- Bu konu 81 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
2 Kasım 2010: 22:21 #780573
Anonim
31- BİLMEDİKLERİ ŞEYLER HAKKINDA TARTIŞMAZLAR :
4 -İnkâr edenlerden başkası, Allâh’ın âyetleri hakkında mücâdele etmez. Onların (öyle) şehirlede dolaşmaları, seni aldatmasın. [40 Mü’min 4 ]54-Andolsun biz bu Kur’an’da insanlara her çesit misali türlü biçimlerde anlattık. Ama insan, tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür. [18 Kehf 54]
8-İnsanlardan kimi bilmeden, ne bir yol göstereni, ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan, Allâh hakkında tartışır. [22 Hacc 8]
20 -Görmediniz mi Allâh, göklerde ve yerde bulunan şeyleri size boyun eğdirdi ve size zâhir ve bâtın (dış ve iç; görülen, görülmeyen; bildiğiniz ve bilmediğiniz) ni’metlerini bol bol verdi? Yine de insanlardan kimi var ki ne bilgisi, ne yol göstereni ve ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan Allâh hakkında tartışır (durur).
[31 Lokman 20 ]80 -Bir de dediler ki: “Sayılı birkaç gün dışında bize ateş dokunmayacaktır.” De ki: “Allah’tan (bu hususta) bir söz mü aldınız. Şâyet öyle ise Allâh verdiği sözden dönmez yoksa Allâh hakkında bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz? [2 Bakara 80]
35 -Ki âyetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.
[42 Sura 35 ]16- (Kamu tarafından) Kabul edildikten sonra, hâlâ Allâh(ın dini hakkın)da tartışanların delilleri, Rableri yanında bâtıldır. Üzerlerine bir gazab ve onlara şiddetli bir azâb vardır.
[42 Sura 16]71- Dedi ki: “Artık size Rabbinizden bir rics (pislik) ve gazab inmiştir. Allâh’ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği (ve hiçbir güç vermediği), sadece sizin ve atalarınızın taktığı (boş) isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyle ise, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!”
[7 A’raf 71]2 Kasım 2010: 22:22 #780574Anonim
32- TAHMİNLERLE HAREKET ETMEZLER :
36 -Onların çogu, zandan başka bir şeye uymuyorlar. Zan ise gerçekten hiçbir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allâh, onların ne yaptıklarını bilir. [10 Yunus 36]66 -İyi bilki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allâh’ındır. Allah’tan başkasına yalvaranlar (gerçekte koştukları) ortaklara uymuyorlar, onlar sadece zanna uyuyorlar, (hayallerine kapılıyorlar) ve onlar sadece saçmalıyorlar. [10 Yunus 66]
24- Dediler ki: “Ne varsa dünyâ hayâtımızdır, başka bir şey yoktur. Ölürüz, yaşarız. Bizi zamandan başkası helâk etmiyor.” Fakat onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zannediyorlar.
[45 Casiye 24]148- (Allah’a) Ortak koşanlar diyecekler ki: “Allâh isteseydi ne biz ne de babalarımız ortak koşmazdık, hiçbir şeyi de harâm yapmazdık.” Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de nihâyet azâbımızı tadmışlardı. De ki: “Yanınızda bize çıka(rıp gösterece)ğiniz bir bilgi (yazılı belge) var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz.”
[6 En’am 148]28- Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise haktan hiçbir gerçek kazandırmaz. (Zan ile gerçege ulaşılmaz.)
29 -Bizi anmaktan yüz çeviren ve dünyâ hayâtından başka bir şey istemeyen kimseden yüz çevir.
[53 Necm 28-29]2 Kasım 2010: 22:22 #780575Anonim
33- NAMAZA TİTİZLİK GÖSTERİRLER :
238 -Namazları ve orta namazı koruyun, gönülden bağlılık ve saygı ile Allâh’ın huzûruna durun.
[2 Bakara 238]32- Emânetlerini ve ahidlerini gözetirler.
