- Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Eylül 2011: 05:04 #796495
Anonim
Dünya bir seraptir
Ey ogul!
Bu dünya imtihan yeridir. Onun yüzü yaldizla ve çesitli yüzlerle süslenmistir. Sureti nakislidir. Çirkin bir kadin gibi kasi çekilmis, yanaklari boyanmis. Ilk bakista tatli gelir, göze tazelik ve canlilik hayali verir; lâkin gerçekte o üzerine koku sürülmüs cifeye benzer.Sineklerin ve kurtlarin içine doldugu bir çöplük gibidir. Su gibi görünür, o bir seraptir, Seker suretinde zehirdir. Içi harap ve çok kötüdür. Bu süsü ve hayasizligi ile söylenenlerin ve anlatilanlarin hepsinden serlidir.
Onun asiki sefih ve büyülüdür. Fitneye düsmüs, çildirmis ve aldatilmistir. Kim onun görünüsüne aldanirsa ebedi kayip zehiri ile zehirlenmistir. Kim onun tazeligine ve tadina bakarsa sonsuzluga kadar pismanlik duyar.
Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) söyle buyurmustur:
“Dünya ve âhiret iki kuma gibidir; birini razi etsen, digeri darilir.”
Imami Rabbani (ks)
11 Eylül 2011: 19:34 #793294Anonim
.
Ey Abdül´âl! Yolumuz, Kur´ân-ı kerîme ve Peygamber efendimizin sünnet-i seniyyesine, bildirdiklerine uymak, doğruluk, verdiği sözü yerine getirmek üzerine kuruludur. Âlimler yanında dilini, insanların ileri gelenleri yanında gözünü, hocanın huzûrunda kalbini muhâfaza et. Edep ve vakâr üzere ol.Ey Abdül´âl! İlmi olmayan kimsenin dünyâda da âhirette de hiçbir kıymeti yoktur. Hilmi, yumuşaklığı olmayan kimseye, ilmi fayda vermez. Allahü teâlânın kullarına şefkat etmeyen kimseye, Allahü teâlâ katında şefâat yoktur. Sabırlı olmayan kimseye, işlerinde selâmet yoktur. Takvâsı, Allahü teâlâdan korkması, haramlardan sakınması olmayan kimsenin, Allahü teâlâ indinde hiçbir kıymeti yoktur. Bu altı hasletten nasîbi olmayan kimsenin, Cennet´te yeri yoktur.
Ahmed-i Bedevi (k.s.)12 Eylül 2011: 05:15 #793317Anonim
Kurtulus dogruluktadirEy aziz!
Konusursan dogru konus. Dogruluk keramettir. Yalan asagiliktir. Kurtulus dogruluktadir. Yalanci ve hileci seytandir. Lâkin görünüste insandir. Yalan söyleyen kimseden hayir umulmaz.Bos laflar ve sakalar zarara yol açar; ömrü bosa geçirmektir. Giybet ve koguculuktan sakin ki, bunlar insani halktan ve Haktan uzak ederler.
(Erzurumlu İbrahim Hakkı ks )12 Eylül 2011: 21:30 #793337Anonim
.
Kalbini Zikir ile, kalıbını da fikirle tamir edip güzelleştir.
Gayen su üstünde yürümek, havada uçmak olmasın.
Bunları balıklar ve kuşlar da yapıyor.
Himmet kanatlarıyla sonsuzluklara uçabiliyor musun ?
Sen ona bak...(Hz.Ebu’L-Alameyn Seyyid Ahmed eL Kebir eR Rüfaî )12 Eylül 2011: 21:32 #793338Anonim
.
“Ey gözümün nûru evlâdım.
Önce içindeki nefs denilen ejderi öldür!
Yüzünü toprağa sür!
Hatâ ve isyânını kabûl ve îtirâf et ve işlediğin hatâ dolu ibâdetlerinin yüzüne çarpılmasından kork!”
(Hz.İbrâhim Burhâneddîn Dessukî)12 Eylül 2011: 21:35 #793340Anonim
.
“Tövbenin hakikati, geçmiş günahlara pişman olmak, gelecekte olacağa istigfâr etmek, affını istemektir. İşlenen günâha tamamen pişman ve bîzâr olmak, bir daha o günahı işlememeye cânu gönülden azmetmek ve bu çeşit bir tövbe ile kalbi temizlemekten ibârettir.
