• Bu konu 274 yanıt içerir, 46 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 121 ile 135 arası (toplam 276)
  • Yazar
    Yazılar
  • #785372
    Anonim

      Birinci Sual:Bu büyük zelzelenin maddi musibetinden daha elim, manevi bir musibeti olarak, şu zelzelenin devamindan gelen korku ve me’yusiyyet, ekser halkın ekser memlekette gece istirahatını selbederek, dehşetli bir azap vermesi nedendir?

      Yine manevi cevap:Şöyle denildi ki: Ramazan-ı Şerifin teravih vaktinde kemal-i neş’e ve sürur ile sarhoşcasına gayet heveskarane şarkıları ve bazan kızların sesleriyle, radyo ağziyle bu mübarek merkez-i İslamiyetin her koşesinde cazibederane işittirilmesi, bu korku azabını netice verdi.

      Ondördüncü Sözün zeyli

      #785379
      Anonim

        ”Elemli, karanlıklı, tahassürlü bir dirhem zevki, aynı yerde yüz derece ziyade daimi elemsiz bir zevke, sefahetle tercih edenler, aksi maksudlarıyla aynı zevkte elim elemleri alır.” kastamonu lahikası

        #751008
        Anonim

          İman hizmeti, iman hakaiki, bu kainatta herşeyin fevkindedir, hiçbir şeye tabi ve alet olamaz. (kastamonu lahikası)

          #751006
          Anonim

            Eğer iman hayata hayat olsa, o vakit hem geçmiş, hem gelecek zamanlar imanın nuruyla ışıklanır ve vücut bulur. Zaman-ı hazır gibi ruh ve kalbine iman noktasında ulvi ve manevi ezvakı ve envar-ı vücudiyeyi veriyor.( kastamonu lahikası)

            #750995
            Anonim

              Hayatın lezzetini, zevkini isterseniz hayatınızı imanla hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.(kastamonu lahikası)

              #785600
              Anonim

                Risale-i Nurun hizmet ettiği hakaik-i imaniye herşeyin fevkinde olduğu gibi, bu zamanda her şeyden ziyade onlara ihtiyaç var.(kastamonu lahikası)

                #785902
                Anonim

                  Hazine-i rahmetin en kıymettar pırlantası ve kapıcısı Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm olduğu gibi,
                  en birinci anahtarı dahi Bismillâhirrahmânirrahîm’dir. Ve en kolay bir anahtarı da salâvattır.

                  #785903
                  Anonim

                    Evet, salâvatın mânâsı rahmettir. Ve o zîhayat mücessem rahmete rahmet duası olan salâvat ise, o Rahmeten li’l-Âlemînin vüsulüne vesiledir. 1 Öyleyse, sen salâvatı kendine, o Rahmeten li’l-Âlemîne ulaşmak için vesile yap ve o zâtı da rahmet-i Rahmân’a vesile ittihaz et. Umum ümmetin, Rahmeten li’l-Âlemîn olan Aleyhissalâtü Vesselâm hakkında, hadsiz bir kesretle, rahmet mânâsıyla salâvat getirmeleri, rahmet ne kadar kıymettar bir hediye-i İlâhiye ve ne kadar geniş bir dairesi olduğunu parlak bir surette ispat eder.

                    #785912
                    Anonim

                      Kainatta en mühim hakikat ve en kıymetdar mahiyet, nur, vücud ve hayat ve rahmettir ki, bu dört şey perdesiz, vasıtasız, doğrudan doğruya kudret-i ilahiye meşiet-i hassa-yı ilahiyeye bakar. (Lemalar)

                      #785923
                      Anonim

                        Kâinatın bütün zerratı, müçtemian ve münferiden, lisan-ı acz ve fakr ile vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ettikleri Sâni-i Hakîme hamdler, senâlar, şükürler olsun. Ve kâinatın tılsımını açıp, âyâtını keşf ve beyan eden Resulü ile âl ü ashabına ve sair enbiya ve mürselîn ihvanına ve ibâd-ı sâlihîne salât ü selâmlar olsun.

                        #786208
                        Anonim

                          Risale-i Nur Külliyatı’ndan

                          BİRİNCİ MEYVE: Ey nefisperest nefsim, ve ey dünyaperest arkadaşım! Muhabbet şu kâinatın bir sebeb-i vücududur. Hem şu kâinatın rabıtasıdır, hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır. İnsan kâinatın en câmi’ bir meyvesi olduğu için, kâinatı istilâ edecek bir muhabbet, o meyvenin çekirdeği olan kalbine derc edilmiştir. İşte, şöyle nihayetsiz bir muhabbete lâyık olacak, nihayetsiz bir kemâl sahibi olabilir.

