• Bu konu 81 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 61 ile 75 arası (toplam 83)
  • Yazar
    Yazılar
  • #780680
    Anonim

      61- HER DURUMDA FEDAKARLIK EDERLER :
      8 -Yoksula, yetime ve esire sevdikleri yemegi yedirirler:[ 76 İnsan 8]

      92 -Sevdiginiz şeylerden (Allâh için) harcamadıkça asla iyilige eremezsiniz. Ne harcarsanız Allâh onu bilir.
      [3 Al-i Imran 92]

      134- O(koruna)nlar bollukta ve darlıkta Allâh için harcarlar, öfke(lerin)i yutkunurlar, insanları affederler. Allâh da güzel davrananları sever. [3 Al-i Imran134]

      9 -Ve onlardan önce o yurda (Medine’ye) yerleşen, imânâ sarılanlar kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilen(ganimet)lerden ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç (egilimi) duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa dahi, (göç eden yoksul kardeslerini) öz canlarına tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, iste onlar başarıya erenlerdir. [59 Haşr 9]

      92- Kendilerini (binek sağlayıp) bindirmen için sana geldikleri zaman, sen: “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” deyince harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözlerinden yaş akarak dönen kimselerin aleyhine de (yol yoktur, Onlar da kınanmazlar). [9 Tövbe 92 ]

      120- Ne Medine halkının, ne de onların çevresinde bulunan bedevi Arapların, Allâh’ın Elçisinden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarının kaygısına düşmeleri, onlara yakışmaz. Böyledir, çünkü Allâh yolunda uğrayacakları hiçbir susuzluk, yorgunluk, açlık; kâfirleri öfkelendirecek bir yeri çiğne(yip zaptet)meleri ve düşmana karşı bir başarı azanmaları yoktur ki mutlaka bunlarla kendilerine iyi bir amel yazılmış olmasın. Allâh güzel davrananların ecrini zayi etmez. [9 Tövbe 120]

      110 – Sonra Rabbin, şunların şu iskenceye uğratıldıktan sonra göç eden, sonra savaşan ve sabredenlerin yanındadır. Elbette (bütün) bun(lar)dan sonra Rabbin bağışlayan, esirgeyendir. [16 Nahl 110 ]

      #780681
      Anonim

        62- ELLERİNDEKİNİ İSRAF ETMEZLER :
        141-Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurma(ları),
        ekin(ler)i, zeytinleri, narları -birbirine benzer, benzemez biçimde- yaratan hep
        O’dur. Her biri meyva verdigi zaman meyvasından yeyin, hasat günü hakkını
        (sadakasını) verin; fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez!
        [6 En’am 141]

        26 -Akrabâya, yoksula ve yolcuya hakkını ver, fakat saçıp savurma.
        27- Çünkü savurganlar, şeytânların kardeşleri olmuşlardır. şeytân ise Rabbine karşı çok nankördür!
        28 -Eğer (elin dar olduğu için) Rabbinden umduğun bir rahmeti bekleyerek onlardan yüz çevirecek, (onlara birsey vermeyecek) olursan, bari onlara yumuşak söz söyle.
        29- El(ler)ini boynuna bağlanmış yapma, tamamen de açma, sonra kınanır, hasret içinde kalırsın.
        [17 İsra 26-29 ]

        67- Ve harcadıkları zaman, ne israf ederler ne de cimrilik ederler; harcamaları, bu ikisinin arasında dengeli olur. [25 Furkan 67]

        31 – Ey Âdem oğulları, her mesci(de gidişiniz)de süs(lü, güzel giysiler)inizi alın; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez. [7 A’raf 31]

        #780682
        Anonim

          63- ÜMİTSİZLİĞE DÜŞMEZLER :

          83-İnsana ni’met verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. Ona bir zarar dokununca da umutsuzluğa düşer.
          [17 İsra 83]

          87- “Ey oğullarım, gidin, Yûsuf’u ve kardeşini araştırın, Allâh’ın rahmetinden umut kesmeyin; zira kâfir kavimden başkası Allâh’ın rahmetinden umut kesmez!” [12 Yusuf 87]

          56- “Sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umut keser?” dedi.
          [15 Hicr 56 ]

          9 -Eğer biz insana, bizden bir rahmet taddırsak da sonra onu kendisinden çekip alsak, hemen o, umutsuzluğa düşer, nankör olur. [11 Hud 9]