(Hz. Seyyid Ebü’l-Fityan Şihabüddin Ahmedü’L-Bedevi et-Tantavi)12 Eylül 2011: 21:37 #793339Anonim
.
Yolumuzun esâsı beş şeydir:1) Gizli ve âşikâr, her hâlükârda Allahü teâlâdan korku hâlinde olmak.
2) Her hal ve ibâdetinde, Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem ve Eshâbının (radıyallahü anhüm) gösterdiği doğru yola uyup, bid’at ve sapıklıklardan sakınmak.3) Bollukta ve darlıkta, insanlardan bir şey beklememek.
4) Aza ve çoğa râzı olmak.
5) Sevinçli veya kederli günlerde cenâb-ı Hakk’a sığınmak.”
(Hz. Ali Ebu’L-Hasan eŞ-ŞazeLi eL Hasenî)
16 Eylül 2011: 16:15 #796238Anonim
.
Şükür, Allah,u Celle ve Alâ Hazretlerinin nimetlerinden faydalandığın şeylerle günaha cüret etmemendir.
(Hz. Seriyyü’s-Sekâti)17 Eylül 2011: 21:11 #796310Anonim
.Ey mü’min! Şunu kat’iyyetle bil ki; İslâm dini ne ateşe girmek, ne şiş vurmak, ne de uçmaktır. İslâm Hazreti Muhammed (a.s.)’ın yolu olan farz, vacip, helal, haram ve Sünnetleridir.
(Hz. Seyyid Abdullah Farukî el Müceddid-i el Üveysî)17 Eylül 2011: 21:19 #793333Anonim
Ey ogul!
Ibadete yönelme vakti gençliktir. Akilli olan bu vakti kaçirmaz, firsati ganimet bilir. Zira is önemlidir. Insan yaslilik zamanina kalmayabilir. Kaldigini farz edelim, derlenip toparlanmak nasip olmaz. Böyle bir derlenip toparlanmanin mümkün oldugunu farz edelim, bir amel islemeye güç yetiremez. Zira o zaman, zaafin ve aczin bastirdigi zamandir. Halbuki su anda derlenip toparlanma durumu vardir, elde eldilmesi kolaydir.
Hele anne-babanin hayatta olmalari Yüce Hakkin nimetlerinden biridir. Senin geçimini onlar üzerine almistir. Iste bu mevsim firsat mevsimidir. Güç ve kuvvetinin yettigi mevsimdir. Bugünün isini yarina birakmak için su andaki durum nasil bir özür olabilir? Ertelemeye ne gerek var? Resulullah (a.s.m.) bu manada söyle buyurmustur: “Isi erteleyen helak olur.”
Evet, bugün ahirete ait islerle bir mesguliyet varsa, bu düsük dünyanin isini yarina birakmak cidden güzel olur, tam bunun aksi ise pek çirkin bir sey olur.
Su zaman gençlik zamanidir. Nefsin, seytanin ve din düsmanlarinin istilasi zamanidir. Bu zamanda yapilan az amele biçilen itibar, bu vakitlerden baska zamanlarda yapilan amellere biçilmez.İmam Rabbani (k.s.)´
17 Eylül 2011: 21:27 #796314Anonim
Ey ogul! Hayat seriat üzere olmalidir
Düsük dünya süslerine aldanmaktan sakin. Bu fani saltanata kanmamaya dikkat et. Bütün hal ve hareketlerinde seriata göre amel et. Hayat, temiz seriat üzere olmalidir.Ehl-i Sünnet ve´l-cemaat âlimlerinin görüslerine göre öncelikle itikadi düzeltmek gerekir. Bundan sonra himmet dizginlerini amele faydali fikih hükümlerini yerine getirmeye sarfetmelidir.
Farzlarin edasinde önemle durulmalidir. Helal ve haram islerinde dikkatli hareket etmelidir. Farzlarin yaninda nafile ibadetlerin durumu yolda birakilmis ve itibardan düsmüs gibidir. Halbuki bu zamanda insanlarin pek çogu nafile ibadetlere önem verip farzlari harap birakmaktadir. Nafile ibadetlere önem verip farzlari da düsük ve itibarsiz saymaktadirlar.