33 -Şâhidliklerini yaparlar.[1]
34- Namazlarını korurlar.[2]
35 -İşte onlar cennetlerde ağırlanırlar. [70 Mearic 32-35 ]72- “Namazı kılın ve O’ndan korkun (diye emredilmiştir)!” Varıp huzûruna toplanacağınız O’dur.
[6 En’am 72]92- Bu da Anakent(Mekke’y)i ve çevresindeki(kasaba)ları uyarman için sana indirdiğimiz feyz kaynağı ve kendinden önceki (Tanrı Kitabı)nı doğrulayıcı bir Kitaptır. Âhirete
inananlar, buna inanırlar ve onlar, namazlarına devam ederler.[6 En’am 92]3 -Namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allâh için) harcarlar.
[8 Enfal 3]1- Felâha ulaştı o mü’minler.
2 -Ki onlar, namazlarında sayğılıdırlar. [23 Mu’minun 1-2]8- Ve o(mü’min)ler emânetlerine ve ahidlerine özen gösterirler.
9 -Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar. [23 Mu’minun 8-9]37- Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverisin Allâh’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoymadığgı erkekler. (Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) ters döneceği günden korkarlar.
[24 Nur 37]132- Âilene namazı emret, kendin de namaz kılmaya dayan. Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz besliyoruz. Sonuç takvâ(sâhipleri)nindir. [20 Taha 132]
45- Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı da kıl. Çünkü namaz kötü ve iğrenç şeylerden men’eder. Elbette Allâh’ı anmak, en büyük(ibâdet)tir. Allâh, ne yaptığınızı bilir.[ 29 Ankebut 45]
[1] Gördükleri, bildikleri bir hakkı gizlemek suretiyle Allah’ın kullarına hiyanet etmezler.
[2] Bütün şartları ve rükünleriyle onu yerine getirirler.3 Kasım 2010: 13:10 #780615Anonim
34- KUR’AN OKUDUKÇA İMANLARI ARTAR :
2- Mü’minler o kimselerdir ki, Allâh anıldığı zaman yürekleri ürperir, O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler. [8 Enfal 2]
124- Ne zaman bir sûre indirilse onlardan kimi: “Bu, hanginizin imanını artırdı?” der. Bu,inananların imanını artırır, onlar sevinirler. [9 Tövbe 124]
15- Bizim âyetlerimize o kimseler inanırlar ki onlar, kendilerine öğüt verildiği zaman derhal secdeye kapanırlar; Rablerini överek tesbih ederler, büyüklük taslamazlar. [32 Secde 15]
23- Allâh, sözün en güzelini, (Kur’ân’ın âyetlerini güzellikte) birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalbleri Allâh’ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allâh’ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allâh kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.[1][39 Zümer 23 ]
107- De ki: “Siz ister ona inanın, ister inanmayın, O, daha önce kendilerine bilgi verilenlere okunduğu zaman onlar, derhal çeneleri üstüne secdeye kapanırlar.”
108 – “Rabbimizin şânı yücedir, gerçekten Rabbimizin sözü mutlaka yerine getirilir!” derler.
