• Bu konu 81 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
8 yazı görüntüleniyor - 76 ile 83 arası (toplam 83)
  • Yazar
    Yazılar
  • #780737
    Anonim

      76- ANNE VE BABALARINA İYİ DAVRANIRLAR :

      23 -Rabbin, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti.
      İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşır(ihtiyarlık
      zamanlarında senin yanında kalırlar)sa sakın onlara “Öf!” deme,
      onları azarlama! Onlara güzel söz söyle.[17 İsra 23]

      14 – Ana babasına iyilik ediciydi, baş kaldıran bir zorba değildi. [19 Meryem 14]

      14- Biz insana, ana babasını tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflık
      çekerek (karnında) taşımıştır. (Ona gebe kaldığından itibaren tâ doğuruncaya
      kadar günden güne güçsüzleşmiş, ağırlaşmıştır). Onun sütten kesilmesi de iki
      yıl içinde olmuştur. (Bunların hepsi, güç şeylerdir. Onun için biz insana):
      “Bana ve anana-babana şükret, dönüş banadır.” [31 Lokman 14]

      15- “Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman
      için zorlarlarsa, onlara itâ’at etme. Onlarla dünyâ(işlerin)de iyi geçin ve bana
      yönelen kimsenin yoluna uy. Sonra dönüşünüz banadır; (o zaman ben) size
      yaptıklarınızı haber verecegim” [31 Lokman 15]

      8-Biz insana ana babasına iyilik etmeyi tavsiye ettik. Eğer onlar seni,
      (gerçekliği) hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için
      zorlarlarsa (bu hususta) onlara itâ’at etme. Dönüşünüz banadır. O zaman size
      yaptıklarınızı haber veririm. [29 Ankebut 8]

      #780738
      Anonim

        77- İMKANLARINI KULLANIR, CİMRİLİK ETMEZLER :
        67- Ve harcadıkları zaman, ne israf ederler ne de cimrilik ederler; harcamaları,
        bu ikisinin arasında denğeli olur. [25 Furkan 67]

        268 -Şeytân sizi fakirlikle korkutur, (fakir düşeceğinizi söyleyerek sadaka
        vermekten geri kalmanızı ister) ve size çirkin şeyleri yapmayı emreder.
        Allâh ise size kendi tarafından bağışlama ve lutuf va’adediyor.
        Şüphesiz Allâh(ın lutfu) geniştir, (O) bilendir. [2 Bakara 268 ]

        38- İşte sizler, Allâh yolunda harcamağa çağrılıyorsunuz; ama içinizden
        kimisi cimrilik ediyor. Cimrilik eden, kendi nefsine karşı cimrilik etmiş olur.
        Allâh zengindir, sizler fakirsiniz. Eğer yüz çevirecek olursanız,
        Allah, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.
        [47 Muhammed 38]

        100 – De ki: “Eğer Rabbimin rahmet hazinelerine siz sâhip olsaydınız,
        harcamaktan korkarak tutardınız. Gerçekten insan çok cimridir! [17 İsra 100]

        33- Gördün mü şu adamı ki arkasını döndü?
        34 -Azıcık verdi, gerisini elinde sıkı sıkı tuttu? [53 Necm 33-34]

        24 -Onlar cimrilik edip insanlara da cimriligi emrederler. Kim (Allâh yolunda
        harcamaktan) yüz çevirirse (bilsin ki) Allâh, zengindir, övgüye lâyıktır. [57 Hadid 24]

        34 -Ey inananlar, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların
        mallarını haksızlıkla yerler ve (insanları) Allâh yolundan çevirirler.
        Altın ve gümüşü yığıp da onları Allâh yolunda harcamayanlar var ya, işte
        onlara acı bir azâbı müjdele! [9 Tövbe 34]

        67- Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir.
        Kötülüğü emrederler, iyilikten meneder ve ellerini sıkı tutarlar.
        Allâh’ı unuttular, O da onları unuttu. Münafıklar; işte yoldan çıkanlar onlardır.
        [9 Tövbe 67]

