ama bu sefer ağlıyor çünki salıncağa binmeden evvel herhangi bir lezzet tatmamıştı.. o yuzden ağlamıyordu ne zaman ki salıncağa binip lezzet aldı haz aldı ve sonra indirilince de bu lezzet ve haz sona erdi işte o zaman lezzetin kesilmesi ona elem verdi,, artık o tadı alamaz olması onun için bir elem olmuş oldu..Bilal Fındıkçı
6 Mayıs 2008: 10:08 #689782Anonim
Allah razı olsunn, evet çok sorulan sorulardan.
Yalnız sanki aynı yazıyı burada bir kere daha okudum, belki de başka bir yerde.
bu anı daha önce yaşamıştım derizya 🙂 öyle hissettim bir an6 Mayıs 2008: 10:39 #689786Anonim
huve;9477 wrote:Allah razı olsunn, evet çok sorulan sorulardan.
Yalnız sanki aynı yazıyı burada bir kere daha okudum, belki de başka bir yerde.
bu anı daha önce yaşamıştım derizya 🙂 öyle hissettim bir anevet bunu yazmıştım burda vardı ama şeklen biraz değiştirdim eskisini silip yeniden ekledim. bazı imla hataları vardı gördüklerimi düzelttim. klavye ile yazarken u elime daha yakın olduğundan ü değil u yazıyorum mesela onları bıraktım tabi 🙂
6 Mayıs 2008: 11:04 #689787Anonim
anladım, evet değiştirme sebebi yazıyor dikkat etmemişim
açıkladığın iyi oldu, ben de bir an içimden şöyle geçirdim;
acaba bu “elem gider, lezzet kalır” bahsi bize bela meclisinde öğretildi de oradan mı hatırladım.. :):)7 Mayıs 2008: 00:03 #689829Anonim
huve;9485 wrote:anladım, evet değiştirme sebebi yazıyor dikkat etmemişim
açıkladığın iyi oldu, ben de bir an içimden şöyle geçirdim;
acaba bu “elem gider, lezzet kalır” bahsi bize bela meclisinde öğretildi de oradan mı hatırladım.. :):)ooffff bee 🙂 oradan hatırlasaydın ben ayağını kaldır da başımı kaldırayım derdim 🙂
10 Mayıs 2008: 05:33 #690073Anonim
Allah razı olsun tarihci kardeşim güzel izah etmişsiniz
18 Eylül 2008: 22:30 #690289Anonim
067;10147 wrote:Allah razı olsun tarihci kardeşim güzel izah etmişsinizEcmain olsun kardeşim, okuduğunuz için teşekkürler..
10 Kasım 2008: 16:55 #721732Anonim
-“İmanınızı Lâ ilâhe illâllah ile yenileyiniz.” ‘ın hikmetini soruyorsunuz.
Onun hikmeti çok Sözlerde zikredilmiştir. Bir sırr-ı hikmeti şudur ki:İnsanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüt ettikleri için, her zaman tecdid-i imana muhtaçtır. Zira insanın herbir ferdinin mânen çok efradı var. Ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âhar sayılır. Çünkü, zaman altına girdiği için, o ferd-i vahid bir model hükmüne geçer, hergün bir ferd-i âhar şeklini giyer.
Hem insanda bu taaddüt ve teceddüt olduğu gibi, tavattun ettiği âlem dahi seyyardır. O gider, başkası yerine gelir. Daima tenevvü ediyor, hergün başka bir âlem kapısını açıyor.
İman ise, hem o şahıstaki her ferdin nur-u hayatıdır, hem girdiği âlemin ziyasıdır. -La ilahe illallah- ise, o nuru açar bir anahtardır.
Hem insanda madem nefis, hevâ ve vehim ve şeytan hükmediyorlar; çok vakit imanını rencide etmek için, gafletinden istifade ederek, çok hileleri ederler, şüphe ve vesveselerle İmân nurunu kaparlar.
Hem zâhir-i şeriate muhalif düşen ve hattâ bazı imamlar nazarında küfür derecesinde tesir eden kelimat ve harekât eksik olmuyor. Onun için, her vakit, her saat, hergün tecdid-i imana bir ihtiyaç vardır…
26.mektub/4.mesele
10 Kasım 2008: 19:32 #721738Anonim
Cismani ihtiyaçlar vakitlerin ihtilaflarıyla tebeddül eder, noksan ve fazlalaşır. Mesela, havaya olan ihtiyaç her anda var. Suya olan ihtiyaç, midenin harareti zamanlarında olur. Gıdaya olan hacet, her günde olur. Ziyaya olan ihtiyaç, alelekser haftada bir defa lazımdır. Ve hakeza…Kezalik manevi ihtiyaçlar da vakitleri muhtelif ve mütefavittir. Her anda Allah kelimesine ihtiyaç vardır. Her vakit Besmeleye, her saatte La ilahe illallah’a ihtiyaç vardır. Ve hakeza…
10 Kasım 2008: 19:53 #721739Anonim
peki son nefeste söyleyemeyenler ne olacak? Bizi son nefesimizde imanlı eyle duasını açıklarmısınız..
10 Kasım 2008: 22:52 #721752Anonim
Gül-i İkra;83689 wrote:peki son nefeste söyleyemeyenler ne olacak? Bizi son nefesimizde imanlı eyle duasını açıklarmısınız..MazaAllah. Allah her nefeste imanli eylesin ins.. Kelimeyi son nefeste ikrar edenler icin mujdeler var ama…
ikrar edemeyenlerin akibeti nedir, bilmiyorum..:006:son nefeste imanli olmak duasi; Seytanin insanogluna oynadigi Son oyuna bir perde olur, Allah’in izniyle… zira seytan son nefeste insanin yanina gelerek ondan imanini satin almak, calmak ister… belki sahid olmussunuzdur; sekerattaki bir insana su verirler, dudaklarini islatirlar, sebebinin seytan onu su ile kandirmasin diye oldugunu biliyorum..Allahu Alem..
bu konuda hadisi serifler vardir mutlaka.. arastiralim ins.
11 Kasım 2008: 12:09 #721779Anonim
Herkesin, İmân mukabilinde, bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen ve bâki ve daimî bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvâsıbaşına açılmış.Eğer İmân vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor. Hattâ bir ehl-i keşif ve tahkik, bir yerde kırk vefiyattan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş; ötekiler kaybetmişler. Acaba bu kaybettiği dâvânın yerini, bütün dünya saltanatı o adama verilse doldurabilir mi?
Sorularla İslamiyet | Ölüm anında imanla gitmek için ne yapmak gerekir?
Sorularla İslamiyet | Sekerat-ı mevt, ölüm anında çekilen sıkıntılar hakkında bilgi verir misiniz?
12 Kasım 2008: 18:50 #721861Anonim
Burda emeğe teşekkür etmek istiyorum güzel bir açıklama olmuş eline koluna sağlık Tarihçi böyle güzelliklerin devamıyla ilgimi çekti okudum
14 Kasım 2008: 22:34 #721981Anonim
karatoprak19;84030 wrote:Burda emeğe teşekkür etmek istiyorum güzel bir açıklama olmuş eline koluna sağlık Tarihçi böyle güzelliklerin devamıyla ilgimi çekti okudumOkuduğun için ben teşekkür ederim kardeşim, Allah razı olsun.
7 Aralık 2008: 22:47 #723661Anonim
“Lezaiz çağırdıkça sanki yedim demeli, Sanki yedim diyen bir camiyi yemedi.” düsturu lezzetin bitmesinden kaynaklanacak olası elemi nasıl da izale ediyor…
Allah razı olsun açıklama için… -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.