109 – Ağlayarak çeneleri üstüne kapanırlar ve Kur’ân onların derin saygısını artırır. [17 İsra 107-109]58 – İşte bunlar; Allâh’ın ni’met verdiği peygamberlerden, Âdem, neslinden, Nûh ile beraber gemide taşıdıklarımızın neslinden, İbrâhim ve isrâil (Ya’kûb) neslinden, yol gösterdiğimiz ve seçtigimiz kimselerdendir. Onlara Rahmân’ın âyetleri okundugu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
[19 Meryem 58][1] Burada geçen (mesânî) kelimesi, ikişerli demektir. Buna çok mânâ
verilmiştir. Fakat bize göre bu kelime ile Kur’ân’ın her yönden ikili bir sistem ta’kîbettiği
belirtilmektedir. Gerçekten Kur’ân’ın ifâde üslûbu, karşılıklı zıdlığa dayanır. Kur’ân,
olayları hep ikili, karşıtlı olarak anlatır: Gök, yer; cennet, cehennem; melek, şeytân;
emir, yasak; va’d ve va’îd.. Bunlar birbiri ardından anlatılır. Mü’minlerin hali anlatıldıktan
sonra kâfirlerin hali; Allah’ın gökteki kudret işâretlerinin ardından yerdeki kudret
işâretleri; zamandaki kanıtların ardından mekândaki kanıtlar anlatılır. Ve herşey karşıtıyla
anlatılınca daha iyi kavranır. İşte mesânî, yani karsılıklı olarak ikişerli sözü, bu anlamı
belirtmektedir. Allah’ın vahyi bu üslûb üzere indirmiştir.( S.Ates)3 Kasım 2010: 13:11 #780616Anonim
35- DÜNYAYA BAĞLANMAZLAR :
111- Allâh, mü’minlerden canlarını ve mallarını cennet kendilerinin olmak üzere satın almıştır. Allâh yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, Allâh’ın, Tevrât’ta, incil’de ve Kur’ân’da üstlendiği gerçek bir sözdür! Kim Allah’tan daha çok sözünde durabilir? O halde O’nunla yaptığınız bu alışverisinizden ötürü sevinin. Gerçekten bu, büyük başarıdır. [9 Tövbe 111]
74- Dünyâ hayâtını âhiret hayâtı karşılıgında satanlar, Allâh yolunda savaşsınlar. Kim Allâh yolunda savaşır da öldürülür veya gâlib gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfât vereceğiz. [4 Nisa 74]
60- Size verilen her şey, dünyâ hayâtının geçimi ve süsüdür. Allâh’ın yanında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Aklınızı kullanmıyor musunuz? [28 Kasas 60]
14 -Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmıs altın ve gümüşten, salma atlardan, davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süslü (câzip) gösterildi. Bunlar, sadece dünyâ hayâtının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allâh’ın yanındadır. [3 Al-i İmran 14]
77- “Allâh’ın sana verdiği (bu servet) içinde âhiret yurdunu ara, dünyâdan da nasibini unutma, Allâh sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme, çünkü Allâh bozguncuları sevmez.” [28 Kasas 77]
36-Dünyâ hayâtı, bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer inanır, (günâhlardan) korunursanız (Allâh) size mükâfâtlarınızı verir ve sizden (bütün) mallarınızı istemez. [47 Muhammed 36]
20 – Bilin ki dünyâ hayâtı bir oyun, eğlence, süs, kendi aranızda övünme mal ve evlâd çogaltma yarışıdır. Tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Âhirette ise çetin bir azâb; Allah’tan mağfiret ve rızâ vardır. Dünyâ hayâtı aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir. [57 Hadid 20 ]
9- Ey inananlar, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allâh’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır. [63 Münafikun 9]
3 Kasım 2010: 13:11 #780617Anonim
36- BÜYÜKLÜK TASLAMAZLAR :
34- Biz, her ümmet için bir kurban ibâdeti koyduk ki Allâh’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O’nun adını ansınlar. İlahınız bir tek ilahtır, yalnız O’na teslim olun. (Ey Muhammed) o alçak gönüllü, saygılı, samimi insanları müjdele.[22 Hacc 34]63 -Rahmân’ın kulları öyle kimselerdir ki, yeryüzünde mütevâzi olarak yürürler, câhiller kendilerine laf atarsa “Selâm” derler. [25 Furkan 63]
23- (Başınıza gelecek olayları, önceden bir Kitaba yazdık) Ki elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve (Allâh’ın) size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allâh, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez. [57 Hadid 23 ]
83- İşte âhiret yurdu: Onu yeryüzünde böbürlenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz. (Güzel) sonuç, (günâhlardan) sakınanlarındır. [28 Kassas 83]
18- “İnsanlara yanağını bükme (kibirlenerek boynunu bir yana büküp yüzünü insanlardan öte çevirme) ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allâh, kendini beğenip övünen kimseyi sevmez.” [31 Lokman 18]
15 -Bizim âyetlerimize o kimseler inanırlar ki onlar, kendilerine öğüt verildiği zaman derhal secdeye kapanırlar; Rablerini överek tesbih ederler, büyüklük taslamazlar.