İmam Rabbani (k.s.)´
18 Eylül 2011: 21:53 #796653Anonim
Her kim şeriatle amel eden, hakîkat ehli, temiz, nâmuslu ve şerefli bir müslüman olmazsa, sulbümden gelen oğlum bile olsa, evlâtlarımdan değildir. Müridlerimden her kim de şeriate, hakîkate, tarîkate, diyânete, kendini maddî-manevi günahlardan korumaya, zühde, veraya ve aza kanaate sımsıkı sarılırsa, en uzak memlekette bile olsa, evlâtlarımdandır.Bir defasında kendisine “Ne istersin?” diye soruldu,
“ALLAH Teâlâ ne isterse ben de onu isterim” diye cevap verdi.
ALLAH´a kulluk eden herkes, gereği gibi bu kulluğun tadını alamaz. Her hizmet eden de gereği gibi âdâbıyla hizmet edemez. Bundan dolayı çoğu mürid, gayret etmesine rağmen, bu yolda mesâfe alamadı.Ey evlatlarım! Size daima ALLAH´tan korkmanızı tavsiye ederim. Zira siz, kurbanlık koç gibi bu dünyayı terketmek zorundasınız.
Ey alev alev ateşin derilerini yakacağı insanlar!
Ey kendileri için bıçağın bilendiği kimseler!
Kendinizi ve ailenizi cehennem ateşinden koruyunuz.
Bütün insanlara karşı şefkat ve merhamet
Bir kimse bütün insanları sevmedikçe, onlara karşı şefkatli davranmadıkça ve onların ayıplarını örtmedikçe kâmil bir insan olamaz. Bunlara dikkat etmeyen ve kâmil olduğunu iddia eden kimse yalancıdı…
Şeyh İbrahim Düsuki (ks)18 Eylül 2011: 21:57 #796654Anonim
1. Müslüman cemaatleri hiçbir şekilde eleştirmemeli, onların kusurlarını araştırarak ifşa yoluna gitmemelidir. Bu şekilde hareket etmeyip onların gıybetlerini yapan ve kusurlarını araştıranlara mani olmalı ve İslam kardeşliğini esas almalıdır.
2. Kafir ve münafıkların zulüm ve küfürlerini araştırmalı ve onları Müslüman kardeşlerine anlatarak uyarmalıdır.
3. Gücü nispetinde mü´min kardeşlerine maddi ve manevi olarak yardımcı olmaya çalışmalıdır. ALLAH Teâlâ kendisine neyi vermişse ondan kardeşlerine de ikram etmeli, hediyeleşmelidir. İsterse bu basit, ucuz bir şey olsun
4. Vefat eden kardeşlerinin cenazesinde bulunmaya çalışmalı ve onun geride bıraktığı ailesi ile ilgisini kesmemelidir. Mü´min kardeşlerini sadece hayırla anmalıdır.
5. Kardeşlerinin kusurlarını araştırmamalı, meydana çıkmış bir ayıbına bakmamalı, onların kusurlarından bahsetmemeli, geçmiş bir hatasını söz konusu etmemelidir. Eğer bir mürid kardeşlerinin hatalarını örtmez, üstelik eski hatalarını karıştırırsa aynı vartalara kendisi düşebilir.
Muhammed b. Abdullah el-Hânî18 Eylül 2011: 22:22 #796655Anonim
.Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler,
dilini tutamayan kimseden daha üstündür.
19 Eylül 2011: 10:40 #796708Anonim
Bu öğütlere gönül kulağını açık tut
Ey oğul!
Bilmiş ol ki, artık ben kocadım Zayıf ve azıksız olarak yol ağzına kadar geldim Ölüm mektubunu elime sundular O mektup, sakalın ağarmasıdır Adamın sakalı ağardığında ALLAH tarafından bir ses gelir: “Ey kulum, hazırlan, bu dünyayı bırakıp öbür dünyaya geçeceksin “Şimdi ey ciğerköşem! Ölmeden önce seni iyilik yoluna ve iyi kimselerin izine yönlendirmek istiyorum Tecrübelerle elde ettiğim birkaç öğüdü sana yadigâr olarak bırakıyorum Bu öğütlere uyarak hareket edersen, her muradına erersin ve iyi isim kazanırsın, zamanın elinden sille yemezsin Çünkü baba şefkati, oğlunun zamanın elinden azar yemesini istemez Öyleyse sen de gönül kulağını bu öğütler için açık tut, sonra pişman olmayasın Gerçi zamanımızda her oğul babasının sözünü tutmuyor, ama inşaALLAH kabul edersin
Kabusnâme
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.