        #780739
        Anonim

          78- ESTETİK VE SANATA DEĞER VERİRLER :
          13-Ona dilediği gibi kaleler, heykeller, havuzlar kadar (geniş) leğenler,
          sabit kazanlar yaparlardı. “Ey Dâvûd âilesi, şükredin!” kullarımdan şükreden azdır.
          14 – (Süleymân’ın) Ölümüne hükmettigimiz zaman, onun öldüğünü,
          ancak değneğini yiyen bir agaç kurdu gösterdi.
          (Kurdun yemesiyle değnek çürüyüp de ona dayalı duran Süleymân)
          Yıkılınca (onun öldüğü anlaşıldı ve) anlaşıldı ki eğer cinler gaybı bilselerdi, o
          küçük düşürücü azâb içinde kalmazlardı. [1]
          15- Andolsun (Kahtan oğlu, Ya’rub oğlu…) Sebe (oğulların)ın oturdukları
          yerlerde de bir ibret vardır: (O meskenler) Sağdan, soldan iki bahçe
          (ile çevrili idi. Onlara): “Rabbinizin rızkından yeyin de O’na şükredin!
          Hoş (bir) ülke, çok bağışlayan Rab!” (denilmişti). [34 Sebe 13-15 ]

          74- “Düşünün ki (Allâh), Âd’dan sonra sizi hükümdarlar yaptı ve yeryüzünde
          sizi yerleştirdi: Onun düzlüklerinde saraylar ediniyorsunuz, dağlarını yontup
          evler yapıyorsunuz, artık Allâh’ın ni’metlerini hatırlayın da yeryüzünde
          bozgunculuk yapıp karışıklık çıkarmayın. [7 A’raf 74]

          44- Ona: “Köşke gir!” dendi. Köşkü görünce zemini su sandı ve bacaklarını sıvadı.
          (Süleymân) “O, cilâlı, seffaf sırçadandır” dedi. (Kraliçe): “Rabbim, ben kendime
          zulmetmişim. (Artık) Süleymân’la beraber âlemlerin Rabbi Allah’a teslim oldum,” dedi.
          [27 Neml 44]

          7 -Sütunlu İrem’e?
          8 -Ki ülkeler arasında onun eşi yaratılmamıştı.
          9 -Vâdi(‘l-Kurâ)da kayaları oya(rak evler yapa)n Semûd(kavmin)e?
          [89 Fecr 7-9]

          [1] Hz. Süleymân, cinleri emrinde kullanıyor, Beytu’l-Mukaddes’i yaptırıyordu. Ölümü
          yaklaşınca, değneğe dayanarak namaza durdu ve öylece öldü. Cinler onu ayakta
          sanıyorlardı. Nihâyet kurt deGneGi çürütünce Süleymân yıkıldı ve cinler Süleymân’ın
          öldüğünü anladılar (Envâru’t-Tenzîl). Ömer Rıza Dogrul’a göre Süleyman’ın dayandığı
          değnek, onun saltanatıdır. Değneğini yiyen kurt da, oğlunun idâresizliği ve zayıflığıdır.
          Cinler de kendisinin egemenliğine tâbi’ olup buyruğu altında çalısan yabancılardır.
          Süleyman’ın ölümünden sonra onun tahtına geçen oğlu Rehoboam, sefâhete ve zevke
          daldığından, onun saltanatını kemirdi, çürüttü, sonunda İsrâîl Oğullarına boyun egip
          hizmet eden kabîleler, artık onlara boyun eğmediler. Rehoboam’ın elinde sadece bir sıbt
          (kabîle kaldı), onbir sıbt elinden çıktı, mülk dagıldı. (Tanrı Buyrugu: 2/676, not: 9, Kitapı
          Mukaddes, I. Krallar, s. 352-356)

          #780740
          Anonim

            79- ŞEYTANIN ÜZERLERİNDE KALICI TESİRİ YOKTUR :

            201- Allah’tan korkanlar, kendilerine şeytândan gelen bir vesvese dokunduğu zaman
            düşünür, (gerçegi) görürler. [7 A’raf 201]

            39- (İblis): “Rabbim, dedi, beni azdırmandan ötürü andolsun ki, ben de yer
            yüzünde onlara (günâhları) süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.
            40 -Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hâriç. (Benim azdırmam,
            onları etkilemez.)
            41- (Allâh) buyurdu ki: “İşte bana varan doğru yol budur.”
            42- “Benim hâlis kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana
            uyan azgınlar(ı azdırabilirsin)” [15 Hicr 39-42]

            98 -Kur’ân, oku(mak iste)diğin zaman kovulmuş şeytândan Allah’a sığın.
            99 -Çünkü inananlara ve Rablerine dayananlara o(şeytâ)nın bir gücü yoktur.
            [16 Nahl 98-99]

            65- “Benim (gerçek) kullarım(a gelince) senin onlar(ı kandırmağ)a gücün yetmez!”
            vekil olarak Rabbin yeter. [17 İsra 65]