[32 Secde 15 ]37 -Yeryüzünde kabara kabara yürüme. Çünkü sen yeri yırtamazsın, boyca da dağlara erişemezsin!
[17 İsra 37]23- Gerçekten Allâh, onların gizlediklerini de bilir, açıga vurduklarını da. O, büyüklük taslayanları sevmez.
[16 Nahl 23]36- Allah’a kulluk edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabâya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yan(ınız)daki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyilik edin. Allâh, kurumlu, böbürlenen insanları sevmez. [4 Nisa 36 ]
3 Kasım 2010: 13:11 #780618Anonim
37- ZORLUKLARA KATLANIRLAR :
214 -Yoksa siz, sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuştu, öyle sarsılmışlardı ki, nihâyet peygamber ve onunla birlikte inananlar: “Allâh’ın yardımı ne zaman?” diyecek olmuşlardı. İyi bilin ki, Allâh’ın yardımı yakındır. [2 Bakara 214]142 -Yoksa siz, Allâh, içinizden cihâd edenleri (sınayıp) bilmeden, sabredenleri (sınayıp) bilmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? [3 Al-i İmran 142]
146- Nice peygamber var ki, kendileriyle beraber birçok erenler çarpıştılar; Allâh yolunda başlarında gelenlerden yılmadılar, zayıflık göstermediler, boyun eğmediler. Allâh sabredenleri sever.
[3 Al-i İmran 146]195- Rableri onlara karşılık verdi: “Ben, sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmeyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence edilenler, vuruşanlar ve öldürülenler… Elbette onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Yaptıklarına), Allâh katından bir karşılık olarak (onlara bu ni’metleri vereceğim). Karşılıkların en güzeli Allâh katındadır.” [3 Al-i İmran 195]
2 -İnsanlar yalnız “inandık” demekle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?
3 -Andolsun biz, onlardan öncekilerini sınadık. Elbette Allâh (sınayıp) doğruları bilecek, yalancıları bilecektir.
[29 Ankebut 2-3]3 Kasım 2010: 13:12 #780619Anonim
38- ALLAH’IN YARDIM EDECEĞİNİ BİLİRLER :
54 -Tuzak kurdular, Allâh da onların tuzaklarına karşılık verdi; çünkü Allâh, en iyi tuzakkurandır. [1]
[3 Al-i İmran 54]30 -İnkâr edenler seni tutup bağlamaları, öldürmeleri, ya da sürmeleri için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allâh da tuzak kuruyordu. Allâh tuzak kuranların en iyisidir. (O, kendisine karşı tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirir). [8 Enfal 30]
21- Allâh: “Elbette ben ve elçilerim gâlib gelecegiz” diye yazmıştır. Şüphesiz Allâh güçlüdür, gâliptir.
[58 Mücadele 21]116- Onlara yardım ettik de üstün gelenler kendileri oldular.
[37 Saffat 116]172- “Mutlaka zafere ulaştırılanlar kendileri olacaktır.”
173 -“Ve gâlip gelenler, mutlaka bizim ordumuz olacaktır!”
[37 Saffat 172 -173 ]13- Karşılasan şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allâh yolunda çarpışıyordu, öteki de nankördü, onları, gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allâh dilediğini yardımıyle destekler. Elbette (bunda) gözleri olanlar için bir ibret vardı. [3 Al-i İmran 13 ]
69- Kim Allah’a ve Elçi’ye itâ’at ederse işte onlar, Allâh’ın ni’met verdigi peygamberler, sıddıklar, şehidler ve Sâlihlerle beraberdir. Onlar da ne güzel arkadaştır! [4 Nisa 69]
51- Elbette biz elçilerimize ve inananlara hem dünyâ hayâtında hem, şâhidlerin (şâhidlige) duracakları günde yardım ederiz. [40 Mü’min 51]
48 -“Ey Nûh, denildi, sana ve seninle beraber bulunan ümmetlerden bir bölüme bizden selâmet ve bolluklarla (gemiden) in. Ama öyle ümmetler de var ki, onları bir süre yaşatacağız, sonra onlara bizden acı bir azâb dokunacaktır!” [11 Hud 48]
[1] Lafzan tam mânâ böyledir. Fakat Allah’a tuzak kurmak isnâdedilemez. O, kendisine
hîle yapanların hîlelerini boşa çıkaran, onlara istediği takdirde zarar vermesini iyi bilendir.