          36-Biz insanlara bir rahmet taddırdığımız zaman onunla sevinirler. Elleriyle yapıp öne sürdükleri(işleri)nden dolayı onlara bir kötülük erişince de, derhal umutsuzluğa düşerler. [30 Rum 36]

          49- Halbuki onlar, yağmurun kendilerine indirilmesinden önce umutsuz idiler.
          [30 Rum 49]

          49 -İnsan hayır iştemekten usanmaz (dâimâ malının artamasını diler). Ama kendisine bir şer dokundu mu hemen üzülür, ümitsiz olur. [41 Fussilet 49]

          #780683
          Anonim

            64- CESUR DAVRANIRLAR :
            52 -De ki: “Bize yalnız iki iyilikten (ya gâzilik veya şehidlikten) birini gözetmiyor
            musunuz? Ama biz, Allâh’ın size ya kendi tarafından veya bizim ellerimizle bir
            azâb ulaştırmasını gözetiyoruz. Haydi gözetin, biz de sizinle beraber gözetenleriz.”
            [9 Tövbe 52]

            71- Onlara Nûh’un haberini oku. Kavmine: “Ey kavmim demişti, eğer benim
            kalkıp size Allâh’ın âyetlerini hatırlatmam, size ağır geldiyse, o halde ben
            Allah’a dayandım, siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınız işi
            kararlaştırın da işiniz başınıza dert olmasın.
            Sonra hükmünüzü bana uygulayın, bana hiç fırsat da vermeyin!”
            [10 Yunus 71]

            169 -Allâh yolunda öldürülenleri ölüler sanma; hayır, (onlar) diridirler,
            Rableri katında rızıklanmaktadırlar.
            170-Allâh’ın, keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak, arkalarından
            henüz kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığına, onların da üzüntüye
            uğramayacaklarına sevinirler.
            171- Allâh’ın ni’metine, lutfuna ve Allâh’ın mü’minlerin ecrini zayi
            etmeyeceğine sevinirler. [3 Al-i İmran 169-171]

            20 -İnananlar: ” (Savaş hakkında) Bir sûre indirilmeli değil miydi?” derler.
            Fakat hükmü açık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince,
            kalblerinde hastalık bulunanların sana ölümden bayılıp düşen kimsenin
            bakışı gibi baktıklarını görürsün. Onlara ölüm gerektir.
            21 -Onlara düşen, itâ’at etmek ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye
            bindiği zaman Allah’a verdikleri söze sadık kalsalardı, elbette
            kendileri için daha iyi olurdu. [47 Muhammed 20-21]

            #780684
            Anonim

              65- İNANANLARLA EVLENİRLER :
              221 – Allah’a ortak koşan kadınlarla, onlar inanıncaya kadar, evlenmeyin.
              (Allah’a ortak koşan hür kadın), hoşunuza gitse dahi, inanan bir cariye,
              ortak koşan (hür) kadından iyidir. Ortak koşan erkekler de inanıncaya
              kadar, onları (kadınlarınızla) evlendirmeyin. (Allah’a ortak koşan hür erkek)
              hoşunuza gitse dahi, inanan bir köle, ortak koşan (hür) adamdan iyidir.
              (Zira) onlar ateşe çağırıyorlar. Allâh ise izniyle cennete ve mağfirete
              çağırıyor. İnsanlara âyetlerini açıklıyor ki öğüt alsınlar. [2 Bakara 221 ]

              3 – Zinâ eden erkek, zinâ eden veya ortak koşan kadından başkasıyla evlenmez;
              zinâ eden kadın da zinâ eden veya ortak koşan erkekten başkasıyla evlenmez.
              Böyleleriyle evlenmek mü’minlere harâm kılınmıştır. [24 Nur 3]

              26- Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler kötü kadınlara; iyi kadınlar
              iyi erkeklere; iyi erkekler de iyi kadınlara mahsustur. Bunlar onların
              söyledikleri(çirkin şeyler)den uzaktırlar. Bunlara, (Allâh tarafından) bağışlama
              ve cömertçe bir rızık vardır. [24 Nur 26]

              5- Bugün size iyi ve temiz seyler helâl kılındı. Kendilerine Kitap verilenlerin
              yemeği, size helâl, sizin yemeğiniz de onlara helâldir. İnanan, namuslu, hür
              kadınlar ve sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar
              -zinâ etmeksizin, gizli dosttutmaksızın, namuslu bir biçimde (evlenmek üzere)
              mehirlerini verdiginiz takdirde-size helâldir. Kim inanmayı kabul
              etmezse, onun ameli boşa çıkmıştır ve o, âhirette kaybedenlerdendir. [5 Maide 5]