            82 -(İblis) Dedi: “Senin izzet ve şerefine and olsun ki, onların tümünü azdıracağım.”
            83- “Yalnız onlardan ihlâslı kulların(a dokunmayacağım).”
            [38 Sad 82-83]

            #780741
            Anonim

              80- ARKADAN KONUŞMAZ, KUSUR ARAMAZLAR :
              12 -Ey inananlar, zandan çok sakının. Zira zannın bir kısmı günâhtır.
              Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.
              Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemeği sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde
              Allah’tan korkun, şüphesiz Allâh, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir. [49 Hucurat 12]

              81- YALANCILIKLA SUÇLANIRLAR :

              186- “Sen de bizim gibi bir insansın, biz seni mutlaka yalancılardan sanıyoruz.”
              [26 Şuara 186]

              42 – (Ey Muhammed), eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa (bil ki) bunlardan
              önce Nûh, ‘Âd ve Semûd kavmi de yalanlamıştı.

              43 -İbrâhim kavmi ve Lût kavmi de (yalanlamıştı). [22 Hacc 42-43]

              44 – Sonra biz, elçilerimizi ardı ardına gönderdik. Hangi ümmete elçisi
              geldiyse onlar onu yalanladılar, biz de onları birbiri ardınca devirdik ve
              hepsini birer efsâne yaptık. İnanmayan toplum uzak olsun. [23 Mu’minun 44]

              74-Sonra onun ardından bir çok elçileri kavimlerine gönderdik; onlara;
              belgeler getirdiler. (Fakat onlar) önce yalanlamış oldukları şeye bir türlü
              inanmıyorlardı. İşte haddi aşanların kalblerini böyle mühürleriz. [10 Yunus 74]

              78- Dediler ki: “Sen bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden çeviresin de
              yeryüzünde büyüklük yalnız ikinize kalsın diye mi geldin? Biz size inanacak degiliz!” [10 Yunus 78]

              9- Sizden öncekilerin: Nûh, ‘Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonra
              gelenlerin -ki onları(n sayısını) Allah’tan başka kimse bilmez- haberi size
              gelmedi mi? Elçileri onlara kanıtlar getirdi de onlar, ellerini ağızlarına koydu
              (öfkelerinden parmaklarını ısırdı)lar (yahut: peygamberlerin ağızlarını tuttular):
              “Biz sizinle gönderilen mesajı tanımadık ve biz sizin bizi çağırdığınız şeye
              karşı derin bir kuşku içindeyiz!” dediler. [14 İbrahim 9]

              18- “Eğer yalanlarsanız, sizden önceki ümmetler de yalanlamışlardı.
              Elçiye düşen, yalnız açıkça duyurmaktıır.” [29 Ankebut 18]

              43- Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir .
              Kuşkusuz Rabbin, hem bağışlama sâhibi, hem de acı azâb sâhibidir. [41 Fussilet 43]

              #780742
              Anonim

                82- ALAYA ALINIRLAR :

                38- Nûh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler yanından geçtikçe onunla alay
                ediyorlardı. “Siz bizimle alay ederseniz, sizin alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay
                edecegiz?” dedi. [11 Hud 38 ]

                11- Onlara hiçbir elçi gelmezdi ki, onunla alay etmesinler. [15 Hicr 11]

                56- Biz elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz.
                İnkâr edenler, hakkı bâtılla gidermek için mücâdele ediyorlar. (Onlar),
                âyetlerimle ve uyarıldıkları şeylerle alay ettiler. [18 Kehf 56]

                36- Kâfirler seni gördükleri zaman: “Sizin tanrılarınızı diline
                dolayan bu mu?” diye seninle alay ederler. Oysa kendileri Rahmân’ın
                Zikri(uyarısı)nı kabul etmiyorlar. [21 Enbiya 36]

                41- Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi, ama
                onlarla alay edenleri, o alay ettikleri şey kuşatıverdi. [21 Enbiya 41]

                41- Seni gördükleri zaman, mutlaka seni eğlence konusu yapıyorlar; “Allâh
                bunu mu elçi göndermiş?” [25 Furkan 41]

                30 -Yazık şu kullara! Kendilerine gelen her elçi ile mutlaka alay ederlerdi.
                [36 Yasin 30]

                47- Onlara âyetlerimizi getirince onlar o âyetlerle alay edip gülmeğe başladılar.
                [43 Zuhruf 47]