Kim O’na tuzak kurmak isterse, Allah onun tuzağını alt üst eder, kurduğu tuzağı başına
geçirir.3 Kasım 2010: 13:12 #780620Anonim
39- İYİLİĞİ EMREDER , KÖTÜLÜĞÜ ENGELLERLER :
110- Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz. İyiliği emreder, kötülükten men’edersiniz ve Allah’a inanırsınız. Eğer Kitap ehli, inanmış olsaydı, elbette kendileri için iyi olurdu. Onlardan inananlar da var, ama çokları yoldan çıkmışlardır. [3 Al-i İmran 110 ]41- O(Allâh’ın dinine yardım ede)nleri yer yüzünde iktidâra getirdiğimiz takdirde (zorbaların yoluna sapmazlar, bil’akis) namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar. Bütün işlerin sonu Allah’a âittir (her şey sonunda O’na varacaktır).
[22 Hacc 41]114- Onlar, Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emreder, kötülükten men’ederler; hayır işlerine koşarlar. İşte onlar iyilerdendir. [3 Al-i İmran 114]
104 İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men’eden bir topluluk olsun; işte onlar kurtuluşa erenlerdir. [3 Al-i İmran 104 ]
112- Tevbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men’edenler ve Allâh’ın sınırlarını koruyanlar… İşte o mü’minleri müjdele (ne mutlu onlara)! [9 Tövbe 112 ]
71 -İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men’ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Elçisine itâ’at ederler. İşte onlara Alah rahmet edecektir. Allâh dâimâ üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.[9 Tövbe 71]
17 -“Yavrum namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir ve başına gelene sabret. Çünkü bunlar yapılması gereken işlerdendir.” [31 Lokman 17]
3 -Ancak inanıp iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler ziyânda değillerdir. [103 Asr 3 ]
181-Yarattıklarımız içinde, doğrulukla hakka götüren ve hak ile adâlet yapan bir ümmet de vardır. [7 A’raf 181]
3 Kasım 2010: 13:12 #780621Anonim
40- KÖTÜLÜĞE İYİLİKLE KARŞILIK VERİRLER :
96- Kötülüğü en güzel şeyle sav. Biz onların (seni) nasıl vasıflandıracaklarını biliyoruz.
[ 23 Mu’minun 96]54 -İşte onlara, sabretmelerinden ötürü mükâfâtları iki kez verilir; onlar kötülüğü iyilikle savarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (hayır yoluna) harcarlar. [28 Kasas 54]
34- İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
35 -Buna sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.[41 Fussilet 34-35]22- Ve onlar Rablerinin yüzünü (rızâsını) arzu ederek (nefsin gücüne giden şeylere) sabrederler; namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (hayır yoluna) harcarlar ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte şu yurdun sonucu onlarındır. [13 Ra’d 22]
3 Kasım 2010: 13:13 #780622Anonim
41- GÜVENİLİR İNSANLARDIR :
68- “Size Rabbimin mesajlarını duyuruyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm.”
[7 A’raf 68]125- “Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.” [26 Su’ara 125]
54- Kral: “Onu bana getirin, dedi, onu kendime özel (dost) yapayım!” Kendisiyle konuş(up ondaki olgunluğu gör)ünce (Yûsuf’a): “Sen, dedi, artık bugün yanımızda mevki sâhibi, güvenilir(bir kimse)sin.
[12 Yusuf 54]3 Kasım 2010: 13:13 #780623Anonim
42- ZEKAT VERİRLER :
110- Namazı kılın, zekâtı verin; kendiniz için yapıp gönderdiğiniz her hayrı, Allâh’ın yanında bulursunuz, Allâh yaptıklarınızı görür. [2 Bakara 110]277- Onlar ki, inandılar, güzel işler yaptılar, namazı kıldılar, zekâtı verdiler; işte onların ödüller, Rableri yanındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. [2 Bakara 277 ]
55- Sizin veliniz, ancak Allâh, Elçisi ve namazlarını kılan, zekâtlarını veren, rükû’a varan mü’minlerdir.