              10 – Ey inananlar, mü’min kadınlar göç ederek size geldiği zaman,
              onları imtihan edin. Allâh onların imanlarını daha iyi bilir.
              Eğer onların (gerçekten) inanmış olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere
              geri döndürmeyin. Ne bu(kadı)nlar onlara helâldir; ne de onlar
              bunlara helâl olurlar. Onların (bu kadınlara) harcadıkları(mehirleri)ni
              onlara verin. Ücretlerini kendilerine verdiginiz takdirde bu(kadı)nlarla
              evlenmenizde sizin için bir günâh yoktur. Kâfir kadınların ismetlerini
              (nikâh bağlarını) tutmayın (onları salıverin ve kâfirlere katılan kadınlara)
              harcadığınız(mehri)i isteyin. Onlar da (size katılan kadınlarına)
              harcadıklarını istesinler. Bu size Allâh’ın hükmüdür.
              Aranızda (böyle) hükmediyor. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
              [60 Mümtehine 10]

              #780685
              Anonim

                66- TEMİZLENME KONUSUNDA HASSASTIRLAR :
                6-Ey inananlar, namaza dur(mak iste)diğiniz zaman yıkayın: yüzlerinizi ve
                dirseklere kadar ellerizi; meshedin: başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı.
                Eğer cünüp iseniz tam temizlenin. Hasta, yahut yolcu iseniz, yahut biriniz
                tuvaletten gelmisse, ya da kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz
                toprağa teyemmüm edin; ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allâh size
                güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve size olan ni’metini tamamlamak
                istiyor ki, şükredesiniz. [5 Maide 6]

                108 -Orada asla namaza durma, tâ ilk günden takvâ üzere kurulan mescid,
                elbette içinde namaza durmana daha uygundur. Onda temizlenmeyi seven
                erkekler vardır. Allâh da temizlenenleri sever. [9 Tövbe 108]

                125 -Biz Beyt’i (Ka’be’yi) insanlara sevâp kazanılacak bir toplantı ve güven
                yeri yaptık. Sizde İbrâhim’in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın).
                İbrâhim ve smâ’il’e: “Tavaf edenler, ibâdete kapananlar, rükû ve secde edenler
                için Ev’imi emizleyin!” diye emretmiştik. [2 Bakara 125]

                168- Ey insanlar, yeryüzünde bulunan helâl ve temiz şeylerden yeyin,
                şeytânın adımlarını zlemeyin; çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır.
                [2 Bakara 168 ]

                222 -Sana âdet görmeden soruyorlar. De ki: “O eziyettir.” Âdet halinde
                kadınlardan ekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri
                zaman Allâh’ın mrettiği yerden onlara varın. Allâh tevbe edenleri sever,
                temizlenenleri sever. [2 Bakara 222]

                4 -Sana, kendilerine neyin helâl kılındığını soruyarlar. De ki: “Size iyi ve temiz
                şeyler helâl ılındı. Allâh’ın size öğrettiginden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı
                hayvanların, sizin için uttuklarını yeyin ve üzerine Allâh’ın adını anın,
                Allah’tan korkun. Çünkü Allâh, hesabı abuk görendir. [5 Maide 4]

                1 -Ey örtüsüne bürünen,
                2 -Kalk, uyar.
                3 -Rabbini tekbir et (O’nun büyüklüğünü an),
                4 -Elbiseni temizle,
                5 -Pislikten kaçın. [74 Müddessir 1-5]

                #780686
                Anonim

                  67- HATALARINDA DİRENMEZ ,KISA SÜREDE DÜZELTİRLER
                  53- “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, dâimâ kötülüğü emredicidir.
                  Meğer Rabbimin esirgediği bir nefis ola. Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir.”
                  [12 Yusuf 53]

                  135- Ve onlar bir kötülük yaptıkları, ya da nefislerine zulmettikleri zaman,
                  Allâh’ı hatırlayarak hemen günâhlarının bağışlanmasını dilerler; günâhları da
                  Allah’tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar, hatâlarında bile bile, ısrar etmezler.
                  [3 Al-i Imran 135]

                  1- Yoo, kıyâmet gününe and içerim,
                  2 -Yoo, dâimâ, kendini kınayan nefse and içerim.
                  3 -İnsan kendisinin kemiklerini bir araya toplamayacagımızı mı sanıyor?
                  [75 Kıyame 1-3]

