- Bu konu 100 yanıt içerir, 43 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
30 Kasım 2010: 07:24 #781764
Anonim
mirac risalesinde üstad,diyor ki gündüz güzel bir söz söylersin gece rüyada güzel tatlı şeklind yersin.gündüz acı ve gıybet edersin gece rüyada çirkin şeyler yersin…
aynen öylede burda elhamdulillah söylersin,orda cennet meyvesi yersin.
burda günah işlersin-tevbe etmemek şartıyla-orda zakkum yersin.
6 Aralık 2010: 21:42 #782113Anonim
Allah razi olsun ama 30 40 sefer okumak cok zor….
6 Aralık 2010: 22:00 #782115Anonim
@rabiya 225022 wrote:
Allah razi olsun ama 30 40 sefer okumak cok zor….
tevfik Allah dan .. o niyetle başlayın yeter ki, sonrasında tüm külliyatı öyle okumak isteği uyanacak .. her seferinde başka başka pencereleri açılacak inşallah
6 Aralık 2010: 22:07 #782118Anonim
“8-konuyu okurken sorgulayarak okumak” yani?
7 Aralık 2010: 06:30 #782057Anonim
@LamElif 225027 wrote:
“8-konuyu okurken sorgulayarak okumak” yani?
Ustad Hazretlerinin risaleyi gazete okur gibi okumayın diye bir uyarısı var malum.
bunu yapabilmek için de okurken, mutalaa etmek, irdelemek, konuyu mümkün mertebe iyi anlamak için çaba sarf etmek, istifademizi artıracaktır.
söyleyen ben bile olsam, aklın var, önce tart sonra al mealinde bir ifadesi daha var. evet külliyat içerisindeki bütün ifadeler haktır ve gerçektir, lakin bu gerçekliği sadece yazanın ustad hazretleri olmasına bağlamak, körü körüne kabul etmek, risalelerin derinliklerine girmemize engel olabilir, tefekkür pencerelerimizi kapatabilir. bunun yerine meseleleri okurken tefekkür etmek aklımızla tartarak doğruluklarını görmek, istifademizi artıracak ve risalelerin “bizim kendi malımız gibi” olmasına vesile olacaktır.30 Aralık 2010: 11:46 #783425Anonim
ve bihi nesteinu
Bu sorunun cevabı risale-i nurda verilmiştir(26.mektubda),üstadımız (r.a) tarafından,soran talebesine hitaben..!
Üstadımızın o cevabı cidden harikadır,az ,öz, ve hakikat mertebesinde,ehl-i sünnet itikadi ve ameli ölçülerindedir..!Bu mevzuyu,insanlık aleminde ve islam aleminde, anlamaya, anlatmaya,hayatında yaşamaya kalkanlar iltibaslar ile dolu tevillere,tatbiklere girmişler,girişmişler..!
Evvela fetret devri ve şartı olmaksızın, O ASRA VE YA KAVME VEYA KENDİNE ULAŞAN TEBLİĞİ(nebiyi veya davetini),KABUL ETMEYENLER, sadece Lailaheillallah dese de kurtaramaz..!
Şu asır için,ehl-i hırıstiyan ve yahudiler gibi..! Zira fetret olmadığı gibi her tebliğ yapılabiliyor ve her bilgiye ulaşmak imkanı var..!
Bunu üstadımız” imansız islam,islamsız iman sebebi necat değildir” diyerek hükme bağlamış..!(SADECE LAİLEHEİLLALLAH DİYEREK KURTULACAK OLANLAR,fetret şartına giren,kendilerine tebliğ ve davet ulaşmayan kendisi dahi buna ulaşamayanlardır)…!
Her asrın veya kavmin yaşadığı zamanda ” Lailahe illallah dedikten sonra ”Nebiyullah, halilullah, ruhullah, kelamullah, Resulullah(a.s.m) gibi devamı olan,vazifedarını ve davetini kabul ve ilan eden devamıda vardır..! Bunu değip kabul ettiğinde iman etmiş olur..!cennete götürecek İMANIN ŞARTLARINDA bu vardır..!Cennete iman edenler girecek..!
Ehl-i islam içinde Allah’ı tanıdığını bildiğini zanneden,fakat şer-iatı muhammediyye(a.s.m) ve Şeriat-ı ahmediyye(as)a ittiba etmediği gibi,bazı rükünlerini anlamayan,iltibas edeni,yanlış anlayanlarda var..!
Allah’ın var olduğunu bilmek ve anlatmak İman değildir.! İman tasdiktir,kabuldur,ilandır..!
Hulasa: iman bir intisabdır..!Allah’ın vahidiyyet ve ehadiyyet tecellillerini,itikad ve esbab dairelerini ve kanunlarını halt edip karıştırmadan..! zat,sıfat,esma,ilaahir..!yukardan aşşağıya hepsbi ve beraber olmakla ,aşşağıdan yukarıya meratibdedir,her mertebenin ve perdenin kanunları ve muamelatı farklıdır..!
Bir kısım Allah’ın vahidiyyetini anlamadı,iltibas etti, aleviler gibi,şialar gibi,melamiler gibi, islam aleminde zuhur eden inanç ve yaşam tarzlarını MİHENGE VURDUNMU (kur’an ve sünnete) nerde yanlış yaptıkları görülür..!