[5 Maide 55]156- “Bize bu dünyâda da iyilik yaz, âhirette de. Biz sana yöneldik.” (Alah) buyurdu ki: “Azâbıma, dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, korunanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.” [7 A’raf 156 ]
18- Allâh’ın mescidlerini, ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar şenlendirirler. Onların, doğru yolu bulanlardan olacakları umulur.
[9 Tövbe 18]71- İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men’ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Elçisine itâ’at ederler. İşte onlara Alah rahmet edecektir. Allâh dâimâ üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir[ 9 Tövbe 71]
73- Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden(insan)lardı. [21 Enbiya 73]
41 – O(Allâh’ın dinine yardım ede)nleri yer yüzünde iktidâra getirdigimiz takdirde (zorbaların yoluna sapmazlar, bil’akis) namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmege çalışırlar. Bütün işlerin sonu Allah’a âittir (her şey sonunda O’na varacaktır).
[22 Hacc 41]3 Kasım 2010: 13:14 #780624Anonim
43- İYİLİK YAPMAKTAN ZEVK ALIRLAR :
25 -İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine âid olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıkça: “Bu, daha önce de rızıklandığımız şeydir, (dünyâda iken de bu rızıktan yemiştik)” derler. (Cennetteki bu rızık), onlara, o(dedikleri)ne benzer verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır. [2 Bakara 25]82 -İnanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar da cennet halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.
[2 Bakara 82 ]237 – Bir mehir kestiğiniz takdirde, henüz dokunmadan onları boşamıssanız, kestiğinizin yarısını (verin). Ancak kadınlar vazgeçer, yahut nikâh bağı elinde bulunan (erkek) vazgeçerse başka. (Erkekler,) Sizin affetmeniz (müsâmaha gösterip mehrin tümünü vermeniz) takvâya daha yakındır. Aranızda birbirinize iyilik etmeyi unutmayın. Şüphesiz Allâh, yaptıklarınızı görür. [2 Bakara 237]
267 -Ey inananlar, kazandıklarınızın ve yerden sizin için çıkardığımız ni’metlerin iyilerinden (Allâh için) verin, kendiniz (utandığınızdan ve iğrendiginizden dolayı) göz yummadan alamayacağınız kötü şeyleri sadaka vermeye kalkmayın. Bilin ki Allâh zengindir, övülmüştür. [2 Bakara 267]
114 – Onlar, Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emreder, kötülükten men’ederler; hayır işlerine koşarlar. İşte onlar iyilerdendir. [3 Al-i İmran 114]
134- O(koruna)nlar bollukta ve darlıkta Allâh için harcarlar, öfke(lerin)i yutkunurlar, insanları affederler. Allâh da güzel davrananları sever. [3 Al-i İmran 134]
22- Ve onlar Rablerinin yüzünü (rızâsını) arzu ederek (nefsin gücüne giden şeylere) sabrederler; namazı kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (hayır yoluna) harcarlar ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte şu yurdun sonucu onlarındır.[13 Ra’d 22]
128- Çünkü Allâh, korunanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir.
[16 Nahl 128]77- “Allâh’ın sana verdiği (bu servet) içinde âhiret yurdunu ara, dünyâdan da nasibini unutma, Allâh sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme, çünkü Allâh bozguncuları sevmez.” [28 Kassas 77]
37- Ne mallarınız, ne de evlâdlarınız size katımızda bir yakınlık sağlar. Ancak inanıp faydalı iş yapanlar başka. Onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükâfât vardır ve onlar saraylarda güven (ve huzûr) içindedirler.