                          İşte, ey nefis ve ey arkadaş! İnsanın havfa ve muhabbete âlet olacak iki cihaz, fıtratında derc olunmuştur. Alâküllihal, o muhabbet ve havf, ya halka veya Hâlıka müteveccih olacak. Halbuki, halktan havf ise elîm bir beliyyedir; halka muhabbet dahi belâlı bir musibettir.

                          Çünkü, sen öylelerden korkarsın ki, sana merhamet etmez veya senin istirhamını kabul etmez. Şu halde havf, elîm bir belâdır.

                          Muhabbet ise, sevdiğin şey, ya seni tanımaz, Allahaısmarladık demeyip gider (gençliğin ve malın gibi); ya muhabbetin için seni tahkir eder. Görmüyor musun ki, mecazî aşklarda yüzde doksan dokuzu, mâşukundan şikâyet eder. Çünkü, Samed âyinesi olan bâtın-ı kalble sanem-misal dünyevî mahbuplara perestiş etmek, o mahbupların nazarında sakildir ve istiskal eder, reddeder. Zira, fıtrat, fıtrî ve lâyık olmayan şeyi reddeder, atar. (Şehvânî sevmekler bahsimizden hariçtir.).

                          #786282
                          Anonim

                            Ey uyanan Araplar sizi bekliyoruz!
                            21 Şubat 2011 / 00:01
                            Günün Risale-i Nur dersi

                            Bismillahirrahmanirrahim
                            Ey muazzam ve büyük ve tam intibaha gelmiş veya gelecek olan Araplar,
                            en evvel bu sözlerle sizinle konuşuyorum.
                            Çünkü, bizim ve bütün İslâm taifelerinin
                            üstadlarımız
                            ve imamlarımız
                            ve İslâmiyetin mücahidleri sizlerdiniz.

                            Sonra muazzam Türk milleti o kudsî vazifenize tam yardım ettiler.
                            Onun için tembellikle günahınız büyüktür.
                            Ve iyiliğiniz ve haseneniz de gayet büyük ve ulvîdir.
                            Hususan kırk-elli sene sonra, Arap taifeleri, Cemahir-i Müttefika-i Amerika gibi en ulvî bir vaziyete girmeye,
                            esarette kalan hâkimiyet-i İslâmiyeyi eski zaman gibi küre-i arzın nısfında,
                            belki ekserisinde tesisine muvaffak olmanızı rahmet-i İlâhiyeden kuvvetle bekliyoruz.
                            Bir kıyamet çabuk kopmazsa, inşaallah nesl-i âti görecek. (Hutbe-i Şamiye)
                            Bediüzzaman Said Nursi
                            SÖZLÜK:
                            CEMÂHİR-İ MÜTTEFİKA-İ AMERİKA : Amerika Birleşik Devletleri
                            HÂKİMİYET-İ İSLÂMİYE : İslâmiyetin hâkimiyeti
                            İNTİBÂH : Uyanıklık, hassasiyet.
                            KÜRE-İ ARZ : Yerküre; dünya.
                            NISF : Yarı.
                            NESL-İ ÂTİ : Gelecek nesil.
                            TÂİFE : Kavim, kabîle, takım, hususî bir sınıf meydana getiren insanlar.

                            #786292
                            Anonim

                              Risale-i Nur Külliyatı’ndan… Bir saray gibi şu âlemin, bir şehir gibi şu memleketin tek bir ustası vardır. Ve o usta, herşeyi idare eden yalnız odur. Hiçbir cihetle noksaniyeti yoktur. Bize görünmeyen o usta, bizi ve herşeyi görür ve sözlerini işitir. Bütün işleri mu’cize ve hârikadır. Bütün bu gördüğümüz ve dillerini bilmediğimiz şu mahlûklar onun memurlarıdır.”

                              #786294
                              Anonim

                                Ümidvar olunuz. şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, islamın sadası olacaktır. tarihçe-i hayat

                                #786390
                                Anonim

                                  Risale-i Nur Külliyatı’ndan… Kâinat mescid-i kebirinde Kur’ân kâinatı okuyor, onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidayetiyle amel edelim.
                                  Ve onu vird-i zeban edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup Haktan gelip hak diyen ve hakikati gösteren
                                  ve nuranî hikmeti neşreden odur. Tamamı
                                  Sözler | Yedinci Söz

                                15 yazı görüntüleniyor - 121 ile 135 arası (toplam 276)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.