                  110- Kim bir kötülük yapar, yahut nefsine zulmeder de sonra Allah’tan
                  mağfiret dilerse, Allâh’ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur. [4 Nisa 110]

                  39- Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, uslanırsa, süphesiz Allâh,
                  onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allâh bağışlayan, acıyandır. [5 Maide 39]

                  160 -Ancak tevbe edip uslananlar ve (gerçegi) açıklayanlar başka.
                  Onları bağışlarım. Çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.
                  [2 Bakara 160]

                  #780687
                  Anonim

                    68- DİN’DE AŞIRILIĞA GÖZ YUMMAZLAR :

                    143- Böylece sizi orta bir ümmet yaptık ki, insanlara şâhid olasınız.
                    Elçi de size şâhid olsun. Biz, Elçi’ye uyanı, ökçesi üzerinde geriye dönenden
                    ayıralım diye, eskiden yöneldigin Ka’be’yi kıble yaptık. Bu, Allâh’ın yol
                    gösterdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir. Allâh sizin imanınızı zayi
                    edecek değildir. Şüphesiz Allâh, insanlara şefkatli, merhametlidir.
                    [2 Bakara 143]

                    171- Ey Kitap ehli, dininizde taşkınlık etmeyin ve Allâh hakkında gerçek
                    olmayan şeyleri söylemeyin! Meryem oglu Îsâ Mesih, sadece Allâh’ın elçisi,
                    O’nun Meryem’e attığı kelimesi ve O’ndan bir ruhtur. Allah’a ve elçilerine
                    inanın, (Allâh) “Üçtür” demeyin. Kendi yararınıza olarak buna son verin.
                    Çünkü Allâh, yalnız bir tek tanrıdır. Hâşâ O, çocuk sâhibi olmaktan yücedir.
                    Göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur. Vekil olarak Allâh yeter.
                    [4 Nisa 171]

                    77- De ki: “Ey Kitap ehli, dininizde haksız yere aşırılığa dalmayın ve önceden
                    sapmış, birçoğunu da saptırmış, düz yoldan şaşmış bir milletin keyiflerine uymayın!”
                    [5 Maide 77]

                    87 -Ey inananlar, Allâh’ın size helâl kıldığı güzel ve temiz şeyleri harâm etmeyin,
                    sınırı aşmayın. Çünkü Allâh, sınırı aşanları sevmez. [5 Maide 87]

                    119-Üzerine Allâh’ın adı anılmış olanlardan niçin yemeyesiniz? Çaresiz yemek
                    zorunda kaldıklarınız dışında, size harâm kıldığı şeyleri (Allâh) size açıklamıştır.
                    Doğrusu birçokları, bilmeden keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar.
                    Muhakkak ki Rabbin, (evet) O, sınırı aşanları çok iyi bilir. [6 En’am 119]

                    55 -Rabbinize yalvararak ve gizlice du’â edin, çünkü O, haddi aşanları sevmez.
                    [7 A’raf 55]

                    27 -Sonra bunların peşinden ardarda elçilerimizi gönderdik. Meryem oglu Îsâ’yı
                    da onların ardına kattık; ona incil’i verdik ve ona uyanların kalblerine şefkat ve
                    merhamet koyduk. İcâdettikleri ruhbanlığı, biz onlara yazmamıştık, yalnız Allâh’ın
                    rızâsını kazanmak için kendiliklerinden uyguladılar ama ona geregi gibi uymadılar.
                    Biz de onlardan imân edenlere mükâfâtlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu
                    da yoldan çıkmıştır. [57 Hadid 27]

                    66 -Eger onlar Tevrât’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirileni
                    gereğince uygulasalardı, muhakkak ki üstlerinde(ki agaçların meyvelerinde)n ve
                    ayaklarının altın(daki ürünler)den yerlerdi. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir
                    ümmet var, ama onlardan çoğu, ne kötü işler yapıyorlar? [5 Maide 66 ]

                    #780688
                    Anonim

                      69- KISKANÇLIK ETMEZLER :
                      128 -Ve eğer bir kadın, kocasının huysuzluğundan, yahut kendisinden yüz
                      çevirmesinden korkarsa, anlaşma ile aralarını düzeltmelerinde ikisine de günâh yoktur.
                      Barış dâimâ iyidir. Zaten nefisler cimriliğe hazır duruma getirilmiştir (insanın
                      mayasında cimrilik vardır). Eğer güzel geçinir, (kötülükten) sakınırsanız,
                      Allâh yaptıklarınızı haber alır (yaptıgınız güzel işler boşa gitmez). [4 Nisa 128 ]