[34 Sebe 37 ]10- Kim şeref istiyorsa (bilsin ki) şeref tamamen Allâh’ındır, (onu başkasından değil, Allah’tan istesin). Güzel söz O’na çıkar, iyi amel onu yükseltir. Kötü şeyleri kuranlara gelince, onlar için çetin bir azâb vardır. Ve onların tuzağı bozulacaktır. [35 Fatır 10 ]
16- Rablerinin, kendilerine verdiğini alırlar. Çünkü onlar bundan önce güzel davranırlardı
[51 Zariyat 16 ]31- Göklerde ve yerde bulunan herşey Allâh’ındır. (Bunları yaratmıştır) Ki kötülük edenleri, yaptıklarıyle cezâlandırsın, güzel davrananları da güzellikle mükâfâtlandırsın. [53 Necm 31]
110 – De ki: “Ben de sizin gibi bir insanım; ilahınızın bir tek ilah olduğu bana vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa iyi iş yapsın ve Rabbine (yaptığı) ibâdete hiç kimseyi ortak etmesin. [18 Kehf 110 ]
3 Kasım 2010: 13:14 #780625Anonim
44- İNANANLAR TARAFINDAN TANINIRLAR :
273 – (Sadakalar) şu fakirlere mahsustur ki, Allâh yolunda kapanıp kalmışlardır. Yeryüzünde gezip dolaşamazlar. Bilmeyen, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Onları simâlarından (yüzlerinden) tanırsın. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler. Yaptığınız her hayrı Allâh bilir. [2 Bakara 273]
29 – Muhammed Allâh’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar, kâfirlere karşı katı, birbirlerine karşı merhametlidirler. Onların, rükû’ ve secde ederek Allâh’ın lutuf ve rızâsını aradıklarını görürsün. Yüzlerinde secde izinden nişanları vardır. Onların Tevrât’taki vasıfları ve incildeki vasıfları da şöyle bir ekin gibidir ki, filizini çıkardı, onu güçlendirdi, kalınlaştı, derken gövdesinin üstüne dikildi, ekincilerin hoşuna gider, onlara karşı kâfirleri de öfkelendirir bir duruma geldi. Allâh onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükâfât va’detmiştir. [48 Fetih 29 ]
3 Kasım 2010: 13:14 #780626Anonim
45- İYİLİĞİ KARŞILIK BEKLEMEDEN YAPARLAR :
271- Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Eğer onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha iyidir ve sizin günâhlarınızdan bir kısmını kapatır. Allâh yaptıklarınızı duyar. [ 2 Bakara 271]
9- “Biz size sırf Allâh rızâsı için yediriyo ruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.” [76 insan 9 ]
72- “Eğer yüz çevirdiyseniz (neden?), ben sizden bir ücret istemedim ki! Benim ücretim, ancak Allâh’ın üzerinedir. Bana müslümanlardan olmam emredilmiştir.” [10 Yunus 72]
90 – İşte onlar, Allâh’ın hidâyet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: “Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece âlemlere bir ögüttür.” [6 En’am 90 ]
29- “Ey kavmim, buna karşı ben sizden bir mal istemiyorum, benim ücretim Allah’a âittir. Ve (siz istemiyor, hor görüyorsunuz diye) ben, inananları (yanımdan) kovacak değilim. Çünkü onlar Rablerinin huzûruna gidecek(yaptıklarının hesabını verecek)lerdir. (Herkes kendi amelinden sorumludur. Onları niçin kovayım?) Fakat ben sizi, câhillik eden bir kavim görüyorum.” [11 Hud 29 ]
51- “Ey kavmim, ben sizden bunun için bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratana düşer. Aklınızı kullanmıyor musunuz?” [11 Hud 51]
104- Sen bu(okudukları)na karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, sadece bütün âlemler için bir ögüttür.
[12 Yusuf 104 ]57 -“Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; ancak Rabbine varan yola girmek isteyene yol gösteriyorum” de. [25 Furkan 57]
108- “Allah’tan korkun ve bana itâ’at edin.”
109- “Ben sizden, buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnız âlemlerin Rabbine âittir.”
[26 Su’ara 108-109 ]86 -De ki: “Ben sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Ve ben yapmacık yapanlardan, (uydurma şeylerle peygamberlik taslayanlardan) değilim.” [38 Sad 86]
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.