• Bu konu 97 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
9 yazı görüntüleniyor - 91 ile 99 arası (toplam 99)
  • Yazar
    Yazılar
  • #809759
    Anonim

      Beden-ruh tenasübü

      Koyun fil kadar olsaydı, onu yatırıp kesemezdik, at da koyun kadar olsaydı, ona binemezdik.

      Hizmetimize verilen sair hayvanatı da bunlara kıyas ettiğimizde, bu hayvanatın bedenlerinin bir cihette kendi ruhlarına münasip tarzda, diğer bir cihette de bizim istifademize muvafık şekilde yaratıldığını bedahetle görürüz.

      #809760
      Anonim

        Servet ve makam

        Sevaplar servet gibi, iman keyfiyeti ise makam gibidir.

        #809761
        Anonim

          Orada para eden

          Âhirette altın ve gümüş para etmiyor. Oraya, orada para edecek şeyleri götürmemiz lazımdır. Kabir alemine göçen zatların ruhaniyatları, bizim dünyevî değil uhrevî mallara müşteri olmamızı arzu ediyorlar ve aksini divânelik biliyorlar.

          Âhirete vesile olan dünyevî mallar ve işler bahsimizden hariçtir.

          #809885
          Anonim

            Ecdatla iftihar

            İnsanın kökü İslâmiyet toprağında bulunur ve gövdesi, elleri, yüzü de dallar gibi Kur’ân güneşine müteveccih olursa, o insan feyze mazhar olur. Böyle gür bir ağacın torunu, kökünü topraktan çıkarsa ve dolayısıyla da solup yaprak ve çiçek veremese artık bu torun dedesinin yapraklarıyla ve çiçekleriyle iftihar edebilir mi? Eğer etse bu iftihar kendisine bir fayda verir mi?
            Dedelerimizi şereflendiren manâya gönül bağlamadığımız takdirde, onlarla kuru kuruya iftihar etmemiz de bizi terakki ettirmez ve bize bir şeref kazandırmaz.

            #809886
            Anonim

              On beş yaşına kadar

              Yedi yaşındaki bir çocuk hata etse, babasından veya öğretmeninden ceza görüyor. Hâlik-i Zülcemâl ise insanlara lûtfuyla onbeş yaşına kadar müsaade ediyor ve o vakte kadar hiçbir ceza vermiyor.

              #809887
              Anonim

                Sütü yaratan kim?

                Hindistan cevizinin ağacı toprak yiyor, süt veriyor. Koyun ise ot yiyip, süt veriyor. Bir valide faraza et yiyip, süt veriyor. Demek ki bunların her biri birer sebepdir, sütü yaratan ise, ancak Rezzâk-ı Zülcelâl’dir.

                #809904
                Anonim

                  İki seyir

                  Cenâb-ı Hak bizlere, gündüz güneşi getirip zemini seyrettiriyor. Gece ise karanlığı getirip semâyı seyrettiriyor.

                  #809905
                  Anonim

                    Perdelerin arkası

                    Cenâb-ı Hakk’ın varlığı ve kâinattaki tasarrufları perdeler arkasında görünüyor. Meselâ, elmayı görüyoruz, beslenişi perdeler arkası; gözü görüyoruz, görme perdeler arkası; bedeni görüyoruz, ruhun faaliyetleri perdeler arkası ve nihayet umum kâinatı görüyoruz, tedbir ve tedviri perdeler arkasıdır.

                    #809906
                    Anonim

                      Hangi şefkâtle?

                      Cansız bir şeyin şefkati olamayacağı herkesçe kabul edilen bedihî bir hakikattır. O halde, güneş hangi şefkatle bizi ışığından ve ısısından istifade ettiriyor? Deniz, hangi şefkatle balıkları besleyip, bize takdim ediyor? Toprak, hangi şefkatle nebatatı büyütüp bizlere uzatıyor? Diğer taraftan, mide hangi şefkatle yediğimiz gıdaları hazmettiriyor? Hava hangi şefkatle kanımızı temizliyor? Kan damarları hangi şefkatle hücrelerimize erzak taşıyor?

                      Bu cansız ve şuursuz şeylerin hiçbirine şefkat atfedilemeyeceğine ve gözümüz önündeki bu şefkat da inkâr edilemeyeceğine göre, bunlar Rabbimizin geniş rahmetine, hudutsuz keremine ayinedarlık ediyorlar demektir.

                    9 yazı görüntüleniyor - 91 ile 99 arası (toplam 99)
                    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.