                      1 -De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe;
                      2 -Yarattığı şeylerin şerrinden,
                      3 -Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
                      4- Düğümlere üfleyip tüküren büyücü kadınların şerrinden,
                      5- Ve hased ettigi zaman hasedcinin şerrinden. [113 Felak 1-5 ]

                      #780689
                      Anonim

                        70- ALLAH’I ANARAK HUZUR BULURLAR :

                        28-Onlar inanan ve Allâh’ı anmakla gönülleri huzur bulan kimselerdir. İyi bilin
                        ki gönüller, ancak Allâh’ı anmakla huzur bulur. [13 Ra’d 28]

                        23 -Allâh, sözün en güzelini, (Kur’ân’ın âyetlerini güzellikte) birbirine benzer,
                        ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir,
                        sonra derileri ve kalbleri Allâh’ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allâh’ın rehberidir.
                        Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allâh kimi sapıklığında
                        bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.[39 Zümer 23]

                        #780690
                        Anonim

                          71- ARA DÜZELTMEYE GAYRET SARFEDERLER :

                          OKUYUP FAYDALANANLARDAN DA ALLAH RAZI OLSUN.

                          10- Muhakkak mü’minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve
                          Allah’tan korkun ki size rahmet edilsin. [49 Hucurat 10]

                          182- Kim de vasiyyet edenin bir hatâ veya günâh işlemesinden korkar da
                          (tarafların) aralarını düzeltirse, ona günâh yoktur, Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.
                          [2 Bakara 182]

                          224 -Allâh’ı,yemin(ettiğiniz iş)lerinize (yani) iyilik etmenize, (kötülüklerden)
                          korunmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel yapmayın. Allâh, işitendir, bilendir.
                          [2 Bakara 224]

                          35- Eğer (karı-kocanın) aralarının açılmasından endişe duyarsanız, erkeğin
                          âilesinden bir hakem ve kadının âilesinden bir hakem gönderin. Bunlar uzlaştırmak
                          isterlerse, Allâh onların arasını bulur. Çünkü Allâh (herşeyi) bilendir, haber alandır.
                          [4 Nisa 35]

                          114 -Onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hayır yoktur. Yalnız sadaka,
                          yahut iyilik, ya da insanların arasını düzeltmeyi emreden(in konuşması) hariç.
                          Kim Allâh’ın rızâsını kazanmak amacıyle bunu yaparsa, yakında ona
                          büyük bir mükâfât vereceğiz. [4 Nisa 114 ]

                          128 -Ve eğer bir kadın, kocasının huysuzluğundan, yahut kendisinden
                          yüz çevirmesinden korkarsa, anlaşma ile aralarını düzeltmelerinde ikisine
                          de günâh yoktur. Barış dâimâ iyidir. Zaten nefisler cimriliğe hazır
                          duruma getirilmiştir (insanın mayasında cimrilik vardır). Eğer güzel geçinir,
                          (kötülükten) sakınırsanız, Allâh yaptıklarınızı haber alır.
                          (yaptıgınız güzel işler boşa gitmez). [4 Nisa 128]

                          1- Sana ganimetlerden sorarlar; de ki: “Ganimetler, Allâh’ın ve Elçi(si)nindir.
                          Siz, (gerçekten) inananlar iseniz, Allah’tan korkun, aranızı düzeltin,
                          Allah’a ve Elçisine itâ’at edin!” [8 Enfal 1]

                          9- Eğer inananlardan iki grup vuruşurlarsa onların arasını düzeltin; şâyet biri
                          ötekine saldırırsa Allâh’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla vuruşun.
                          (Allâh’ın buyruğuna) Dönerse artık adâletle onların arasını düzeltin ve dâimâ
                          âdil olun. Çünkü Allâh, adâlet yapanları sever. [49 Hucurat 9]

                          #780733
                          Anonim

                            72- HAYIRLARDA ÖNDE OLMAYA ÇALIŞIRLAR :

                            32 -Sonra Kitabı kullarımız arasından seçtiklerimize mirâs verdik. Onlardan
                            kimi nefsine zulmedendir, kimi orta gidendir, kimi de Allâh’ın izniyle hayırlarda
                            öne geçendir. İşte büyük lutuf budur. [35 Fatır 32]