Bir Kısım Allah’ın ehadiyyetini anlamadılar,vehhabiler gibi,mezhebsizler gibi,ilaahir..!İslam aleminde zuhur eden inanç ve yaşam tarzlarını MİHENGE VURDUNMU(kur’an ve sünnete) nerede yanlış yaptıkları görülür..!
Bazıda olur, bir zat meczub olur,akli melekesi her şeyi kavramaz, bir meselede cezbede olur,iltibas eder,ona o meselede ittiba edilmez,o zat mazurludur,(ceza görmez) ona ittiba eden ceza görür..!
Akıl Allahın varlığını,birliğini, bilmede bulmada bunları anlamada kullanılır..!Bu kullanma ve kabul ve tasdik ve ilan dahi makbuldur..!
Hakikat mesleğinde ise kalb teslimiyyete kumanda ondaiakıl kalbden gelenleri ehl-i sünnet velcemaat ölçülerinde anlamada ve tatbikte,nefs ve cihazatları ise itaatte ve ameldedir..!
İmam gazali r.a demiş.. Aklın en son varacağı yer ve diyeceği kelam Allah Nurdur der,ve o çamura saplanır..!
Bediüzzaman demiş: eski saidi bataklık çamurunda gördüm..! ( bataklık dediği eski said dediği tüm alim ve ulemaları ilzam eden eski saiddir..! Bu bataklık ve çamur onlara ve hallerine nisbetledir(yani öyle bir yere göz dikmişler ve farketmişlerki,o yere nisbetle,oldukları yeri öyle ifade etmişler),bize göre ve anladığımıza göre değildir yani..!
İmam gazali (r.a) ve bediüzzaman (r.a) ve mevlana(r.a) o yolarda, kalb kumandasında akıl ittifakı ile gitmiş..!
Yani İlm-el-yakin damından yukarı SADE AKILLA ÇIKAN OLMADIĞI GİBİ ÇIKMAKTA MÜMKÜN DEĞİLDİR..!
Bediüzzaman çıkamamış..!gazali çıkamamış..(r.a)Risale-i nurun mesleği FELSEFE,KELAM, vb.MESLEKLER DEĞİLDİR..! HAKİKAT MESLEĞİDİR..! (Risale-i nur eserlerindeki kelam ilmi gibi,,islamın felsefesi gibi kısımlar,)İslama saldıran avrupa feylesoflarını ilzam etmek içindir,onları ilzam ettinmi(evin kirini pasını tozunu sildinmii,temizlik aletlerine yerine koy onlarla oyalanma,yani isbat,feslefe,kelam gibi kısımları gerektiği kadar kullan,uygula)Hakikete gitmek isteyen bediüzzaman(gittiği yolu,acz,fakr,şefkat,tefekkür, tariki olarak Allah’a vasıl eden bir yol olarak açmış,kendine verilmiş,ikram edilmiş,işte o yol ve yolcusunun tüm programı risale-i nurdadır,BUNA HAKİKAT MESLEĞİ DENİLİR..! 26 adet sözler bu hakikati ders verir..!(eski said) o bataklık çamurundan çıkmak istediğinde,bir yokaramıihakikate giden ve kalb kumandasında aklın ittifakı ile girmiş..! geçmiş ve hakikate ulaşmış..!
Yani: Muhyiddin-i Arabî, Fahreddin-i Râzî’ye mektubunda demiş: “Allah’ı bilmek, varlığını bilmenin gayrıdır.” Bu ne demektir, maksad nedir?
Bu hitabı yapan(“Allah’ı bilmek, varlığını bilmenin gayrıdır.”) zat Muhyiddini arabi r.a..! Hitab ettiğide fahreddin-i Razidir..! Fahreddini razinin ilmi kelamdaki yerini biraz araştıran,Muhyiddini arabi r.a hın mertebesini risalelerde anlatıldığı kadarı ile bilen anlarki:”
Bu söz öyle herkesin kelam edeceği,anlayacağı,anlatacağı,söz değildir.”4 Ocak 2011: 06:46 #783785Anonim
@HaberRss 216391 wrote:
“Âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri,..” cümlesini izah eder misiniz?
Yani Kur’an-ı azimüşşsan gayb alemleri yani görmediğimiz ahiret alemlerini,lehvi mahfuzu,melekleri,cini,cennet,sıratı,mahşeri,yedi kat sema ve arz,arşı,kursiyi vb.alemler ile bu gördüğümüz alemleri tefsir ediyor.
Kur’an kainatı okuyor.Kainattan bahsediyor.kainatı tefsir ediyor.açıklıyor.Akılları karıştırmadan,bulandırmadan bahsediyor.
20 Ocak 2011: 07:00 #784605Anonim
Risaleden açıklamasını istediğiniz mesajlarınızı buraya yazıp,soralım,müzakere edelim.
20 Ocak 2011: 07:51 #784607Anonim
bu cümlede üstad ne demek istemiştir..bu konu hakkında yorumlar yapalım buyrun efendim..
20 Ocak 2011: 09:07 #784616Anonim
Yani çok özellikleri kapsayıp,bir elden çıkmıştır.
Çok özellikleri kendinde toplayan bir şahıs gibidir.20 Ocak 2011: 09:10 #784617Anonim
gaipden haber veriyor,gelecekten haber veriyor,geçmişden haber veriyor ,bilimsel gelişmelere işaret ediyor vb.çok özellikleri kendinde barındıran bir şahıs gibidir.
4 Nisan 2011: 01:36 #689779Anonim
ademyakup kardeşim ne kastettiğinizi anlayamadım?
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.