                #780743
                Anonim

                  83- SUÇLU SAYILIRLAR :
                  132 – Ve dediler ki: “bizi büyülemek için ne kadar mu’cize getirirsen getir, biz sana
                  inanacak degiliz!” [7 A’raf 132 ]

                  2- İçlerinden bir adama: “İnsanları uyar ve inananlara, Rableri katında
                  kendileri için bir doğruluk kademesi bulundugunu müjdele!” diye
                  vahyettigimiz, insanlara tuhaf mı geldi? Kâfirler: “Bu, apaçık bir büyücüdür.” dediler.
                  [10 Yunus 2]

                  77 -Mûsâ: “Size gelen gerçek için böyle mi diyorsunuz? Büyü müdür bu? Halbuki
                  büyücüler, iflah olmazlar!” dedi. [10 Yunus 77]

                  6 -Dediler ki: “Ey kendisine Zikir (Kitap) indirilmiş olan, sen mutlaka cinlenmişsin!”
                  [15 Hicr 6]

                  101- Andolsun biz Mûsâ’ya açık açık dokuz mu’cize vermiştik.
                  İste isrâiloğullarına sor: Mûsâ onlara gelmiş; Fir’avn ona:
                  “Ey Mûsâ, ben seni büyülenmiş sanıyorum” demişti.[17 İsra 101]

                  63- Dediler ki: “Bunlar iki büyücü, başka bir şey değil. Büyüleriyle sizi yurdunuzdan
                  çıkarmak ve sizin örnek yolunuzu, (üstün dininizi) gidermek istiyorlar.” [20 Taha 63]

                  153- “Dediler: “Sen, iyice büyülenmişlerdensin.” [26 Şuara 153]

                  4-Onlara kendilerinden bir uyarıcı (peygamber) gelmesine hayret ettiler de o kâfirler
                  dediler ki: “Bu yalancı bir sihirbazdır.” [38 Sad 4 ]

                  49-Bunun üzerine dediler ki: “Ey büyücü, bizim için Rabbine du’â et, sana verdiği söz
                  hakkı için (bizi bağışlasın) artık biz yola gelecegiz!” [43 Zuhruf 49]

                  9- Onlardan önce Nûh’un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu
                  yalanladılar ve: “Cinlenmiştir” dediler. Ve o(na çesitli eziyetler
                  yapılarak tebliğden) menedildi. [54 Kamer 9]

                  #780744
                  Anonim

                    84- BASKI VE ZULÜM GÖRÜRLER:

                    49- (Fir’avn) dedi: “Ben size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyü öğreten
                    büyüğünüzdür. Öyleyse (size ne yapacağımı) yakında bileceksiniz: Ellerinizi ve
                    ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve hepinizi asacağım!” [26 Şuara 49]

                    116- Dediler: “Ey Nûh, (bu dediğinden) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın.” [26 Suara 116]

                    49 -Allah’a and içerek birbirlerini: “Biz, gece ona ve âilesine baskın yap(ıp onları
                    öldür)elim sonra velisine: ‘Âilesinin öldürülüşünde bulunmadığımızı, bizim doğru
                    olduğumuzu’ söyleyelim” dediler. [27 Neml 49]

                    56 – Kavminin cevabı sadece şöyle demek oldu: “Lût âilesini kentinizden
                    çıkarın, çünkü onlar temiz kalmak isteyen kimselermiş(!)”[27 Neml 56 ]

                    24 -Kavminin (İbrâhim’e) cevabı, sâdece: “Onu öldürün, yahut yakın!” demeleri oldu.
                    Allâh onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
                    [29 Ankebut 2]

                    18- (Kentliler) Dediler ki: “Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık.
                    Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizden size
                    acı bir azâb dokunur.”[36 Yasin 18]

                    25 -(Mûsâ,) Onlara katımızdan hakkı getirince: “Onunla beraber inananların oğullarını
                    öldürün, kadınlarını sağ bırakın!” dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkar. [40 Mü’min 25 ]

                    91- Dediler ki: “Ey Şu’ayb, senin söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz,
                    biz seni içimizde zayıf görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni mutlaka
                    taşla(yarak öldürü)rdük! Senin bizim yanımızda hiçbir değerin yoktur!” [ 11 Hud 91]

                    Açmış olduğum başlığı tamamlamamı nasip eden ALLAH’a sonsuz hamdu senalar olsun.
                    Okuyup faydalanan kardeşlerimden ALLAH razı olsun.

                  8 yazı görüntüleniyor - 76 ile 83 arası (toplam 83)
                  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.