                            74 -Ve: “Rabbimiz, bize gözler sevinci (gönüller açan) eşler ve çocuklar
                            lutfeyle ve bizi korunanlara önder yap!” derler. [25 Furkan 74]

                            #780734
                            Anonim

                              73- EDEPLİ DAVRANMAYA DİKKAT EDERLER :

                              53- Ey inananlar, (rastgele) Peygamber’in evlerine girmeyin. Ancak yemek
                              için size izin verilir de girerseniz (erkenden gelip) yemeğin pişmesini beklemeyin.
                              Çağrıldığınız zaman girin; yemeği yeyince dağılın, söze dalmayın. Çünkü bu
                              (davranışınız) Peygamberi incitiyor, fakat o, (size bunu söylemekten) utanıyordu.
                              Ama Allâh, gerçek(i söylemek)ten utanmaz. Onlardan (yani peygamberin
                              hanımlarından) bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin
                              kalbleriniz, hem de onların kalbleri için daha temizdir.
                              Sizin, Allâh’ın Elçisini incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşlerini nikâhlamanız
                              asla olamaz. Çünkü bu, Allâh katında büyük(bir günâh)tır. [33 Ahzab 53]

                              27- Ey inananlar, kendi evlerinizden başka evlere, izin alıp halkına selâm vermeden
                              girmeyin. Herhalde bunun, sizin için daha iyi oldugunu düşünüp anlarsınız.
                              [24 Nur 27]

                              #780735
                              Anonim

                                74- GECELERİ İBADETLE DEĞERLENDİRİRLER :
                                9-Yoksa o, gece sâ’atlerinde secde ederek, ayakta durarak ibâdet eden,
                                âhiretten korkan ve Rabbinin rahmetini uman gibi midir? De ki: “Bilenlerle
                                bilmeyenler bir olur mu?” Doğrusu ancak sağduyu sâhipleri öğüt alır. [39 Zümer 9]

                                6 -Gerçekten gece kalk(ıp ibâdet et)mek daha oturaklı ve (geceleyin) söz
                                (du’â) daha etkilidir. [73 Müzemmil 6]

                                17- Geceleri pek az uyurlardı, [51 Zariyat 17]

                                113 -Ama hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece sâatlerinde ayakta durup
                                Allâh’ın âyetlerini okuyarak secdeye kapanan bir topluluk da vardır. [3 Al-i İmran 113]

                                20 -Rabbin senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte
                                birinde kalktığını; Seninle beraber bulunanlardan bir toplulugun da böyle
                                yaptıgını biliyor. Geceyi ve gündüzü takdir eden Allâh, sizin onu
                                sayamayacağınızı (zamanı hesabedip gecenin belli sâ’atlerinde kalkamayacağınızı)
                                bildiği için sizi affetti. Artık (belli bir sâ’at gözetmeden) Kur’ân’dan
                                kolayınıza geleni okuyun (ne miktar kolayınıza gelirse o kadar gece namazı
                                kılın, kendinizi zorlamayın.) Allâh, içinizden hastalar, yeryüzünde
                                gezip Allâh’ın lutfunu arayan başka kimseler ve Allâh yolunda
                                savaşan daha başka insanlar bulunacağını bilmiştir. Onun için
                                Kur’ân’dan kolayınıza geldiği kadar okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin
                                ve Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için verdiğiniz hayırları,
                                Allâh katında verdiğinizden daha hayırlı ve mükâfâtça daha büyük bulacaksınız.
                                Allah’tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allâh, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
                                [73 Müzemmil 20]

                                #780736
                                Anonim

                                  75- BEDENLERİNE EZİYET VERMEZLER :

                                  8- Ve sizi çift çift yarattık.
                                  9 -Uykunuzu dinlenme yaptık [78 Nebe 8-9].

                                  96- Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O’dur. Geceyi dinlenme zamanı,
                                  güneşi ve ayı (vakitlerin bilinmesi için) birer hesap (ölçüsü) yapmıştır.
                                  Bu, o üstün ve bilen(Allâh)ın takdiridir. [6 En’am 96]

                                  61 – Allâh O’dur ki size geceyi, içinde istirahat etmeniz için (serin ve karanlık);
                                  gündüzü de (işinizi) görmeniz için aydınlık yaptı. Şüphesiz Allâh, insanlara
                                  lutufkârdır; fakat insanların çoğu sükretmezler. [40 Mü’min 61]

                                15 yazı görüntüleniyor - 61 ile 75 arası (toplam 83)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.